Giriş
(5)

fatura ödeyememek - "bu makbuz kullanılmıştır" uyarısı

der meister
kayıtlı işlemlerden doğal gaz faturası ödeyeceğim, böyle bir uyarı alıyorum. firma izgaz. onun sitesinden kontrol ettim, orada da abonelik no girince ödenmemiş borç bulunmamaktadır şeklinde bir uyarı var. faturayı biz ödemedik. başkası yanlışlıkla bizim numarayı girip ödemiş olabilir mi? öyle bir du
kayıtlı işlemlerden doğal gaz faturası ödeyeceğim, böyle bir uyarı alıyorum. firma izgaz. onun sitesinden kontrol ettim, orada da abonelik no girince ödenmemiş borç bulunmamaktadır şeklinde bir uyarı var. faturayı biz ödemedik. başkası yanlışlıkla bizim numarayı girip ödemiş olabilir mi? öyle bir durum varsa ulaşma, parayı verme gibi bir şansımız olabilir mi?

bir de rica etsem ödenmiş doğal gaz faturanız varsa banka uygulamasından deneyebilir misiniz, merak ettim aynı şekilde uyarı mı çıkacak? ilk kez karşılaşıyorum böyle bir durumla anlamadım valla. başkasına kilitlediysek üzülürüm, kara kış günü borcunuz var deyip zart diye gazımızı keserlerse daha çok üzülürüm.
0
der meister
(17 saat)
Banka, abonelik bilgisini çektiği veritabanına herhangi bir sebeple ulaşamazsa gördüğünüz hatayı alırsınız. Teknik bir sorun vardır, ilerleyen saatlerde tekrar deneyin, muhtemelen düzelir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(17 saat)
1-başka bankadan dene.
2- kurumun sitesine e devlet üzerinden gir ve fatur borç sorgula.
0
jamswety
(17 saat)
yok valla borç yok görünüyor, ödenmemiş faturanız bulunmamaktadır diyor allah allah
0
🌸der meister
(17 saat)
fatura manuel olarak geldi mi, faturanın varlığı kesin değilse bazen bazı aylar gelip okumuyorlar o yüzden borç çıkmıyor 1 sonraki ay 2 ayı toplu ödüyorsunuz.
izsunun kendi sitesinden bakın tüm aylardaki faturalarınıza orda net gözükür
0
eja
(16 saat)
Eger fatura henüz çıkmadıysa da bu uyarı gelir. Başkası ödedi diyebilmek için fatura çıkmış ve tutarı belli olmalı, bir de otomatik ödeme talimatı olmamalı. Geçmiş faturalar ya da benzer isimde bir bölümden görebiliyor olmanız lazım.
0
mikro patlama
(15 saat)
(8)

İşsizlik artıyor

artıküyeolmakistiyorum
Duyuruda bugün iki tane işsizlik duyurusu açıldı. Bizim şirket 3 aya yayarak 300+ kişi çıkardı. Eksiklerini hiç hissetmedik bir işe yaramiyorlardi herhalde. Gözüme kestirdigim 5-6 kişi daha var sadece bizim katta. Sizin oralarda durum nasıl?İşsiz kalırsanız planınız var mı?
Duyuruda bugün iki tane işsizlik duyurusu açıldı.
Bizim şirket 3 aya yayarak 300+ kişi çıkardı. Eksiklerini hiç hissetmedik bir işe yaramiyorlardi herhalde. Gözüme kestirdigim 5-6 kişi daha var sadece bizim katta.

Sizin oralarda durum nasıl?
İşsiz kalırsanız planınız var mı?
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.12.25)
biz de yakın zamanda 150+ personel çıkardık.Kaç senelik genel müdürü işten çıkardık. Onlarca şube kapattık. İstanbul'daki bir sermaye grubunun İzmir'de çalışan personellerinden 100'e yakınının çıkış işlemleri yakın bir arkadaşıma yaptırıldı. Şirket yemekleri, kutlamalar her şey iptal edildi bu sene.
+2
loch ness
(30.12.25)
ben de bu akşam işimi kaybettim şeklinde bir duyuru oluşturdum. alternatif arayışlara girdim. bizde bir süredir işler iyi değildi. yatırım alamıyorduk. giden arkadaşlar olmuş ve yerlerine kimse gelmemişti. ben böyle bir şey olacağını tahmin ediyordum ama biraz da benim kişisel durumlarım benim işten çıkarılmamı hızlandırdı. bizimki abd merkezli bir startuptı. ne abd'den ne türkiye'den yatırımcı bulamıyor noktasına gelmiştik. fullstack ve mobile/web front-end developer pozisyonundaydım ben.

yakınlarımın çalıştığı otomotiv sektöründeki iki ayrı fabrikada aylardır işçiler çıkarılıyor. o fabrikalardan birinde öncelik çıkmak isteyenleri çıkardılar, sonra fazla izin kullanan/sorun çıkaran işçiler gitti, en sonunda iyi/kötü ayrımı yapmaksızın bir kıyıma gidildi. diğer fabrikada 10 - 15 yıldır çalıştığı için görece yüksek maaşlı çalışanları çıkarıp yerlerine asgari ücret verecekleri elemanlar alarak bir yenileme yapıldı.

global bir daralma olduğu söyleniyor ve bunu görebiliyoruz.

ben biraz birikim yapıp bir süre kendimi idare edecek kadar kenara koymuştum ama evlilik/düğün iptali, başka şehre taşınma, tekrar bir araya gelme falan gibi bir sürü kişisel şeyler yüzünden o birikim de ciddi şekilde zarar gördü ve işsizlik 3-4 ayrı aştığı takdirde sıkıntı çekmeye başlayacağım.
+2
biseysorcaktim
(30.12.25)
şirketler tarafında bütçe kesintileri çok ağır. biri genel merkezde sıcak su yok artık, soğukluğu azıcık kesilecek kadar ısıtıyorlar muslukları dedi (q3 cirosu hayvan gibi net kar gösteriyordu halbuki). vakıflar ve iştiraklerinde de mobing aldı başını gidiyor, 10+ yıllık herkesi yıldırmak için yapmadıkları kalmadı. giden gitti, yenileri inanılmaz niteliksiz geliyor, artık tek düşünülen ucuz çalışan.

sesimi hiç çıkarmıyorum, hiç olmadığım kadar sakin ve temassız iş yapıyorum. en az bir yıl daha bu gerekiyor, ya da kesin iş bulup gitmem lazım. işsiz kalırsam haftaya patlarım.
+2
klassno
(30.12.25)
yüksek faizin sonucu, normal yani.

şimdiye çok daha fazla olması gerekiyordu. faizi çok artırmadıkları için etkisi sınırlı oldu.

yavaş yavaş faiz düşecek, istihdam piyasası da olumlu etkilenir. ancak %8-10 faiz olmayacağı için günlük güneşlik durum da olmaz tabi.

ez cümle beklenen bi durum.
+1
gurur
(30.12.25)
benim çalıştığım yerler hep büyüme odaklı, karlı ve cash cow şirketler oldu.

işsiz kalmam. alanımda benim gibisi çok nadir bulunuyor ve aranan yetkinliklerim var. yani şöyle; spesifik bir yetkinlik ararsan buluyorsun ama şirketler benim alanımda birden fazla konuda yetkin birini bulmak isterse çok az insan çıkıyor karşılarına. başvurduğum her işte short liste alındım bu zamana kadar.

diyelim ki işsiz kaldım ve iş de bulamadım. finansal olarak özgür biriyim. kira ve finansal enstrüman kazançlarımla istersem emekli olurum. maaşlı işim dışında yıl içinde dalgalı kazanç getiren bir şirketim var.
-2
gabe h coud
(31.12.25)
Bizim hizmet verdiğimiz holdingin bir firmasını sattılar oradan 2 bine yakın kişi işten çıkarıldı. Bizim şirkette de kapanan birimler oldu tahminen 50 kişi falan çıkarıldı.
0
mirty
(31.12.25)
beni de çıkaracaklar, 18'ime girdiğim günden beri çalışıyordum ilk kez işsiz kalacağım. tam zamanlı yapılacak, kariyer inşa edilecek bir şey değil o yüzden durum biraz farklı ama neticede işti yani ve bana her anlamda çok geniş manevra alanı sağlıyordu. canım isterse okuyordum, canım isterse aynı anda başka iş yapabiliyordum vs... 30'u geçtim, ilk kez işsizim ve diploma filan da yok.

ne yapacağımı hiç bilmiyorum açıkçası şu an annemin yanındayım, bir şekilde sigara paramı çıkarmaya bakacağım haha. af çıkarsa okula döner, yarı zamanlı amele işi bulur okulu bitirmeye çalışırım belki.
0
der meister
(31.12.25)
Operasyon saha zaten sürekli bir sirkülasyon var. Krizler pek etkilemiyor istihdam ve işten çıkışları/çıkarmaları. Çıkan zaten çıkıyor, çıkartıyan bir şekilde hak etmiştir.

Genel müdürlükteki personel sayısı azaltacaklar deniyor ama bir taraftan artıyor. Bununla birlikte biraz gergin ortam var ben birimde ama sanmıyorum gönderilme veya çıkarma olsun.

Bakayım göreceğiz.
+1
put it in your appropriate place
(31.12.25)
(13)

pitbull ordusu kursak savaşlarda başarılı olur mu?

messina123
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
-11
messina123
(24.12.25)
Hocam burada esas sorun sizce de 100.000 pitbull'luk kamyonlarla (artık kaç kamyonsa) İsrail sınırını geçip merkezi bir yerleşim yerine ulaşmak değil mi zaten?

Bu kadar zahmetli bir planda başarılı olsanız da köpekleri gören herkes ay ay ay diye gördüğü ilk binaya, dükkana girecek ve devreye uzman ekipler girecek, birkaç saatte olay bitecek.

Sizinki konvansiyonel yöntemlerden epistemolojik bir kopuşu sembolize eden heterodoks bir yaklaşım olmuş bence.
+3
akhenaten
(24.12.25)
Köpek kovucu düdükle geri püskürtebilirler.
+2
kizil karga
(24.12.25)
Herhangi bir silah kullanamayan bir canlı olduğunu düşünürsek, karşı taraf maksimum 100.000 mermiyle 2 saate galibiyet sancağını çeker.
+1
anatomik
(24.12.25)
muhtemelen israil'in köpek kubbe savunma sistemi vardır. sistemi de muhtemelen şu şekilde çalışıyor olabilir. safe zone'a giren her köpek için seri şekilde "hoşt" diyor olabilir sistem....
+1
exlibris
(24.12.25)
Oldu olacak Timur gibi fil kullanalım. Tank gibi yıkıp geçsin ortalığı.
+1
yurtsuz john
(24.12.25)
Güldürdün vallahi. Uçaktan paraşütle atmak lojistik problemini çözer sanki
+1
tan vakti
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? Aç kalmadan da birbirlerini parçalıyorlar zaten.
+1
gnosis
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? +1

Veya birbirilerine saldırmayacaklarının garantisi var mı?
0
put it in your appropriate place
(24.12.25)
Uçlarınada taramalı tüfek bağlarız dıkşın dıkşın vura vura alırlar orayı

Köpekler milleti korkutur eyvallah da ordu devreye girene kadar en fazla panik olur silahlı müdahale ile etkisiz hale gelirler.

Mesele orantısız güç olarak köpeklerin güçsüz kalması +1
+2
basond
(24.12.25)
Bu zeka buralarda harcanmamalı.
0
ekimoloji
(24.12.25)
do you even logistics bro? 100 bin hayvanı kontrol altında tutmak, düzenli şekilde araçlara yüklemek, o araçların her birini israil sokaklarına salmak bile çok ciddi operasyon ve insan gücü gerektirir. savaş halinde bunu çok daha verimli kullanmak mümkün. mevcut teknolojiyle köpek yüklü 60-70 kamyonu imha etmek herhangi bir profesyonel ordu mensubu için sakız çiğnemekten daha zahmetli değildir.

her şeyi geçtim velev ki plan başarılı oldu, israil sokaklarında 100 bin tane aç pitbull var diyelim. her biri ortalama 5 kill alıp yarım milyon israilliyi de öldürmüş olsun. stratejik açıdan bunun bir yararı var mı? 500 bin sivile karşılık israil ordusu nükleeri kafamıza çaksa burada milyonlar ölse daha mı iyi? veya bu ASİMETRİK PİTBULL MÜCADELESİ neticede neyi hedefliyor?

bunları da düşünmek lazım. amaç şehirlerde sivil katletmek ise dahi bu verimsiz bir yöntem. geri dönüşü her türlü daha zararlı olur. kaldı ki köpek bunlar yani asker olmasına gerek yok balkonundan yiyecek atan birisi bunların 25-30'unu kendi penceresinin altına toplar, orada silah veya başka bi araçla yok edebilir.

kısacası olmaz abi neresinden tutsan elinde kalıyor, bu organizasyonla uğraşana kadar bin tane adama güzel yemek yedirip ellerine sapan versen ve "gasabalı yıldıh disin bu türklerden, uvelek uvelek goşun ortalığı garıştırın" talimatıyla sokaklara salsan daha mantıklı iş yapmış olursun.

başaramadık abi.
0
der meister
(24.12.25)
100k köpeği sınırdan sokan adamı 100k militanı sınırdan sokmaktan alıkoyan nedir merak ettim.
0
koxy
(25.12.25)
en basiti zehirli yemle 3 günde temizlerler.
0
orpheus
(25.12.25)
(4)

sözlüğe erişimde

parka
Problem mi var?
Problem mi var?
0
parka
(16.12.25)
Ben de bağlanamıyorum şuan.
0
biseysorcaktim
(16.12.25)
evet akşamdan beri berbat sözlük, bi arkadaşla mesajlaşıyorum o yüzden sürekli bakıyorum saatlerdir. ara ara kopuyordu, sonuncusu bir saati geçti. cloudflare itinin bk yemesi muhtemelen.
0
der meister
(16.12.25)
mars dc'deki kesintiden ötürü olduğunu okudum ama bilmiyorum.
0
truf
(16.12.25)
yarım saat önce yine girilmiyordu
0
eja
(16.12.25)
(7)

2025'iniz nasıl geçti- yeni yıla girmeden dertleşmece

darthvader
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?
Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
0
darthvader
(14.12.25)
2025 bok gibi geçti. Bir sene boyunca yaz gelsin diye bekledim ama buralara bu sene de yaz gelmedi. Yeni yıldan beklentim yaz gelmesi.
-1
suicides underground
(14.12.25)
iyi gecmedi diyebilirim. i$ olarak bekledigimi bulamadim.
global ekonomi boktan, beni cok etkiliyor.
0
cooperr
(14.12.25)
Maddi manevi her yönden berbat bir yıldı.
Çok fazla hastalık haberi aldığımız bir yıldı, çok hastamız oldu. Geçen hafta da gencecik bir iş arkadaşımızı bir iş kazasından dolayı kaybettik.

Mutlu olduğum an; balkona kurduğum kuş havuzunun nihayet kuşlarca fark edilip kullanılmaya başladığı andı.

En çok üzüldüğüm yazdığım kaza olayı oldu.

Yeni yıldan pek bir beklentim yok açıkçası; artık yapmak istediklerimi ertelemeyecek motivasyon diliyorum kendime.
0
mutekebbir
(14.12.25)
Kötüydü. En mutlu eden şey yaz tatilimdi. İyi geldi. Ben yeni yerler görünce yaşadığımı hissediyorum. Uzun süredir almak istediğim bilgisayarı aldım. İşte 1 yılımı bitirdim. Ağırlık çalışmaya başladım. Bir spor düzeni oluşturdum. Bir sürü küçük ama benim için önemli hedef gerçekleştirdim. Düşününce kötü demek nankörlük oluyor ama beni mutsuz eden şey ilişki konusu. Son sevgilimden ayrıldıktan sonra 4 5 kızla konuştum ama hiçbiriyle sevgili olmadım. 4 ay sonra 33 olacağım ve evliliğe çok uzağım. Aslında evlenmek istemiyorum ama bazen de eşimin olması daha iyi hissettirir gibi geliyor. İş arkadaşımdan hoşlandım, o üzdü beni, hâlâ takıyorum kafama. Yeni yılda biraz da bu konularda mutlu olmak isterim.
-3
arbre
(14.12.25)
Geneli güzeldi, hayatımda eksik bir şey olmadı ama son düzlüğe biraz gergin geçiyorum işten dolayı.

ama Bungee Jumping yapmam, bütün seneyi güzel kıldı. O süreci çok özleyeceğim.

Uzun zamandır yapmak istiyordum ama öncelik vermemiştim. Kasım 2024te öncelik vermeye karar verdim. Araştım, planladım ve Uygulamaya koydum. 14 Mayıs 2025 tarihinde yaptım.

Bungee Jumping için İsviçre'ye gittim ama öncesinde Malta'dan vize başvurusu aldığım için Malta'ya gitmem gerekti. Sırf bunun için Malta'ya gittim, gerçi sevdiğim bir ülke. İlk 2024 senesinde gittiğim restoranlara gittim. Kaldığım otelde gene konakladım. Gittiğim casino'ya gene gittim.

İstanbul'a dönerken business class'a bindim. Bu güzel süreci böyle bitirmiş oldum.

Senenin geri kalanı normal geçti. Bungee Jumping komple yetti seneye. Arkasından Lyon'a gittim geldim. Eylül'de bir Roma'yı dolaştım geldim. Arada gösteriler, etkinlikler derken senenin sonuna geldik.

İş yerinde bazı problemler var yapısal olarak. Ne olacağı belli değil. Bu şey bekliyordum aslında. Sürpriz olmadı. Daha bir hafta önce başka bir duyuruda yazmıştım fırtına öncesi sessizlik, sağlam çıkarsam mükemmel bir süreç beni bekliyor, ölürsem yine de güzeldi diye.

Bu fırtınada sağ çıkarsam hayatımı güzelleştirmeye devam. Çıkamaşam yapacak bir şey yok, hayat der devam ederiz.

İşte 2026'a sağ kalıp yurtdışı gezilerin dolu dolu olduğu, kadehlerimin eksik olmadığı ve daha derli toplu bir hayat yaşantısını hedefliyorum.

Bakalım görelim.
0
put it in your appropriate place
(14.12.25)
hedeflediğim 2 şey olmadı. biri çok önemli değildi ama diğeri hala önemli. o yüzden 2026da kendime o gerçekleştiremediğim tek hedefi koyuyorum. daha gerçekçi, daha samimi bir hedef olarak gözüküyor. 2024ten daha iyiydi. sakindi diyebiliriz.
0
dedim ben sana
(14.12.25)
bok gibiydi. bi beklentim de yoktu zaten. 2026'dan da yok. tek artısı çabuk geçmesi oldu.
0
der meister
(14.12.25)
(2)

birikmiş bağkur borcunda toplu ödemede indirim var mı?

der meister
3-4 yıldır filan ödemiyorum sanırım, yazın 200'den biraz fazlaydı. şimdi çok güçlü olmasa da bir ışık var, ödeme şansım olabilir. pazartesi gününü eğer gerektirirse tümüyle bu işe adayacağım, önden bi buraya sormak istedim.1) toplu ödersek herhangi bi indirim oluyo mu? yasadan, kapsamdan vs. bağımsı
3-4 yıldır filan ödemiyorum sanırım, yazın 200'den biraz fazlaydı. şimdi çok güçlü olmasa da bir ışık var, ödeme şansım olabilir. pazartesi gününü eğer gerektirirse tümüyle bu işe adayacağım, önden bi buraya sormak istedim.

1) toplu ödersek herhangi bi indirim oluyo mu? yasadan, kapsamdan vs. bağımsız? yok herhangi bi şeye tabi güzellik yapıyolarsa bana uyan ne var, neye göre işlem yapabilirim bunu görebileceğim bi e devlet ekranı var mı?

2) MEKANI BASAYIM dersem bağkur borcu işlemleri için nereye gitmem lazım?

3) hiç ödenmeyip birike birike düz hesap 200 olduğunu varsayacağımız bir borç için şimdi pazartesi ödüyorum dersem gerçekçi olarak bir indirim vs. alabilir miyim, yakın zamanda benzer işlem yapmış olan var mı?
+1
der meister
(12.12.25)
şu an çalıştığım yer bu konuda sorun çıkarıyor ve mevcut işimi kaybetmek istemiyorum. zaten ben paylaşmadığım sürece erişemeyecekleri bir şeyle ilgili niye böyle bir durum yaşadık onu da anlayamadım da neyse. aylardır aramama rağmen başka bir şey bulamadım zaten. bunu kapatır, işe devam edeceğim için maaşımla da aldığım borcu öderim dedim hem borçlu hem de işsiz evde oturmaktansa.
0
🌸der meister
(12.12.25)
SGK ilçe müdürlüğüne giderek detaylı bilgi alabilirsin. İçeri girişte derdini sorup ona göre bir sıra numarası veriyorlar. Bankalardaki gibi sıran gelince numaran yazan bankoya gidiyorsun, hele de ilgili bir memura rastlarsan kafanda hiç soru işareti kalmaz.

'sağlık sorunun yoksa' lafını ben gerçekten çok ilginç buluyorum. Kalbinizin bu gece beyninize pıhtı atmayacağını, yarın sabah engelli olarak uyanmayacağınızı nereden biliyorsunuz?
0
Mirket
(12.12.25)
(7)

mesem hakkında ne düşünüyorsunuz?

messina123
ben mesem projesi hakkında bayağı olumlu düşünüyorum. bizim bir stajyer var. 4 yıl önce mesem sayesinde bize geldi. çocuğun doğup büyüdüğü mahallede köpek bağlasan durmaz. abisi uyuşturucudan hapiste. bu çocuk stajyer olarak bize gelmeseydi şu an it kopuk olacaktı. şu an ise pırlanta gibi aslan gibi
ben mesem projesi hakkında bayağı olumlu düşünüyorum. bizim bir stajyer var. 4 yıl önce mesem sayesinde bize geldi. çocuğun doğup büyüdüğü mahallede köpek bağlasan durmaz. abisi uyuşturucudan hapiste. bu çocuk stajyer olarak bize gelmeseydi şu an it kopuk olacaktı. şu an ise pırlanta gibi aslan gibi bir çocuk oldu. sene sonu yüksek ihtimalle şirkette işe başlayacak.

siz mesem hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
messina123
(12.12.25)
mesem hakkında duyduğum tek olumlu şey sizden.
başka kimseden olumlu duymadım. bizzat mesem'le ilgili tecrübem yok, sadece duyum bendeki bilgiler.

çocuklar 6bin gibi maaş alıyor.
ama tam zamanlı işçi gibi çalıştırılıyor.
maaşlarınını devlet veriyor (işveren çocuklara maaşlarını verecek, çocuk okula gidip maaş aldım diyecek, kağıdı işverene verecek, işveren de bu şekilde devletten tahsil edecek. ama herkes için böyle ilerlemiyormuş, işveren bazen o 6bin liralık ücretin bile üstüne yatıyormuş)
her ay en az 1 çocuk mesem yüzünden ölüyor üstelik (diğer çocuk işçi ölümlerinden farklı olarak)
inanılmaz bir sömürü var.

www.youtube.com
+3
biseysorcaktim
(12.12.25)
Sizin ortam iyilikte istisnaymış burada mesemli bir çocuk konuşuyor youtu.be
0
grimavi
(12.12.25)
bizimki kurumsal şirketin arge departmanı. açıkçası bizim burası oldukça rahat. lehim yapmayı falan geçiyorum elektronik komponentlere en az mühendislik öğrencisi kadar hakim şu anda. pcb bile çizmeyi öğrettik çocuğa. arduino verdik, bilgisayar verdik kendi yaşına uygun yazılım tecrübesi edindi. doğru kullanılırsa mükemmel bir sistem olduğunu düşünüyorum.
0
🌸messina123
(12.12.25)
Aslında çocuk sömürülmese, ezilmese, tam gün canı çıkarılmasa, doğru dürüst yemek verilse, kısacası temiz, dürüst, insani şartlarda iyi bişey. Ama türkiye'de çok zor.
+1
rodeocu
(12.12.25)
ne düşünmemizi bekliyorsun ki sermayenin kölesi çocuk işçi çalıştırma platformu işte.

genç yaşta birilerine iş öğreteceksen o çocuğu 20-25 saat çalıştırıp cebine 4 bin lira koymazsın. mesleki gelişimine, yaşına göre risk düzeyi çok daha düşük işleri yaptırırsın. rodeocu'nun dediği gibi insani koşulda çalıştırır, gözün gibi bakar, kişisel ve mesleki gelişimine yatırım yaparsın.

şu anki haliyle haydutluktan başka bir şey değil. ulan ezmeyi, sömürmeyi geçtim öldürüyorlar çocukları bu kaçıncı artık.
+3
der meister
(12.12.25)
Sadece bu yıl mesem'de 85 çocuk ölmüş.
+3
gnosis
(12.12.25)
gereksiz eleştirilen bir proje. Almanya'da ausbildung adı altında yıllardır uygulanıyor ve alman kalkınmasının temel taşlarından birisi. Orada da ausibildung yapanlar tam maaş almıyor. Yani herhalde istenilen al akademik eğitim istemeyen çocuğu okula tık iş öğretme mezun et iş bulamıyor de sonra.

önlemler arttırılmalı evet.
denetimler sıkılaşmalı evet.

kaldırılmalı? hayır.
-2
biravekahve
(12.12.25)
(5)

Dünya Kupasına kesin gittik gibi bir hava var?

Cesario
Sonu hüzünle bitme ihtimali var mı? Banko katılıyoruz gibi bir hava var. 2 tane farklı rakiple oynayacağız. Futbol bu. Saçma sapan rakiplere puan kaybeden bir ülkeyiz hem milli takım olarak, hem kulüpler olarak. Andorra bile gelse rakip kesin yeneriz gözüyle bakmam. Tecrübeyle sabit.. Şimdiden kural
Sonu hüzünle bitme ihtimali var mı? Banko katılıyoruz gibi bir hava var.

2 tane farklı rakiple oynayacağız. Futbol bu. Saçma sapan rakiplere puan kaybeden bir ülkeyiz hem milli takım olarak, hem kulüpler olarak. Andorra bile gelse rakip kesin yeneriz gözüyle bakmam. Tecrübeyle sabit..

Şimdiden kuralardaki rakiplerimizle Dünya kupasında saat kaçta maç yapacağımız bile yazılıyor. 13 Haziran Avustralya 5.00. Kurun alarmları. :))

Hayırdır abi gittik mi kesin kupaya, girelim mi havaya?
+3
Cesario
(06.12.25)
0
kizil karga
(06.12.25)
Mevcut takım seviyesi kendinden düşük takımlarla karşı çok başarılı, o yüzden sürpriz ihtimali bildiğimiz milli takıma göre daha az. Bir de ölüm kalım maçlarını da iyi oynuyoruz. Havaya girip artislenecek bir ekip yok, hoca da bunu iyi kontrol ediyor.

Yine de son maçı dışarıda oynamak sorun, ben %70 diyorum gitme ihtimalimize.
0
Bruce
(06.12.25)
2020 avrupa şampiyonasına giderken fransayı grupta perişan ederek gitmiştik, beklenti çok yüksekti. sonuç avrupa futbol şampiyonasında perişan olduk.
talihsizlik o ki dünya kupasının en rahat gruplarından birine gitme ihtimalimiz var, hatta yarı finale kadar da çok rahat olabilecek bir kupa.

play off rakiplerimiz aslında bize ters takımlar. özellikle kosovayla finalde deplasmanda oynamak en zoru olur. ama bu milli takım şimdiye kadarki milli takımlarımıza göre kazanması gereken her maçı kazandı. içimde gene de rahat kuradan dolayı korku yok değil. inşallah milli takım bizi mahçup eder.
0
mikahakkinen
(07.12.25)
dünya kupasına gidersek dahil olacağımız grup belli, grubun fikstürü belli. Sadece bizim de içinde bulunduğumuz avrupa play off serisinden 4.takım gidecek o gruba. Diğer üçü zaten belli. Her şey belli. Dolayısıyla tüm tahminler dünya kupasına gidersek diye yapılıyor. Bunda anormal bir durum görmüyorum.
Kağıt üstünde play off rakiplerine de mevcut gruba da bakıldığında gayet tercih edilebilir takımlar olduğunu düşünüyorum. Bu kesin gideriz veya gidersek kesin grup birincisiyiz anlamına gelmiyor. Futbol bu.
Dünya kupası çok büyük bir organizasyon. Bu aşamada kolay maç zaten olamaz ama rakiplerimizi yenebiliriz. Bir aksilik olmadıkça abd’de olacağımızı düşünüyorum ben.
0
ezkaza
(07.12.25)
kadro bence ideal değil, eksikleri var (özellikle mesela net santrfor) ama yakın tarihin en güçlü jenerasyonlarından birine sahibiz ve montella'yla belli bir istikrar da yakalandı. rakiplerimiz fena değil. şu noktada "kesin katılırız" düşüncesinin olması en azından vatandaş düzeyinde şaşırtıcı değil. futbolcular elbette böyle bir lükse sahip değil, çıkıp iyi oynamaları ve kazanmaları gerekiyor ama kağıt üstünde rakiplerimiz gerçekten uygun. o açıdan şu anki heyecanı doğal buluyorum.

iş topçularda bitecek. çıkıp kendi seviyelerinde oynar, üzerlerine düşeni yaparlarsa sorun yaşamayız. yok eğer "biz zaten çıktık" derlerse problem olur. neticede bunların hepsi üst düzey liglerde oynayan profesyonel sporcular. romanya'da bir arda güler yahut kenan yıldız yok belki ama bu oyuncular eğer oynamazsa romanya bizi pekala yenebilir, neticede kalecileri saymazsak 10'a 10 oynanan bir spor bu.
0
der meister
(07.12.25)
(13)

Bütün okul hayatı boyunca başarılı olmuş insanlar

pembediken
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
0
pembediken
(06.12.25)
Okul başarısı akademik zekanın iyi bi göstergesi ama duygusal zekanın değil. Okul başarısına ek olarak duygusal zekası da fena değilse iyi kararlar alır. Değilse ne olduğunu bile anlamadan kuyuda bulabilir kendini.
0
benim bir gizli bildiğim var
(06.12.25)
Tanı konmamış ADHD'li çocuklar var mesela, planlı programlı düzenli okul yıllarında çok başarılı oluyorlar. Zamanlarını daha serbest düzenleyebilecekleri üniversite ve sonrasında bütün sistem çöküyor, iş hayatında bocalıyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Kobuzchu kiz +1
Okul hayatım başarılıydı ama iş hayatına girdiğimde en çok bu konuda zorlanmıştım. Özmotivasyon ve zaman yönetimi yeteneklerimi geliştirmek için hala uğraşıyorum.
0
Bruce
(06.12.25)
ortaokul/lise tayfasina bakiyorum da, bu cocuk iyi yerlere gelecek dediklerim cogu ya beyaz yaka kole oldu, ya da bir baltaya sap olamamis sekilde dolasiyorlar.
bundan bir bok olmaz dediklerimin de cogu zengin oldu, patronluk yapiyorlar.
ozetle, akademik basari=para denklemi patlayali cok oldu, bitti o is.
okullar robot yetistiriyor, yetistirdekleri robotlar da kalitesiz isin kotu tarafi.
0
cooperr
(06.12.25)
Okul başarısı kişiden bağımsız bir çok koşula bağlı. Aile ortamı, ekonomik durum, sağlık gibi kişinin elinde olmayan başarı üzerinde etkili birçok değişken var.

Günümüzde okul başarısının ilerideki hiçbir davranışla veya parayla pek ilişkisi kalmadı. Herkes kendine göre bir üniversite veya bölüm bulabiliyor. Türkiye'de bulamayan parasıyla avrupada okuyor.

Benim gördüğüm fazla okul takıntısı gerçek hayattan koparıyor. Adam bir bölüme girmiş iş bulamamış bulma şansı da yok ama halen zorluyor. Bir zanaat edineyim demiyor. Falanca teknisyen veya ticaret yapan okumamış bu aptal falan diyor.
0
michael harddd
(06.12.25)
Evet öyle oluyor. Aksini iddia edenler istisnaları sayıyor/görüyor.
-3
gabe h coud
(06.12.25)
Herkes başarılı olacak diye bir kural yok ama kendi çevreme baktığımda doğru bir önerme olarak görüyorum bunu.okul arkadaşlarımdan başarılı olanların hayatada aynı şekilde devam ettiklerini gördüm.beraber büyüdüğüm iki yakın arkadaşım farklı okullarda başarılı bir eğitim hayatları oldu.birisi ülkedeki en büyük holdinglerden birisinin yönetim kurulunda,diğeri en bilinen bankalardan birisinin gmy pozisyonundan yurtdışına gitti.geriye gm olarak gelmesi bekleniyor.

Ama buradaki başarı kıstasımız kurumsal hayatta bir başarı,iyi maaş gibi gözüküyor.ben buna çok sıcak bakmıyorum.corporate hayatlar çok benlik değil.kıskandığım iki arkadaşım var.birisi lisede dans ediyordu ,hala dans etmeye devam ediyor.diğeride bütün hayatını sporla uğraşarak geçirdi.çok güzel işlere imza atıyor.

Burdan yola çıkıp asıl önemli olan istikrar demeyi tercih ederim.
0
duptıs
(07.12.25)
turkiye'nin en iyi anadolu liselerinden birinde okudum. herkes kendi sosyal sinifindan devam etti. orta ust sinif cocuklari ya yurtdisinda okudu, ya da tr'de guzel kariyerleri oldu. mutevazi ailelerden (ogretmen, memur vs) doktor olanlar kuyrugu dik tuttu, digerleri sallantida. alt siniftan ufak istisnalar disinda bir yol olan gorulmedi.

okulda alinan puanlar ile hayat basarisi arasinda dogrudan bir iliski oldugunu sanmiyorum. sosyal beceriler en az zeka kadar onemli hayatta bir yerlere gelebilmek noktasinda.

zaten siniflara gore insanlarin basarili olma sebebi de bu. ust siniftan geliyorsan ailenin tanidigi ve sana is imkani vs verecek insanlarla dogrudan bir network'un icine doguyorsun. okuldan mezun olunca is bulamazsan babanin tanidigi ayarliyor en kotu bi mulakat. alt siniftan gelen kisi kendi networkunu olusturmak zorunda kaliyor yoksa isi zor.
0
antikadimag
(07.12.25)
Üniversite öncesi okulları, başarısı sahiden hayattaki başarıyı etkiliyor. Tabii kişiye göre değişir ama genelde üniversite, öncekiler kadar etkili değil. Bazıları küçük hayatlarından çıkıp iyi üniversitelerin tüm olanaklarını kullanarak çok iyi yerlere de gelebiliyor ama bu bilinçte üniversite öğrencisi çok nadir.
0
cosmicstring
(07.12.25)
Türkiye'de akademik başarının hayatta başarının garantisi olduğuna inanılıyor. Yok öyle bir şey.

Çok basit bir ölçeği var bunun. türkiye'nin en prestijli okullarının en prestijli bölümlerinden mezun olanlara bakın. Koç economics, Boğazisi işletme, hacettepe tıp...

Aynı dönemde aynı sınıftan, aynı not ortalamasıyla mezun olan insanların bile çok farklı yaşamları var.

Aynı bölümden aynı sene mezun 2 doktoru alın mesela.
Doktor a bölüm birincisi,
doktor b ortalama altı bir öğrenci.

Ama notları düşük olan doktor b gider nişantaşı'nda ve dubai'de estetik kliniği açar. Botox yapa yapa porsche alır kendine.

Notları yüksek olan doktor a kredi kartı ekstresine bakıyordur asgariyi mi ödeyeyim, tamamını mı diye.

Bir insanın hayattaki başarısını (maddi, manevi, artık nasıl belirliyorsunuz o başarıyı fark etmez o size kalmış. Ona siz bakarsınız) belirleyen bir sürü faktör var:

-Akademik başarı
-Aile
-Maddi durum
-Kişisel network
-Bilişsel yetenekler
-Duygusal yetenekler
-Öngörü
-Cesaret
-Genel kültür
-İletişim becerileri
-Psikolojik durum
-Kişisel finansman yönetimi

Akademik başarı bunlardan sadece biri. Önemli. Ama tek başına yeterli değil.
+1
anten
(07.12.25)
Hayır bu iş öyle olmuyor. Daha doğrusu böyle bir korelasyon kurmak mutlak bir veri vermez bize.

akademik hayatı çok iyi olup iş hayatında çakılan veya silik sıradan bir tip olan çok insan gördüm. Tam aksi olupta, okuldaki akademik becerileri vasat olup iş hayatında çok başarılı ve parmakla gösterilen kişileri de.

Akademik başarı mutlak iş/hayat başarısını getirmez. Getirmiyor. Biraz da Kendimden biliyorum.
0
ezkaza
(07.12.25)
31 yaşındayım, annemle yaşıyorum, hiçbir başarım yok.

herkes benim gibi değil tabii, istikrarlı bir şekilde hayatta başarılı olup iyi yerlere gelenler de oluyor hatta bunların çoğunluk olduğunu söyleyebiliriz ama okul başarısı dünyadaki en abartılmış şeylerden biri. çünkü en başta günümüzün ekonomik gerçekliğiyle ve iş hayatının dinamikleriyle uyuşmuyor.

adam çok zeki veya çalışkandır, gider manyak bir mühendis olur filan evet iş hayatında da başarılı olur ama özellikle sosyal bilimlerde öyle bir şey yok. zaten bu tür bölümlerde spesifik bir alandaki beceri/eğilim insanı çok fazla öne çıkarabiliyor. ben dilciyim mesela her zaman çok başarılı bir öğrenciydim, lisede arkadaşlarımın b1 ingilizce bildiği yerde ben 8-10 sayfalık hikâye çıkarıyordum, üniversitede başka bir dili öğrendim ve orada da bölümün en iyilerindendim vs. ama sonuçta diploma bile alamadım.

alıp çok iyi yerlere gelen arkadaşlarım da oldu ama ben alsam bile bir şey olmazdım muhtemelen. bilmiyorum yani belki ben yanlış düşünüyorumdur, belki "zaten hiçbi şey başaramadın konuşmak senin ne haddine öküz" dersiniz ama ben okul başarısının gerçekten çok abartılı bir kıstas olduğunu düşünüyorum ya.

tabii bir de başarı kriteriniz nedir, o önemli. kimi insan var bir alanda doktora yapıp kıt kanaat geçiniyor. hiçbir şeyi yoksa "ben bu alanda uzmanım" diyebiliyor. kimisi var ki okulu hocalara daha fazla zorluk çıkarmasın diye ZORLA mezun edilerek bitiriyor, işlek yerde tekel işletiyor. şimdi hangisi başarılı, kime göre ve neye göre?

ilkokulda çok yaramaz, cips vermediği için başka bir arkadaşımızın kafasında o cips paketini parçalayan bir arkadaşım yönetmen olmuş mesela. ben bunu televizyonda adamın klibini izleyince gördüm. ben parmakla gösterilen bir öğrenciydim, bi bok olamadım. çünkü istikrarsızım, çünkü disiplinsizim, çünkü sosyal becerilerim yeteri kadar kuvvetli değil.

benim çok iyi bildiğim birkaç şey vardı, öğrencilik hayatım bu sayede çok rahat geçti ama okuldan çıktığımda ya da okul gerçekten zorlaştığında bunun için bir çözümüm, alternatifim vs. yoktu.

çocuklara disiplinli olmak ve çaba göstermek öğretilmeli bence en başta. zihinsel, fiziksel engeli olmayan her insan yeteri kadar disiplinliyse bir yere varır çünkü. benim gibi kendini rockstar zanneden tek yönlü sığırlar da bir yerde duvara toslar, hayatı boyunca başka hiçbir şey görmediği için ne yapacağını bilemez.

velhasıl okulda başarılı olmuş insanların bir kısmı gerçekten çok donanımlı, zeki, yetenekli kişilerdir ve hayatlarının geri kalanında da başarılı olurlar. bir kısmı ise oyunu kolay modda oynuyormuş gibi takılır, 8-16 yaş arası için "çok güçlü"dür ama ondan sonrası için hiçbir fikri ve donanımı yoktur, onlar çakılır.
0
der meister
(07.12.25)
cok sevdigim bir hocam 4.0 ortalamali insanlar icin "hasta bunlar, insan bir kez olsun kotu gununde olmaz mi?" derdi, onu hatirlatti bana bu soru.
0
banach
(08.12.25)
(12)

Annemizin ölecek olması gerçeği hakkında

dedeminhirkasi
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
0
dedeminhirkasi
(05.12.25)
Çok bilmişlik gibi olmasın ama annemin bir gün ölecek olması değil mutsuz ölecek olması beni mahvediyor.
+3
sekizdokuzon
(05.12.25)
böyle düşünmek acı veriyor ama ben ölürse annemin rahatlayacağını düşünüyorum artık. geçim sıkıntısı, anksiyete, geçmişinde yaşadıkları vs. derken çok yıprandı. evlatları olarak biz de ona hiçbir şekilde rahatlık sunamadık maalesef. bize salladığı zaman hiç gocunmuyorum, o kadar şeyden sonra bunları talep etmek en doğal hakkı ama ben yapamadım işte yani ne yapayım, bir şey becerdim de görmezden mi geldim ihmal mi ettim? hiçbir şeyim yok. üstüne "hayırsız evlat" olmanın artık kökleşmiş ağrısı var. "kendini salarsan daha da kötü olur, sen iyi ol ki başkalarına faydan olsun" diyorum filan ama yok abi.

annem inançlı bir insan. öldüğünde rahata ereceğini düşünüyor. ben de o ölürse en azından artık hayal kırıklığına uğratmam diye düşünüyorum. bu tabii ki "ölsün" demek değil, ben sağlıkla daha nice yıllar görmesini ve hatta ona daha da güzel bir gelecek sunabilmeyi çok istiyorum ama yok işte olmuyor.

eskiden ben de annemin öldüğünü düşününce perişan olurdum. benden önce ölürse zaten yine olacağım, hiç şüphem yok. "öldü rahatladı" deyip hayatıma devam edebileceğimi sanmıyorum. boşluğu hiçbir zaman dolmayacak, muhtemelen bugüne kadar yaşadığım hayat tümüyle boşmuş ve artık yeni ve çok daha zor bir döneme başlıyormuşum gibi gelecek...

ama evet itiraf etmem gerekirse ben en azından "rahata erdi" diyebileceğim. öyle bir "iyi tarafından bakma" diyelim. ilişkimiz o kadar bozuldu ki artık karşılıklı birbirimizi intiharla tehdit etmeye başladık. napiyim amk benden bi bok olmadı işte gidip kendimi assam, gözden uzak kalsam yine üzüleceksin. e böyle yaşıyorum okumadın paran yok şöyle böyle napiyim 150 bin maaş mı talep edeyim, vermiyolar işte.
+1
der meister
(05.12.25)
o yüzden güzel anılar biriktirmeye bakın anneniz ile...
+1
sweetoffice
(05.12.25)
beni hiçbir şey delirtmezse bu acı delirtir gibi geliyor bazen.
sadece 3 saniye düşünsem bunu ağlamaya başlıyorum.
tek çocuğum ben ve mükemmel bi anne babaya sahibim ama anneme daha çok düşkünüm. babama da bir şey olmasını asla istemem de hele anneme bir şey olacak olması fikri mahvediyor beni. oyuncu falan olsam sırf bunu düşünerek her sahnede ağlayabilirdim işi çok kolaylaştırırdım. canım gidiyor annem ölecek diye.
onsuz nasıl yaşarım bilmiyorum hayatım bomboş olur.
0
matilda
(05.12.25)
olmamis olaylar hakkinda uzulmuyoruz. yoksa yasamin dinamikleri tokat gibi vuruyor boyle. duygusal, arabesk, melankolik takilmak bizi geri atmak disinda biseye yaramiyor. bunu idrak ettigimden beridir sadece ileri bakiyorum. ha bir yakinim olurse hayvan gibi uzulecegim, aglayacagim; ama o vakit bu vakit degil.
+4
buenosdias
(05.12.25)
evlat acısı gibi büyük bir acı yok. umarım herkes sırasıyla vefat eder.
0
gercekdunya
(05.12.25)
mücadele etmiyoruz, kabulleniyoruz. gözden yaş kalpten sızı eksik olmuyor. hayat işte. acısıyşa tatlısıyla derler ya acı kısmını tatmış oluyorsunuz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(05.12.25)
Benim de en büyük korkumdu ve maalesef başıma geldi. Tek tesellim iyi bir ilişkimizin olması, onu çok sevdiğimi bilmesi, onu isteyerek asla kırmamış üzmemiş olmam. En çok canımı yakan şey (ölmüş olması dışında) öldüğü gün onu aramamış olmam. Ölüme çare yok. İyi yaşamak, pişman olacağımız şeyler yapmamak lazım
0
mezzosprite
(05.12.25)
Kanserin son evresinde doktorlar artık eve götürün huzur içinde ölsün dedikten sonra ve ölmeden birkaç gün önce, Artık konuşamaz ve genelde bilinç kapalıyken tek kolunu kullanamaz, tek ayağını sürür vaziyette, kalkıp, öbür odadan battaniye alıp sürükleyerek getirip yatağın başucundaki koltukta uyuyakalmış oğlunu örten ve bu son kalkıştan üç gün sonrada ölen kadın.
Uzun yıllar geçti ve ben hala aklıma geldikçe ağlarım.
Üç oğula vakfedilmiş hayatında ona daha fazla zaman ayırmamanın, onu güzel yaşatamamanın ezikliğini hep yaşıyorum.
Burada erkek anasına tavırlı gelin duyuruları görünce hep içim sızlar.
Mekanı cennet olsun.
+3
Mirket
(05.12.25)
Bir arkadaşım zamanında bununla ilgili çok güzel bir söz aktarmıştı. İnsanın içinde 100 tane mum yanar, 99 tanesi söner ama bir tanesi hep yanmaya devam eder diye. Evet insan bütün ölümlere zamanla alışıyor, zamanla cenaze görevlisine dönüyorsun hatta. Ama şu acı gerçek baki: giden geri gelmiyor ve bazen o kişilerin hayatta olduğu günler aklına geldikçe delirecek gibi oluyorsun. Bir gün biz de öleceğiz mesela.

Ölümlerinden önce annemin de babamın da çok hayır duasını aldım. Bazı şeyler elinde değil ama sevdiklerini kaybetmeden önce onlarla vaktini nasıl geçirdiğin ve onlara nasıl davrandığın da çok önemli.
0
trixi
(05.12.25)
yıkayıp toprağa veriyor, yarım saat sonra lahmacunla ayran gömüyorsunuz, endişelenecek bir şey yok.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
ölecek olmasından ziyade gün yüzü görmeden yani aslında yaşamadan ölecek olması gerçeği çok üzüyor beni bazen.

ne bileyim deniz görmeden, ankara dışında bir ile gitmeden, bir oh demeden yaşamak ve ölmek... boşa geçmiş bi ömür cidden.
0
elorelia
(05.12.25)
(15)

sıradan bir burgere 16 dolar vermek normal mi?

istististist
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi? şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün? bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi?

şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün?

bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı oluyor? gerçi bahsettiğim yer, o şehirde yıllardır var olan, çok şubeli bir yer.
0
istististist
(04.12.25)
Tr standardı için fazla, Avrupa için eh işte.
0
adivar
(04.12.25)
Normal değil. Abd için bile çoğu bölgede pahalı denilebilecek bir fiyat.
0
michael harddd
(04.12.25)
five guys bu fiyatlarda sanırım. bence normal değil ama hem avrupada hem trde böyle çok fiyat var.
bence bi hamburger 10 euroyu geçmemeli.
0
jelly bear
(05.12.25)
Covid sonrası fiyat algımız iyice bozulmuş anlaşılan.
Yeme içmenin fiyatı üzerine benzeri başka duyurular da vardı burada.
Örneğin bir kahveye 200-250 TL vermekte anormal bir durum.
Bazı harcamalarınızı, marka veya aylık gelirimizin çokluğu üstünden düşünüyoruz. O da yanlış.
Ayda 100bin de alsak o 16 doları vermek doğru değil.

İşletmeye sorsak kira, işçilerin sigortası , serbest piyasa.. falan diye konuşurlar ama o kazancına göre vergisini gereketiği gibi vermiyorsa ayrıca yasa dışı yoldan kazandıklarını düşünebiliriz .
+1
diyecevaplandı
(05.12.25)
Avrupa’da neresi olduğuna göre değişir.

Bizim burda 15urodan fazla vermem.
İtalya’da 50 euroya kadar çıkabilir.
-4
suicides underground
(05.12.25)
New York’ta dün orta halli bir burgercide burgere $24+tax verdim. çok iyi bir restoranda ise $28+tax ve $38+tax (wagyu bu) arasında değişiyor.

düşüncemi yazayım: eti daha doğru dürüst medium rare pişiremeyen İstanbul mekanları için $16 bence çok.
+1
eileengray
(05.12.25)
gittiğim hemen her yerde hamburger yemeye çalışırım. kopenhag’da gasoline grill’de içeceksiz sadece cheeseburger ve patatese 21 dolar vermiştim geçen yıl. budapeşte’de aynı dönem lucky 7’de içecekle birlikte 14.5 dolar ödemiştim. fakat bunlar sıradan değil şehrin en iyi burgercileri denebilir. bu sene helsinki’de friends & brgrs’ta yedim ama pek butik gibi değil zincir burgerci bi nevi, refill içecekle verdiğim para 15.5 euro. Benim için gasoline gibi deneyim adına gidebileceğim bir yerse 25 usd/eur, ortalama bir burgerciyse 15 usd/eur seviyesi üst sınır oluyor.
0
phoarbix
(05.12.25)
amerika icin uygun bir fiyat. turkiye'de genelde patates de servis ediliyordu degisti mi bilmiyorum. ama seattle'da mahalle burgercisinde burger + patates + tax + mekanda yenilecekse de tip ile en az $25'e gelir zaten.

duz hamburger de tax dahil en ucuzu $15'tir.
0
antikadimag
(05.12.25)
ya bu tarz karsilastirmalar hatali.

turkiye'de isim yapmis bir yerde yedim diyorsun, tadi super olmayabilir zaten orda sen markaya para veriyorsun. turkiye'de kac tane isim yapmis balikciya gittim tadi yavandi.
karakoy'de bir balikci var, iceriye girmeye korkarsin ama o lezzeti baska yerde bulmasi zor. turkiye 2. sinif esnaf lokantasi ulkesi.

obur taraftan yurtdisinda isim yapmis yerler de pahali, ama lezzet her zaman fiyatla ayni orantida olmayabiliyor. ny'de "cooook iyi" denilen bir yere gitmistim, sinitzel soyledim aydinger kagidi gibi bisey geldi, havaya kaldirinca karsi duvar gozukuyordu o kadar inceydi. $50 vermistim o tabaga unutamiyorum o kazigi.

medium rare olayina gelince, o biraz kultur meselesi. bizde pirzola dovulur, et pisirilir aga. amerikalilari biraksan hayvani canliyken servis edecekler, hala sinirleri oynuyorken isiriyorlar, et seven adamim ama heriflerin yedigi eti gorunce istahim kapaniyor.
+1
cooperr
(05.12.25)
yaninda patates, icecek falan olmadan sirf burgere mi? avusturya'da en pahali yerlerde o fiyat. hatta bazen daha ucuz. 12-13 euro'ya canavar gibi burger yiyorsun.
izlanda icin normal. türkiye icin cok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.12.25)
Almanyada bulunduğum şehirde googleda 4.9 almış bir homemade burgercide mesela 160 g sığır etli klasik bir burger (beraberinde hiçbir yan ürün yok) 12 eur.

Gramaj arttıkça (220 g + patates kızartması) fiyat da 20 euroya kadar çıkabiliyor.
0
truf
(05.12.25)
Çok butik iyiyse olabilir ama mcdonaldse 2 3 dolar en fazla.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
şaşırdınız mı ya berlinde amsterdamda mcdonalds 15-20€ iyi menüler. çok normal fiyat bunlar artık. 30€ ya burger satan sıradan yerler var amsterdamda yanında azıcık patatesle. berlinde sıradan burgermeister burgerler sadece 7-8€ patates içecekle oluyor 15-20€. nerede yaşıyosunuz 2-3 dolar yazmış mcdonaldsa şaka gibi
0
zozjotejmnk
(05.12.25)
kendi alım gücümüze göre mi değerlendiriyoruz yoksa genel bir standart mı olacak?

şu an benim için tokluğu maksimum 8 saat sürecek herhangi bir yemeğe 16 dolar vermek kesinlikle normal değil ama çok parası olan ve lüks yerlerde yemeye alışmış birisi için sıradan bir öğünde 16 dolar gayet harcanabilir bir para.

mesela ben bazı şeylere çok zengin olsam da para vermek istemem. sırf hak etmediğini düşündüğüm için. bu örnekte hamburger öyle değil ama. şu an vermem. zengin olsam sıradan hamburgere 16 veririm, düşünmeye değer bir meblağ olmaz. ama milyoner de olsam oturup sıradan hamburgere o an mecbur veya alternatifsiz filan değilsem 200 dolar vermem örneğin.
0
der meister
(05.12.25)
@zozjotejmnk insanlar menü fiyatlarindan bahsetmiyor, burger fiyatindan bahsediyor.
foodora'dan baktim simdi, mcdonalds'tan bir cheeseburger alinca 2,10€ gercekten. mikahakkinen'in dediginde yanlis bir sey yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.12.25)
(12)

Freddie mercury yaşayan son yıldız mıydı?

luluki
Belki michael jackson. Bu kadar yetenekli biri daha çıktı mı? Merak edenler youtube freddie mama live yazabilir.
Belki michael jackson. Bu kadar yetenekli biri daha çıktı mı?
Merak edenler youtube freddie mama live yazabilir.
-1
luluki
(03.12.25)
James Hetfield ikisinden de yetenekli bence, biraz sıksam en az kişi daha sayarım böyle.
0
kizil karga
(03.12.25)
yetenekten kastınız nedir?

sahne karizması + ses + enstrüman + bestecilik ?!?

bu tarz bir yıldız çıkması artık çok çok zor çünkü hem sahne karizması olacak, hem sesi olacak, hem de iyi şarkı yazacak.. madonna olmadı, Justin Timberlake olmadı, Rihanna olmadı, lady gaga olmadı.... en tepede ayrı bir yere konumlanma anlamında Beyonce ve Taylor swift'i saymak mümkün belki. Taylor swift, hem şarkı yazıyor, ortalama söylüyor ama bu şekilde bir karizması yok. Beyonce'de karizma var, ses var, ama besteci değil. Elton john, şarkı söyler, karizması var, beste yapar ama çok niş bir yerde. eminem rapçi falan ama kendi dalında çok yukarıda .. tartışmasız en tepede. Ozzy Osbourne olabilir mi acaba, şarkı yazar, karizma en tepede, tartışmasız tepe heavy metal vokalisti..

ama şunu net söyleyebilirim. james hetfield'ı Freddie mercury ya da Micheal Jackson'la aynı cümle içinde karısı bile kullanmıyordur.
+7
co2s2
(03.12.25)
bence hayır.
yorumuyla, sahnedeki duruşu, performansı ve müzik türleri arasında zahmetsiz ama tam hakkını vererek geçişleriyle beyonce kanlı canlı bir örneği olabilir. ölmeden dünya gözüyle görmek istediğim sanatçılardan biri.
0
m e b
(03.12.25)
Taylor Swift'i en tepede konumlandırabilen tipe bak ya James Hetfield'i beğenmiyor ıfıfıf abi sen müzik konusunda fikrini her yerde açıklama lütfen :)
-2
kizil karga
(03.12.25)
Nejat Yavaşoğulları
saygılar
0
HellKeePer
(03.12.25)
Değerlendirme parametresi tam olarak nedir bilemedim ama Iggy Pop, Axl Rose ve Tarkan sahnesi gayet iyi sanatçılar.

Freddieye yetişirler mi, tartışılır tabi.
0
yurtsuz john
(03.12.25)
lady gaga da var mesela şuan. belki fredie mercury seviyesnde değil (belki de seviyesinde) ama her haliyle dört dörtlük star.
0
whatdreamsnevercome
(03.12.25)
belki michael jackson mı?
michael jackson freddie'den daha büyük star?
0
deranzo1
(03.12.25)
Belki mi? Michael Jackson dediğiniz adam dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük starıdır. İnternetin olmadığı bir dünyada afrikada insan yiyen kabileler bile onu tanır, tshirtüyle gezerdi. Freddie tabi ki muazzam bir yetenekti, biz de çok seviyoruz falan ama mesela müzisyenlik yeteneği konuşuyorsak Prince ondan daha multi bir müzisyendir ve muhtemelen daha popüler bir stardır.
+1
thracia
(03.12.25)
Yaa Allah aşkına Freddie ile James’i nasıl aynı kefeye koyabiliyorsunuz, neyin kafası bu? :)) james iyi bir sanatçı ama Freddie “ikonik” bir sanatçı. Adam sanatıyla da cinsel yönelimiyle de hareketleriyle de ikonik bir sanatçı. Hatta adam hem rock hem opera takılıyor. Sembol olmuş artık. Freddie gibi kim olabilir peki? Michael Jackson tabi ki olabilir. O da sembol isimlerden birisi.
+1
yankee jumping
(03.12.25)
abi ne diyon yav aşk olsun, beni ne ara öldürdün
0
der meister
(03.12.25)
(bkz: Davil Gilmour)
(bkz: Paul Mccartney)
(bkz: Slash)

Bunlar sayılıyor mu
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
(14)

İnsanlar neden sürekli dışarıda?

messina123
Türkiye’de insanlar neden artık sürekli dışarıda? Gece 12’de 1’de insanlar dışarıda ne yapıyorlar? Avrupa’da akşam 7’de sokaklar bomboş. Çocuklar neden geç saatlere kadar uyumuyorlar ve hatta sokaktalar? Eskiden 9’da 10’da yatağımızda olurduk. Annemiz babamız kızardı. Eskiden dediğim de çok değil 15
Türkiye’de insanlar neden artık sürekli dışarıda? Gece 12’de 1’de insanlar dışarıda ne yapıyorlar? Avrupa’da akşam 7’de sokaklar bomboş. Çocuklar neden geç saatlere kadar uyumuyorlar ve hatta sokaktalar? Eskiden 9’da 10’da yatağımızda olurduk. Annemiz babamız kızardı. Eskiden dediğim de çok değil 15-20 sene öncesi.

Neden herkes sürekli para harcıyor? Kahvenin hayvan gibi pahalı olduğunu hepimiz bilmemize rağmen neden gidip o kahveye para ödüyoruz? Neden kimse para biriktirmiyor?

Gece 10’dan sonra biz nasıl evimize sipariş verebiliyoruz ve bu neden yasal? 7/24 çalışan işletmeleri devletin denetleyemediği gün gibi ortadayken neden buna izin veriyorlar?

Kapitalizmin başkenti amerika falan değil türkiye oldu farkında mısınız bilmiyorum ama 3-5 ay para harcamasak o çakal esnaf 200 liralık kahveyi 20 liraya düşürecek.
+3
messina123
(26.11.25)
Ulaşamıyoruz, birçok tatmin dışarı çıkılarak çözülmüş oluyor. Temelinde de sosyal medyada hypelanan şeyler var bence. Misal çok lüks bir hesaba bakıp iç geçiriyoruz ama yapabileceğimiz hiçbir şey yok, napıcaz kafeye pub’a gidip kısa vadeli bir rahatlama yaşıyoruz.
+1
olaylar olaylar
(26.11.25)
abi kapitalizme ürettiğin çözüm vatandaşın kahve içmemesi mi? kapitalizm zaten tam olarak bizi kahve içmenin lüks sayıldığı, insanların lezzetli veya farklı yemek (ne kadar iyi hazırlandığı ve kurallara uygun olduğu şüpheli onun da) yemesinin ayıplandığı yere getirenin ta kendisi. eleştirdiğin nokta tam olarak nedir, onu anlamadım. eğer kapitalizmse bunu örgütlenerek, çok güçlü ve en küçükten başlayıp yerel ağlar kurarak aşma şansımız olabilir. üç ay kahve içmeyip en fazla küçük dükkanları batırırız, kapitali olan onların parsayı da toplar. işleyişe kökünden müdahale edemedikten sonra bireysel olarak pek bir şey yapmak mümkün değil. kaldı ki günde 10 saat çalışıp lüksü "kahve içebilmek" olan adamdan böyle bir adanmışlık beklemek de çok gerçekçi değil bana sorarsan.

insanların sürekli sokakta olması da eksik veya yetersiz gözlem olabilir. sonuçta nerede yaşadığını, sokakta kaç kişi gördüğünü, bunun saat kaçta gerçekleştiğini vs. bilmiyoruz. normalden çok daha tenha bir gün senin canın sıkkın olduğu, kalabalığın içinde kaldığın için rahatsız edici görünebilir. yahut 5 bin kişinin yaşadığı bir mahalledeki bir park veya kafede 20 kişi "fazla" gelebilir ama istatistiksel olarak dünyanın en normal olayıdır.

"kriz varsa her şey nasıl satılıyor" demek gibi olmuş bu değerlendirme biraz... 85 milyon insanın içinde 1-2 milyonunun lüks tüketim ürünlerine erişebiliyor olması o toplumda işlerin yolunda olduğunun göstergesi değil. şu veya bu semtte sokakta oynayan çocuklar, geç saatte dışarıda olan insanların olması da gece gezildiğinin göstergesi olamaz. kaldı ki bu durum tek başına hiçbir şeye işaret etmiyor bence, biz temelde barınma & güvenlik ihtiyacımız için korunaklı yapılara ihtiyaç duyarız. bu yönde endişemiz veya kapalı alanda bulunmak için spesifik sebebimiz yoksa "dışarıda" oluruz zaten bunda garip olan bir şey yok ki.

garip olan artık sokakta bulunmanın, gezip dolaşmanın hatta boş vakit değerlendirmenin bile "parasal" aktiviteye dönüştürülmüş ve bunun kanıksanmış olması dersen onu anlarım ama işte o noktada da çözüm önerisi bence yetersiz. kapitalizmin tekerine kahve içmeyerek çomak sokamayız. kişisel olarak güzel bir aksiyon olabilir ama toplumsal düzeyde uzun vadeli etkisi, mevcut sistemin işleyişine teması vs. olmaz yani.
+1
der meister
(26.11.25)
??????????

2000li yillarin baslarinda, cocukken eve 12de gelmem gerekiyordu. herkes de boyleydi ve akilli uslu cocuklar denilen gruptuk.

avrupa'da her yer 7de bombos ama 9da geri aciliyor her yer.


diger sorulara cevap vermeye tenezzul etmeyecegim. o kadar yazi arasinda degindiginiz tek mantikli sey var, o da ucretsiz vakit gecirilecek yer olmamasi.

eskiden meydanlarda banklar, parklar, cesmeler vs. vardi. akp doneminde hepsi temizlendi. para harcamadan oturulabilecek yer birakilmadi. son 3 4 senedir chpli belediyeler bu tarz alanlari hizli bir sekilde tekrar diriltiyor ama.
+2
aguen
(26.11.25)
dışarda sürekli bi yerlere giden insanların %80’i minimum harcamayla sadece dışarıda vakit geçiriyor. öyle çılgın bir harcama yok biçok insanda. nüfus kalabalık (istanbul) ve harcayan azınlık insanların gözüne görünüyor.

kahveye para veriyoruz çünkü birçok insanın başka hiçbir hobisi yok. 150 liraya kahve alıp 3-4 saat oturabiliyorsun, 150 liraya başka şekilde böyle zaman geçiremezsin.
+2
asap raki
(27.11.25)
bunlari balkonda beyaz atletinle sigara icerken karsindaki ogrenci cafesine bakarken yazmadin ins
0
ala09
(27.11.25)
Nufus farki da var, buyuk avrupa sehirlerinin cogu 2-3 milyon, en kalabalik olanlarin bile 2-2,5 kati insan var istanbul’da. Eskiden ozellikle geceleri trafiksiz olurdu, artik gece 1’de bile kopru trafigi oluyor mesela.
0
lallala
(27.11.25)
yahu bu konuda avrupa niye kistas olsun, ezik misiniz? avrupalilar oyle seviyormus, biz de boyle seviyormusuz.
0
ghilleinthemist
(27.11.25)
aklı selim birkaç cevabı ayrı tutarak söylüyorum. siz bu kafayla devam edin kazandığınız 3 kuruşla esnafı zengin ediyorsunuz. 18-35 yaş arası çoğu insanın ruh hali bozuk ve pek çoğu farkında bile değil
-3
🌸messina123
(27.11.25)
Benim gördüğüm bu 2000 ve sonrası doğan nesil dünya genelinde bile bize göre daha sosyal bir nesil ve son derece haklı sebeplere dayanarak da umutsuz bir nesil.
Genel olarak sürekli bir şeyler yapma ve bunu paylaşma takıntısı oluştu, eskiden cep telefonları internete bu derece bağlı değilken bizim kuşak da geceleri sabaha kadar evde bilgisayar başındaydı, şimdiki kuşak da aynısını telefonu alıp, dışarıda yapıyor.
Ha mekanlar dolu olayı bence de yanlış bir örnek evet avrupada belli bir saatten sonra sokaklar boş çünkü evet 4'den sonra işletmeler kapatıyor. Fakat genç nüfus az, şehirlerde bölge kavramı var, şehirler daha az nüfuslu, yatay yerleşimli. Akşam 8-9'dan sonra gayet de gençlere hizmet eden mekanlar doluyor
0
denizgonen
(27.11.25)
nüfusun %10-20 seviyesinde dışarı çıkması tüm mekanların dolup taşmasına sebep oluyor bunu gören insanlarda baksana herkes ne güzel yaşıyor herkeste para var diye imreniyor. yani ortalama 10milyon insan, dışarılarda geziyor sadece. diğerleri yine evlerinde dizilerdeki hayaller ile yaşıyor.

bizim gibi gelir adaletsizliği fazla olan ve fakir olan ülkelerde ev, araba gibi şeyler lüks sınıfına giriyor. bir kesimde bunlara hiç ulaşamayacağı için ve yüksek enflasyondan dolayı bir aldığını bir daha aynı fiyata almayacağı için son kuruşuna kadar harcıyor birde üstüne borçlanıyor.

avrupa da araba alıyorsun 300 euro taksitle. telefon alıyorsun 50 euro taksitle. ev alıyorsun 1500euro taksitle. çöpçüysen zaten 2000 euro maaş alıyorsun mühendissen 2500-3000 euro yani arada uçurumlarda yok. ve herkes böylece rahat şekilde yaşayabiliyor. bu sayade insanlar dışarıya da gerçek anlamda sosyalleşmek için çıkıyor. orda görünüp hava yada story atmak için değil.
+2
gercekdunya
(27.11.25)
Akşam eve 90 dakikada giden bir sürü insan yaşıyor istanbul'da.

Hadi spora falan gitmedin desen bile 7'de evde olmak imkansız. Bir çok kişi zaten akşam 19:00'da işten çıkıyor. eve varması zaten 20:00 - 20:30 gibi oluyor.

İstanbul malesef bu kalabalıgı kaldırmıyor. Anadolu şehirlerinde sizin dediginize örnekler görüyorum. Akşam 19:00 olmasa da 22:00 sonrası epey sakin oluyor kış aylarında.
+3
liberal
(27.11.25)
çünkü gürültü yapmaya aşık olmuş, yapmasa ölecek hastalığına kapılmış milyonlarla bir arada yaşıyoruz. çoğu parazit kümesi gibi yaşıyor. parası olup da bunları yapması dünyanın en doğal şeyi, yapılması gerekeni yapıyor denilen kesime özenen diğer kesim ve hatta bunlara da özenen başka kesimler de var. üç beş kuruş eline geçince gidip bir yerlerde bir şeyler içmese ölecek hastalığına yakalanmış gibiler adeta. şimdi şöyle diyecekler; bir şeyler içmesin de ölsün mü yaşamasın mı?

ayağını yorganına göre uzatmak denilen kavram çoktan unutulmuş. toplum yozlaşmış, sevgisiz. çok iyi arkadaş grubuymuş gibi kafelerde boy gösterip sarmaş dolaş olanlar bir gün bile bir evde, bir balkonda beraber bir şeyler hazırlayıp bir araya gelebilmiş insanlar değil.

herifin biri gece 03:00'te motoruna atlayıp mahalle arasında son ses gaza basıyor umurunda değil dünya, hasta mı var, çocuk mu uyuyor, çünkü ona ne? paşam sosyalleşiyor. ne yani parası var motoru var evde mi otursun? bunu bir de it sürüsü gibi yapanlar var. pazar sabahı inşaata başlayanlar, mahalle arasında düğün yapıp şikayet gelene kadar devam edenler, hatta polis gidince tekrar başlayanlar, inatla. bu tarz tipler evinde veya herhangi bir yerde duramazlar g.tlerinde kurt var bunların, dışarıda olmaları gerek.

iktidarın tasarruf edin deyip de itibardan asla tasarruf etmediği bir durumda millet de zaten iyice zıvanadan çıkar, imam cemaat ilişkisi hiç şaşmaz. bu durumda iş ailede bitiyor ama aile kavramının da artık eskisi gibi olmadığını düşünüyorum. belki de hiç yoktu, biz her aileyi kendi ailemiz gibi sanmışız. ölseler de mirasa konsak kafasında aile birliği mi olur. kendi kurdukları ailede de hiçbir halt olmayınca atıyor insanlar kendini dışarı. yanlış evlilikler, kavgalar gürültüler. evde olup yapamadığı kavgayı dışarıda yapıyor çoğu, genelin psikolojisi bozuk. yoksa bu kadar hır gür, kavga dövüş, öldürme yaralama haberi olmazdı. ülkede herhangi bir sistem olmayınca çok normal, adalet bitik, caydırıcı bir ceza sistemi yok, serbest piyasanın aşırı serbest mallarıyız hepimiz. bazılarımız çok gezen ayağa b.k bulaşır düsturunu şiar edinmişiz o kadar.
+3
Improbable
(27.11.25)
cocuklarin gece 12'lere kadar sokakta olmasi gayet dogru ve hakli bir serzenis. cocuk dedigin yasina göre 7 ile 10 arasi bir saatte yatakta olmali ama türkiye'de cocuk yetistirmek cogu zaman kendi hayatinda hicbir seyden feragat etmeden ve cocuk gelisimi hakkinda zerre bir sey bilmeden cocugu kendi boktan hayatina adapte etmeye calismak oldugu icin o saatte sokakta cocuk olmasina sasirilmamasi normal. insanlar cocugun önüne günde üc ögün yemek koyduklari icin büyük fedakarliklar yaptiklarini zannediyorlar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.25)
istanbul özelinde konuşacaksak ne kadar yakın yer olursa olsun işe gitmek için çok erken kalkıp gidiyorsun, günün ve mevsimin en güzel saatlerini/günlerini sevmediğin bir işte belki de sevmediğin kişilerle çalışarak geçiriyorsun, çalışma saatleri çok uzun, ekonomik özgürlüğün olmadığı veya çok kısıtlı olduğu bir ülkedeyiz ve doğal olarak ailenle birlikte yaşıyorsun, özgürlüğün sıfıra yakın. evde "rahatça kitabımı okuyayım, kahvemi içeyim, kafamı dinlendireyim" ortamı oluşmuyor. e benim bu kafayı nasıl dağıtmam lazım? kendimi nasıl deşarj edeceğim? kıytırık americano 150-180 tl olamaz ama ne yapayım? ya kendi başıma ya da arkadaşlarımla tabii ki o kıytırık kahveyi içeceğim. amaç kahve değil, zorunlu veya kaçınılmaz kısıtlamalardan azıcık da olsa sıyrılmak. bunun neresi yanlış?
+1
m e b
(27.11.25)
(11)

Yaşlılar nasıl ölüyorlar? Biz nasıl öleceğiz?

trablon
arkadaşlar soru basit ve net. yaşandıktan sonra nasıl ölüyoruz bu konuda detaylı bilgisi olan paylaşabilir mi?
arkadaşlar soru basit ve net. yaşandıktan sonra nasıl ölüyoruz bu konuda detaylı bilgisi olan paylaşabilir mi?
0
trablon
(24.11.25)
Annem alzheimerdan öldü, annemin anne ve babası ise kanserden öldü. Çektikleri acıları gördükten sonra kendim için ani ölüm istiyorum. Bir gün yatak ikinci gün toprak derler. En iyisi.
Soruyu tekrar okudum, yazdıklarım sorunuza tam cevap değil galiba. Ama benim çevremdeki yakından gözlemleyebildiğim yaşlı ölümleri bunlar.
0
gnosis
(24.11.25)
hücreler ve bileşenlerinin yenilenme ömrü var ve telemore shortening.

pmc.ncbi.nlm.nih.gov
www.meresearch.org.uk
en.wikipedia.org

sonrası organ yetmezliği, çoklu organ yetmezliği.

www.the-scientist.com
+2
gabe h coud
(24.11.25)
eğer hasta yatağındaysa bir sabah gözlerini boşluğa bakarken buluyorsunuz.

sesleniyorsun cevap vermiyor.

elini tutup öpüyorsun ama sonra düşüyor.

hemen soğumuyor. ağır ağır yavaşça.

hala saati işliyor kolunda...
+4
yurtsuz john
(24.11.25)
anneannem 88 yaşındayken yaşlılığa bağlı organ yetmezliğinden öldü. son 4-5 ayına kadar çok iyiydi. her işini kendi görürdü. birden bire gelişti.
babaannem de ben bildim bileli tansiyon hastasıydı. anjiyo yapılırken işlem esnasında kalbi dayanmadı öldü. 80 var mıydı bilmiyorum yaşı ama 70lerinin 2. yarısıdır herhalde.
2 dedem de genç yaşlarda öldüler. ikisi de kalp.
babamın babası kalp krizi geçirdi ben 7 yaşındaydım.
annemin babasına kalp pili takmışlar ama bünyesi kabul etmemiş dayanamamış ölmüş. annem 12 yaşındayken.
0
matilda
(24.11.25)
kanser, kalp krizi(en yaygını), çoklu organ yetmezliği.

genelde bunlardan ölünür.
0
jelly bear
(24.11.25)
dostum nasıl kanserden çok acı çekecek öldüler? ağrı kesici fayda etmiyor muydu
-4
🌸trablon
(24.11.25)
bazı kansere ağrı kesici fayda etmez. babam su isteyerek öldü. boğulma riski olduğu için su içiremiyorduk. şükür "çabuk" kurtuldu, kanser olduğunu öğrenmemizden cenazesine 3 ay bile yoktu. normalde "allah ölümün de hayırlısını versin" lafına çok sinirlenirdim, ulan ölümün hayırlısı mı olur derdim ama babamı gördükten sonra bu fikrim değişti tabii. çocukken mesela yengemin annesi çok acı çekerek öldü, ben o zaman anlamıyordum pek, sadece "sinir bozucu" buluyordum. kadıncağıza hiçbir şey fayda etmiyordu, öldüğünde sevinmişlerdi.

kimisi bir anda küt diye, kimisi ihtiyarlığında hasta yatağında, kimisi de acı içinde ve bazen senelerce uğraşarak ölüyor. herhangi bir yaşlının da kendisinin de nasıl öleceğini bilemiyor insan.
+4
der meister
(24.11.25)
Doktor değilim ama anladığım kadarıyla ileri evrede ne yazık ki ağrı kontrolü kolay olmuyor. Özellikle ölmeden önce son bir aylık dönemleri çok kötüydü.
0
gnosis
(24.11.25)
genetik olarak baskılanmış hastalıklar ortaya çıkıyor, bünye bunları tolere edemiyor veya bir yere kadar ediyor. sonrasında süreç diğer organları da etkileyerek devam ediyor.
0
duyurukullanıcısı
(24.11.25)
Anne annem ben diyeyim 89, siz diyin 92 küsür yaşında, bir miktarda da çekerek öldü.
o yaşlarına kadar akli melekeleri ve fiziksel sağlığı yerindeydi; ancak ne zaman 90'a yaklaştı.
bizim ölümlere gelince... yemek yemeği sevdiğimden ve pekte sağlıklı beslenmediğimden bence kolestrol'den ya da kalpten giderim gibime geliyor.
ama tabii bilinmez. bugün ankara'da hava kapalı. bakarsın şimşeğin biri isabet eder ve "game over."
ha tabi gönül ister ki şöyle sağlıkla; elden ayaktan kesilmeden 350 yaşlarına kadar yaşayalım...
gerçi ileride hücreleri felan diri tutacak teknolojiler keşfederlerse bu gerçekleştirilebilir diye düşünüyorum; ancak biz göremeyiz.
0
pangea
(24.11.25)
Anneannemi ve annemi pankreas kanserinden, babamı akciğer kanserinden kaybettim. Ölüm döşeğindekiler (kanser hastaları) son birkaç ay çocukları ve yakınları için daha çok endişeleniyor. Son bir haftada, ölüm kapıyı çaldığında ise o kadar çok acı çekiyorlar ki-veya ölüm korkusu o kadar agir basiyor ki, sadece kendileri için endişelenmeye başlıyorlar. Ölüm doğal ve evet, belki ölüm sonrası acı tamamen bitiyor; hatta belki de huzura erdiğimiz sonsuz bir hayat başlıyor. Ama maalesef bazı durumlarda ölüm süreci çok zor bir süreç ve acısız veya ani ölüm bence büyük bir lütuf.

Kanser hastaları için ağrı kesiciler bir yere kadar fayda ediyor. Babam son 1-2 gününde hastanede morfin diye inliyordu. Acısı ne kadar büyükse…”
+1
trixi
(24.11.25)
(5)

Karadağ’ı işgal etsek

messina123
Max ne olur? https://x.com/haskologlu/status/1984288324027097459?s=46
Max ne olur?

x.com
-2
messina123
(31.10.25)
Karadağ çok dağlık, işgali zor. Osmanlı'nın yükselme ve duraklama döneminde Karadağ bizde görünüyor haritalarda ama onlara sorsan tam bir kontrol sağlayamamış Osmanlı aslında, onlar boyun eğmezmiş falan.

Malum artık işgal etme işleri 100 yıldır falan pek olmuyor. Olsa da uluslararası anlamda kabul görmüyor. II. Dünya Savaşı sonrası mı karar verildi tam bilmiyorum. Birkaç istisnası var tabii, İsrail bir örnek sayılır, detayları karışık tabii kime sorsan farklı şeyler söyler, bir de ABD demokrasi getiriyordu eskiden, onu bile bıraktılar, artık yerel taşeronlarla falan hallediyorlar işlerini, ya da şu anki gibi tehditle falan.

Soruya cevap vereyim, işgal etmeye gücümüz yeter ama direk tepemize binerler. Zaten her ülke kendi gücüyle var olsa Macaristan'a kadar kayda değer bir güç yok önümüzde, Yunanistan kağıt üstünde epey teçhizata sahip ama gene de bize karşı çok dayanamazlar.
+1
mbond
(31.10.25)
uzak. lojistik ciddi problem.

faydası yok. karadağ'ı niye işgal edesin? herhangi bir devletin/hükümetin üç beş tane vatandaşını umursadığını mı zannediyorsun? abd'nin öyle şov yapması filan da tamamen batı propagandası. hiçbir yerleşmiş güç/iktidar, şu ya da bu vatandaşı için uğraşmaz.
0
der meister
(01.11.25)
vize lazım, zor.
+5
duyurukullanıcısı
(01.11.25)
bağcılar karadağ'ı teke tekte yenebilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.11.25)
Zamanında Osmanlı fethedememiş. Aşiret liderlerini haraca bağlayabilmiş, onlar da sürekli isyan etmiş.

Şu anda nato üyesi oldu zaten işgal etsek ne olur etmesek ne olur
0
Hallegadola
(02.11.25)
(4)

Devlet dairesine (Ilce nufus mudurlugu) valizle girebilir miyim?

freedonia
Ucaktan iner inmez ilce nufus mudurlugune ugrayim diyorum, elimde kabin bagaji boyutunda valizim, sirtimda kabin olculerinde sirt cantam olacak. Sorun olur mu giriste vs.?
Ucaktan iner inmez ilce nufus mudurlugune ugrayim diyorum, elimde kabin bagaji boyutunda valizim, sirtimda kabin olculerinde sirt cantam olacak. Sorun olur mu giriste vs.?
0
freedonia
(31.10.25)
girersin
+3
jelly bear
(31.10.25)
Kallavi bir sırt çantasıyla (kamp çantası boyutunda, yarı dolu) girmiştim. Valize de bir şey deneceğini sanmıyorum
+1
yadigar
(01.11.25)
girersin abi, sorun olmaz. x-ray cihazı var zaten girişte, en fazla oraya koymanı rica ederler.
0
der meister
(01.11.25)
Sorun olmaz, girebilirsiniz. X-ray’den geçirirsin, çantanı da açtırabilirler o kadar.
İlçe nüfus müdürlüklerinde havaalanı güvenliği gibi bir prosedür yok, sadece girişte çantanı kontrol ederler.
0
dijitalritm
(01.11.25)
(11)

Tek başınıza hayatta kalmaya çalışmaktan yorulmadiniz mi?

sekizdokuzon
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?Teşekkürler.
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(31.10.25)
Bazen yoruluyorum, tükenmiş hissettiğim zamanlar çok oluyor ama çabuk toparlanıyorum.
Bir etkinlik, bir gece eğlencesi bile beni tekrar hayata döndürür, sıfırlanırım.
0
mutekebbir
(31.10.25)
Uğraştığımıza değse bari. Öylesine geldik sallanarak gidiyoruz işte
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
beslenmeye göre degisiyor,vucud zayıf düsünce ,zihinde zayifliyor.

ciger kavurma öneririm,
yada guzel kuyruk yaginda kavrulmus dana kavurma.
+1
designer
(31.10.25)
@mutekebbir : çooooooook eskiden ekşi sözlük'te zirveler vardı. suserler tematik toplantılar gerçekleştirir, tanışır, eğleşirdi. hatırlar mısınız o dönemleri?
0
co2s2
(31.10.25)
Çok yoruldum:(
0
Kahvedesu
(31.10.25)
Bazen ciddi anlamda yorulduğumu hissediyorum :) Kronik rahatsızlığım var o bi yandan, doktora yapıyorum o bi yandan, ev işleri birikiyor ve haftasonu kendime vakit ayırabilecek tek zaman dilimi bunlara ve alışverişe gidiyor. Çamaşır makinesi bodrum katında ve benim dairem çatı katında. Ona bile söylendiğim oluyor. Hatta kedimin püskürterek çişini yapıp doğru düzgün topak yapacak şekilde işememesi bile bazen fazla geliyor :D Ama 12 senedir yalnız yaşıyorum ve başka birinin varlığını hayatımda hissetmek bile boğuyor beni. Özgürlüğümü kısıtlıycakmış gibi geliyor. Kendi kendime yetebilmek çok güzel bir duygu diye yoruldum diye söylenmeye başladığım an çıkıyorum hemen o duygu durumundan :)
0
truf
(31.10.25)
kapitalist düzende kapitali olmadığı halde akıl sağlığını koruyabilen insan cindir. yalnız değilsin. çözümü söylerdim ama muhtemelen her hafta aynı şeyleri duymaktan sıkıldınız, o yüzden gerek yok.
0
der meister
(31.10.25)
Yorulmak bir seçenek değil ki, yoruldun ok sonra napıcan, salacak mısın?
Çaresizlik iyidir, insanı dinç tutar, yolda tutar, hedefte tutar.
Rahmetli boşuna dememiş: güç içinde.
+1
Bruce
(31.10.25)
Yalnızlık Allah’a mahsus. İnsanın gerçekten birine ihtiyacı var. Geçenlerde debe de bir entry vardı, insanın partnerinin olması hayat kalitesini ciddi manada arttırdığını anlatıyordu.
0
substituent
(31.10.25)
Yorgunluktan ziyade tükenmişlik var. Gerçekten hiçbir şeyi istemediğim, özlemediğim, varlığa özenmediğim bir döneme girdim. Uyandığım her sabah kafamın içindeki duvara bir çentik daha çiziyorum. Ne istediğimden emin değilim, ne yediğimden.
Daha dün çok sevdiğim eski bir futbolcunun (Paul Scholes) özel durumlu oğlundan bir gün daha fazla yaşamak için tek başına çaba sarf ettiğini dinledim. Ne hissettiğiyle ilgili derin bir empati kurabildim.

Özetle, çok zor.
G.
0
rakicandir
(01.11.25)
Ben seviyorum yasamayi. Ona istinaden basmaya devam.
0
baldur2
(01.11.25)
(17)

Mükemmel yumurta yemek için çaba harcıyor musunuz?

messina123
Süre tutmak gibi mesela. Yoksa allah ne verdiyse pişirip yiyor musunuz
Süre tutmak gibi mesela. Yoksa allah ne verdiyse pişirip yiyor musunuz
0
messina123
(31.10.25)
yani mükemmel yumurta yemek gibi bir idealim yok ama mesela haşlıyorsam sarısının çok katılaşmasını sevmiyorum o yüzden süre tutuyorum kaynadıktan sonra 3-4 dk. gibi.
+1
king lizard
(31.10.25)
Ben hafif sulu kayısı kıvamı sevdiğim için tutuyordum ise yariyordu. Su kaynadıktan sonra 180 saniye tutuyordum. Fakat sayı 200 e çıktı. Sonra da 200 üstüne. Bı yerde hata yapmaya başladim galiba artık zor tutturuyorum ama yine de hep bu şekilde deniyorum.
0
egerbiryolcu
(31.10.25)
çaba mı alışkanlık mı bilmiyorum ama haftaiçi işe geç kalmamak için yumurtamı haşlarım. sürem ve ısı derecem hep aynıdır (gazlı ocakta) ve hep kayısı olarak yerim.

hafta sonları da en az 1 kere menemen yaparım ve beyazı ile sarısını ayırır en son sarılarını atarım ki daha sulu kıvamda olsun.
0
elektr10
(31.10.25)
@egerbiryolcu yumurtalar büyümeye başladı.
+2
king lizard
(31.10.25)
Evet zamanlayıcı tutarım. Kaynamaya başladıktan hemen sonra 2 dakika 15 saniye zamanlayıcı başlar. İstediğim kıvamda kayisi yumurtayı yerim. Marketten yumurta almam.
0
ırene adler
(31.10.25)
kısık ateşte ilk kaynama anından itibaren altı dakika kaynatirim. yoksa cıvık oluyor, iğrenç.
+1
tabudeviren
(31.10.25)
allah ne verdiyse diye yumurta haşlandığını da ilk defa duydum. Sahanda Karışık yumurtanın pişme derecesi biraz tabii hissiyat da yumurta haşlamak süreli.

Mikemmel kayısı tarifi, yumurtayı fokur fokur kaynayan suya atıyoruz 7-8 dk, süre bitiminde ya önceden hazırladığınız soğuk(buzlu) suyun içine yada benim gibi direkt musluğun altında soğuk suya maruz bırakıp daha fazla pişmesini önlüyoruz. Kesin çözüm.
0
wallcan
(31.10.25)
Adet hakine getirdiğim birkaç şey var. Yumurtaları yıkayıp peçeteyle kurutuyorum. Haşlama suyuna soğuktan tuz ekliyorum. Renk değiştiren yumurta zamanlayıcım var. Onu da her seferinde yumurtalarla beraber kaynatıyorum. Üzmüyor beni.

Kayısı kıvam severim ve tuttururum. Azıcık daha pişmiş, azıcık daha rafadan olursa kafaya takmam.
0
yadigar
(31.10.25)
bir yumurta ne kadar mükemmel olabilir ki? hani birkaç malzemeden oluşan yemekten bahsetsek anlarım da yumurta yani bu, suda belli bir süre kaynat, ye gitsin.

sarısı fazla pişmiş ya da neredeyse hiç pişmemiş olanları değil de kayısı gibi sarı olunca güzel ama bunun için de taktik, süre, saniye tutacaksak işimiz yaş valla :)
0
m e b
(31.10.25)
haşlamak için belli bir kural gerekiyor, "koyayım suya pişsin, olmuştur ya şimdi çıkarayım" ile olmuyor. ya yumurta çatlar, ya içi çiğ kalır.

ocağın şiddeti ve yumurtanın türüne göre de değişiyor bu, illa saniyesine kadar süre tutmak ya da termometre ile su sıcaklığını ölçmek gerekmiyor ama bir dikkat etmek lazım yine de.
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
rafadan yemeği çok severim. kaydatıktan sonra 100 saniye sayar alırım. bazen unutuyorum bu sefer de kayısı olma riskinden ötürü (hiç sevmem) lop olana kadar kaynatıyorum yaklaşık 4 dakika o da.
0
neira
(31.10.25)
Haşlama için kısık ateşte kaynadıktan sonra 3-4 dakika.

Kavurması ise kesinlikle köydeki gezen veya koşan tavuk yumurtasından olmalı .
0
diyecevaplandı
(31.10.25)
Çocuğum için pişirdiğim için evet sevdiği gibi olması için çabalıyorum
0
basond
(31.10.25)
Evet basinda bekliorm kaynadiktan sonra 2 dk kayisi gibi organik yumurtacidan aliorm h sonu 1 yumurta keyfim var bi tane
0
eja
(31.10.25)
Yumurta pişirici kullanıyorum, hep aynı ayarda pişiriyor. Bu tarz bir takıntınız varsa öneririm.
0
akhenaten
(31.10.25)
ben haşlanmış yumurtayı uzun süre tutmayı seviyorum akmasın dökülmesin löp löp yiyeyim diye. o yüzden hiç ayar tutturma kaygım olmadı, garanti olsun diye 10-11 dakika tuttuğum bile olur. farklı yemek istesem muhtemelen zaten beceremezdim, onunla uğraşamam.
0
der meister
(31.10.25)
Çaba gerekmiyor çünkü her şey gözümün önünde oluyor. Hep sahanda yaparım. Öğrencilik zamanımda rafadan yaparken saat tutardım ama.
0
mikro patlama
(31.10.25)
(6)

aktif kac kisi

kiyiya vuran dildolar
hohoho. yillar sonra geri dondum. naber? duyuruyu su an aktif kullanan bi 63 kisi var midir? anlatalim
hohoho. yillar sonra geri dondum. naber? duyuruyu su an aktif kullanan bi 63 kisi var midir? anlatalim
0
kiyiya vuran dildolar
(26.10.25)
Ben de yıllar sonra bir şey sormak için geri geldim. Moderasyon ne sorsan siliyor ya da uçuruyor diye kullanmayı bırakmıştım. Umarım bir şeyler düzelmiştir. Hayırlısı:)
+1
suicides underground
(26.10.25)
ben varım. bir süre gerçekten çekilmez bir yere dönüşmüştü açıkçası ama compu güzel ayar çekti. varlık amacı safi millete rahatsızlık vermek olan birkaç aptal troll göz önünde olmayınca zaten sorun yok. eskisi kadar büyük ve aktif bir camia değil açıkçası ama olsun hojdur.
+2
der meister
(26.10.25)
ben bir kaç aydır uzaktım. ondan önceleri haftada 1-2 de olsa girip ne var ne yok bakıyordum ama gerçekten çekilmez bir haldeydi.
son günlerde yeni sürümdü, mallara eklemeydi, temaydı gibi yeni şeyler gelince buraya da bir kan-can geldi. bi ben mi öyle düşünüyorum bilmem de, sorulan sorularda ve cevaplarda da olumlu bir değişim var. soru ya da cevapların kalitesiyle değil, atmosferiyle ilgili söylüyorum bunu - toksik değil artık.

silinenlerle birlikte 4bin yanıt, bin de duyurum varmış benim.
10 cevap, 15 de duyuru silmiş moderasyon 2012'den beri.
bir kaç duyumun haksız yere silindiğini düşünüyorum ama izahı yapılmıştı. ben bu amaçla sormadıysam da; korsan içerik, kumar ve uyuşturucu kapsamında değerlendirilebilecek şeylerdi bunlar. google ads gibi reklam servislerine açık olması bazen onların kurallarını kullanmak gerektirebiliyor demişlerdi.
onun dışında, teşekkür ve polemik oluşturan cevapların silinmesini de anlıyorum.
kendi adıma zaman zaman "neden böyle oldu ya, alla alla. silinecek bir şey yoktu" gibi problemler yaşadığım olduysa da moderasyonda büyük bir adaletsizlik olduğunu söyleyemem.
+1
biseysorcaktim
(26.10.25)
@biseysorcaktim

"Google reklamları kullanıyoruz, onların kurallarına göre davranıyoruz." söylemi bu işin başlangıcıydı. Sonra bazı saçma moderasyon kararlarında da bu bahanenin arkasına sığınıldı. En büyük örneği de "teşekkür ederim" kuralıdır. Böyle bir cevabın hangi reklam verici şirketin kuralına aykırı olduğunu açıklayabilecek biri var mı? Yok.

İsim vermeyeceğim ama duyuruda biraz vakit geçiren herkes bu saçma kararların hangi moderatör tarafından verildiğini de bilir.

Kumar, alkol vs. gibi şeylerin silinmesiyle ilgili en ufak bir sorunum yok. Ama belli bir standart yoktu. "Tartışma başlatıcı içerik" diye istediğin her yere çekebileceğin bir kural var ve ilgili moderatör bu kuralı kafasına göre eğip büküp kullanıyordu.

Şöyle birkaç örneğim var; bir duyurunun başlığında SWIFT kısaltmasını büyük harflerle yazdığım için duyuruyu sildi (ya da başlığı değiştirdi tam hatırlamıyorum). Açıkladım, bu bir kısaltmadır, kısaltmalar Swift şeklinde yazılmaz, tümü büyük harflerle yazılır diye. Neymiş, kural varmış, büyük harflerle kelime yazamazmışım. Sonra bu kurala uymayan binlerce duyuru olduğunu fark edip onları ispiyonladım (çünkü çifte standarda tahammülüm yok). 5-6 taneden sonra mesaj geldi, ispiyonlamaya devam edersen uçururum diye tehdit etti :) Neden? Duyurunun fonksiyonunu kullanmak ne zamandan beri uçma sebebi oldu?

Biri soru sormuş "İstanbul'da metroya yakın ev önerir misiniz?" diye. "Hangi metroya?" diye konuyu netleştirmeye çalıştığım cevabım "Soruya cevap değil" gerekçesiyle silindi. Bu mu Google Adsense kuralı?

Neyse, artık o şekilde modere edilmediği için insan biraz daha az sinirleniyor burada.

Ben de bir süre girmemiştim 1-2 yıl kadar. Şimdi eskisi kadar olmasa da arada bakıyorum, soru cevaplıyorum. @der meister'in dediği gibi birkaç troll'ü görmezden gelirsen fena değil.
+3
himmet dayi
(27.10.25)
Valla ben de daha cok girmeye calisiyorum. Yeni özellikleri cok uzun zaman bekledik. Cok güzel olmus her sey.
0
c1b2k3
(27.10.25)
Himmet dayı çok güzel açıklamış. Duyuru çok daha popüler olacakken belki ekşi seviyesine çıkacakken böyle saçma standartlar ve moderasyon yüzünden güdük kaldı.
Ben de çoooook eski kullanıcılardanım. Defalarca yeni hesap aldık sildik filan.
0
yenibirgüzelnick
(27.10.25)
(4)

antidepresan bozulur mu?

der meister
dostlar iyi akşamlar,iki saat kadar önce zulamdaki selectra 100mg'den bir tane aldım. hapın tadı biraz değişik gibi geldi, normalde zaten tadı yoktur ama bilgisayar çantamın içinde karanfilin yanındaydı onun kokusu sinmiştir belki deyip üzerinde durmadım. aynı sebepten bozulabileceğini de hiç düşünm
dostlar iyi akşamlar,

iki saat kadar önce zulamdaki selectra 100mg'den bir tane aldım. hapın tadı biraz değişik gibi geldi, normalde zaten tadı yoktur ama bilgisayar çantamın içinde karanfilin yanındaydı onun kokusu sinmiştir belki deyip üzerinde durmadım. aynı sebepten bozulabileceğini de hiç düşünmedim güneşsiz, kokusuz, kurusuz ortamdaydı uzun süredir. çanta evde yatıyor.

yalnız son yarım saattir böyle bi ürperti, kamyon çarpmış gibi yorgunluk, deride yanma hissi hasıl oldu... bu sonuncusuna aslında yabancı değilim, kan testinde "sınır" demişti doktor ama sanırım şekerim çıkıyor.

bozuk ilaç en fazla göstermesi gereken etkiyi göstermez diye biliyorum ben. başından benzer durum geçen oldu mu, durduk yere antidepresan şehidi olmayak? bu zaten uzun salınımlı değil mi, kullanmaya başlayınca normalde etki göstermesi 1-2 hafta sürüyordu? uzak kalınca vücut komutları mı unuttu, serotonin kapılarını açmak yerine başka reaksiyonlar mı göstermeye başladı acep?

***

bu arada ben ilacı devam etmem gerekirken terapistime danışmadan mal gibi kendi kendime bırakmıştım, onu ekleyeyim. kullandığım süreçte çok memnundum, gece tuvalete çıkma dışında bir rahatsızlığım yoktu. baktım dayanamıyorum elimde kalanları tekrar kullanmaya başladım, ay başında da online yapıyorsa eğer terapistimle yoksa eğer yaşadığım yerde başka biriyle görüşeceğim. yani normal şartlarda kullandığım, bu tarz tuhaf bir yan etkisini hiç görmediğim bir ilaç. saygılarımla arz ederim.
+1
der meister
(26.10.25)
uzun salınımlı demek bir iki hafta sonra etkisini gösterecek demek değil öncelikle. evet ilaç etkisini 2 haftada gösterir bu doğru ama uzun salınım bu demek değil istiyorum aman neyse.

ilaca ara vermiştin ve tekrar mı almaya başladın. böyleyse dediğin şeyler olabilir.

sktsi geçmediyse, blister üst folyosu yırtılıp nem almadıysa, aşırı sıcakta aylarca kalmadı ise bozulmamıştır. yani yaşadıklarının ilacın bozuk olması ile bağlantısı yoktur. geçmiş olsun.
0
a perfect lie
(26.10.25)
Anti-depresanlarda toksisite hiç duymadım, genelde kan sulandırıcılar, tiroid ilaçları insülin vb ilaçlar buna sebep oluyor.

Benzer etkiyi ben de hissediyordum bi süre ara verip tekrar başladığımda. Alman gereken dozajda aldıysan ara verdiğin içindir diye düşünüyorum ben.

Muhtemelen anksiyeten tetiklendi, ya bozulduysa ve zarar verirse düşüncesinin etkisidir gibi :)
0
truf
(26.10.25)
evet maalesef. zart diye kestim, aylarca kullanmadım. kullanmadığım süreçte fiziksel bir problem yaşamadım ama amiyane tabirle kafam bozuldu. genel olarak kötü bir dönemden geçiyorum, ondandır dedim. çok içiyordum, alkolü bırakayım dedim. üç aydan fazla zaman geçti. yok. kafada yaprak kımıldamıyor resmen. müthiş huzursuz, keyifsiz, mutsuzum. beyin kimyamın felç geçirdiğini hissediyorum adeta. o yüzden "böyle gitmez" deyip geri döndüm, daha önce kullanıp çok verim almış olmama da güvenerek...

tabii ki ilk fırsatta terapiste gideceğim onu tekrar belirteyim kamu spotu olarak. kafanıza göre kullanmayın derlerdi boşuna değilmiş, ben bu kadar yamultacağını düşünmezdim. aylar geçti yav beyin durumu hiç mi dikkate almaz, bu adam artık ilaç kullanmıyor ben ona göre hormon basayım demez... yok. iyi kötü 30 sene taşıdı beni, ilacı bırakınca "ilaç yoksa ben de yokum serotonini anan versin hadi yallah" dedi resmen.
0
🌸der meister
(26.10.25)
Prospektüste belirtilen saklama koşullarına uyduğunuz sürece bozulması için bir sebep yok.

Alkol kullanıp kullanmadığınızı tam anlamadım, ama kullanıyorsanız bu tip ilaçları alkolle kullanmamalısınız.

Tarif ettiğiniz his daha çok ilacın yan etkisine benziyor. Antidepresanlar yeni başlandığı dönemde sıklıkla halsizlik ve tarif ettiğiniz tarzda hislere sebep olabiliyor. Özellikle de ilaca ilk başladığınızda daha düşük dozdan başlayıp sonradan yükselttiyseniz ancak şimdi geri dönerken bu tarz bir aşamalı kullanım yapmadıysanız yan etkiler daha sert ortaya çıkmış olabilir. Ya da belki ilk kullandığınız dönemde direkt bu dozdan başlamışsınızdır ancak öncesinde farklı bir ilaçtan buna geçmişsinizdir vs.

Siz her türlü kendi kendinize ilaç kullanmayın. Zibilyon tane sebebi olabilir bir durumun.
0
akhenaten
(27.10.25)
(17)

Babanızın bir lafı var mı?

michael_knight
Babanızın, size söylediği, aklınızda kalan böyle slogan gibi ibret alınacak hikaye gibi bir lafı var mı?Baba veya anne olsanız sizin lafınız ne olurdu?
Babanızın, size söylediği, aklınızda kalan böyle slogan gibi ibret alınacak hikaye gibi bir lafı var mı?
Baba veya anne olsanız sizin lafınız ne olurdu?
0
michael_knight
(26.10.25)
“Gelir gelmez huzurumuzu kaçırdın” demişti bir kez.
0
mutekebbir
(26.10.25)
"Şimdi taksi tutalım, 250 milyon verelim." Acil veya maddi bir şey istediğinde verdiği sarkastik cevap.
"Dünya üzerinde benden daha çok kitap okuyan kimse yoktur. Dünya'da benden daha bilgili kimse yoktur. Her şeyin en iyisini ben bilirim." Herhangi bir tartışmada sığındığı laflar.
nursuz pç
0
gabe h coud
(26.10.25)
rahmetlinin ısrarla yanlış telaffuz ettiği kelimeler.
çok fazla vardı hepsini yazamam da "barbüke"nin yeri ayrıdır.
+3
late viper
(26.10.25)
Babam: Kırk kere ölç, bir kere biç.
Sırrınızı hanımınız dahil kimseye söylemeyin.
Bu da geçer, her şey geçiyor.
Parasızlığınızı kimseye belli etmeyin, millet durumunuzu hep iyi bilsin. Yoksa yardımcı olmazlar.

Babaannem: Elalemi eşek yapıp üstüne bineceğine it yapıp kendine saldırtıyorsun.

Annem: Evladım hiçbir arkadaşınla yarışma, güreşe tutuşma, gururunu kırma. Kaybeder, gurur yapar. Yüzüne güler, arkandan kin tutar, zarar verir.

Dedem: Kalın ki göresiniz...
Sizin aranıza düşeceğime moskofun (bazen 'urusun' ) eline esir düşeydim... (İstiklâl gazisiydi)

Halam: Her yanlış birer nakış. (Bir yanlış bir nakış)

Ben (Evlatlarıma): En çirkin hakikat en güzel yalandan iyidir.
Güveni hiçbir parayla elde edemezsiniz.
Yitireceğiniz en değerli varlığınız imanınız, gırtlağınıza kadar günaha batsanız bile rabbinizden yüz çevirmeyin.
Merak etmeyenden bir halt olmaz.
+3
yadigar
(26.10.25)
Ne guzel duyuru olmus. Bissuru var denk geldikce not aliyorum farkli olanlari xd

Ama en boyle yasam mottosu tarzinda ve benim yasamima da etkisi olan "kimseye gebe kalamam" sık duyulur ;)
0
abuzer
(26.10.25)
En aklımda kalanı küfürlü buraya yazamam
0
basond
(26.10.25)
En sevdiğim anneanne sözüm: her zaman en önde koşan atın peşinde olacaksın. Siyaset tartışması sırasında söylemişti anlarsınız kimi kastettiğini ahahahahha.


Avkurma bilmeyen köpek kurdu kapıya getirir.
Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur.
İmam osurursa cemaat sıçar.
Acıma acınacak hale düşersin.
Kimseye çok yüz verme.
Dayak bulunca kaç, yemek bulunca ye.
Babamın sözleri bunlar daha var da hatırlayamadım şimdi.

Babamdan Tavsiyeler de var,
Her zaman dönüş paranı ayır, geri kalanı harca.
Kakanı yaptıktan sonra bile kontrol et, evden çıkarken her şeyimi kontrol etmem gerektiği için söylenen bir söz.
Bir şeyi sakatlıktan kırdım mesela yanlışlıkla oldu bilerek yapmadım dedim, Bilerek yapmadım deme zaten hiçbir şey bilerek yapılmaz dikkatli ol.

Vs vs aklıma bunlar geldi şimdi

Benim sözlerimse şu:
Maç 90 dakika artı uzatmalar var daha hiçbir şey bitmedi.
Her zaman bir çıkış kapısı vardır. Onu bul.
Her şerde bir hayır vardır.
İnsan doğası kötüdür, herkes kişisel çıkarları peşindedir kimseye güvenme.
Ben iyi bir insan olduğumu söylemem ama kendine ben iyi bir insanım diyen herkesten iyiyimdir.
+1
Hallegadola
(26.10.25)
Babamın küfürü var. Ciğerini .... çocuğu.
Anamında her yerde reklamı var büyük oğlum bahisçi küçük oğlum pavyoncu diye.
Şu an babayım ama nasihat vericek insanın bir yeterliliği ve zorluğu aşması gerektiğini düşünüyorum. Bizim y kuşağı genelde zorlandığında ana baba yardım etti, apartman dairelerine doğduk. Analarımız babalarımız 0 dan geldi onlarınki nasihat bizimki boş laf olur. Şu an bir babayım çocuğuma nasihatım mutlu olacağı ve seveceği işi yapması.
+2
mikahakkinen
(26.10.25)
dedemden: "sıçan sidiğinin bile değirmene faydası vardır."
bizi ufak tefek işleri yapmaya motive ederken kullanırdı.
+2
hrskrs
(26.10.25)
“Kuzular koyunları emer”
Kendisine çocukları tarafından hediye alındığında ya da para maddi bir şey verilmek istendiğinde söyler. Biz vermeliyiz siz değil anlamında.

“Düven öküzünün ağzı bağlanmaz”
İş yaptırdığın insana karşı cimrilik yapma manasında.

Çok eli açık bir insandır kendisi de canım babam.
+1
yenibirgüzelnick
(26.10.25)
''Akıllı hesabını yapana kadar deli suyu geçer.''

Babaannemin lafıdır. Ne zaman tereddütte kalsam uygularım. Pişman etmedi.
+1
yurtsuz john
(26.10.25)
"Gün geçer kin geçer"

Çoğu yerde işime yarıyor.

Benim kendi lafım var, "temizlik olmadan temizlik olmaz" hani kirli malzemeyle kirli yer temizlenmez anlamında. Bunu hem somut hem soyut anlamlarda kullanırım. Ama anne değilim ve olmayacağım 🙂
+1
muhayyer divan
(26.10.25)
kışın araba dinlenmez.

arabadan gelen takır tukur seslerin sebebini düşünüp araştırırken böyle bir şey demişti ve mevzuyu kapatmıştım.
+1
eisberg
(26.10.25)
dik dur dik otur. zamanında dinlemedim şimdi acısını çekiyorum.
0
inheritance
(26.10.25)
hahaha şahane duyuru.

rahmetliyle aramız pek iyi değildi, öyle hayat dersi vermişliği yoktur en azından bilinçli olarak ama bir keresinde "lord musun pezevenk, sen ara" demişti asla unutmuyorum.

lisedeyim, yaz tatili. bilgisayar başında pinekliyordum. hiç huyu değildir ama yanıma gelip niye bilgisayarda oturduğumu, dışarı çıkmadığımı sormuştu. ben de sitem edip "bütün arkadaşlar yazlıkta baba ya, buralarda olan varsa da kimse arayıp gel bir şeyler yapalım demiyor ki" demiştim.

inisiyatif almaktan çekinen bir çocuktum, şimdi bile insanlara rahatsızlık vereceğimi düşünürüm ve kimseye yazıp çizmeyi sevmem ama babamın bu lafı çok hoşuma gitmişti. o yüzden artık bir şey istersem, birileriyle görüşmek istersem vs. karşıdan beklemeyip ben iletişim kurmaya çalışıyorum. olmazsa yine olmaz ama kendim çaba göstermiş oluyorum en azından.

babam bu lafı söyleyene kadar yaptığımda hiçbir yanlışlık görmemiştim bile. bir şeyler olacaksa ben otururken onun gelmesi, beni bulması lazımdı. tek cümleyle hayata bakış açımı değiştirmişti filozof.

bir de favori lafıdır sadece bana değil herkese "analitik düşünemiyosun" diye kızardı. analitik ne demek diye sorsan bilmez.
+1
der meister
(26.10.25)
göt öpmekle ağız kirlenmez :')
+1
since1907
(26.10.25)
$api kaynatsan olur mu seker
cinsine yandigim (sictigim) cinsine ceker
0
cooperr
(26.10.25)
(17)

Yabancı Arkadaşlar Hep Böyle mi?

the man with no name
Küçük bir yere taşındım. Burada Rus bir kızla taşındım. Uzun süre depresyondaymış ilişkileri sebebiyle, bu yüzden buraya gelmiş. Dört aydır bu ilçede ve çalışmıyor, az bir kira verdiği için kalmaya devam ediyor. Biz iki ay önce tanıştık. Benim ingilizcem çok iyi değil. Onunla da pratik etme şansım o
Küçük bir yere taşındım. Burada Rus bir kızla taşındım. Uzun süre depresyondaymış ilişkileri sebebiyle, bu yüzden buraya gelmiş. Dört aydır bu ilçede ve çalışmıyor, az bir kira verdiği için kalmaya devam ediyor. Biz iki ay önce tanıştık. Benim ingilizcem çok iyi değil. Onunla da pratik etme şansım oluyor. Başlangıçta isteğim daha duygusal bir ilişkiydi ama o kafaya yakın olmadığı ya da en azından benimle olmadığını hissettiğim için hiç o yönde yaklaşmadım. Sonra dışarıda görüşmeye hep devam ettik, birlikte çevreyi keşfettik. Dışarıda tüm masrafları ben karşıladım. Çünkü herhangi bir şekilde yönelmedi bile, çalışmadığına verdim. Dert etmedim gerçekten. Kendisine bir arkadaş olarak dahi oldukça ince davranıyorum, zaten karakterim de böyle. Örneğin bir arkadaşım gelmişti, üçümüz birlikte gezdik. Arkadaşımın arabası olduğu için onu da aldık, normalde gidemediğimiz yerlere götürdüm evde tıkılı kalıyor diye. Ama kendisinden bir arkadaş olarak hiç incelik almıyorum. Tamamen canı istediği gibi hareket ediyor. O öyle oldukça ben de öyle olmaya başladım. Çünkü birlikte olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyor bence. Bireyselliği ve canının istediği gibi davranması beni biraz sinirlendiriyor. Ama saygı duyuyorum kültür farkıdır diye.

Kendi ev sahibi ilçeye geldiği için dört gündür bende kalıyor. Ona kendi yatağımı verdim rahat etsin diye, ben koltukta yatıyorum. Sadece canı istediğinde oturup konuşuyor, psikolojiyle ilgilendiği için sürekli birilerini dinliyor telefondan. Ben ilk gün ona da kahvaltı hazırladım, ben onu öyle yemem, şimdi değil diye yemedi. Normaldir dedim. Sonra kendine hazırladı. İlk günden beri toksik ev arkadaşı gibi tavırları var. Ben kendi başıma ev almışım, ev kurmuşum. Evde sürekli bir yerleri eleştiriyor. Şunu neden böyle yapıyorsun, her gün çöp atılır mı, ayakkabıyı neden içeri alıyorsun? Herkes elektrikli şofbenle ısınıyor, neden gün ısı taktırdın falan gibi. Ama bunları kibirli bir tavırla soruyor. En ilginci de yemek pişirdiği tencereyi suya tutup tekrar kullanabileceğini söylemesi. Ben makineye atmayı tercih ediyorum, benim normalim bu dediğinde de kibirli bir tavır hissediyorum. Beni yetersiz gördüğünü hissettiriyor. Her şey ok ama odadan çıkmaması filan çok ilginç geliyor bana. Sonuçta burası bir hostel değil, ben de onun hosteldeki arkadaşı değilim. Biraz kuruldum ama bu kadar bireysel takılması normal mi? Örneğin ben bir şey göstermek istiyorum telefonda filan, şimdi değil diyor haha. Asla kendi ritminden taviz vermiyor.

Bilmiyorum, anlatmak istediğimi anlatabildim mi? Tüm yabancılar mı böyle, ilk kez yabancı biriyle arkadaşlığım oldu ve kültür şoku gibi bir şey yaşıyorum. Ya da ingilizcem süper olmadığı için ve burada kimseyi tanımadığı için sadece beni kullanıyor, bilemedim. Aslında burada çokça Rus da var ama onlarla asla iletişim kurmuyor.
0
the man with no name
(25.10.25)
Yabancı = Türk olmayan kastediyorsunuz sanırım. Niye milyar tane insan aynı olsun? Onlarca kültür var, kültürün içinden onlarca altkültür, normlar, toplumsal kurallar var. Birey düzeyinde binlerce farklılık var, kişilik özellikleri var, kişisel deneyimler var.

Sormak istediğiniz soru şu sanırım:

Bu kişinin bu davranışları geldiği kültürden mi kaynaklanıyor yoksa bu kişide mi bir tuhaflık var?

Anlattığınız şeyler bilinçi davranış seçimleri. Kadınların hesap ödememesi mesela Avrupa’da çok yaygın değil, Rusya’yı bilmiyorum. Ama anlattığınız çoğu şey kişiden kişiye değişebilecek örüntüler. Yani kısacası söyledikleriniz temelinde bence bu kişi biraz tuhaf.
+3
but that was just a dream
(25.10.25)
hem evet, hem hayır.

yabancılar çoğunlukla daha birey merkezli bir hayat yaşıyorlar. herkes kendini esas görüyor, kendine uymayan şeyle ilgilenmiyor. ama sizin arkadaştaki bir tık fazla sanki.
-1
co2s2
(25.10.25)
Sevişmediniz mi daha?
0
Cezcez
(25.10.25)
cezcez +1. sevişmiyorsan böylece win win durumu oluşmuyorsa def et gitsin. ne uğraşıyorsun. bunun yabancı yada türk olmakla alakası yok. karakteri bozuk karşıdakinin.
+1
gercekdunya
(25.10.25)
Hayır yabancılar hep böyle değil. Hiç bir şeyin hepsi öyle ya da böyle değildir zaten.

(bkz: The sexless innkeeper)
+2
anon1m
(25.10.25)
Neden sırf arkadaşlığı devam etmek adına her şeyi yapabilecek gibi davranıyorsun ki? Sana eziyet bu kadın resmen, okurken sinirlendim. Sevgililik ümidi, cinsel beklenti falan da yok.. ee neden arkadaşsın sen onunla? Zorunda mısın?
+1
antihero
(25.10.25)
Belki inanmayacaksınız ama onunla sevişmek istemiyorum. Sevişseydim de bu tavırlarının hissettirdikleri değişmeyecekti. Ben belki kültür farkıdır diye karakterine yormak istemedim ama anlaşılan kullanılıyorum anon1m’in işaret ettiği gibi. Ben sadece incelik görmemem normal mi diye sorgulamak istedim.

@antihero ben de yeni taşındım. Burada pek arkadaşım yok. Bazen oturup sohbet etmek güzel oluyor. Ama oturduğumda da bunları hissediyordum. Sanırım dediğin gibi mesafe koymalıyım artık.
-2
🌸the man with no name
(25.10.25)
kişinin yaşı kaç? evine geri döndükten sonra böyle böyle yapılırsa böyle böyle karşılık ver, şunu yap, şunu yapma diye nasihat vermeniz gerekebilir. insanlarla nasıl yaşanılacağını gerçekten bilmiyor olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.10.25)
tüm yabancılar böyle değil. çok aklı başında, duyarlı rus arkadaşlarım oldu. ruslar biraz odundur ve çıkarcıdır ama bu ne yabancılık ne de kültürle alakalı birşey.

tavsiyem etrafında tutma. ama mesafe koyduğunda da sana vicdan yaptırıp seni kötü hissettirecek oyunlara girecek. işte o aşamada duruşunu koruman lazım.

bu insan beni hak ediyor mu, ona harcadığım emeğin, ilginin karşılığını alıyor muyun ? cevabın hayır ise bir saniye bile durma.

şunu da düşün bu insanla vakit geçirdikçe kendi özdeğerini de kaybedeceksin ve bu bir sonraki ilişkine-iletişimine de yansıyacak. yani zehirli bir durum.
+1
orpheus
(25.10.25)
hocam sen kendi kendine modern köleye dönüşmüşsün. yakında bu arkadaş bu ev benim sen git dısarda kal der :)

kusura bakma da seninki sevgi veya iyilik değil. enayilik.
+4
koela
(25.10.25)
arkadaşlar tamam, daha vurmayın :) herkese teşekkür ederim yorumları için. sorulara yanıt vereyim.

burası çok küçük bir ilçe ve başka bir arkadaşım olmadığı için birlikte dışarıda epey vakit geçirdik. buradaki tek arkadaşımdı. kendisi 33 yaşında. ev sahibi olayını ben de sorguladım. ev sahibi evrak işleri için ilçeye geldi. ev sahibi de yabancı. ve bu kız da çok ucuza kaldığı için ev sahibine "bu ev benim" demek istememiş. aralarında resmi belge de yokmuş. zaten ülkesine dönmemek için zorluyor, çünkü çalışmak da istemiyor. ben hayır desem orada kalacaktı, ama evde fazla yatacak bir yer yok.

aslında ben işaretleri çoktan aldım, daha mesafeliydim. dışarıda görüşmek için hep o arıyordu genelde. ama böyle bir ricada bulununca da bir şans daha vermek istedim. evdeki tavrından sonra ve bunun kültür farkı olmadığından sizlerin sayesinde emin olduktan sonra zaten daha görüşmeyi düşünmüyorum.
-1
🌸the man with no name
(25.10.25)
Iki Rus arkadaşım var. Ikisi de kadın, 45-55 yaş aralığında. Ikisi de aşşşşırı cömert. Ikisi de benim bildiğim doğrucu ve bu konuda çok inatlar. Genç olan sürekli kız kardeşiyle, kuzeniyle saatlerce telefonda konuşur, daha bireysel takılır. Diğerini bir Türk ev hanımından ayıramazsın.

Bunun haricinde bana söylenen: erkek kazanır maaşını kadının eline sayar, kadın kraliçe arı gibi hem yönetici hem işçi. Çalışmıyorsa ev ve çocukların sorumluluğu tamamen kadının üzerinde. Benim gözlemlediğim: erkek şunu yapalım, bunu yiyelim der, kadın istemiyorum dediği zaman karar verilmiştir. Diretme, ikna çabası vs olmaz.
0
beetlejuice
(25.10.25)
Bir gün bile bekleme. Bu akşam yollarını ayır. Biraz burnunun sürtmesi ya da başkasına bulaşması gerekiyor.
0
gabe h coud
(25.10.25)
benim gördüğüm (uzun süre doğu blokuyla haşır neşir bir işte çalıştım)
benim neslim ve üstü Rus kadınlarda pek bir sorun yok, hatta baya baya benziyoruz (42 yaşındayım)

ama genç nesil ortalamada aşırı maddiyatçı derim ona şaşmadım hiç- ama yine de toplamda huyları ortalamya göre fazla kötü, evi beğenmemesi tencereyi yıkamaması ohoo yani size fazla kıl bir tip denk gelmiş bence.
yabancılar içinde de ben avrupadaki Çinli kızlar kadar benmerkezci, şımarık, aşırı toksik insan görmedim, Ruslar bu ortalamanın altında kalır normalde.
0
subcomponent
(26.10.25)
hayır bence çok tırt ve öküz birine denk gelmişsiniz. elbette bu bireysel bazda bile değişebilen bir şey, sonuçta her türk de aynı değil ama ruslar kültürel olarak bize aslında batı avrupalılardan filan çok daha yakındır. yani gelene bir şeyler ikram etme, samimi davranma vb. konularında daha iyi anlaşabileceğimiz insanlardır ki rus diyorsun mesela belki tatar asıllıdır, çeçen asıllıdır, orta asya taraflarındandır onlar daha bile yakın bize bu konularda.

kültürel farklılık muhakkak olabilir ama bu yaşadıklarınızın bence kültürle alakası yok, anlattıklarınızdan hareketle karşınızdakinin düşüncesiz ve görgüsüz bir insan olduğunu düşündüm. pek çok yabancı arkadaşım oldu. bir fransız arkadaşımla bir sene ev arkadaşlığı yaptım, hırvat sevgilimle altı ay beraber yaşadım. hiç bu tür şeyler görmedim hatta yabancı insanlarla muhatap oldukça ben daha ziyade "ulan birbirimize ne kadar benziyoz ha" diye düşünmeye başladım. misal fransızda yediğinden ikram etme ya da markete bakkala çıkarken "bi şey ister misin" diye sorma huyu yoktu. bana göre bu bir kültürel farktır ama zararı yok. nitekim adam bizimle birkaç ay geçirdikten sonra bunları da yapmaya başlamıştı. yapmasa yine yadırgamazdım ama benim gözümde kültürel fark dediğimiz şeyler bunlardır, bir nevi milletten beslenip üstüne onlara ders vermek kültürle ilgili bir şey değil düpedüz ayılık.
+1
der meister
(26.10.25)
yıllarca yurtdışında kaldım ve farklı memleketlerden dostlarım oldu, şu anda da türkiye'de couchsurfing üzerinden evimde düzenli olarak insan ağırlıyorum. anlattığın profil artık rus kadınlarını ağırlamama sebebim. her millette, her komünitede her tip insan vardır ve hiçbir insan grubu genellenemez, bunda hemfikiriz fakat bugüne kadar 11-12 rus kadın ağırladım (toplamda ağırladığım kadın-erkek insan sayısı 100'den fazla) ve bu 12 kişiden (biri kazak, sovyet zamanı doğmuş, kazakça bilmiyor, anadili rusça) 10 tanesi tam olarak anlattığın gibi davrandı. hiçbir bağımız olmamasına ve evimde konaklamasına rağmen sıfır minnet (lafta teşekkür, ilginin ve çıkarlarının devamı gelsin diye), onlar için yaptığım her şey bir zorunluluk, kendi yaptıkları her şey doğrusu ve benim yaptıklarım ”saçma” vs. vs.ydi. Ben aşırı ilgiye ve insan kullanmaya alıştıkları çıkarımını yapmış ve rus kadını ağırlamaktan vazgeçmiştim, hiçbir sıcaklık görmediğim için. Couchsurfing'de başka onlarca milletten çoook güzel iletişim kurduğum insanlar ağırladım, hala da dostluk ediyorum kendileriyle. Yani cevabım, yaşadığın durum yabancılarla ilgili değil ama böyle bir rus tipi var
+1
tejeve
(26.10.25)
(bkz: kiyakciligin sonu ayakciliktir)

atasozlerini cok seviyorum ya, herseyin cevabi var.
0
cooperr
(27.10.25)
(14)

duyuru neden bir anda coştu ?

WithWorth
10 yıldır tek satır iyileştirme olmazken sadece bir kaç hafta içinde yenilik üstüne yenilik, commit üstüne commit geliyor. bu çığı tetikleyen nedir ?
10 yıldır tek satır iyileştirme olmazken sadece bir kaç hafta içinde yenilik üstüne yenilik, commit üstüne commit geliyor. bu çığı tetikleyen nedir ?
+1
WithWorth
(24.10.25)
AI. Daha açayım: Ekşi Duyurunun orjinal kodu php'nin artık prehistorik olmuş bir versiyonu ile, açıkçası oldukça kötü bir şekilde yazılmış bir kod. (evet ben yazdım, bunu bugünkü bilgimle ve deneyimimle söylüyorum, o zamanlar derdim hızlı bir şekilde yeni bir sistemi öğrenmek ve bir siteyi oluşturmaktı. Plansız büyüyen herşeyde olan bu sorun bir noktada artık sitenin koduna bakmak istememe neden oldu).

Sitenin şu hali 5. versiyon, 10 yıldır 4. versiyonunu kullanıyordunuz. ben 5. versiyonunu aslında 8 sene önce yazmaya başlamıştım. Şu anda gördüğünüz arabirimin %80i az çok 7 sene önce bitmişti. Hatta uzun bir süre beta altında sitenin buna çok yakın hali çalıştı, ama eksiklikleri olduğu için orjinal siteyle değiştirilmedi.

Ağustos sonundan beri siteyi her açıdan yenilemeye karar verdim. sitenin arka fonunda çalışan herseyin ya daha iyi çalışan bir başka yazılımla değişti, ya da her ne kadar geriye yönelik uyumluluğu olmasa da o yazılımın en son versiyonuna yükselttim.

Ama diyordum ya kod artık bakabileceğim bir noktadan çıktı diye, işte tüm bunları olası kılan AI'ın artık bunları efektif olarak yapabilecek noktaya gelmiş olması. Muhtemelen toplasan 20-30 saat boyunca AI'ya şunu yap bunu yap diyip yaptığı değişiklileri elle düzenleyip hem uzun süre bakımını yapabileceğim hem de sorun çıkarmayan bir hale çevirdim. Bunu ben elle yapsaydım tek başıma muhtemelen aylar sürerdi ve ben bıkardım, gene yapmazdım. İnsan sıkılıyor bir noktadan sonra sistemlerin nasıl çalıştığını araştırıp en iyi nasıl entegre ederim diye düşünmekten.

Böyle olunca daha çok tasarım ve mimariye odaklanabildim. O yüzden kodla boğuşmaktansa yeni özelliği en efektif nasıl getiririmi düşünüyorum koda bakarken.

Yeni kod üretirken sitenin orası burası bozulabiliyor, muhtemelen bir noktada duracak bu yenilikler ve daha çok stabilite ve düzgün çalışmasına odaklanacağım.

O yüzden kısa cevap AI.
+22
compumaster
(24.10.25)
Ya compü emekli oldu ya da site cortlayınca el atmak zorunda kaldı, yapmışken tam yapayım dedi.
0
Bruce
(24.10.25)
Esas yapılması gereken yapılmıyor. Kullanıcı sayısı çok çok az. 10 yıl önce günde 4/5 sayfa dolardı. Yeni Kullanıcı çekmek lazım buraya. Ekşisözlük te organize olup ekşiduyuru başlığını gündeme taşımak mesela.
+1
luluki
(24.10.25)
evet kullanici cekilmesi gerektigine katiliyorum. onerilere acigim, ama oyle reklam vermek gibi bir butcesi yok bu sitenin elle tutulur bir gelir kaynagi olmadigi icin.
0
compumaster
(24.10.25)
@compu Sözlük kullanıcılarına özel “sadece duyuru kullanıcıları görsün” seçeneği gibi ekşi duyuru kullanıcıları için bir özellik yapılırsa isteyen dış ortama kapalı yazar ve daha çok kullanıcı mecbur çekilmiş olur bence. Soru gözükür ama içeriği tıklayınca “kullanıcı girişi yapınız” yazısı olabilir. Herkes merak edip daha çok kayıt çeker bence.
+1
titanic kemancısı
(24.10.25)
compu breaking bad'deki tortuga gibi "kaplumbağa yavaştır ama en sonunda her zaman o kazanır" dedi zaar. yıllar önce bi kere ben de isyan etmiştim. adam iplemeyeceği veya küfredeceği yerde çok samimi bir şekilde sitem etmişti "abi zamanında yaptık kullanıyonuz işte işim gücüm var orayla uğraşamıyorum" diye. vallahi utanmıştım. şahsen tanımam ama o zamandan beri çok severim compu'yu, nazarımda düzgün ve iyi kalpli bir adamdır. en azından bende bıraktığı izlenim o yöndeydi.

bir nevi villain arc sayılır yani adam senelerdir muhtemelen bir kere "compu sağol böyle bi platform kurmuşsun iyi olmuş" cümlesini duymadı, gelen zorbaladı giden zorbaladı, resmen adamı pişman etti. en sonunda o da (sanırım artan şikayetlerin ve en sonunda sitenin patlamasının etkisiyle) "alın ulan" deyip yaptı şovunu.

allah suriyya başşar şarkısında ben başşar kısmını compu olarak söylüyorum artık, tek fonksiyonu insanların canını sıkmak olan maymun troll'leri engelleme özelliği getirdi ya tek başına bu bile yeter.
+1
der meister
(24.10.25)
Kullanıcı sayısı artarken amca/teyze soruları ile cinsiyetçi soruları soran cahil tayfanın popülasyonunun artma riski de var :) Benim böyle iyi diyesim var ama.. :)
0
truf
(24.10.25)
moderasyon tarafını da geliştiriyorum. bir de eskisi gibi "kurallara uymuyor" diye önümüze gelen herşeyi uçurmamaya karar verdik.
+6
compumaster
(24.10.25)
Eyt compuya da yaradı
+1
sekizdokuzon
(24.10.25)
kullanıcı çekilmesi gerektiğini düşünenlere katılmıyor ve de şiddetle karşı çıkıyorum. nerede çokluk orada b...
0
nolmus yani
(25.10.25)
Yıllaaaar sonra "bir ek$i duyuru vardı" n'oldu acaba diye bakayım dedim. (bkz: anam coştu lan bunlar) olmuş :)
0
optimist vs pesimist
(25.10.25)
@compumaster. moderasyonla alakalı olumsuz yorumumu neden kaldırdın? moderasyon rezalet. kişisel saldırılara ve kişisl bilgilerin yayılmasına engel olmuyorlar. adaletsizce yorum silip kaldırıyorlar.
0
mikahakkinen
(25.10.25)
'moderasyon tarafını da geliştiriyorum. bir de eskisi gibi "kurallara uymuyor" diye önümüze gelen herşeyi uçurmamaya karar verdik. ' dedikten sonra mihakkienin yorumunu silmen hahah
0
Kahvedesu
(25.10.25)
@mikahakkinen

hangi konuda şikayetçi olduğunu ve hangi konuda adaletsizliğe uğradığını yazar mısın, açıklamak isterim. eğer açıklama istemeyip kendi doğru bildiğin yanlışlarını savunmaya devam edersen bunlar da silinir.

eğer ciddi ciddi adaletsizliğe uğradığın konuları paylaşır da cevap almak istersen ben buradayım. ister açıktan yaz, herkesin önünde açıklayayım, istersen özelden yaz özel olarak açıklayayım.

teklifim adaletsizliğe uğradığını düşünen herkese açık.

doğru iletişim her şeyi çözer.
0
kibritsuyu
(25.10.25)
(7)

500 bin konut projesi

messina123
İnanıyor musunuz?Ne tesadüf ki ilk teslim tarihi tam da seçim zamanıymış :D
İnanıyor musunuz?

Ne tesadüf ki ilk teslim tarihi tam da seçim zamanıymış :D
0
messina123
(24.10.25)
Seçim ne zamanmış?? Yine mi kaçırdım ya.

Ben çok yanlış buluyorum bu projeyi. Şimdiye kadarki yapılarda o kadar dandik işçilikler ve malzemeler kullanıldı ki bunlarda zerre iyi bir şey beklemediğim gibi büyük bir fiyasko olacağından şüphem de yok.
0
muhayyer divan
(24.10.25)
Seçim 2027 değil mi? İlk teslim mart 2027 diye gördüm
0
🌸messina123
(24.10.25)
%100 destekliyorum. umarım daha da fazlasını yapar.

ülkede imara açılmayan bir ton arsa var, umarım hepsi bedava gibi fiyatlara imara açılıp şu evsizlik krizi sona erer. şuan 4 milyon maliyetli bir dairenin maliyetinin %60-70'i arsa bedeli.

devlet elindeki tüm arsaları acilen ev üreitmi için kullanmalı. her yer bomboş duruyor.

yapabilirler mi yapamazlar mı bilmiyorum ama umarım yaparlar. umarım 500bin değil, 5 milyon konut yaparlar. bu ülkede arsanın para etmemesi gerekiyor en kısa zamanda.
-1
tchuck
(24.10.25)
hocam aslında bu yeni değil önce 100 bin konut,daha sonra 2022 de 250 bin konut projesi vardı ben kendim de 250 bin konutta hak sahibiyim evler 2026 da teslim olacak kısmetse. Genelde tarihler tutmuyor ama geç de olsa teslim ediliyor. Bence avantajlı bir kampanya kriterler tutuyorsa başvurun.
0
biravekahve
(24.10.25)
annecağızım çok heveslendi ama benim hiç umudum yok. türkiye'de (hatta dünya genelinde) sistem zengini daha da zenginleştirmek, fakiri oyalamak üzerine kurulu. haberlerde 500 bin konut dediler, 81 il dediler, 100 bin tanesi istanbul'daymış... lol. biz istanbul'da yaşamıyoruz ama büyük bir şehirdeyiz. 80 ile 400 bin konut demek bu. burada 2 milyondan fazla insan yaşıyoruz. kaç konut düşecek?

vatandaşı oyalamaktan, soytarılıktan başka bir şey değil. milyonlarca sefile karşı bir avuç zengin var. bunlar arada yemliyor, garibanların içinde yüzde 5-10'unun yüzü gülüyor belki, sonra aynı tas aynı hamam.

yapılan şeyin sadaka kültüründen farkı yok. sistem değişmediği sürece hiçbir şeyin düzeleceğine inanmıyorum. ev sahibi olabilmek devletin keyfine, kuraya, şansa bağlı bir şey olmamalı. sosyal devlet olmayacağım diyorsan insanlardan çok az vergi alıp kazandığını cebinde tutmasını sağlayacaksın. yok sosyal devlet olacağım diyorsan da vatandaşın temel ihtiyaçlarına çözüm üreteceksin.

kiraların 20-25 bin olduğu yerde ben bir ay çalışıp 20 bin lira kazanayım. sonra bin kişinin içinden iki tanesi ev sahibi olsun diye alkış tutalım. yok ya. hikaye abi. bir bok olmaz. türkiye'de sanki ev yok. zenginler hepsini topladı, sklerinin keyfine göre kira belirleyip vatandaşın kazandığının üstüne konuyorlar. millet kirada oturmaktan zaten kazandığı parayı eve filan da yatıramıyor.

ama halk da eşşoleşşek işte hala sendikayla uğraşıyorlar, akp-chp kavgası yapıyorlar, zenginleri savunuyorlar. bi b*k olmaz bu coğrafyadan. kendini kurtarabilene tebrik edip başarılar diliyorum şahsen, ben sadece etrafımdakiler travma yaşamasın perişan olmasın diye yaşıyorum. evi geçtim külüstür bi arabam olacağına dahi inanmıyorum. olursa onun da motorunu skeyim.
+1
der meister
(24.10.25)
Mesele inanıp inanmamak değil. 2002’den beri Türkiye genelinde 1.7M sosyal konut yapılmış. Bunun 300bini şubat depremi bölgelerinde ve son 2.5 yılda. Bu resmi bir veri. Hatta bizim akrabalardan da bu evlerden son dönemde yapılanlarında oturanlar var hem de azılı bir muhalif olmalarına rağmen. Başvurdular ve çıktı. Öngörülenden 6 ay gecikmeli şekilde yerleşebildiler. Evin kalitesinden gayet memnunlar.

Bu sosyal konut işlerinde aksama-gecikme olsa da nihayetinde anahtar teslim ediliyor. Eğer büyükşehir değilse bu aksama işlerinin olmama ihtimali daha yüksek.

Esasen ideolojik olarak tamamen liberteryen piyasacı ve anarko-kapitalist bir görüşe sahip olsam da bizdeki bu emlak balonu olduğu müddetçe devletin sosyal konut üretimini durmaksızın hatta arttırarak gerçekleştirmesi gerektiğine inanıyorum.
0
ezkaza
(24.10.25)
@ezkaza, abi iyi hoş da türkiye'de şu an ev sahipliği oranı nedir? kiralar ne durumdadır, maaşlar ne durumdadır? kaç insanın maaşının yüzde kaçı kiraya gidiyor? bunları da düşünmek lazım. liberteryen piyasa ve anarko-kapitalist görüş dediğin şey tam olarak buraya getirir işte mevzuyu. denetimsiz ortamda gücü eline alan virüs gibi yayılır ve söz sahibi olur. 2025 yılındayız. savaşta mıyız? çimento mu yok, demir mi yok, inşaat yapacak adam mı yok, arazi mi yok? hepsinden fazla fazla var. millet can çekişiyor. niye? şu anki piyasanın ben fazlasıyla liberteryen ve anarko-kapitalist olduğunu düşünüyorum açıkçası. sermaye sahibi şov yapıyor, emeğini satan köle gibi yaşıyor. böyle bir düzenin her şeyi kontrol eden bir kaymak tabaka oluşturması kaçınılmaz.

dediğim gibi ülkede 50 milyon fakir varsa bunların 500 bin tanesinin şans eseri ev sahibi olması genel tabloyu değiştirmiyor. ben böyle bir plan/proje yok demiyorum zaten. olur. geçmişte de oldu evet. ama yetersiz ve anlamsız. türkiye bugün her vatandaşına başını sokabileceği bir ev sağlayabilecek güçtedir ama siz de haklısınız tabii milletin yatından, katından, içeceği milyonluk şaraptan kısmak olmaz.
+2
der meister
(24.10.25)
(7)

okurken ders işlemeyen öğretmeniniz var mıydı

messina123
ben gayet iyi bir anadolu lisesinde eğitim gördüm. bizim zamanımızda bir ingilizce öğretmeni vardı. 1 dönem dersime girdi. koca dönem 1 dakika ders işlemedi. tahtaya a bile yazmadı. o zamanlar böyle yapması müthiş geliyordu. haftada 4 ders yatıştı sonuçta. kimseye şikayet falan etmedik haliyle. bu k
ben gayet iyi bir anadolu lisesinde eğitim gördüm. bizim zamanımızda bir ingilizce öğretmeni vardı. 1 dönem dersime girdi. koca dönem 1 dakika ders işlemedi. tahtaya a bile yazmadı. o zamanlar böyle yapması müthiş geliyordu. haftada 4 ders yatıştı sonuçta. kimseye şikayet falan etmedik haliyle. bu kişi hala öğretmen ve hala devletten maaş alıyor. aradan 12-13 sene geçti. muhtemelen hala aynıdır. sizin okullarınızda da böyle öğretmenleriniz var mıydı?
+2
messina123
(24.10.25)
Sınıf dandikse kendini yorduğuna değmez. Zaten koca sınıfla ders nasıl işlenir ki sene olmuş 2025!
Sınıf iyiyse fen lisesi ayarındaysa mis gibi ders yapılır.
Yani uğraştığına deymeli. Yeni neslin
Üniversite dahil eğitim talebi yok.
Çoğu öğretmen ders işliyomuş gibi yapıp çocuk oyalıyor.
-1
luluki
(24.10.25)
Ankara'da merkezi ve bilinen bir devlet lisesinde okudum. Ders yapılan saat sayısı sınırlıydı. Hocalar ya öğrenci kaosunu dizginlemeyi beceremiyor ya da uğraşmıyordu. Terör estiren ya da saygı duyulan bir kaç hoca dışında ders işlenmez yahut yapılana ders denmezdi.
Derste kafayı masaya koyup uyuyan başka bir gün ek ders ücreti hakkımızdır gibi bir rozet takan hoca bile gördü bu gözler.
+1
anon1m
(24.10.25)
Maalesef vardı rezalet
0
arbre
(24.10.25)
bizde ders işlemeyen yoktu hani okulun son günleri falan hariç ama ilgili dersin öğretmeni uzun zaman yoksa yerine derse giren hocalar ders yaptırmazdı. açın en son haftayı tekrar edin derlerdi veya gelir yoklama alır. ses çıkarmadan oturun derler giderlerdi.
0
Fodera
(24.10.25)
benim lisedeki edebiyat öğretmeni ders işlemezdi. girip boş boş oturup giderdi.

şimdi de çevremden duyuyorum. hiç ders işlemeyen öğretmenler var. proje okulu gibi okullarda idare çok izin vermez belki ama o da kişisine göre değişiyor. kimi insanlara dokunamıyor idare. en iyi okullarda yatan tipler var.

ama meslek liselerinde falan bazı öğretmenler resmen ense yapıyor. ay başı maaş cukka. bence çok büyük ahlaksızlık. o öğrencilerin eğitim hakkını elinden alıyorlar.
0
santimantal
(24.10.25)
öğretmenim. Merkezi yerlerde genelde emekliliğe yakın yaşlı öğretmenler oluyor. bunları çalıştırmak çok zor. genelde her şeyi salıyorlar bir şikayet, soruşturma olsa emekli olur geçerim diyorlar.

Bir de meslek liseleri gerçeği var buralarda sınıflar kalabalık ve öğrenciler isteksiz öğretmen ders anlatsa da dinleme çabasına giren yok bu da demotive edici olabilir.
0
biravekahve
(24.10.25)
almanca derslerimiz boş geçerdi çünkü o ders müdür yardımcımızındı. sadece sınavlara gelir, atıyorum geçer not 60 ise bize 70 puanlık cevapları kendisi verir, gerisini de bildiğimiz kadar bizim yazmamızı/sallamamızı isterdi :) sanırım sadece bir dönem almancamıza gerçekten bir almanca öğretmeni geldi, orada da bizim sınıf ayaklandı, kadına dünyayı dar etmiştik maalesef. rahata alıştıktan sonra kimse istememişti zaten taş çatlasa b1 seviyesine ulaşacak bir almanca için uğraşmayı. almanca derslerinde bahçeye çıkar dop oynardık.
0
der meister
(24.10.25)
(18)

Oylama sistemi geldikten sonra kendinize çeki düzen verdiniz mi?

sekizdokuzon
Ben verdim, eskisi kadar küfretmiyorum. Kişisel gelişimime büyük katkısı oldu.Siz bir hizaya geldiniz mi?Teşekkürler.
Ben verdim, eskisi kadar küfretmiyorum. Kişisel gelişimime büyük katkısı oldu.

Siz bir hizaya geldiniz mi?

Teşekkürler.
-13
sekizdokuzon
(12.10.25)
Gelmedik, hakedene yapıştırıyoruz.
+5
thesomberlain
(12.10.25)
Sebepsiz guldum yalniz bu soruya ve yorumuna, harika olmus o zaman. Benim icin pek bir sey degistigini soyleyemem ama
+2
bosver nicki
(12.10.25)
10 kişinin düzenli olarak kullandığı, bunlardan sekizinin birbirini bir kaşık suda boğma potansiyelinin olduğu bir sitede ne gereği vardı diye düşünmeden edemiyorum.
+3
auroraaurora
(12.10.25)
@aurora belki bir gun sadece 10 kisi takilmaz bu sitede diye geldi tum yenilikler.
+15
compumaster
(12.10.25)
İşte girişimcilik budur, arkandanım @compu. Bana yalaka diyecek olan olursa o kadar kisisel gelişmedim, kufrederim
0
🌸sekizdokuzon
(12.10.25)
@compu 500 yillik kullanici olarak, compu'nun artik boyle bir yaklasimi benimsemesi gercekten gozlerimi yasartiyor. Bence buranin da, eksi sozluk veya reddit olmasa dahi, ciddi bir potansiyeli vardi.

Konuyla alakasiz oldu, silinebilir ama yazayim istedim.
+3
bosver nicki
(12.10.25)
Biz de mallık düzeyindeki sadakatimizle sitenin gelişimine katkı sagladiysak mutlu olacağım
+4
🌸sekizdokuzon
(12.10.25)
Ben eskiden de düzgündüm, aynen devam.
+1
etna
(12.10.25)
Ağzı bozuk tipleri tiplefi uçurup adam akıllı kitleyi bırakırsanız, 10 kişi kalmaz sitede.
+1
Kahvedesu
(12.10.25)
Aynı şekilde yazmaya devam ediyorum. Yalniz ben mesaj atma butonunu bulamadım hâlâ. Mesela bir duyuruya cevap yazana mesaj atmak istersek nasil atıyoruz? Ben eski usul mesajlara gidip kişinin nickini yazıyorum.
0
Amaranta ursula
(12.10.25)
Soru sormasını, yazı yazmasını bilmeyen embesillire ceza verilmeyip kinaye, ironi, taşlama yapan cevaplara ceza (silme, eksileme vb) olduğu sürece, kendimize bakmadan karşımızdakine bam bam bam. Allah ne verdiyse.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.10.25)
en ufak değişim olmadı, bildiğim gibi devam.
0
tabudeviren
(12.10.25)
@amaranta:
ibb.co
0
compumaster
(12.10.25)
Compu sırf sana yazmak için giriş yaptım :)

“Belki bir gün 10 kişi takılmaz diye yenilik yaptık” demişsin. Zamanında angelusu şutlasaydın bu zamanlara gelmezdik. sana mail bile attım angelus haklı dedin :)

Eminim birçok kişi de yazmıştır.

Soruya cevap olarak aurora +1 diyorum.
+3
Rondak
(12.10.25)
yoo beni de hiç sevmeyenler var biliyorum ama ben özellikle, bilerek, inadına vs. gıcık olmak veya olay çıkarmak için uğraşmadım hiçbir zaman zaten. yazdığımı beğenmeyen olursa ya da "ulan yine mi bu oç1!!" deyip hususi beni görünce eksiyi basarsa bassın sorun değil. insan şuncacık platformda bile olsa artı görmek, hürmet görmek, sevmek ve sevilmek, çiçek neyin koklamak ister tabii ama o kadar da mühim bir konu değil bunu yapsınlar diye kendimizi bozacak değiliz. yaptığımız şey zaten en fazla ayrıl coco demek, spor önermek diğer türlü yapsak artılayacaklar mı? artıladılar diyelim, bize ne faydası var ki?

ha ucunda gerçekten bi şey olsa kendimi bozarım yanlış anlamayın ama yok yani şimdi şunu eksi yağmuruna tutsanız ne, artı verseniz ne?
+1
der meister
(12.10.25)
sifir etki, devamke.
0
cooperr
(12.10.25)
evet retrospektif olarak bakinca angelustun yaptigi tum hareketler eksi duyuru kurallarina uyuyordu, ama uyuyor olmasina ragmen o kadar agresif bir sekilde moderasyon yapmamaliydi, veya biz ona izin vermemeliydik.

Eksi Duyuru'ya belli bir donemde 2-3 yil belki 10 kere login olmusumdur, sitede ne olup bittigini takip edememistim. simdiki moderasyon gercekten silinmesi gereken seyler disinda pek bir sey yapmamalilar. bunu konusuyoruz aramizda zaten.
+4
compumaster
(12.10.25)
@compu, ben angelus yüzünden bıraktım burayı. Aktif hesabımı salak bi sebeple banladı, ki benim o hesapla bu sitede güvenlik açıklarını falan bulup seninle konuşup çözmüşlüğüm bile vardı. Sözlük yerine burada takılıyordum daha çok, binlerce mesajım vardı.

Bu yedek hesabımla hiç kullanmıyorum, bununla sıfırdan başlamayı da düşünmüyorum artık. Angelus siteyi yok etti resmen.
+3
editoryal
(13.10.25)
(15)

Kombiyi açtınız mı

condom kurşunu
Biraz erken oldu sanki ama biz açtık :/
Biraz erken oldu sanki ama biz açtık :/
0
condom kurşunu
(11.10.25)
Evde hayır ama şirkette açıldı. Klima da kışa geçti.
0
arbre
(11.10.25)
daha en az 1 ayı var, çok erken
0
my fault
(11.10.25)
Yeni evim yerden ısıtma, çözemedim gitti sistemi. Hangi boru hangi odayı ısıtıyor vs. Ben de pes ettim.
0
gobekliraki
(11.10.25)
Bugün merkezi ısıtmayı çalıştırdılar biraz.

Aşağıdan har har ses geliyor, kendimi güvende ve iyi hissettim.
+1
sekizdokuzon
(11.10.25)
yokluk görmüş bazı yaşlılarda her şeyi "lazım olur" diye saklama huyu var ya bende de bu kombi konusunda var. öleceğimi bilsem açmıyom. ankara'da dışarısı -5'ken, kar yağarken soğuktan uyandığımı ama yine de yakmadığımı bilirim. üşüyor muyum? evet. şu an kombi açılır mı? evet. açtım mı? hayır. TOPUNAN TANKINAN GELİN AÇTIRAMAZSINIZ. aralık'tan önce açmam. muhtemelen o zaman bile açmam.
0
der meister
(11.10.25)
29 ekime kadar direnmeyi planlıyorum. Konum: İstanbul
0
hakmut
(11.10.25)
Konum İstanbul Kartal
Açtım. Açmasam uyurum. Uyursam ölürüm.
+1
tabudeviren
(11.10.25)
Merkezi ısıtma 3-5 gündür yanıyor.
0
inheritance
(11.10.25)
istanbul. açalı 1-2 hafta oluyor.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.10.25)
Bugün. İstanbul.
0
dilemma of subscribtionability
(11.10.25)
İzmir'den bildiriyorum, açık balkon kapısının yanında oturuyorum şu an. Kombi açmayı düşünmeye bile başlamadık.
0
kobuzchu kiz
(11.10.25)
Acmamistim ama simdi acmaya karar verdim. Kat kat giyindigim halde usudum, konum ist.
0
sey mi dostum
(11.10.25)
Akşamlaeı açık
0
basond
(12.10.25)
Eskişehir'de merkezi ısıtmalı apartmanda yaşıyorum. Cuma yaktılar. Evde tişörtle takılmaya devam ediyordum, bi tık daha üşürsem kalın kıyafete geçerim derken kombiyi yaktıkları için yine şort tişört devam evde
0
nundu
(12.10.25)
Çocuk banyodan titreyerek çıktığı için eşim bir kaç gündür açıyor. Normalde evde tişörtle rahat gezemediğim ana kadar direniyordum.
0
kimlanbu
(12.10.25)
(12)

Toplumdaki en low karakterlere nerelerde rastlıyorsunuz?

sekizdokuzon
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?Teşekkürler.
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?

Teşekkürler.
-6
sekizdokuzon
(11.10.25)
küçük bir ipucu vereyim: türkiye'nin mevcut halinden şikayetçiysen siyasetçilere ve sanayicilere bakman gerekiyor. gecekonduda doğmuş, mahallesinden çıkmamış insanlar değil ülkenin bugünkü halinin sorumlusu. koca ülkeyi karanlığa, cahilliğe, ucuz iş gücüne indirgeyen şerefsizlere bakarsan daha sağlıklı olabilir.
-1
der meister
(11.10.25)
@der meister: ben de bahsettigin kitle içindeyim. Benim kafam niye çalışıyor, ben neden faşist değilim?
-6
🌸sekizdokuzon
(11.10.25)
Date başarısız geçmiş.
+8
duptıs
(11.10.25)
sözüm meclisten dışarı ama herkes bir başkasına göre low değil mi?

çok çok abartılacak bir durum yoksa bence devamke...

soruya cevap kahvehanede olurdu sanırım..
+3
Rondak
(11.10.25)
dermeister+1 halkin cok oldugu yerde. hastane, okul, sosyal medya
+1
ala09
(11.10.25)
diploma insanin cehaletini alsada,
hamurunda varsa eşeklik,
baki kaliyor elbet,

katagorilere ayirmamali tabi..
0
designer
(11.10.25)
İnsanlarla iletişime geçtiğin heryerde örnek verilmiş yukarıda toplu ulaşım hastane vs gibi

herkes kendini aydın zannediyor ama maalesef mallık içinde yüzüyoruz
+1
basond
(11.10.25)
köylü low degildir. varos lowdur. varosun lowlugu egitimsizliktendir. plazalardaki, o cok sisim sisim gezdikleri caddelerdeki, hatta yeri gelip akademideki lowluga yegdir varosun lowlugu benim icin.
en azindan dersin ki, bu adamin bir bahanesi var böyle olmak icin. anasi evde üc posta dayak yedigi icin 14'ünde kocaya kacmistir, babasi alkoliktir, üc gün ac bir gün tok yasiyorlardir, abisini kahvede bicaklamislardir, diger abisi tefecilere düsmüstür, belediye gecekondusunu yikmistir... akademi ya da plaza lowlugunun böyle bahanesi de yok. sebepleri fesatlik, acgözlülük ve hirstir.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.10.25)
askerde karşılaştım. askerden sonra asla insanların eşit olmadığını, olamayacağını hatta bazı kişilerin insan olarak bile tanımlanmaması gerektiğini anladım. eğer bugün maymun türlerine insan demiyorsak, onlara insan hakları vermiyorsak askerde karşılaştığım bazı tiplere de asla denmemeli. inanılmazdılar. (bana bir rahatsızlık vermediler. sadece gözlem olarak; bizle aynı canlı değidli onlar. onu biliyorum)
+4
tchuck
(11.10.25)
Hastanelerde. Doktorun kapısında sırasının gelmesini beklerken son ses tiktok izleyen teyzeler ve amcalar, diğer yanda yine son ses maç özeti izleyen genç erkekler, kemoterapi gören annesi ile tiktok çeken genç kızlar, yüksek sesle telefonda konuşanlar, muayene sırasında sizle odaya girip oturmaya kalkanlar, bu belediyelerin hepsini kayyıma verecen muhabbetleri, Allah x'den razı olsuncular, özel hayatın içinden geçen sorular soranlar, ayakkabılarını çıkarıp koltuklara koyanlar...
+1
gnosis
(11.10.25)
@tchuck merak ettim.

çok korunaklı bi hayat yaşıyorum galiba.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Ben de askerlik demeye gelmiştim ama zaten söylenmiş. Turkiye ortalamasinin gercek durumuyla yüzleşmek ilginc olmustu ki zaten gayet de ‘low’ ortamlarda olduğum halde.
+2
mbond
(11.10.25)
(32)

Kaç kişi tarafından engellenmişsiniz?

sekizdokuzon
Beni sekiz kişi engellemiş. Daha fazlasını bekliyordum. Sizi kaç kişi engellemiş?Teşekkürler.
Beni sekiz kişi engellemiş. Daha fazlasını bekliyordum.

Sizi kaç kişi engellemiş?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(10.10.25)
Sıfır

Edit: dokuzmuş:)))
+1
Kahvedesu
(10.10.25)
1 kişi engellemiş onu fark ediyorum ama sadece 1 mi daha mı fazla bilmiyorum. Nasıl bakılıyor onu da bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(10.10.25)
İstatistiklerden bakılıyor.
+2
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
istatistiklerin neresinde, ben göremedim?
0
der meister
(10.10.25)
Ben >> İstatistikler >> Az aşağıda, favori duyurularının altında
0
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
teşekkür ederim. beni 15 adet sevgi ve insanlık düşmanı engellemiş, canları sağolsun...
0
der meister
(10.10.25)
11.

Aslında 10 kişiydi, dün senin " kaç kişiyi engellediniz?" soruna cevap yazınca 11 oldu. Artış bekliyorum.
+1
rock n roll
(10.10.25)
10 olmuş. Ne ettim size
+1
benaslindayohum
(10.10.25)
3 ve bugüne kadar tek bir tartışmaya dahil olmadım. hatta doğru dürüst yazmam bile genelde okurum :)
+3
pide
(10.10.25)
3 kisi engellemis :D
Birilerinin onemsemesi <3 ben asdgag
+2
sey mi dostum
(10.10.25)
1 kişi engellemiş.

Hukuki sorununa beleş çözüm arayan birine tepki göstermiştim, sanırım o değil çünkü duyurusunu görebiliyorum. Fırsattan istifade ben engelledim kendisini. Bu nedenle benim de engellediğim kişi henüz 1 ama zamanla artacaktır.

Farklı rumuzlarla gelen bir akıl hastası (sanırım gerçekten hasta) vardı, denk geldiğim anda engelleyeceğim. Bir de garip rumuzlar kullanan tipler var ve gerçekten garip sorular soruyorlar, onlar da radarıma takıldıkça itinayla engellenecekler arasında.
0
10551037
(10.10.25)
O değil de Shepard resmen HAYATIMIZDAN ÇIKTI, inanabiliyor musunuz?
+9
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
bak samimi söylüyorum ben 13 senedir filan buradayım. eskiler varsa hatırlar, 17 yaşındayken polonya vize başvurusuna giderken giyeceğim tişörte kadar buraya sormuştum. bir nevi duyuru'nun elinde büyüdüm. shepard kadar pislik birini görmedim. kaç kere mesaj attım. adres ver, geleyim görüşelim dedim. gerçekten amacım kavga etmek bile değildi, yani madem bu kadar agresif ve gıcık bir adamsın, her yazdığımıza böyle nefretle cevap veriyorsun, görüşelim dedim. politik olarak da zıt kutuplardayız zaten. ben komünistim, o kapitalistin allahı. dedim ki kardeşim beni misafir et, görüşelim, sen nasıl iş yapıyorsun, GERÇEKTEN merak ediyorum bunları, görmek istiyorum. yapacağın tek şey bana bir çay ve çorba ısmarlamak.

yok. adam hepsini reddetti. dövüşelim dedim, insanca buluşalım dedim... hepsini reddetti. üstüne gelip her duyurumun altına sıçmaya devam ediyordu. sanırım hala yapıyor ama engellediğim için görmüyorum. duyuru'da gördüğüm ilk akıl hastası değil ama en özeli diyebilirim. diğerlerinde hiç değilse insanlığın kırıntısını görebiliyordum, dövüşelim deyince "gel amk çocuğu" diyorlar veya geri vitese takıp susuyorlardı. bu kadar pervasız, bu kadar ahlaksız, bu kadar klavyesine güvenen rezil bir bit yavrusu hiç görmemiştim.
+8
der meister
(10.10.25)
iki kisi imis..
+1
cooperr
(10.10.25)
@der meister: yemin ediyorum dünyanın en ılık gtlü insanıyım ama benim bile bu herifi ıslata ıslata dövesim gelmişti.
-2
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
1
+1
ermanen
(10.10.25)
5 çıktı. Daha çok bekliyordum :))
+1
muhayyer divan
(10.10.25)
Bir. Bizi shephard'dan kurtaran compu'dan Atatürk razı olsun. Acaba onu kaç kişi engelledi?
+3
herzan
(10.10.25)
1. Çok şaşırdım bu kadar az olmasına
0
denizgonen
(10.10.25)
1 imiş, şaşkınım.
0
Amaranta ursula
(11.10.25)
sözlük hesabımı kimse engellememiş, zaten bir iki yıldır aktif kullanmıyorum bu hesabı. 16 yıl önce açmışım hesabımı, vay arkadaş.

aktif kullandığım hesabım ise 1 kişi tarafından engellenmiş. 12 yaşındaymış, ona da vay be. o hesabı neden açtım bilmiyorum ama anonim olarak sormak istediğim sorular için açmıştım zamanında, bilhassa ilişki üzerine. sonra gerek olmadı ana hesap olarak kullanmaya devam ettim gerçi. muhtemelen bir ilişki sonrasında peşpeşe ayrılık soruları sorduğum için engellemişlerdir.
0
dahinnotha
(11.10.25)
1
Ne yapmış olabilirim acaba engellenmek için deli gibi merak ediyorum şu an :):)
0
mutekebbir
(11.10.25)
2 kişi engellemiş, vallahi şaşkınım :):
0
Phoebe
(11.10.25)
1 kişi engellemiş. Kim olduğunu ve niye engellediğini merak ettim doğrusu =)
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.10.25)
2 kişi engellemiş.beni nerden bulup engellemekle uğraşmışlar şaşırdım.
0
duptıs
(11.10.25)
Yoğun aktif zamanlarımdan kalan 5 kişi engellemiş beni bende heralde onları engelledim mallar listemde 5 kişi var hiçbiri aktif değil
0
basond
(11.10.25)
2 kişi engellemiş. kim bilmiyorum. şaşırdım açıkçası beni kimse engellememiştir diye düşünmüştüm. neyse sağlık olsun. kalan sağlar bizimdir.
0
matilda
(11.10.25)
4. şaşırdım :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.10.25)
sıfır (0)
0
pislick0
(11.10.25)
1
nedenini bilmiyorum. bir iki soruma troll müsün demişlerdi gerçi, sarhoşken kime ne sorduysam artık.

eskiden nasıl engelliyorduk? mallara ekle diye bir şey vardı, o muydu? ama bir işe yarıyor muydu ki sadece mesaj atmasını engellemiş oluyorduk.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
Bu güncelleme ilk geldiğinde beni engelleyenlerin sayısı sıfırdı, dün baktım bir kişi engellemiş. Kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yok, pek kimseyle ters düşmedim burada.

Ben sadece bir kişiyi engelledim ki kendisi muhtemelen duyuruda en fazla engellenen kişilerden birisi. Bana mesaj atıp saçma sapan konuşmasaydı belki yine de engellemezdim, görmezden gelirdim
0
kullanicadi
(12.10.25)
Ulan beni de 3 kişi engellemiş, kim bunlar yazın konuşalım kardeşim kime zararım dokundu bileyim!
Gerçi engellediyse göremiyor bu cevabı dimi, vay ams...
0
Bruce
(14.10.25)
(11)

alnımdaki leke

der meister
dostlar iyi akşamlar,o dönem sigortam da enerjim de yoktu, üstüne düşmedim. ben yaklaşık iki sene aşağıda fotoğrafını bırakacağım lekeyle gezdim. yaş 29-30 o ara. daha önce hiç olmamıştı. bu leke bazen kızarıp kaşınıyor, bazen rengini kaybediyor ama daima kendini belli ediyordu. iki senelik gorbaçov
dostlar iyi akşamlar,

o dönem sigortam da enerjim de yoktu, üstüne düşmedim. ben yaklaşık iki sene aşağıda fotoğrafını bırakacağım lekeyle gezdim. yaş 29-30 o ara. daha önce hiç olmamıştı. bu leke bazen kızarıp kaşınıyor, bazen rengini kaybediyor ama daima kendini belli ediyordu. iki senelik gorbaçov cosplay'inin ardından herhangi bir müdahalede bulunmaksızın normale döndüm, yani düzelmesi için herhangi bir şey değiştirmedim. ilgili fodo,

prnt.sc

canım anam kendini yerden yere vurdu işte sen iddaa oynuyosun içki içiyosun sigara içiyosun gomaniz faaliyetler içerisindesin allah belanı verdi vs. diye ama neticede kendiliğinden geldi ve sonra geri gitti... şu an 31 yaşındayım, o zamana kıyasla daha bile sağlıksızım ama kafamdaki bu leke tümüyle yok oldu.

bunu siz bir şeye benzetebildiniz mi? temre diyen oldu ama bilmiyorum. bunu da eski fotoğraflara bakarken buldum, o yüzden paylaşmak istedim. şu an alnım tertemiz, böyle bi şey yok ama 1-2 sene böyle dolaştım.

***

konuyla direkt bağlantısı bence yok ama şunu ekleyeyim, bu olay geçtikten sonra işe girmek için sağlık raporu almam gerekmişti. doktor orada karaciğer enzimlerimin çok kötü olduğunu ve acilen toparlanmamı söyledi. yalnız bu olay gerçekleştiğinde bu leke çoktan yok olmuştu... ben açıkçası o dönemde (pek alışık olmadığım şekilde) çok içtiğim için böyle bir sorun yaşadığımı varsaymıştım. ama resmi bir muayenede doktor "ciğer bitik" dediğinde bu leke çoktan yok olmuştu. ben o yüzden iç organlarla, en azından karaciğerle ilgisi olmadığını düşündüm.
0
der meister
(10.10.25)
Doğduğunda alnında bu leke vardı da sonradan kaybolduysa yeniden görünüp kaybolmuş olabilir. Benim burnumla gözüm arasında kıpkırmızı büyük bir ben varmış, birkaç yıl kalmış sonra geçmiş, 30'larımda belirginleşmişti, bazen neredeyse kırmızısı belli oluyordu, sonra yine geçti. Belki böyle bir şeydir.
-1
muhayyer divan
(10.10.25)
yok hocam ben 94'lüyüm, o döneme ait fotoğraflarım da var, hiçbir şekilde bu tür bir leke bulunmamış vücudumda. belgelerle sabit. bu dediğim olay 29-30 gibi patlak verdi, bir müddet canımı sıktı, sonra kendiliğinden yok oluverdi. yani bir yandan "artık yaşlandın böyle şeyler olur" deyip geçmek istiyorum ama diğer taraftan da böyle bariz bir "mesaj" belki bir şeylerin göstergesidir, ne olduğuna bakmak lazım diye düşünüyorum ama onun vakti de geçti... şimdi doktora gidip "ya iki sene önce aha kafam böyleydi" dersem deli muamelesi görüp kovulabilirim sanırım.
+2
🌸der meister
(10.10.25)
Peki lekenin çıktığı dönemi hatırlıyor musun, o günlerde neler yaşamıştın, çok dikkat çekici,çok önemli, çok tuhaf vs vs bişeyler varsa belki onlarla ilgisi vardır.
0
muhayyer divan
(10.10.25)
yok hocam açıkçası hayatımdaki her şey aşağı yukarı aynıydı diyebilirim. bunu ben de düşündüm ama bir sonuca varamadım. genel olarak zaten stresli bir insandım. hiçbir şey değişmedi diyebilirim.
+1
🌸der meister
(10.10.25)
Egzama, mantar gibi bir şey olabilir mi gelip gittiğine göre?
0
sadakatsiz
(11.10.25)
google aramalarim en yakin olarak su sonucu veriyor: tinea versicolor
bir tür mantar.
ama doktor degilim tabii ki, bu da bir teshis degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.10.25)
secde izi bu, dini bütün müslüman bir kardeşimizmişsin.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Mantar
0
abuzer
(11.10.25)
mantar neden olur peki? yüzümüze de kimse oturmadı ki yani gitmiş alnımda çıkmış bi de
0
🌸der meister
(11.10.25)
Ahahah, başlık 80ler türk filmi gibi...

Mantar olduğunu tahmin ediyorum ben de. Mantar diyince aklınıza direkt ayak, kasık, tırnak mantarları gelmesin. Binlerce çeşidi var. Muhtemelen mantardı. Vücudun çeşitli yerlerinde bir gecede oluşuyor. Bir dönem kalıp gidiyor.

O dönemde şapka falan kullanıyor muydunuz yahut çok güneşe çıkmadınız mı? Tabii envai çeşidi var. Benim oyum mantardan yana. Keşke o dönem cildiye bir baksaydı. (Varsa tanıdık dermatologa gönderin, şıp diye söyler)

(Bu arada hangi ara 31 oldu senin yaş? Kendimi moruk hissediyorum şu an)
0
dilemma of subscribtionability
(11.10.25)
Vucufumuzda kendiliginden bulunuyor zaman zaman ortaya cikipkayboluyor. Bazen gece avuc icinde cikar ertedi gun gecer. Normal cilt florasi
0
abuzer
(12.10.25)
(9)

Bir tweet cevabı; Ayasofya yı yıkmadan gideceğimizi mi düşünüyorsunuz?

libertine
merhaba, günlerdir karşıma çıkan bi tweet altı verilen cevap var, ayasofyayı bombalamadan/yıkmadan çekileceğimizi mi düşünüyorsunuz. Görsel ai ile yaratılmış üzerine kar yağmış bir ayasofya imajı, önplanda askerler var pazubandı yunan bayrağı taşıyorlar. buna verilen cevaplar hep ayasofya yı patlatm
merhaba, günlerdir karşıma çıkan bi tweet altı verilen cevap var, ayasofyayı bombalamadan/yıkmadan çekileceğimizi mi düşünüyorsunuz.

Görsel ai ile yaratılmış üzerine kar yağmış bir ayasofya imajı, önplanda askerler var pazubandı yunan bayrağı taşıyorlar. buna verilen cevaplar hep ayasofya yı patlatmadan, bombalamadan çekilecegimizi düsünüyorsunuz.

Bu çok hastalıklı değil mi ya, bu cevabı veren bir trol ordusu mu? bu cenah için ayasofya inanılmaz kutsal, peygamber müjdesinin sembolü falan ama hemen gözden çıkartmak bu herifler için ilk plan. lan belki taktiksel geri çekilinecek sonra tekrar ileri hücum edilecek, bu heriflerin inanılmaz ķör cahil bakış açısı sizi de korkutmuyor mu? yok etmek o kadar kolay ki, bugün abd istese biri vatikana, biri kudus e iki uçakla tüm sembolleri yok eder. yarın yine "yıktı ama neden yıktı bir sor" diye aklanır. etrafınızda bu kadar kutsiyet atfedip, bizim olmazsa kimseye yar olmasın diyenler var mı?
0
libertine
(09.10.25)
2-3 gündür twitterda böyle bir tayfa türedi yaşlarının küçük olduğunu düşünüyorum fakat bu cehaletle büyüyorlar. Hatta bir liste yapmışlardı, ayasofya, sümela manastırı, akdamar kilisesi vs vardı daha
0
grimavi
(09.10.25)
1918 de istanbul’un işgali sırasında ayasofya’nın yunanlılara verileceği söylentisi üzerinde teşkilatı mahsusa tarafından ayasofyanın altına dinamit döşenmiştir. O tweet bu durumu refere ediyor.
0
administ
(09.10.25)
'Sen benim evimi yıkmış olabilirsin ama ben de senin arabanın lastiğini patlattım.' gibi abuk, saçma bir söz.

Şu an böyle bir talep, böyle bir tehdit, böyle bir şey yokken, koca bir İstanbul'dan vazgeçiş ve şu an olmayan bir düşman ve bu düşmanla savaş halüsinasyonu yaratmak niye?

Ya bir ergen zırvası ya da insanı gerçeklikten koparmak için yapılan bir sosyal mühendislik.

Her iki durumda da görmezden gelmek en güzeli.
-1
Mirket
(09.10.25)
Işsiz güçsüz troller klavye delikanlıları bunlar. Gonderiler kaldirilsa da kaldırılmasa da bazen Twittera şikayet ediyorum böyle paylaşımları.
+1
pembediken
(09.10.25)
interneti azaltın. mal sürüsü bunlar. çoluk çocuk işte.
+1
fyodor fyodorovic
(10.10.25)
spesifik olarak troll amaçlı yazıldığını zannetmiyorum. malum bugün herkesin elinde telefon var, haliyle her türlü zeka kırıntısını görebiliyoruz. o gönderileri ben de gördüm ve bana tuhaf gelen şey ayasofya'nın havaya uçurulması değil de en baştan böyle bir fantezi kurup konuyu oraya bağlamalarıydı... yani nasıl bir düşünce örüntüsü ki bu sen yunan'ı istanbul'a getirdin, şehri kaybediyorsun, "ona yar olmasın" diye ayasofya'yı patlatıyorsun? aynı tipler muhtemelen "savaş dendiğinde yüzünde gülümseme oluşan tek milletiz" gibi yazarken bile utandığım üst düzey saçmalıklarla klavye başında ego mastürbasyonu yapan cahiller. ciddiye almaya değer kimseler olduklarını da hususi trollük yaptıklarını da düşünmüyorum ama bu tür aptal saptal şeylere inanan, bunları ciddi ciddi düşünen insanlarla aynı toplumda yaşıyor olma fikri tabii ki üzücü biraz.
0
der meister
(10.10.25)
geçen tiktokta 50 yaşlarında bir kadın gördüm. şişman hiç bir özelliği yok. adı da duldozer :)) leğen gibi bir şeye su doldurmuş içinde duruyor arada bir zaartt diye osuruyor. neden yapıyor bunu? ilgi çekmek için. artık tek kıstas bu.
0
ground
(10.10.25)
Sizin gibilerin nelerle sorunu olduğu malum ama olur da şurayı bir çoluk çocuk yahut kafası karışık birisi olursa diye yine de her şeye rağmen gerçek bir soru kabul edip cevap yazayım;

Ayasofya’nın gerektiğinde havaya uçurulmasına yönelik tedbir alınması 1. Dünya savaşı sonrası İstanbul’un işgali döneminde ileri sürülmüş bir fikir olarak bilinir. Ayasofya çok büyük bir simgedir ve savaşılan ülkelerin elinde, Türk milletinin onurunu şerefini derinden yaralayabilecek potansiyele sahiptir. Savaş kaybetmiş, yenilmiş olmanın ÜSTÜNE tüm dünyanın gözü önünce aşağılanmaya imkan bırakmamaya dayanır bu fikir. “Bana yar olmayan kimseye yar olmasın” , “bana ne küstüm oynamıyorum” gibi saçma sapan tavırlar değil sebep. (Bak o dediğinizi Yunan ordusu Anadolu’dan süpürülürken her tarafı ateşe vererek yapmışlardı. Algılarınızın benzer çalışması normal.)

Ona buna kör cahil deme cüretini gösteren kör cahil; Ayasofya’yı havaya uçurmayı düşünenler bugün kimlere karşılık geliyor, işgal kuvvetlerinin önüne kırmızı halı serenler bugün kimler, bunları idrak etmekten aciz olduğu halde “bunlar Ayasofya’yı şöyle böyle görenler değiller mi” diye bikbikbik ediyorlar. Gel de kafayı yeme! Bir de akıl veriyorlar; “belki taktiksel çekiliyorlar geri gelecekler?” Diye. Çünkü düşünce ancak şuna eriyor; “mahalleden arkadaşlar toplanıp Ayasofya’yı yıkarız”.

Anılan görsele gelince; birkaç ay önce bir İngiliz siyasetçinin hesabından paylaşılmıştı o görsel. Üstünde “pek yakında” ibaresiyle. Buyrun tweeti; x.com

Yani konu kimi iyi niyetli arkadaşların düşündüğü gibi durup dururken “Yunanlar gelip Ayasofya’yı almaya kalksa ve bize yenilsek gene de onlara bırakmayız di mi ağbi?” geyiğinden çıkmış bir konu değil.

Sizin Türk, Türkiye, milliyet, milli kimlik falan gibi dertleriniz olmayabilir. Yahut bunların sadece Türklerle ilgili olanlarıyla sorunlarınız olabilir. Siz İstanbul yeniden işgal edilecek olsa Ayasofya’nın böyle bir kimlik değişimi geçirmesinde sorun görmeyebilirsiniz, hatta aslında öyle olması gerektiğini de savunabilirsiniz. Onlar kendi sorununuz. Hastalıklı olan; etkiye tepki vermek değil, insanların uyduruk tweetler üzerinden bile olsa onurlarına sahip çıkmalarına saldırmaya çalışmak.
-2
lazor
(11.10.25)
yazsana lazor bizim gibilerin nelerle sorunu var?
0
🌸libertine
(11.10.25)
(17)

Kaç kişiyi engellediniz?

sekizdokuzon
On kişiyi geçti bende. Bir buçuk senenin hıncını çıkardım.Siz kaç kişiyi engellediniz? Kafanız rahatladı mı?Teşekkürler.
On kişiyi geçti bende. Bir buçuk senenin hıncını çıkardım.

Siz kaç kişiyi engellediniz? Kafanız rahatladı mı?

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(09.10.25)
Mallara eklemek ile engellemek farklı şeyse henüz kimseyi engellemedim. Bir de bizi engelleyenleri göremiyoruz galiba.
0
rock n roll
(09.10.25)
kimseyi engellemeyeceğim, aslında sinirimi bozan bi kadın var ters ters yanıtlar verip duruyor; onu engelleyebilirim sadece ama herkes tadı tuzu gibi bi şey. mesajdan engellediklerim olmuştu geçmişte, onlar sayılıyorsa bilmiyorum.
0
deartheodosia
(09.10.25)
seni engelleyebilirim mesela. tanımam etmem her fırsatta laf atıyorsun.
0
neira
(09.10.25)
@neira: ben seni engelledim bile ^^
0
🌸sekizdokuzon
(09.10.25)
1 kişiyi engelledim. (Sh****d) Tahammül etmesi çok zordu...

Edit: 2 oldu.
+1
yadigar
(09.10.25)
ben iki kişiyi mallar listesinde gördüm. bu özellik daha eskiden varmış da sonradan kaldırılmış sanırım, o iki kişiyi de listeden geri çıkardım
0
hoot
(09.10.25)
Kimseyi engellemeyi düşünmüyorum.
parazit yapanlar olsa da bizim neye odaklandığımız önemli. sınırı bir şekilde aşanlar uçurulsun yeterli.

Bazen mizah,laflaşma da araya girse temelde bir şeyler öğrenmeye geliyorum.
0
diyecevaplandı
(09.10.25)
0. Buralarda pek sık olmamamin etkisi de vardır.
0
pembediken
(09.10.25)
"bir buçuk senenin hıncını çıkardım" derken? şimdiye kadar engelleme özelliği yok muydu yeni mi geldi? hiç bakmamıştım.

şimdi baktım mallar diye bir yer var. orada da 2 kişi var. ama ben bu kişileri engellediğimi hatırlamıyorum. yanında tarih de var. eğer bu tarih engellenme tarihleri ise (geçtiğimiz hafta) zaten hepten yanlış. o saatte iş yolunda oluyorum. sabahın o saatinde ekşi duyuru kullanıcısı engelleyecek motivasyonum yok. neyse nasıl olup da orada olduğunu bilmediğim bu iki kişiyi listeden çıkardım. şu an kimse engelli listemde değil.

ama burada bazı hayatsız tipler var, evlat olsa sevilmeyecek cinsten.. bazen engelleyesim geliyor ama eğlenceyi kaçırırım diye engellemiyorum.
0
tabudeviren
(09.10.25)
0

ama beni bir kişi engellemiş. çok merak ettim kim acaba? yıllar önce mallar sürüsüne eklediğim bir kullanıcı hala duruyor. acaba o mu engelledi beni?
0
exlibris
(09.10.25)
Direk şepard denilen vitaminsizi engelledim. Ty compu.
+4
thesomberlain
(10.10.25)
Neira ne etti size be.
Kimseyi engellemedim. Ne işim olur engellemek ile. Engellemek ciddiye almak demek
-2
benaslindayohum
(10.10.25)
bu özellik tam olarak ne işe yarıyor? eskiden mallara eklediklerimiz özel mesaj atamıyordu. şimdi engellersek mesela duyuru'da hiç mi görmüyoruz?
0
der meister
(10.10.25)
ben engellemiyorum ama tarayicida highlight ozelligi kullaniyorum. isimlerini gordugum zaman uzak duruyorum.

ayni seyi sozlukte de yapiyorum. eklentimin ismi "Highlight this" eger merak ederseniz. (sadece bu sitede calisacak sekilde ekleyebiliyorsunuz)
0
supergirl
(10.10.25)
1'di onunda engelini kaldırdım
0
koela
(10.10.25)
Önceden sekiz kişi engelliymiş bende. Neden olduğunu hatırlamıyorum bile, kaldırdım onları da.
0
rakicandir
(10.10.25)
7-8 tane ırkçı-faşisti engelledim, no pasaran!
0
blue rebel motorcycle club
(10.10.25)
(10)

intihar düşüncesi

sırtçantalı
intihar düşüncesiyle başa çıkmak zorunda kaldığınız dönemler oldu mu?nasıl hayata tutundunuz, nasıl vazgeçip yola devam ettiniz?
intihar düşüncesiyle başa çıkmak zorunda kaldığınız dönemler oldu mu?
nasıl hayata tutundunuz, nasıl vazgeçip yola devam ettiniz?
0
sırtçantalı
(06.10.25)
Çok oldu, iki kez de teşebbüs ettim. Nasıl devam ettim? Bekledim. Zamanla, herhalde çilem dolunca, her şey kendiliğinden yoluna girmeye başladı.
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
oldu. psikologa ve psikiyatra gittim. ilaç desteğiyle ve terapinin büyük etkisiyle normale döndüm. öyle kötü bir noktaya geliniyor ki, yaşama sebebim dediğiniz şey bile önemsizleşiyor. terapi sayesinde tekrar hayata döndüm. doğru psikoloğu ve psikiyatrı bir seferde bulamadım tabii ama denedim işte. biraz da güvenmek lazım.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
Sahip çıkmam gereken bir annem ve iki kedim var.
Yoksa bu dünya üzerinde daha fazla yol yürümeyi istemezdim.
0
rakicandir
(06.10.25)
18-19 yaşındayken küçük kardeşlerim var onlara bunu yapamam dedim. 30'lu yaşların başında şimdi kardeşlerim ve annem var onlara bunu yapamam diyorum. bir yakınımızı böyle kaybettik. intihar etmekte bir şey yok ama onun ailesinin yaşadıklarını gördükten sonra "en kötü yaşayan halin, ölmüşünden iyidir" diyorum kendime. gerçekten mesele eğer toplumdaki konum, aile gözündeki yer ise insan için yürüyen/yaşayan ölü olmak toprak altında olmaktan bin kat iyi. kıyas dahi kabul etmez.

daha 20'ye gelmeden intiharın eşiğine gelmiş birisi olarak 10 küsür sene tekrar aynı mevzuyu tekrar etmemiş olmamın sebebi ise terapi ve ilaç tedavisidir. şimdi bile intihara meyyal birisi değilim aslında, sadece ailem için tamamen faydasız olmanın yükünü taşıyorum. biraz gerçek koşulların getirisi diyelim. o açıdan imkânınız varsa LÜTFEN profesyonel destek alın. üç ay sonra bile öyle farklı birine dönüşürsünüz ki kendiniz bile şaşarsınız.

ölmenizin gerçekten kimseye hiçbir faydası yok. siz de yaşayarak daha fazlasını yapabilirsiniz. şimdi "sktir lan pezevenk" diyebilirsiniz. dediğim gibi bir ay terapi ve ilaç filan bir şekilde yola girin lütfen, ondan sonra demeyeceğinizden eminim.
0
der meister
(06.10.25)
ilk defa bu sene biraz ailenin zorlaması ve teşvikiyle öğretmen olarak atanmak için çalıştım. yaşım biraz geçgin ama ailem sıkı akpli ama kendilerine bile faydası olmayan mal bir akp'lilik. ben ise fetö olaylarından yargılanmış ve beraat etmiş birisiyim. yine de güvenlik soruşturmasından ret yerim diye düşünüyorum. geçen sene sınava çalışırken süreki aklımda intihar etme olayı vardı. sürekli bu güvenlik soruştrmasından ya da mülakattan fetö iltisakı ile geçemeyip intihar edenleri araştırıyordum ve güvenlik soruşturmasından geçemezsen intihar ederim kurtulurum diyordum.

bu saatte bir aklıma geliyordu ve 3 ay böyle acayip sıkı çalıştım aslında. tam sınava bir hafta kala bir haber gördüm. almanya'ya yeşil pasaport ile gidip alınmayan bitisiydi. atanamazsam almanya'ya falan iltica ederim, devlet beni beraat ettirdiği halde öğretmenlik için bile almıyor diyerek. sınav anında bile bu iki düşünce arasında gidip gelerek soruları çözdüm. şimdi de akademiye almazlarsa böyle giderim diyorum. hem ailemden hem de ülkeden komple kurtulurum diyerek.

böylece intihar düşüncesinden kurtuldum diyebilirim.
0
denemeyanilma
(07.10.25)
ergenlikte bir ara çok düşünmeye başladım. düşünmeye derken gece yarısı birden kalkıp intihar edecek bir alet ip vs aramaya başlayıp bulamayınca geri uyuyordum. bir gün gündüz bu durum aklıma geldi ve yatağımın altına ip koydum. o günden sonra bu düşünce hiç gelmedi nedense. geceleri mışıl mışıl uyudum.
0
ground
(07.10.25)
o kadar çok oldu ki. antidepresan.
0
deartheodosia
(07.10.25)
namaz
0
jamswety
(07.10.25)
İntihar düşüncem olmadı ama kedim oldukça olmayacağından eminim. Kedi insanı yaşama çelik konstrüksüyonlarla bağlıyor. "Ben olmazsam ne yapar" düşüncesi sizi sadece yaşamaya değil, yaşadığını da iyi yaşamaya itiyor. Çünkü canım sıkılınca, o daha sıkkın. Modum düşünce, onun modu daha düşük. Tam tersi, ben iyi hissedersem evde deli gibi. Öyle ki bazen kötü hissediyorsam kendimi iyi hissene kadar dışarıda geziyorum eve gidersem o benden kötü olacak diye. Ciddiyim bunda. Kendinden başka bir canlının gönüllü olarak alınmış sorumluluğunun ağırlığını koyuyor insanın üstüne. Sanırım çocuk da böyledir...
0
silverleaf
(07.10.25)
Malululen emekliyim küçük bir emekli maaşı var herkese ama herkese sktr çekmeyi düşünüyorum zira etrafımdakiler beni yoruyor bunu fark ettim. Kendim için yaşayacağım.

Bu düşünce geçer antidepresan al hiç de yan etki vs kafaya takma aci elmayı isirmak gerek ve de seni bu duruma getiren nedenleri iyi düşün ortadan kaldır kisa ve uzun süreçte kolayliklar yalniz degilsin.
0
bonaparte
(07.10.25)
(11)

2. Dünya savaşından sonra büyük devletler ne oldu da bu işin birbirini vurmakla çözülmeyeceğini anladılar?

mikahakkinen
yahudi katliamı, sömürge paylaşımı, nüfus kaybı vb. büyük devletler nasıl bir karar aldı ve bu işlerin büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşündü?
yahudi katliamı, sömürge paylaşımı, nüfus kaybı vb. büyük devletler nasıl bir karar aldı ve bu işlerin büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşündü?
0
mikahakkinen
(03.10.25)
kapitalizm egemen ekonomik düzen oldu. Bu yüzden daha çok.
0
adivar
(03.10.25)
2.dünya savaşında belki 100 milyon kişi öldü.
avrupa'da büyük şehirlerde taş üstünde taş kalmadı.
ekonomiler allak bullak oldu.
yahudi soykırımı çok bir büyük savaş suçu.
ingiltere'nin fransa'nın sömürge düzeni çöktü.
bir dolu sebep var ama asıl sebep japonya'ya atılan atom bombalarının gücü herkesi korkuttu. benzer bir savaşta karşılıklı atom bombası atmaya başlarlarsa bildiğimiz anlamda insanlığın sonu gelebilir.
0
co2s2
(03.10.25)
Nazi hareketi olmasa bugünkü İsrail devletini kurmak için gerekli politika oluşur muydu ya da gecikir miydi diye tarihçiler tartışıyor. Dolasıyla kan dökme olayı elbette bitmedi; “herkesin kanı dökülmesin ama bazılarının kanı dökülebilir” aşamasına geldi. İsrail’in kurulmasında da yine İngiliz hükümetinin destekleri var nereyi kazısan İngilizler çıkıyor. Sömürecek işçilerin hepsi savaşta ölmesi kapitalist düzene kar getirmiyor; canlı kalsınlar ama itaat etsinler boyutuna geçti.
0
titanic kemancısı
(03.10.25)
Atom bombası ve nükleer caydırıcılık.

Büyük devletler büyük kayıplar vererek kendi ekonomilerinin zarar göreceği şekilde savaşmalarına gerek kalmadan da istediklerini elde edebildiklerini gördüler. Uluslararası şirketler üzerinden istedikleri gibi sömürebiliyor ya da pazara girebiliyorlar. Vekalet savaşları sayesinde doğrudan savaşmak yerine başka ülkeleri ya da örgütleri finanse ederek yıpratma yoluna gidebiliyorlar. Sonra da bunları birleştirip kapitülasyonlar imzalatıyorlar.
0
nawar
(03.10.25)
1. Dünya savaşında Almanlar büyük yenilgiye uğradığında kazanan taraf çok ağır faturalar kesti.

O zamanların bir ekonomisti, bunun doğru olmadığını, yıllık gelirlerinin %30’unu almanın makul olduğunu söylemişti. Hatta bu süreçte almayanın ekonomik kalkınması için yardım edilmesi gerektiğini söylemişti.

Peki ne oldu? Almanya borçları ödeyemedi. Milliyetçiliğin gazı ile naziye dönüştüler.

Kazanan taraf bir daha savaşa sürüklendi, borçlarını alamadan.
0
substituent
(03.10.25)
2.dünya savaşında, savaşın maliyetinin, savaş ile ulaşılmak istenen kazanımları aştığını yani maliyetini kurtarmadığını yaşayarak gördüler.

bir yeri işgal etmek, oradaki insanları beslemeyi, öyle veya böyle oralara hem insan kaynağı ayırmayı, hem altyapı yatırımı yapmayı vs. gerektiriyor.

bugün olduğu gibi politik yollarla sömürgeleştirmek çok daha az maliyetli ve yönetilebilir bir durum. ha buna rağmen, diğer büyük devletlerle paylaşım krizi veya çıkar çatışmaları politik güç ile dengeye ulaşamıyorsa, fiilen savaş yaşanmaya devam ediyor.

sadece bir örnek: bakınız ukrayna-rusya savaşı.
0
wilhelmwasmuss
(03.10.25)
sınırsız kaynak ve ucuz iş gücü ihtiyacının sebep olduğu global yıkımların kapitalizm sayesinde sonlandığını iddia etmek de enteresanmış. tam aksine dünya savaşlarının temelinde kapitalizmin egemen ekonomik düzen olması yatar. kapitalizmi savunanlar "30 sene önce cep telefonu yoktu bugün var" diyen akp'lilerden farksız. dünyadan koskoca nesilleri, yüzlerce seneyi çaldı bu sistem ama hala sanki bugün dünya barış içinde yaşıyormuş gibi kapitalizm güzellemesi yapıyorlar haha. bugün de zaten savaş meselesi kapanmış değil, üçüncü dünya savaşının önündeki tek engel nükleer caydırıcılık ve teknolojinin gelişmesiyle beraber coğrafi kontrol faktörünün eskisi kadar önemli olmaması. yani artık türkiye'yi işgal etmek için yarım milyonluk orduyla gelmene gerek yok. başına "demokratik" şekilde istediğin adamı koyuyorsun, bütün kaynakları o sana peşkeş çekiyor zaten. yok baktın işler istediğin gibi değil hop bu sefer darbe yapıyorsun.

bi şey değiştiği yok yani sadece artık aynı sömürü seviyesi için o kadar çaba sarf etmek gerekmiyor, illa savaşılacaksa yine demokrasi şöleniyle göreve gelmiş şahıslar aracılığıyla onların ülkesini savaşa sürüyorsun.
0
der meister
(03.10.25)
büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşünmediler aslında. abd ve sovyetler birliği birbirleriyle savaşmaya hazırlardı. ama atom bombası herkesi korkuttu. kimse cesaret edemedi büyük savaş çıkarmaya, hep kenarından dolaştılar. soğuk savaş yaptılar.
0
abelardo
(03.10.25)
merhaba. aslında büyük ülkeler birbirini vurmakla bu işin çözülmeyeceğini kavramakla beraber sikko devletleri bir şekilde sömürürüz kendi işimize yaradığınca destekleriz, yakar yıkar ele geçiririz sonra satranç tahtası gibi karşının hamlesine göre karar alırız dediler. doğrudan kimse birbirini yok etmeyi göze alamadı.

abd vietnam'da tökezledi, rusya yı küba destekledi, birbirlerinin hamlelerine karşı türkiye bile bir piyon olarak rusyayı vurabilecek nükleer füzelerin durduğu en ileri abd karakoluydu. sen çek ben de çekeyim diye küba/rusya vs turkiye/abd olarak kullanışlı aptal bir dönemimiz o yıllarda da oldu.

herkes çıkmasa girdi, afganistan demir leblebi gibiydi. oyunum sistemini değiştirdiler. aslında sorunuzun cevabı "proxy war" olarak günümüzde de devam ediyor. sonuçlanmış değil.

çok kısa cevap olarak: ben doğrudan hedef olacağıma karşı tarafı caydırıcı kullanışlı maşa bir ülkeyi kullanırım doğrudan hedef ben olmam. tek bir sorun vardı, iki kutuplu dünyada bunu tek aklına getiren abd olmadı.
0
libertine
(03.10.25)
insanlık yüzlerce yıl savaşmış, şimdi mi akıllanıp bırakmış:D işin şekli değişti sadece, özü aynı.

üçüncü dünya savaşı için de önce bağımsız bir almanya lazım. tarifteki ilk malzeme eksik.
0
kesmekes laleler
(03.10.25)
Şimdi uluslararası ilişkiler bölümüne çöp diyorlar işte biz de bir şeyler biliyoruz.

Cevap Mutual assured destruction ve Second strike capacity

Tabi bunlar soğuk savaş kavramları. Artık ülkeler ve kurumlar birbiriyle o kadar çok iş birliği halinde bağlandılar ki en kötü barış, savaştan daha hayırlı geldi. Bu da işte kapitalizmin zaferi neoliberal kurumsalcılık.

Ha bana kalırsa bence hiçbir zaman savaş bitmedi ve bitmeyecek hak ve batılın savaşı devam ediyor. Siyonizm vs diğerleri.
0
Hallegadola
(05.10.25)
(18)

en sevdğiniz roman

sırtçantalı
bir yabancı bir türk edebiyatı olmak üzere favorilerinizi alalım.
bir yabancı bir türk edebiyatı olmak üzere favorilerinizi alalım.
0
sırtçantalı
(27.09.25)
Vedat Türkali - Bir gün tek başına

Knut Hamsun - Açlık
0
Mirket
(27.09.25)
1- Saatleri Ayarlama Enstitüsü ya da Tehlikeli Oyunlar
2- Karamazov Kardeşler
-1
Moonpie
(27.09.25)
1- Saatleri Ayarlama Enstitüsü ya da Tehlikeli Oyunlar
2- Karamazov Kardeşler
0
Moonpie
(27.09.25)
En diye bişi benim için pek mümkün değil ama şu an aklıma gelenleri yazayım.

Middlemarch
Anayurt oteli
0
Bruce
(27.09.25)
1- tehlikeli oyunlar
2- yüzüklerin efendisi
0
rakicandir
(27.09.25)
mavi sürgün
mother night

yarin sorarsan baska kitaplar söylerim. en'lerim yoktur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.09.25)
nietzsche ağladığında-irvin yalom
fosforlu cevriye-suat derviş
0
ala09
(27.09.25)
Türkçe yok
Yabancı asoiaf
0
Shepard
(27.09.25)
Durgun Zamanlar - Samim Refik Touron
0
rumeli beylerbeyi
(27.09.25)
masumiyet müzesi olabilir anısı var diye...

empathy... belki...


---------

polisiyelerimi de seviyorum lakin öyle en sevdiğimm diyemiyorum ya... ama genel olarak polisiye seviyorum, dizi ve filmlerde de...

küçükken en sevdiğim kitabım demek daha kolaydı. ilk ve ortaokuldayken en sevdiğim kitaplar Ulysses Moore serisiydi mesela. ölüp bitiyordum.

lisede john verdon serisine aşıktım, bir de zar adam...
0
art cat chocolate
(27.09.25)
türkçede favori belirlemek zor ama o dönemde ankara'da yaşayan, yabancı sevgilisi tarafından yakın zamanda terk edilmiş, dil-edebiyat okuyan birisi olarak "kürk mantolu madonna"dan çok etkilenmiştim.

yabancıda favorim tartışmasız "uyandırılmış toprak"tır. yalnız bu romanı anlamak için önce "durgun don"u okumak lazım diye düşünüyorum ki kendisi de dört ciltlik, 1000 sayfadan uzun bir romandır.

tatar çölü, karamazov kardeşler pide salonu, suç ve ceza... çok sevdiğim bir sürü roman var ama benim için hiçbirisi uyandırılmış toprak'ı geçemez. çünkü sovyetlerde sosyalizmin inşa sürecini anlatıyor. romanı bitirdiğimde arkadaşlarımla vedalaşmış gibi üzülüp hüngür hüngür ağlamıştım. döneme ilgi duymayan birini açmayabilir, aksi takdirde bi' daha okuduğunuz hiçbir şeyden tat almayabilirsiniz.
0
der meister
(27.09.25)
Robert Musil - Niteliksiz Adam
Kemal Tahir - Devlet Ana
Sait Faik - Medar-ı Maişet Motoru
0
encokbenisevinnolur
(28.09.25)
türkçe: öykü kitapları da dahil olsaydı tereddütsüz korkuyu beklerken derdim. onun hatrına romanda üç kitap arasında kalmama rağmen tutunamayanlar diyorum.

yabancı: karar vermek çok zor ama savaş ve barış diyeyim.
0
phoarbix
(28.09.25)
Brave new world - birçok distoptik roman, film ve dizi buradan az ya da çok bir şeyler alıyor.

Eskici ve oğullarını seviyorum. Hayatın absürt derecede acımasız olduğunu güzel anlatıyor. Her şeyi mahvetmek çok kolay ve geri dönüşü de çok zor.

Yine de Türkçe romanlar bana çok "sanatsal" geliyor. Birçoğunda o "şairane" dil var. Bence fazlaca kasvetliler. Bu olayı terk etsinler artık lütfen.
0
akhenaten
(28.09.25)
Kara Kitap - Orhan Pamuk
Pride and Prejudice - Jane Austen
1984 - George Orwell

Yabancıda teke düşüremedim
0
mor oje
(28.09.25)
insciallah - oriana fallaci
içimizdeki şeytan - sabahattin ali
0
santimantal
(28.09.25)
Gece yarisi kutuphanesi - matt haig tavsiye ederim, en sevdigim roman degil ama dun bitirdim ve cok cok begendim.
0
kassiopeia
(28.09.25)
bozkırkurdu / yalnızız
0
adivar
(28.09.25)
(4)

Tedesco cok tatlı ve naif degil mi?

ırene adler
Fenerin yeni teknik direktörü cok tatlı ve naif bir insana benzemiyor mu? Bir şeyler de denemeye calısıyor kendince.Kurtlar sofrasına düşmüş gibi sanki şu an. Adama üzülüyorum ya.
Fenerin yeni teknik direktörü cok tatlı ve naif bir insana benzemiyor mu? Bir şeyler de denemeye calısıyor kendince.

Kurtlar sofrasına düşmüş gibi sanki şu an. Adama üzülüyorum ya.
0
ırene adler
(25.09.25)
evet öyle bir adam. spartak zamanından bilirim. o zamanki hocalığı tartışılır ama taraftarın çok sevdiği, batırdığı dönemlerde bile isteğinden ve emeğinden şüphe duymadığı bir adamdı. zaten köyümü özledim diye gittiydi en son, duygusal da bi şahsiyet zaar.

ben kendisine hiç ama hiç suç bulmuyorum. hatalı oyuncu değişikliğiymiş taktikmiş bunlar hikaye abi. iyi yapsa övmezdim, kötü yapsa suçlu bulmam yani. 10 tane transfer yapmışsın ki bunlar erteleme maçının birinde zaten oynayamıyor. adam geliyor ertesi gün başkan değişiyor, yeni başkan da mazbatayı aldı mı almadı mı kulüpte ne döndüğü belli değil. oyuncuların bir kısmı muhtemelen "biz mourinho burda diye geldik" şeklinde bozuk atıyor.

tedesco daha futbol için çok genç bir adam. cesaret edip bu işe girişti ama burada onun yapabileceği bi şey yok. çok başarılı olur mu bilmem ama kesin 10-12 sene sonra bizim takımlarımızdan birini avrupa'da çeyrek bütçeyle eler, o zaman tedesco överiz yauuu bizim hocalar niye böyle yapamıyor diye :)
0
der meister
(25.09.25)
Canım irene adlercim
Adamın maaşı 1,5 milyon Euro. Üzülüyor musun hala?
0
Cezcez
(25.09.25)
kizil karga
(25.09.25)
Kendinin özellikleri dışında sahadakilerin ihanetine uğradığı, hâkim olmasının mümkün olmadığı dengeler ve bilgiler yüzünden başarısız olduğunu görmek bir sempati yaratmış olabilir.
0
anon1m
(25.09.25)
(3)

Ton balıklı makarna

Mirket
Şu tarifi yapmayı düşünüyorum da, evde, 'balık kızartılmış ev iğrenç kokusu' oluşacak mı?Cevap 'Evet' ise, kokusuz bir yol var mı?https://yemek.com/tarif/ton-balikli-makarna/
Şu tarifi yapmayı düşünüyorum da, evde, 'balık kızartılmış ev iğrenç kokusu' oluşacak mı?
Cevap 'Evet' ise, kokusuz bir yol var mı?

yemek.com
0
Mirket
(25.09.25)
Bu tarife göre kokmaz bence ama konserve tonu pişirmeye gerek de yok aslında. Yağını süzüp koyun direkt ya da yağsız olanından alın.
0
orient blue
(25.09.25)
yok hiçbir şey olmaz. ben fanatik bir ton balıklı makarna yiyicisi olarak genelde yoğurt-mayonez karışımıyla yapıyorum, makarna sıcak olsa da ton balığını en son üstüne soğuk ekliyorum ama birkaç kez buradaki tarifte olduğu gibi tavada ısıtıp başka ürünlerle karıştırarak da yapmıştım.

koku yapabilecek tek şey ton balığının teneke kutusu. balığı aldıktan sonra onu sudan geçirirseniz iyi olur ya da en kısa zamanda çöpü atmaya bakın. onun dipte kalan ufak tefek parçaları, yağı vs. çöpte kaldığı zaman berbat kokuyor.
0
der meister
(25.09.25)
Ben ton balıklı makarnayı şöyle çok basit yapıyorum.
Makarna donuk mısırla haşlanır, daha sonra suyu süzülür, içine tuz krema ton balığı eklenir karıştırılır. Bu kadar.
0
Sadece soruyorum
(25.09.25)
(12)

Gidecek misiniz?

ermanen
gitmek istediğiniz yereya gidemiyorsakya emin değilsekya yol dediğimizhiç başlamadıysaya varmak değil degitmekti asıl mesele...
gitmek istediğiniz yere
ya gidemiyorsak
ya emin değilsek
ya yol dediğimiz
hiç başlamadıysa
ya varmak değil de
gitmekti asıl mesele...
0
ermanen
(25.09.25)
birileri giderken biz dönüyoduk
0
nahtoderfahrung
(25.09.25)
Gidemiyorsa kaldığı yeri güzelleştirmeye bakmalı insan.


“Bu dünyaya bir an daha dayanamayacağım,” diye düşündüm.
“Öyleyse, çocuğum, başka bir dünya yap.”
(Ben Kirke’den alıntı)
0
titanic kemancısı
(25.09.25)
Yolda olmak.
Benim için bu.
Oruç Aruoba okumanı öneririm şu ara :)
0
gadlemler
(25.09.25)
hep gidiyorum. artik durmak, sakinlesmek ve netlik istiyorum.
0
baldur2
(25.09.25)
Duyuru'ya baktım, cevaplara da baktım. Kusturmalı ermanen duyurusu olmuş bu. ahhaahah
0
Shepard
(25.09.25)
Gitmeye çabalamak lazım.
0
kumandanim
(25.09.25)
Gitmek? Kalmak? Hangisi daha?
0
duster
(25.09.25)
yok.
0
Algorix
(25.09.25)
@nahtoderfahrung
dönmek de aslında gitmekti
belki de istediğin yer değildi
ya da zaman

@titanic kemancısı
dünyada güzellikler var
ama gitmeden bilemezsin
bozan yıkan da çok var
ama uzay-zamanı bükemezsin

@gadlemler
Yolda olmak evet.
Belki de hiçbir yere varmamak için.
Soyadı ilginçmiş yazarın, sağol öneri için.

@baldur2
ikisi birden de olabiliyor
ama onu dengelemek de zor

@Shepherd
Belki tadı biraz ağır, tamam
Ama hepimizden bir parça var
Midene dokunduysa, affola

@kumandanim
Ve bazen en çok, gitmeden yoruluyor insan

@duster
gitmek mi kalmak mı bilemedim
hem kaldım, hem gittim
ama hiç tam anlamıyla değilim
0
🌸ermanen
(25.09.25)
Yol bir yere gitmez. O bir durma biçimidir.

www.youtube.com
0
Mirket
(25.09.25)
çok sevdiğim bir atasözüyle cevap vermek isterim abi,

"o konuda bilgim yok kardeşim"
0
der meister
(25.09.25)
@Mirket

şair doğru demiş. anlamlı oldu video ve sözler
ya da anlamsızlığı iyi anlatmış

@der meister
zaten ne konu, ne de bilgi var
gelişine gidiyoruz işte
0
🌸ermanen
(25.09.25)
(13)

Kafanızdaki en deli soru?

sekizdokuzon
Ben niye sürekli borç ödüyorum? benimki. Maaşımın sürekli dörtte üçü borca gidiyor. Herhalde bende bir mallık var diyorum ve sizin deli sorularınıza dönüyorum.Teşekkürler.
Ben niye sürekli borç ödüyorum? benimki. Maaşımın sürekli dörtte üçü borca gidiyor. Herhalde bende bir mallık var diyorum ve sizin deli sorularınıza dönüyorum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(22.09.25)
Liman diyince aklıma direkler, çiçek diyince aklıma mavi krizantemler geliyor, üstelik hiçbir hatıram yok ikisiyle de. Niye bilmiyorum ve niye diye sormak delice geliyor.
0
encokbenisevinnolur
(22.09.25)
insanlar nasil bu kadar empati, zeka yoksunu ve mal olabiliyorlar?
ben de bunlar gibi mal degilimdir ins.

para konusunu umarim düzeltirsin. youtube'da cok video var aslinda. para konusunu ilk ögrendigin yer aile ama sonradan da harcama davranislarini degistirip paranin kontrolünü eline gecirebilirsin.
0
sonsuz
(22.09.25)
@sonsuz: valla önerin olursa bakayım, cidden doğru para harcama kültürü gelistirmem lazım kendimde.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
komünizmle ilgilenirsen kocaeli'de sana çay ve dondurma ısmarlarım. sende mallık yok. dünyanın çoğu senin gibi. sen yetersiz veya aptal değilsin. ben teşekkür ederim.
0
der meister
(22.09.25)
Benim de aynı soru var kafamda sürekli. Birlikte büyüdüğüm (çocukluktan itibaren min 20 yıl birlikte aynı ortamı paylaşmak) ve sosyoekonomik durumu benim gibi olup çok benzer backgroundlar ile hayata başlayan insanların yüzde 90’ı bu şekilde. Avukatından doktoruna, mühendisinden akademisyenine, öğretmeninden beyaz yakalısına.

Geri kalan yüzde 10: biz çocukken ailelerinin ekonomik durumları bizden iyi olan arkadaşlar; hepsi iş veya mesleklerinden bağımsız bir şekilde varlıklı ve en az 7-8 bin dolar aylık ortalama gelirleri var.

Mallık bende değil; bence sende de değildir.
0
vedatchilipeppers
(22.09.25)
the richest man in babylon.
psychology of money

bu kitaplari tavsiye ederim.

özlem denizmen'in de app ini ve videolarini.
appini kullanmiyorum ama videolarinda cok bahsediyor. para harcamayla ilgili.

borclarin özellikle kötü borc (yani senin tüketiminin icin yaptigi borc) ise, bir an önce toparlaman dilegiyle.
0
sonsuz
(22.09.25)
@sonsuz buradaki çizdiğin görüntü tam da şikayetçi olduğun gibi ahahahaha.

@sikizdokuzon borç zamanla geçer gider kafaya takma. Yenilerini getirmemeye çalış. Borç kötü bir şey değil bu arada. 200k'yı 10 ayda biriktirmek var ve alacağın zaman 220k olabilir fiyatı ve 10 ay beklemek var almak için. Veya borçla şak diye 220k borçlanıp almak var. Borçlar biter yani, kafaya takma. Eşekler veya bölme işlemleriyle ilgilenirsen ist avrupa'ya gel sana kımız ve kürt böreği ısmarlarım
0
Shepard
(22.09.25)
Neden bu saçma hayatı yaşamaya devam ediyorsun?
0
mutekebbir
(22.09.25)
Niye amk saat 8 de işe başlıcaz diye 6 da kalkıp işe gidiyoruz? Neden 8 yani neden 10 değil.
0
mikahakkinen
(23.09.25)
Ben niye vergilerle zengini besliyorum? Kafamdaki en büyük deli soru bu.
0
truf
(23.09.25)
Deli değil belki ama sürekli tekrarlanan soru

Öncelikle mutekebbir +1

Sonra “neden beni kimse sevmedi” olurdu.
0
momento
(23.09.25)
"kocaman" ve "masa" kelimeleri nasıl ortaya çıktı?

Bu iki kelime aklıma takıldığında ortaokuldayrım, şimdi ortaokuka giden evladım var. Hala arada düşünürüm ama cevap aramıyorum.
0
antihero
(23.09.25)
Onca yoksulluk ve savaş varken insanlar utanmadan nasıl yasayabiliyor? Tolstoy

Nasıl telefonlar insanları bu kadar esir alabiliyor? Çok acıklı değil mi bu halleri?
0
luluki
(23.09.25)
(19)

Birinden soğuma sebebiniz

kararsızataletfilozofu
Direkt öküzlük tarzı şeyleri sormuyorum aslında.Farklı kültürlerin, farklı yaşayış ve düşüncelerin olmasıyla ilgili merak ediyorum.Örneklemek gerekirse sizi bu konular nasıl etkiler başka soğutan konular var mı ?-yurtdışında geçmişte çok kısa sürede bile sevgili vb. yapmış olması-instagramda post at
Direkt öküzlük tarzı şeyleri sormuyorum aslında.
Farklı kültürlerin, farklı yaşayış ve düşüncelerin olmasıyla ilgili merak ediyorum.

Örneklemek gerekirse sizi bu konular nasıl etkiler başka soğutan konular var mı ?
-yurtdışında geçmişte çok kısa sürede bile sevgili vb. yapmış olması
-instagramda post atarken heryeri etiketleyip daha fazla kişiyle tanışma çabaları
-dışarıda yanında siz varken başkalarına birşeyler sorması, birşeyler istemesi, tanışması
-meyhane kültürünün olması ayda 2-3kez karışık arkadaşlarıyla gitmesi
-karşı cins arkadaşlarının çok olması yemeklere gitmesi
-mesajlara 3-4saat geç dönmesi
-bir şey sorduğunuzda geçiştirmesi anlatmaması

Hangi dilenciye para verdiysem onun sevabına Allah korudu sanırım.
Bunları yapan flörtünüz varsa sizin için soğuma sebebi midir, sizi soğutan başka bir şeyler var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(22.09.25)
Arkadaş sadede yalan söylemesin.
0
gobekliraki
(22.09.25)
amerikan hayranı olması. şaka yapmıyorum. benim için her türlü konuda dealbreaker'dır. abd hayranı & aşığı bir insanla aynı masada mecburiyet haricinde bulunmam.
0
der meister
(22.09.25)
@meister commmmon man I cşzıssssss kraysssst
0
gobekliraki
(22.09.25)
kiskanc bir arkadasa benziyorsun. sebebi nedir?

- ben herhangi bir art niyet görürsem veya hissedersem sogurum.
- herhangi bir yalan. hafizam da iyi oldugu icin bircok seyi hatirlayabiliyorum. celiskili bir sey gördügümde eliyorum.
- genel olarak beceriksizlik. ben is bitiren, akilli, tuttugunu koparan dinamik insan seviyorum. yavas, beceriksiz, impulsive, iradesiz, saf insani partner secmek istemiyorum.

bu ücü bence arkadaslik icin de gecerli. sadece flört olarak düsünüyorsak karsidakinin benim paceime uymamasi sogutuyor. ben mesela artik seninle tatile gidebilecek yakinlikta görüyorsam ama sen no diyorsan ben ne o tatile ne de baska tatile senle giderim artik. ben yükseldigimde yükselmemissin senin yükselmeni ben niye bekleyeyim.

-ataerkil hareketler bir de. sen benim hesabimi ödeyemezsin, sen beni arabayla alamazsin, sen bana bu kim su kim diye soramazsin, beni kisitlayamazsin. benim hayatimda benim izin verdigim kadar var olabilirsin. ben hayir diyince orada birakmalisin. baska bir insan benim hayatimi benim izin verdigim ölcüde sekillendirebilir. kendi kendine ataerkil olucam diye bir planlar yapip beni ona dahil edemez.
0
sonsuz
(22.09.25)
Evet bunlar flört kişisinden soğuma sebepleri. Ek olarak kişisel temizlik ve bakıma dikkat etmemesi. Saygısızlık, haksızlık yapması, manipülatif davranışlar şu anda aklıma gelenler
0
pembediken
(22.09.25)
Kaba davranışı
Gösteriş merakı, marka takıntısı
Dikkat çekme çabası
Olmadığı biri gibi görünme çabası
Sürekli bir şeyleri eleştirmesi, yargılaması
Fikirlerimi önemsememesi

İlk aklıma gelenler bunlar oldu.
0
mutekebbir
(22.09.25)
Tarif ettiğiniz kişi dışa dönük normal bir insan gibi göründü bana. "Soğurum" demek yanlış olur ama bana göre fazla aktif kalacağından yetişemez yorulurdum. Yoksa yazdıklarınızda yanlış bir şey bulamadım. Her mesaja da 3-4 saat sonra dönmüyordur heralde.

Bazen yalnızca uyuşamamış olursunuz. İlla yanlış olması gerekmiyor. Ben bu kişiyle uyuşamazdım.

Beni soğutan şeylerin başında beni kendi hayat görüşüne dair bazı şeylere ikna etme çabası geliyor örneğin. Eğer birinin beni kendi siyasi, dini, sosyal vb. görüşlerine çekme çabasını hissedersem ve/veya beni kendince şekillendirmeye çalıştığını düşünürsem soğumakla kalmam aramız da bozulur.
0
akhenaten
(22.09.25)
-Her gün herrr şeyini story atması. Yediğini içtiğini sıçtığını herrr şeyi.
-sürekli atar gider sosyal medya postları (atarlı bireyden nefrett)
-dışarıda sürekli bağıra çağıra konuşan, gülen tiplerden olması
-arabası olan insana şoförü muamelesi yapması. Sırf birinin arabası var diye ben şuraya gidelim burayı gezelim yapamam mesela, bazıları çok rahat bu konuda
0
mor oje
(22.09.25)
-sürekli kendini ve kendi meselelerini anlatanlar
-anlatırken sana konuşma forsatı vermeyenler/lafı ağzına tıkayanlar
-benciller
0
cccbehzatccc
(22.09.25)
Abaza olması.
0
put it in your appropriate place
(22.09.25)
Kibir
0
sekizdokuzon
(22.09.25)
Ossurması
0
mikahakkinen
(23.09.25)
sataşmak niyetim yok inanın, ama @sonsuz'un yazdığı cevaba baktığımda , tam olarak nasıl bir insanı hayatımda asla istemiyorum sorusunun cevabını görüyorum. hatta karikatürize ettiğini, şaka falan yaptığını düşündüm okurken.
0
loch ness
(23.09.25)
Üzüntümden, sıkıntımdan mutlu olması. Son yıllarda iki arkadaşlığımı bitirdim bu nedenle.
0
auroraaurora
(23.09.25)
@loch ness, ne demek istedin tam anlayamadim. benim yazdigim seyler de mi sana off geldi yoksa bir insanin bunlari turn off görüyor olmasi mi sana off geldi?

ikincisiyse neden durumu ya da huylari betimlemek yerine x gibi diyerek bana referans veriyorsun?
bir insan kendinde bu hakki nasil görebiliyor cidden cok ilginc.
büyük ihtimalle neyden hoslanadigina dair bir fikrin de yok. bir seylerden irrite oluyorsun belli ama özneden bagimsiz tanimlayabilecek dil becerin yok.
0
sonsuz
(23.09.25)
Aurora+1
Maddi açıdan sıkıntılı olduğum bir dönem ben de aynı durumu bir arkadaşımla yaşadım. "Bu insan benim üzüntümden mutlu oluyor" farkındalığı çok üzüyor. Bu arada bir arkadaştan beklentim kötü gün dostu olabildiği kadar iyi gün dostu da olabilmesidir. Hatta bence birinin başarısında da yanında olabilmek, kıskançlık enerjisinden uzak olabilmek çok önemli.

Bunun haricinde pasif agresiflikten hiç hoşlanmıyorum. Yetişkin bir birey karşısındaki insanın zihin okuyamadığının farkında olmalı.

Ayrıca her zaman olduğu gibi yine akhenaten +1
0
kullanicadi
(23.09.25)
@sonsuz al ben yazayım

- genel olarak beceriksizlik. ben is bitiren, akilli, tuttugunu koparan dinamik insan seviyorum. yavas, beceriksiz, impulsive, iradesiz, saf insani partner secmek istemiyorum.

Yani gizliden gizliye errrkek gibi erkek, alfa erkek istiyorsun. İnkar edeceksin evet.


bu ücü bence arkadaslik icin de gecerli. sadece flört olarak düsünüyorsak karsidakinin benim paceime uymamasi sogutuyor. ben mesela artik seninle tatile gidebilecek yakinlikta görüyorsam ama sen no diyorsan ben ne o tatile ne de baska tatile senle giderim artik. ben yükseldigimde yükselmemissin senin yükselmeni ben niye bekleyeyim.

Abi herkes aynı seviyede aynı anda yükselemez. Tam tersi olsa tacciz tacciz. Çok erkeksi yazılar bunlar...


-ataerkil hareketler bir de. sen benim hesabimi ödeyemezsin, sen beni arabayla alamazsin, sen bana bu kim su kim diye soramazsin, beni kisitlayamazsin. benim hayatimda benim izin verdigim kadar var olabilirsin. ben hayir diyince orada birakmalisin. baska bir insan benim hayatimi benim izin verdigim ölcüde sekillendirebilir. kendi kendine ataerkil olucam diye bir planlar yapip beni ona dahil edemez.

Al karşılık, hesabı karı milleti ödemez. Arabayla bırakacam, namusumuz. Etrafında erkek sinek olmayacak.

Tam bir sevgili olalım, evlenelim vs ama herkesin hayatı müstakil olsun kafası. Az önce senin kadar yükselmedi diye bıraktın adamı, şimdi ise ben hayır diyince dur. E ama o hayır diyince bitiyor. Sen diyince bitmiyor. Bildiğin param, kariyerim var, yurtdışı gördüm olmmmm güçlüyüm ayamın üstünde tek başıma duruyorum. Ailemle aram iyi değil bu arada. Dövmelerim var. Feministim. Hayatıma karışamazsın .ssss

Nefretlik bir karakter yazdıklarına göre.
0
Shepard
(23.09.25)
@sonsuz , aslında daha detaylı yazmıştım ama sataşma niyetim yok dedikten sonra bu kadar fazla detaylandırmak da bir nevi sataşma gibi göründü gözüme. anonim de kalsak kimseyi kırmak istemem.

- çok yakın kadın arkadaşlarımda da bu şekilde kendisiyle cinsel-duygusal yakınlık kurmak maksadıyla ilgilenen kişilere "yarışmacı" pozisyonu verdiklerini ,ve insanların onlar için sıraya girip kazanan yada "elenen" zavallılar olarak görüldüklerini gözlemliyorum. dışarıdan baktığımda bu bana megalomani gibi görünüyor , çünkü onlarla ilgilenen adamların - zannedildiği kadar ilgili olmadıklarını bizzat biliyorum.

-yüksek heves, yüksek hız, iş bitiricilik , özgüven, rahatlık vs. vs. diye giden maskülen erkek niteliklerinin arkasından , 3. dalga feminizm ve woke kültürü söylemleri ile devam eden bir değerlendirmeyi de çelişkili buluyorum. doğal haliyle, rol yapmadan senin istediğin tarzda bir insanın pek de var olabileceğini düşünmüyorum.

hevesli , enerjik , becerikli , iş bitirici adam, kız arkadaşını arabasıyla da alır, hesabını da öder, hayatına da karışır.(heteroseksüel erkeğin iç güdüsel davranış örüntüleri birbirine çok büyük oranda benzerlik gösteriyor.) yada- bunları bastırıyordur ve bir yerde patlayacaktır. bastırdığı ya iş bitiriciliğidir, yani kendini iş bitirici olmak konusunda çok zorlayan feminen- edilgen bir meriç ile muhatapsındır, yada bu "kimseye ihtiyacı olmayan güçlü kadın" rolüne bir süre - herhangi bir sebepten- katlanan maskülen bir erkek ile muhatapsındır. - buradaki motivasyon kadının düşünce paternini bir süre içinde değiştirebileğini umut etmesi de olabilir, kadını hayatının derinliklerine asla almayacağına karar vermiş olması da olabilir, yada farklı bir motivasyona da sahip olabilir bilemeyiz.

kimse sonsuza kadar rol yapamaz gibi geliyor.
0
loch ness
(23.09.25)
@shepard, @loch
so what? kendi isinize bakin bence.
0
sonsuz
(23.09.25)
(6)

Denizlerin ticaret için önemi nereden kaynaklanıyor?

ya ben lan neyse
aynı anda çok fazla mal taşındığı için mi?denize çıkışı olmayan ülkeler gelişmez falan diyorlar. tek sebep çok mal taşımak mı?
aynı anda çok fazla mal taşındığı için mi?

denize çıkışı olmayan ülkeler gelişmez falan diyorlar. tek sebep çok mal taşımak mı?
0
ya ben lan neyse
(22.09.25)
kısmen evet. benim bu konuda eğitimim filan yok ama tırları çok seven birisi olarak lisede aydınlanma yaşamıştım resmen. düşün hocam, tırlar bir veya iki konteyner çekiyor. bir tane gemide ise bunlardan en az 300-400 tane getirebiliyorsun. yani tek bir gemiyle 400 tırlık hacim söz konusu. sadece bu yüzden bile denizler çok önemli. çünkü dünyanın büyük kısmı zaten deniz. kıyısı olan ülke sayısı çok fazla. buradan çıkacak malın yine kıyısı olan bir yere aktarılması daha kolay. içerilere gittikçe zorlaşır.

dediğim gibi eğitimim yok, o yüzden maliyetler konusunda da bilgim yok ama bir gemi = 400-500 tır denkleminden yola çıkarsak denizin her türlü daha ucuza geldiğinden de neredeyse eminim...
0
der meister
(22.09.25)
ticaret = para

deniz ticareti de toplam ticaretin çok çok büyük bi kısmını karşılıyor.

mesele mal taşımak değil, para kazanmak. taşınması sadece para kazanmak için bi gerek.

ps tek gemi 400 tır denklemi doğru değil. yeni büyük gemiler 400 metreyi geçti. karşılığı da 23 küsür bin teu.

uzun tır 2 teu, kısa tır 1 teu. ortalama 1,5 desek, yaklaşık bir gemi 15-20 bin tır.

bunlar tek limandan yük alıp tek limana bırakmıyor.

vs.vs.
0
gurur
(22.09.25)
Gurur +1
Daha buna kara yoluyla ya da hava ile tasinmayacak yükler de ekleyebiliriz.
Misal gemi taşıyan gemi var :) bir de deniz yolu gene rahat. Karada kazasi var, şoförün uykusu var, gece hırsızlığı var, şoförün alkollü gelmesi var vs vs. Bir de karayolunda bilmem kaç tane ülke geçiyor bazen. Ama deniz öyle mi, Çin'den yükle Rotterdam'da indir. Mis gibi.

Bir de tabi globalleşme sebebiyle bu. Lojistik bu seviyeye gelmemis olsa globalleşme calismazdi. Misal bugün Çin'den Avrupa'ya deniz yolu 15 hafta olsa başka şey konuşurduk. Forbes 500 şirketinde resmen yarım haftalari konuşuyoruz çünkü finansal tablolarda birkaç milyon Euro yapıyor.
0
logisticsmanager
(22.09.25)
Üstte konuya yeterli derecede cevap verilmiş.

Dikkat edersen Yemen'deki husiler Kızıldeniz de İsrail için yük taşıyan gemileri hedef alıyordu.
Bu sadece İsrail değil, Avrupa için de rahatsızlık veren durum.
ABD,İsrail'e yardım için bölgeye savaş gemilerini gönderdi.
biri şüpheli şekilde olmak üzere 2 uçağını da kaybederek savaş maliyetini arttırdığından baktı ki (trumpın ifadesiyle) gemideki mallar kendisinden çok Avrupa'ya gidiyor oradan uzaklaştı.
Tabi bir de sualtı silahlı araçlarının savaş gemileri için oluşturacağı tehlikeyi de göz ardı etmemişleridr.
Rusya'nın Karadeniz'de başına gelenler ortada.
0
diyecevaplandı
(22.09.25)
Dunyada karanin kapladigi alan 1/4; suyun kapladigi alan 3/4
Yine Dunya Ticaretinin %90'ı denizyolu marifetiyle.
0
isiaha
(23.09.25)
En basiti hammadde taşımacılığını başka hiçbir ulaşım aracıyla bu kadar efektif yapamazsın.

Brezilya'dan 148bin ton demir cevheri (iron ore) yükleyip Çin'e tahliye ediyorduk, yada 170bin ton kömürü Güney Afrika'dan Hollanda'ya götürüyorduk. Bu sadece bir geminin taşıdığı yük, bunu bu kadar efektif olarak tek bir araçla gemi dışında taşıması imkansız.
0
Northern Mariner
(23.09.25)
(15)

Aramızdaki ilkkan

gobekliraki
İlkkan var ya burda siz de fark ettiniz mi ajfjkdjsjaj
İlkkan var ya burda siz de fark ettiniz mi ajfjkdjsjaj
0
gobekliraki
(22.09.25)
İnşallah ben değilimdir
0
sekizdokuzon
(22.09.25)
Sen odası kadar balkona sahipsin, mümkün değil sen değilsin.
0
🌸gobekliraki
(22.09.25)
Ilkkan ne?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.09.25)
Öyle geyik işte ya. De ŞARZ oluyorum akfkfkkak
0
🌸gobekliraki
(22.09.25)
ben açıkçası fark etmedim. ilkkan özelliklerine sahip kişiler mevcut ama bütünüyle ilkkan diyebileceğimiz biri gözüme çarpmadı. yani ilkkan'ın beş özelliği varsa bunun bir ya da iki tanesini kendinde barındıran gördüm de tümüyle ilkkan yok sanki. kaldı ki bunlardan bir veya iki tanesi çoğu kişide bulunabilir diye düşünüyorum. bir parça ilkkan olmakta sorun yok, mesele komple ilkkan olmamakta.

(MEİSTER TİKSİNİYORUM ŞU SÖZLERİNDEN, APTAL APTAL LAFLAR)
0
der meister
(22.09.25)
Meister hastanıyız senin. Old duyurcular iyi bilir
0
🌸gobekliraki
(22.09.25)
Kim bu özelden yazar mısın? İlkkan’a aşık biri olarak kendisine yürümek isterim :)
0
mutekebbir
(22.09.25)
Yazardım ama çok sıkıldım burdan.
0
🌸gobekliraki
(22.09.25)
@göbekliraki mı meister? Bayağıdır uğramıyorum da mazur görün
0
curukturpkokusu
(22.09.25)
Yok Meister kendisi. Benle alakası yok. Eskilerden diye saygımı belirttim.
0
🌸gobekliraki
(22.09.25)
Anladım, biz de severdik. İyidir umarım.
0
curukturpkokusu
(22.09.25)
hiç iyi değilim ama teşekkür ederim, beni çok mutlu ettiniz. sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. ayrıca ben gerçekten ilkkan değilim bence. ilkkan olmak için fazla sivri ve ARIZA olduğumu düşünüyorum. ilkkan daima bayanların suyuna giden, özlü söz ustası, felsefeci bir karakter. bende o kadar uğraşacak enerji hiçbir zaman olmadı. ben ilkkan değilim, insan bilir ne yaşadığını.
0
der meister
(22.09.25)
tuhaf bi duyuru. tuhaf insanlar.
0
gurur
(22.09.25)
ilkkan ne lan
0
Batuhanolabilir
(22.09.25)
Rambo'nun burada olması fikri abes geldi, imkansız.
0
encokbenisevinnolur
(23.09.25)
(26)

Kredi kartı borcu icra takibi

sekizdokuzon
80 binlik bir kredi kartım borcum vardı, yaz başında taksitlendirmistim. Son iki taksidini ödeyemedim. Az önce bir hukuk bürosundan aradılar, borç 170 bin olmuş ama yarına kadar 70 bin ödeyebilirseniz dosyayı bir ay daha bekletiriz,. borcu da 140-150 ye düşürürüz diyorlar. Öteki türlü icra işlemleri
80 binlik bir kredi kartım borcum vardı, yaz başında taksitlendirmistim. Son iki taksidini ödeyemedim. Az önce bir hukuk bürosundan aradılar, borç 170 bin olmuş ama yarına kadar 70 bin ödeyebilirseniz dosyayı bir ay daha bekletiriz,. borcu da 140-150 ye düşürürüz diyorlar. Öteki türlü icra işlemleri başlayacakmis yarın. Adıma kayıtlı bir taşınmazım yok, adresim aile evi görünüyor. Banka Vakıfbank. Ne yapmalıyım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(22.09.25)
Öde geç bir şekilde, pazarlik et 70k yerine daha azını verebilirim diyebilirsin. Bankalarla arani bozmamaya çalış. Orta yol için pazarlık. Sabir. Is daha da ilerlerse 3 5 sene bankalar yüzüne tükürmez.
0
Shepard
(22.09.25)
Ne yaparsan yap, ödeme taahhüdü verme.
0
gabe h coud
(22.09.25)
@gabe milyorluk adam olduğuna emin misin? Bankayla mi savassin diyorsun?
0
Shepard
(22.09.25)
Bu işlerden hiç anlamıyorum, başıma ilk kez geliyor. Ay başı 50000 vereyim dosyayı bir ay bekletin geri kalan borcumu da iki taksitte vereyim desem kabul ederler mi?
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Türk İcra ve İflas Kanunu 340. maddesine göre borçlu “ödeme taahhüdü” verirse ve bu taahhüdü yerine getirmezse, bu sadece borcun tahsiliyle ilgili bir mesele olmaktan çıkıyor. Çünkü o anda taahhüdü ihlal suçu oluşuyor. Alacaklının şikayeti üzerine savcılık soruşturma açar ve 3 aya kadar tazyik hapsi, borç ödenene kadar hapis cezası söz konusu olabiliyor. Para cezasına çevrilmez, ertelenmez.
0
gabe h coud
(22.09.25)
Ödeyemeyeceğin paranın asla taahhüdünü verme. Onun dışında gerçekten ödeyebileceğin paraları hesapla ona göre konuş.
0
logisticsmanager
(22.09.25)
Hukuk bürosu bu şekilde taksit vs önererek senden ödeme taahhüdü almaya çalışır. Ucunda hapis ihtimali olunca tahsilatı da garantilemiş gibi olur. Bu yüzden indirim de yapabilirler. İndirimi ya da taksit sayısını zorla derim.
0
gabe h coud
(22.09.25)
taahhüt verme. ödemezsen borç azalır. bu borçları ucuza satıyorlar çünkü. ama kredi notun leş olur tabii.
0
jelly bear
(22.09.25)
Avukata yarına kadar 70 bin ödeyemiyorum, aybaşında ödesem olur mu dedim. Yarın en az 40 bin öde ki ödemeye niyetli olduğun anlaşılsın diyor. Hadi diyelim onu yarın olmasa da bu hafta ödedim diyelim. Kalan borcu Ekim ortasına kadar ödemem gerekiyormuş. Bunu da yine avukatla konuşa konuşa iki taksitte Kasım sonuna kadar ödeyebilir miyim sizce? Gerçekten bu işlerin cahiliyim ve aşırı panikledim.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Lan ödersin, söyle iste nasıl ödeyeceğini. Kabul etmisler zaten. Dahasini da kabul ederler. Icra şans işi, herkesi icra etmek faydalı değil.
0
Shepard
(22.09.25)
Kadın bayağı asariz keseriz konuştu, ne bileyim ben sıradan vatandaşım. İcra, haciz denince ödüm kopuyor. İcra başlamış da haczi durdurmak için borcu bir an önce ödemem gerekiyormuş. Valla aybaşı 40 bin vericem, her ay Max bu kadar ödeyebilirim yoksa da haciz işlemleri başlasın seklinde blöf yapicam. Yerse artık napayım.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Bir de bu süreçleri başlatmadan önce bana hiçbir şekilde ulaşılmadi, celb vs gelmedi. Kadın şimdi arıyor yarına şu kadar parayı hazır et diyor ay sonunda. İşler karmaşıklasirsa bankayı buradan dava edeyim mi mesela? Ya da yarın avukatla konuşurken söyleyeyim mi, gerçi laf anlayan birine benzemiyor. Zitlasmamak daha iyi onunla. He odiycem deyip tatlı dille işi hafif sundursem daha iyi gibi. Kredi notum da düşsün artık napayım, başka çare yok.

Üç ay daha taş kemiricez, alıştık ona da neyse. Herkese çok teşekkür ederim.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Yanlış biliyor olabilirim ama anladığım kadarıyla sizin borç banka tarafından varlık yönetim şirketine devrolmuş durumda.

Yani konu artık bankanın konusu değil ve kredi notu falan tarih olmuş durumda. Artık muhatap banka değil yani.
0
Mirket
(22.09.25)
Kredi notu kaç yıla düzeliyor? Bir de en hızlı nasıl düzelir, nasıl bir profil çizmem gerekir?
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Az da olsa kredili ürünler alıp zamanında ödeyerek yükseltirsin.

Başka kredi kartın varsa onu zamanında öde. Yoksa yeni kart için ne alabilirsen, onu al. Bin liralık da olsa kart yani limit alıp onunla alışveriş yapıp öde. Limiti git gide artırarak ilerlersin, yükselir. Öyle abartılacak bir şey değil.
Kart/kredi verilmesi için kefil olacak ailenden biri olursa hızlanır süreç.

En az bir sene.
0
gabe h coud
(22.09.25)
Findekse gir yillik, danismanli paketi al. Danismanla randevu olustur. Akil veriyor. Uygularsan duzelir. Benim 10 yıllık 200 liralık bir borç vardi. Ödedim. Odendi kagidini aldim. Her bankaya goturdum verdim evragim meyil attim hepsine. Ne derse bankalar veya varlik firmasi yaptim. Findekse sey ettim ya 200 borc var dedim. Olm dur duzelteyim dedi, yarina yansir bye. Duzeldi...
0
Shepard
(22.09.25)
ödeme taahhüdü denilince kafamda canlanan video :)

x.com
0
nobody
(22.09.25)
ödeme taahhüdü verme + 1 çünkü bunu gerçekleştirmediğinde artık suça giriyor ve hapis cezası var.

bir de dolandırıcılık olmadığına emin ol. borcun var tamam ama bu arayan gerçekten onları temsil ediyor mu. bunlar bilgilerini icra dairesinden öğrenerek seni arayan bir dolandırıcı da olabilir. en temizi ödemelerini icra dairesindeki dosyaya yapmandır.

80 bin borç nasıl son 2 taksidi nedeniyle 170 bine çıkıyor onu anlamadım. avukatdan bu konuda bir hesap iste. ya da e-devletinden kendin girip dosyaya bakabilirsin. avukatlar seni korkutmak için rakamları şişiriyor olabilir. ayrıca gene e-devletden dosyadaki avukat veya hukuk bürosunu da doğrulayabilirsin.
0
orpheus
(22.09.25)
@nobody: aşırı rahatladım. Ben bankaya değil de avukata ödemeye çalışırım dedim telefonda, hapis yatar mıyım? :p Neyse kadınla kanka olucaz başka yolu yok.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
@orpheus: kredi kartı borcumu iki ay ödemeyince ihtarsiz yasal takibe aldılar, yine başka bir avukat aradı borcun yüzde elli faizli halı üzerinden taksitlendirdi. Son iki taksidi ödemeyince de tablo bu.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
80K borcu , 120K olarak 1 yıl taksitlendirdiler buraya kadar tamam. ayda 10K -12 ay diyelim. kaç taksit ödemiştin ? son iki taksit dediğinde 10 taksit ödemişsin gibi anlaşılıyor. bu durumda kalan borcun bu kadar olmamalı.
0
orpheus
(22.09.25)
Bir taksit ödedim.
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
Oha.! O nasıl matematik? 70.000 borcun vardı. Bunu taksitlendirdin. Son iki taksidi ödeyemedin. Güncel borç 170.000 doğru mu? Ya dolandırıcı ile muhatap oluyorsun, ya da arayanlar rakamları şişirip seni daha düşük bir rakama ikna etmeye çalışıyorlar. Muhtemelen dosyanız avukatta belki ama icraya bile verilmemiştir. Sallamasyon rakamları çalışan yasa dışı risk alıp bir ton yalan söylemiş size. Eğer verdiğiniz bilgiler doğru ise. Belirtmeden edemeyeceğim avukatım
0
ground
(22.09.25)
amatör fakirim, öncelikle geçmiş olsun diyorum. sadece kredi notu konusunda veri sunmaya geldim.

8 ağustos'ta kredi notum 950'ydi. bugün 956. findeks'in şeysi bu. ikisi de çok riskli müşteri sınıfında, banka selam versen almıyor.

bu süreçte ben de aynı sen gibi icralık oldum, bütün borçları kapattım. yani tek başına borçların kapanması 1900 küsür puanlık skalada sadece 6 puanlık etki etti.

gabe'in dediği gibi kredi notunu yükseltmek için bankaya "bakın ben sizin ürünlerinizi kullanıyor ve vaktinde ödüyorum" demen lazım. işini nakitle gördüğün sürece milyoner olsan bile bankalar nezdinde sıfırsın.

kredi çekeceksin, kredi kartı kullanıp vaktinde ödeyeceksin vs... öyle öyle yükselir. tabii geliri arttırmak da önemli ama o şu an çok gerçekçi değildir diye düşünüyorum. sıradan vatandaş için genelde en geçer yol günlük harcamalar için VAKTİNDE ÖDEMEK ŞARTIYLA kredi kartını kullanmaktır.

ha bu arada sırf icralık oldun diye ömürlük aforoz olduğunu düşünme. türkiye'de çok fazla insan zaten ödeme zorluğu yaşıyor. yasalarla problem yaşamadığın, acil 100-150 bin nakit ihtiyacın vs. olmadığı sürece kredi notunun düşük olması kısa vadede problem değil. onu toparlarsın.

benim annem, babamın katakullileri yüzünden senelerce maaşını tam alamadı. kendi adına hiçbir şey yapamıyordu kadıncağız. öyle bir noktadaydık yani. şimdi kredi skoru hepimizden iyi. ama tabii burada hacim de önemli. annemin kredi notu çok iyi evet ama krediye başvursa 200 binden fazla vereceklerini sanmam, geliri az çünkü.

bankaların vur emri verdiği kişi olman için asgari ücretle çalışıp 1-2 milyon borç yapman, bütün bankaları peşine takman, senelerce borcunu ödememen filan lazım. o kısmını dert etme. başına ekstra çorap örmeden temizlemeye bak. işin gücün varsa ödedikçe kredi notun yükselir zamanla.
0
der meister
(22.09.25)
öncelikle geçmiş olsun. panik yapmayın zaten panik yapın diye asarım keserim diyorlar.
sonuçta sizin bu parayı ödemenizi istiyorlar. ödemeye niyetli olduğunuzu belli edin. kesin net şu tarihte şu kadar ödeyebilecekseniz onu söyleyin onun dışında hiçbir şey söylemeyin ama %100 ödemeniz lazım o tarihte de başınızın belaya girmemesi için.
0
matilda
(22.09.25)
@matilda: öyle bir panik oldum ki pijama terlikle bankaya koştum. Çingene sandılar şubede yüzüme bakmadılar. Francala ekmeğiyle kahvaltı ettiğim bir gün böyle devam etmemeliydi
0
🌸sekizdokuzon
(22.09.25)
(18)

hiç arkadaşsız dostsuz kaldığınız dönemleriniz oldu mu

cccbehzatccc
biraz sıkıntılı zamanlardayım. dış etkenler çokça biraz da iç dünyamda.içime kapandığımdan biraz aramalarımı ve birkaç arkadaş ve dostumdan kendimi geri çektim.hemencecik uzaklaştılar. demek ki hep ben sürdürmüşüm ilişkiyi. bu değersizlik hissettiriyor insana.sonuç olarak arkadaşsız kaldım gibi bir
biraz sıkıntılı zamanlardayım. dış etkenler çokça biraz da iç dünyamda.
içime kapandığımdan biraz aramalarımı ve birkaç arkadaş ve dostumdan kendimi geri çektim.
hemencecik uzaklaştılar. demek ki hep ben sürdürmüşüm ilişkiyi. bu değersizlik hissettiriyor insana.
sonuç olarak arkadaşsız kaldım gibi bir şey tek bir dostum var.
Çok arkadaş canlısıydım oysaki 20lerimde...

Sizin böyle bir döneminiz olup yepyeni insanların hayatınıza girdiği veok yakınınız olduğu oldu mu?
20lerinizde temeli atılan dostluklar gibi oldu mu mesela?

Not: yaş 40a geliyor
0
cccbehzatccc
(21.09.25)
Arkadaşlık, dostluk uzun mesai isteyen işler ben üşengeç bir insanım. Yalnız olmayı garipsemiyorum o yüzden.
0
sekizdokuzon
(21.09.25)
20 yıldır arkadaşsız kaldığım bir dönemim olmadı.
Öncesinde de çok yakın arkadaşım dostum dediğim kimse olmamıştı içine kapanık zor arkadaş edinen biriydim üniversiteye gidene kadar.
O zamanlardan kalan çok yakın iki dostum var hiç kopmadık.
Sonrasında eklenenler oldu tabii ki, girenler çıkanlar oluyor bazen yalnız da kalabiliyorsun ve yalnız kalmak da kötü bir şey değil kendinle zaman geçirmek güzel.
Bu duruma çok takılmayın.
0
mutekebbir
(22.09.25)
Olmadı. Her şey gibi arkadaşlık da emek ve zaman istiyor.
Boşuna dememişler:
Good coffee is a pleasure
Good friends are a treasure
0
Amaranta ursula
(22.09.25)
yaşı 40'a yaklaşan biriyim, sonradan bu işler biraz zor oluyor, örneğin çok samimi olduğunu zannediyorsun ama bazen sen de siktiri çekiyorsun.

babam 50'lı yaşlarındayken 30'lu yaşlarda bir arkadaşı oldu. aradan 30 yıl geçti hala arkadaşlar diyebilirim. biraz kafanın almasına ve karşı tarafın bunu menfaat olarak görmemesine bakar.
0
hoot
(22.09.25)
"hemencecik uzaklaştılar."

aynı yaştayız benzerini pandemiden beri yaşıyorum. kimseyle küslük falan yaşamadım ama hal hatır falan soranım kalmadı. eskiden çok hal hatır sorardım ben özellikle 20'li yaşlarımda. mutlaka sorardım arkadaşlarımı. son dönemlerde mesajlarıma geri dönülmeyince, özel günlerinde haber vermeyince, sadece iyi günlerimde beraber olnca ben de bıraktım, çektim kendimi.

eskiden çok arkadaş canlısı olup bunları tecrübe edince insan kendini çekiyor. keşke yeni insanlarla tanışabilsem diyorum ama sosyal pilim bitik hissediyorum.

son zamanlarda arkadaşlık kavramını çok sorgulamaya başladım. bir insan biriyle neden arkadaş olur diye. kan bağın olmayan birisine neden önem göstereyim diye düşünmeye de başladım. insan sosyal bir canlıdır eyvallah ama sadece iyi zamanlarda yanında olacak insanlara neden zaman harcayayım? bu kişilerin sadece kötü zamanlarda da yanında olacağının garantisi var mı? kafamda böyle sorular varken de arkadaşlık geliştirmek zor oluyor.
0
false pretension
(22.09.25)
35 yıllık hayatımda hiç arkadaşım olmadı. tercih değil mecburiyetten. çocukluğumda insanlardan uzak bir dönem yaşadım kişisel olarak utangaç çekingen ve içe dönük bir yapım vardı. kendi dünyasında mutlu olanlardandım. yaş ilerledikçe insanlarla iletişim ve bağ kurma yetim olmadığını farkettim ama sosyalleşmenin de büyük eksik olduğunu biliyordum. deniyordum ama olmuyordu. büyüdük küçük bir şirkette uzun bir iş hayatı vs derken yaş ilerledi bağ kurmak artık yaştan dolayı çok zorlaştı. kısacası bir dönem değil tüm hayatım boyunca yaşadım arkadaşsızlığı.
0
nyist_
(22.09.25)
23 yıllık arkadaşlığımı bitirdim, 2 tane hem de. Biri başarılarını hiç haber vermedi, evlendiğinden itibaren aramadı sormadı, daha doğrusu 1 kere aradı o da görev savuşturmak için, benim eşi üzerinden ona selam göndermediğimi çok geç fark etti, ettiğinde aradı telefonuna çıkmadım, mesajına da çok uzaklardan cevap verdim. Diğeri ise hastalanmış, yazamazmış, arayamazmış, çok yoğunmuş çok yorgunmuş yazamazmış. DıvolSTREEETTcörnılı çektim kendisine, yaklaşık 1 yıldır aramıyorum sormuyorum o da aramıyor. Kardeşi evlenmiş haber vermedi.

İnsanlar dehşet verici şekilde bencilleştiler. Bir de gözden ırak gönülden ırak dedikleri doğru, ortamdan uzaklaşan bendim, unutulan da ben oldum.

1 tane dostum 1 tane de arkadaşım var. Sorsan arkadaşımdır diyecek belki 20 kişi çıkar ama alakaları yok benimle, hadi birincil ve ikincil olmasın ama üçüncül gündemlerinde dahi yokum. Ben kıymet verip de irtibat kurduğum sürece varım, ben yazmıyorsam yokum. Böyle şeylere arkadaşlık demiyorum açıkçası. Arkadaşlık öyle bir şey değil.

Falan filan. Çok canım sıkıldı. Dans etmeyi de sevmem ki gece gece çıkalım bir yerde kafayı dağıtalım diyeyim. Neyse.
0
muhayyer divan
(22.09.25)
Bildim bileli yalnızım ben.
0
gobekliraki
(22.09.25)
Olmadı. Osuruktan arkadaş değil de çok yakın gördüğüm arkadaşlar için efor sarfederim.
0
gabe h coud
(22.09.25)
oldu.

o degilde ne cok 35+ yalniz insan varmis burda. ben de onlardan biriyim. bu yaslarda dost, arkadasa bulmak zor. madem cogunluk bundan muzdarip bi bulusma ayarlayalim. istanbulda grup yada tek bulusma isteyen olursa haber versin gelirim.
0
dokunmakalbime
(22.09.25)
hiç bu moda girmedim ben aksine ilişkilerimi kestikten sonra ulan kafam ne kadar rahatladı dedim.
genelde kesen taraf ben oluyorum, en ufak yanlışta bile kesmeyi öğrendim öbür türlüsü insanı daha çok yoruyor. kendinle zaman geçirmeyi öğreniceksin, rutinlerinin değişmesi ilk başta zor oluyor ama onrasında kendi düzenin oturunca ne kadar mutlu ve iç huzurunun olduğunu hissediceksin
0
eja
(22.09.25)
tamamen degil ama is güc uzak kaldigim zamanlar oldu.

bir yastan sonra cok siki dost edinmek zor. ama coook yakin olmasina gerek yok.

sosyallesmek icin yeterli olan arkadas grubu iyidir. daha sonrasinda zamanla cok siki olabilirsin ya da öyle kalabilirsin
0
sonsuz
(22.09.25)
Bende de durum aynı. Yas 35 yolun yarisi
Harbi ne çok yalnız 35 ki varmış
İki tane kardeşim yerine koydugum kişilerle yollar ayrıldı. Şimdi de artık arkadaş edinmek için içimde heves yok. Olmaması da uzuyor açıkçası. Onların bubsekilde bunca emeği umursamaması da ayrı.

Heves yok şuanda çünkü yaş ilerledi, çaba zamanı ayırman ve değer vermen gerekiyor. Ayrıca sadece bunlar da yetmiyor. Arkadaşlığı sevdiren şey bir şeyler yaşamak, iyi -koyu anıların seni o kişiye bağlıyor.

Şimdi bu yaştan sonra da bunlar için donup bakiyorum da uğraşma hevesi kalmamış maalesef
0
dedeminhirkasi
(22.09.25)
40lı yaşlarıma basmama az kaldı. Çalışma çevremden dolayı arkadaşsız kaldığım, dostlarımın benden uzaklaştığını düşündüğüm zamanlar oldu. 2 dostumunda kendi hayatlarıyla ilgili yoğun dertleri var, günlük arkadaşlarda ararsan var, aramazsan yok. Bu durumu uzun süre kafaya taktım üzüldüm ancak hiç bir şey değişmedi. Ben de saldım.

Am bu durumun biraz sebebi de kendimim. Kafamın almadığı insanlara tahammül etmek istemediğim için insan seçiyorum ve 2 3 kişi dışında insan kalmadı. Ama çevreme bakıyorum çoğunlukta aynı durumda.

Not er kişiyim bayanlarda daha farklı olabilir.
0
mikahakkinen
(22.09.25)
benim hiç arkadaşım yok çünkü ben arkadaşlıkları sürdüremiyorum. bi şekilde kopuyorum böyle kertenkele kuyruğu gibi :) üşengeçim mesela çağırdıklarında gitmiyorum vs.
0
Sadece soruyorum
(22.09.25)
oldu. bu süreç benim için okula geri döndüğüm zaman bitmişti. 23 yaşındaydım o ara, aslında hiç beklentim yoktu çünkü bütün sınıf arkadaşlarım 18 yaşında olacak diyordum. hem bölümde kendim gibi ihtiyarlarla tanışıp kaynaştım hem de bazı farklılıklar olsa bile üniversiteye yeni başlamış çocukların kesinlikle arkadaşlık edilemeyecek kadar küçük olmadıklarını fark ettim. "dost" diyebileceğim tek kişi benimle yaşıttı ama ben hayatta dostlar kadar arkadaşların, amiyane tabirle "takılabileceğimiz" kişilerin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. sosyallik önemli bir şey, herkes dara düştüğünde yanında olmaz belki ama onların varlığı ve onlarla kurduğun iletişim en başta senin sağlıklı kalmana ve düzgün yaşamana yardımcı olabilir. eyyorlamam bu şekilde.

şu an 31 yaşındayım, netten çalışıyorum. internetten görüştüğüm, uzaklarda yaşayan 2-3 arkadaşım kaldı sadece. sağlığım bozuk, maddi durumum kötü ama beni şu an en çok arkadaşsızlık/yalnızlık/hayatımda hiçbir "yeni" şeyin olmaması üzüyor açıkçası.

bu yaşlardan sonra arkadaş bulmak bir yandan çok zor, bir yandan kolay diye düşünüyorum... zor çünkü doğal olarak bir araya gelebileceğimiz alanlar kalmadı artık. okul, sosyal topluluklar vs. bu işin zirvesi. iş hayatında da çok arkadaş edinilir elbette ama riskli mevzular bunlar sçtımın "kurumsal" düzeninde. bi de sorumluluklar, endişeler artıyor. herkesin ya belli oturmuş bi çevresi oluyor, vakti zaten fazla yok. "agalarla x qeyfi" durumu pek mümkün olmuyor agalar olsa bile. yenisini bulmak daha da zor.

diğer taraftan kolay olan kısmı ise şu: belli yaşlardan sonra çok fazla insan benzer hislere sahip. bu yönde çaba harcayanları bulmak, onlarla iletişim kurmak daha kolay olabilir. mesela 16 yaşındayken bir akranına "merhaba ben çok yalnızım, etrafımda kimse kalmadı, arkadaş olabilir miyiz?" minvalinde teklifte bulunsan kötü bir izlenim uyandırabilirsin. belli bir yaştan sonra bu sosyal bariyer ortadan kalkıyor. pek çok insan aslında o kadar uyumlu olmasa bile herhangi biriyle iki satır sohbet edebilmeyi, bir şeyler paylaşabilmeyi kıymetli sayıyor.

emmilerin kahvelerde (veya daha üretken olmak isteyenlerin farklı şekillerde) toplaşıp boyuna konuşması boşuna değil... ben mesela artık yolda yanıma oturup kafa açan ihtiyarlara da kızamıyorum. adam belki ne hayallerle, ne hikayelerle 60 sene var oldu bu dünyada. ailesi belki hiç olmadı, belki onları kaybetti, eski dostları gitti... koca bir ömür. paylaşacak, anlatacak kimsesi yok. böyle düşününce üzülüyorum, o yüzden ses etmiyorum hiç. içimden dede çenenin yayını zkiyim ama anlat be, gün senin günündür, saldır dede diyorum.

***

velhasıl belli bir yaştan sonra arkadaşsızlık/dostsuzluk bence kaçınılmaz. çok güçlü bağlarınız olsa bile insanlar hayat gailesinde çok farklı yerlere gidebiliyorlar hem manevi hem fiziksel olarak. insanlık hali. ama bunun yarın da aynı olacağının garantisi yok elbette. çünkü konuşma, paylaşma, sosyalleşme ihtiyacı da insanlık hali. en başta bize arkadaşlık/dostluk veren öz kısmen değişmiş olmakla beraber daima orada duruyor. sadece işlemek daha zor.

böyle uzun uzun yazınca da kendimi michael scott gibi hissettim, gideyim de "100 tane çocuk yapıcam böylelikle 100 tane arkadaşım olacak" diye röportaj vereyim
0
der meister
(22.09.25)
"içime kapandığımdan biraz aramalarımı ve birkaç arkadaş ve dostumdan kendimi geri çektim.
hemencecik uzaklaştılar. demek ki hep ben sürdürmüşüm ilişkiyi. bu değersizlik hissettiriyor insana."

Değer teşkil eden bir şeyleri, pek de kıymet bilmeyecek insanlara vermişsiniz, bunun böyle olacağını da bilemezdiniz.

Ana soruya cevap: benim olmuştu. Birkaç gün ah vah ettim ama sonradan güzel bir sıfırlamaya donustu. Oh kafam rahatladı oldum yani. İnsan belli bir yaşa kadar içinde büyüdüğü cevre, aileden gördüğü ettiklerine benzeyen ilişkiler kuruyor; ama oralardaki olmadık şeyleri görmezden geldiği ölçüde o kısmını da taşıyor. Tamamen bundan ibarettir demeye getirmeyecegim de etkisi var.

Bir de arkadaşlık dediğin bitmeyecek diye bir kaide de yok, tek taraflı yürüyen her şey biter zaten; açığa çıkması güzel olan.
0
encokbenisevinnolur
(22.09.25)
çok oldu hatta şimdi de öyle. bu yüzden de depresyon sorunum var.
0
ashleybon
(22.09.25)
(8)

Dünyadaki tüm karıncalar birleşip insanlara saldırsa

messina123
Bu savaşı kim alır? 1 insan başına 1 milyon karınca düşüyormuş. İnsanların önemli bir kısmının bebek ve yaşlı olması da var. Bu savaşı kazanmamız çok zor füze bomba silah ne kullanırsak kullanalım altından kalkamayız karıncalar alır
Bu savaşı kim alır? 1 insan başına 1 milyon karınca düşüyormuş. İnsanların önemli bir kısmının bebek ve yaşlı olması da var. Bu savaşı kazanmamız çok zor füze bomba silah ne kullanırsak kullanalım altından kalkamayız karıncalar alır
0
messina123
(20.09.25)
Aralarına yuvarlanarak dalsam cephenin birini tek başıma alırım. Belki tek başıma şehid olurum ama şehadet şerbeti için değer. Bi zahmet siz de diğer cepheleri alırsınız. Sonuç olarak savaş bizim.
0
anatomik
(20.09.25)
tek amaçları bu olsa baya insan götürürler, inanılmaz bir yapılanmaları var çünkü :)

çok alakasız aklıma bu kitabı getirdin ama;

KARINCALAR - BERNARD WERBER

bütün insanlığa saldırı şeklinde değil tabii de cinayet falan işliyorlardı organizasyonlarıyla; müthiş bir bilim kurgu serisidir tavsiye ederim :) (karıncalar hakkında da inanılmaz ayrıntılar öğreniyorsun)
0
makbur
(20.09.25)
Karıncalar basit bir manipülasyonla, misal toz şekerden bir tuzak kurup karıncalar buraya çekilip ölüm sarmalına alındıklarında neredeyse sıfır zayiatla bu savaşı insan ırkı kazanır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.09.25)
silah serbest mi? serbestse flamethrower'la birkaç milyon karıncayı sırf tek başıma alırım.
0
sir gawain
(21.09.25)
açılın hesaplayan adam geldi: kişi başına yaklaşık 10-20 kilo arası karınca düşüyor. insanların kullanabileceği araçlar, silahlar da var. zaiyat olur baya ama insanlar kazanır.
0
robokot
(21.09.25)
karıncalar insan kadar zeki olsa medeniyeti çökertir. kabloları kemirir, gaz borularını patlatır, suya siyanür falan katar. yerin altına saklanırlar zor öldürürsün.

taktik yapamayıp bodozlama cepheden saldıracaklarsa yenemezler.
0
ya ben lan neyse
(21.09.25)
çok rahat alırız, zayiat da çok az ve muhtemelen yalnızca tamamen savunmasız kişiler olur bebekler veya çok yaşlılar, ağır fiziksel engeli olanlar gibi.

karıncaların organizasyonu ve zekası karınca oldukları için etkileyici, bizimle kıyaslanamaz. ayrıca bizim en zayıfımız ayakkabısıyla bunların binlercesine tek atar.

kişi başına milyon tane düşmesi dert değil sadece 100 kişilik organizasyonla bütün mahalle ve hatta ilçenin karıncalarını yok edersin muhtemelen, akıl dolu preemptive strike çakıp bizi felç etmedikleri sürece içlerinden geçeriz. öyle bir şey yapmaları da zaten mümkün değil senin bir adımda aldığın yolu bir saatte alıyorlar.

tartışma konusu bile değil yani karıncaları itidalli davranmaya davet ediyorum bu iş onların sonu olur...
0
der meister
(21.09.25)
Herkes silahsız olarak savaşsa (ayakkabı vs kullanmak yok) karıncalar direnebilir ama normal silah serbest modunda dayanamazlar.
İnsan kazanır
0
basond
(21.09.25)
(13)

sevgili bahis severler

respect
bu duyurudaeintracht frankfurt - galatasaray maçı bahislerimizi yazıyoruz.
bu duyuruda

eintracht frankfurt - galatasaray maçı bahislerimizi yazıyoruz.
0
respect
(18.09.25)
kırmızı kart
4.58 oran
0
lazpalle
(18.09.25)
İlk yarı 1, ikinci yarı 2.
Skor tahmini frankfurt 1, gs 2.
0
encokbenisevinnolur
(18.09.25)
Normal oran istiyorsan 2,5 üst
Biraz yükselsin diyorsan ilk yarı 1,5 üst
0
etna
(18.09.25)
1,5 üste arsa satılıp basılır
2,5 üste bilezik satılıp basılır
3,5 üste kumbaradaki para basılır

Param cebime fazla geldi diyene frankfurt 3-1 gs öneririm.
0
Bruce
(18.09.25)
Davinson gol atar - 11.65
Yunus asist yapar - 3.60
Toreira isabetli şut çeker - 2.85
0
eisberg
(18.09.25)
Frankfurt'un 2 farklı kazanması 4,95 veriyor.
0
co2s2
(18.09.25)
galatasaray ilk yarıyı kazanır.
0
elektr10
(18.09.25)
Ben de sallayım kg var.
0
anon1m
(18.09.25)
frankfurt alır.
0
mikahakkinen
(18.09.25)
iy0.

beklentinin aksine okan hoca sığırpressle başlamaz, frankfurt boş alan bulamaz, galatasaray da ilk yarıda çok üstünlük sağlayamaz diye düşünüyorum.
0
der meister
(18.09.25)
Franfurt maçına Kırmızı kart da oynanabilir ama ben sistem 3,4 şu kuponu yaptım. Bugün gollere değil, kart ve penaltılara gittim.

Kopenhag - B. Leverkusen
Kart Puanı (4,5) - Üst - 1.92

Club Brugge - Monaco
Penaltı Olur Mu? - Evet - 2.35

E. Frankfurt - Galatasaray
Kart Puanı (5,5) - Üst - 2.92

Sporting CP - K. Almaty
Penaltı Olur Mu? - Evet - 2.29
0
ir10
(18.09.25)
Ms 1-3

galatasarayimiz 3 golle
0
duster
(18.09.25)
Bilen abiler ablalar başka kupon da verin (:
0
anon1m
(19.09.25)
(9)

Çevrenizdekilerden beklentiniz var mı?

umutt
En yakınım birlikte çıktığımız bir yolda beni ortada bıraktı. Ömür boyu sürecek bir yol olarak başlamıştık ama ortada bırakıldım, en sevdiğim en yakınım ve beni en çok anlayan kişiydi bunu yapan. Şimdi kimsesiz yapayalnız ve ortada bırakılmış gibiyim. Her gün bir beklenti oluşuyor ama karşımda sanki
En yakınım birlikte çıktığımız bir yolda beni ortada bıraktı. Ömür boyu sürecek bir yol olarak başlamıştık ama ortada bırakıldım, en sevdiğim en yakınım ve beni en çok anlayan kişiydi bunu yapan. Şimdi kimsesiz yapayalnız ve ortada bırakılmış gibiyim. Her gün bir beklenti oluşuyor ama karşımda sanki bir kaya var, göğsümün ortasında kocaman bir yumru...
Nasıl her gün yeniden oluşan bu beklentimi sıfırlarım?
Not: Gönül ilişkisi değil ve bahsettiğim kişi ailem diyebileceğim birisi, insan olarak vazgeçmem mümkün değil. İstediğim kendimi değiştirip yola yalnız devam edebilme cesaretini göstererek kendimi daha fazla yıpratmaktan kurtarmak.
0
umutt
(16.09.25)
beklentiler adamı hep üzer
0
nahtoderfahrung
(16.09.25)
hem var hem yok. zor durumda yanımda olmasını beklediğim, olacağını düşündüğüm, hatta şu ana kadar olmuşluğu da olan insanlar var evet ama hayat film değil yani bugün olan yarın olmayabiliyor ve bunun altında da her zaman dramatik bir sebep olmak zorunda değil. o yüzden beklentim var evet ama karşılanmazsa da şaşırmam.
0
der meister
(16.09.25)
su hayatta ogrendigim yegane birsey varsa, o da ipleri asla baskasinin eline birakma. gerekirse canini feda edecek kadar sev; ama kendi hayatindaki birseyin kontrolunu baskasina verme.
0
buenosdias
(16.09.25)
Beklentiler çoğu zaman üzüyor ve yoruyor. çünkü hayatı başkalarının ya da kendi zihnimizin çizdiği sınırlara sığdırmaya çalışıyoruz. Ama bizim veya karşı tarafın davranışlarını şekillendiren onlarca nedenler, şartlar, öncelikler var. Sizin beklediğiniz davranışı ya da her neyse bir şeyi yapabilecek kapasitede olmayabilir karşı taraf.

Bu yüzden beklentiye girmemek gerekiyor.
0
ontheroad
(16.09.25)
İnsan her şeyi tek başına halletmeye mecbur bırakılmamalı ama tek kalınca da elinden geleni yapmalı. Destek, dayanışma, iş birliği önemli, sosyal canlılarız.
0
sekizdokuzon
(16.09.25)
Kimseden bi beklentim yok. Insallah da beklentim olan bi duruma gelmem. Boyle dusunursen kurtulursun bu durumdan. Beklentin olmasin yani. Bi yardim gelirse bir yerden ne ala diye bakarim ben hep.
0
Kittie
(16.09.25)
beklentim yok diyen yalan söylüyordur.

patrondan para beklersin.
çalışandan iş beklersin.
kargocudan hızlı olmasını beklersin.
köşedeki kahveciden sıcak kahve beklersin.
anne evine gidersin, sıcak bir yemek beklersin. babandan "aslan oğlum" ya da "güzel kızım" demesini beklersin.
allah uzun versin, annen baban vefat ettiklerinde kardeşlerinden ağlayacak bir omuz beklersin.
karşı komşundan bir günaydın beklersin.
üst komşundan sessiz olmasını beklersin.

beklentiyi sıfırlamaya gerek yok. doğru kişiden doğru şeyi beklemek lazım. kolay mı? çok zor. ama yapan var mı? var.

yola yalnız devam etmemek için fırsatınız var mı? anladığım kadarıyla yok. sabah kalktığınızda "bugün şunları şunları yapacağım" şeklinde kendinize program yapın. yola nasıl devam edeceksiniz, karar verin. bu şeyi yalnız nasıl yapacaksınız plan yapın. zor olacak, zaman alacak, sizi yıpratacak ama kararlı olursanız devam edebileceksiniz. geçecek mi? geçmeyecek. bu "kazık" hep aklınızda olacak. bir başkasından bir şey beklerken çok dikkatli davranacaksınız. ama devam etmiş olacaksınız.
0
co2s2
(16.09.25)
Senin yaşadığını yaşadıktan sonra kimseden bir beklentim kalmadı.
0
mirty
(16.09.25)
Yok. Kendinden başka kimseden beklentin olmasın
0
pembediken
(16.09.25)
(2)

tarayıcıdan yayın izlerken donma

der meister
twitch'te daha belirgin ama f1 tv'de de oluyor, platformdan ziyade direkt bilgisayar ve tarayıcıyla ilgili olduğunu düşünüyorum sorunun. şöyle açıklayayım, yayın devam ettiği (ses geldiği) halde ciddi fps düşüşü oluyor. bazen görüntü donuyor, üç saniye durup tekrar ileri atıyor. belli aralıklarla am
twitch'te daha belirgin ama f1 tv'de de oluyor, platformdan ziyade direkt bilgisayar ve tarayıcıyla ilgili olduğunu düşünüyorum sorunun. şöyle açıklayayım, yayın devam ettiği (ses geldiği) halde ciddi fps düşüşü oluyor. bazen görüntü donuyor, üç saniye durup tekrar ileri atıyor. belli aralıklarla ama hep yaşıyorum bunu. bitrate ayarlarıyla da oynadım, hiçbirini yemedi.

işlemci/ram kullanımı için çekebileceğim bi ayar var mı? makine külüstür yani belki hiçbi şekilde önüne geçmek mümkün olmayabilir ama deneyeyim istiyorum yapılabilecek bi şey varsa. 10 sene sonra bi dota izleyek dedik zehir oldu resmen.
0
der meister
(12.09.25)
chrome ayarlarda solda sisteme girip grafik hızlandırmayı kapatmayı dene. başka alternatif olarak twitchi vlc player üzerinden izletmeyi dene veya kaliteyi 480pye falan çek. külüstür dediğine göre pcnin işlemcisi veya ekran kartı modern görsel işleme algoritmalarını kaldıramıyor. işlemci ve ekran kartı ne?

twitchi vlcden izlemek için, bunu kurup
github.com
komut satırından
"c:\program files (x86)\livestreamer\livestreamer twitch.tv/twitchkullanıcıadı source"
yazıp deneyebilirsin
0
nahtoderfahrung
(12.09.25)
hocam makine şöyle,


İşlemci Intel(R) Core(TM) i5-4210U CPU @ 1.70GHz 2.40 GHz
Takılı RAM 8,00 GB
Depolama 932 GB HDD TOSHIBA MQ01ABD100
Grafik Kartı NVIDIA GeForce 820M (2 GB), Intel(R) HD Graphics Family (113 MB)

***

github'daki bu şeyi indirdim, açtım ama içeride hala bir sürü dosya gözüküyor. orada livestreamer.exe'yi açtım, komut satırına dediğinizi yazdım ama kapanıyor öyle yapınca. burada kurulacak bi şey varsa ben anlamadım ve beceremedim, tam olarak nasıl yapabilirim?

***

edit: bunu beceremedim ama streamlink'i biraz kurcalayınca yapabildim. şimdi vlc üzerinden izliyorum ve tahmin ettiğim gibi şahane yayın. çok teşekkür ederim öneri için :)
0
🌸der meister
(12.09.25)
(29)

erkekler neden

sonsuz
erkekler iliskilerde neden kavga, tartisma aninda tamamen kendini kapatip susmayi tercih ediyorlar? dementor saldirmis gibi mi hissdiyorlar? amaclari ne?
erkekler iliskilerde neden kavga, tartisma aninda tamamen kendini kapatip susmayi tercih ediyorlar? dementor saldirmis gibi mi hissdiyorlar? amaclari ne?
0
sonsuz
(12.09.25)
Kendimi suçlanmış hissedince böyle oluyor. Psikolojik bir olay. O an kendimi dışarı kapayayım da karşımdakine bir mesaj olsun diye akılla alınmış bir karar gibi değil de kötü bir haber aldığında moral bozukluğundan aniden modun düşer ve ağzından iki kelime bile çıkmak istemez bunun gibi

Yine de kadın erkek tartışma ve iletişim üzerine çalışmalıyız
0
grimavi
(12.09.25)
Kazanamayacagi savasa girmiyor.
0
mbond
(12.09.25)
Bu karşıdakiyle ilgili. Sen en kapanık, asosyal, ev içi bir hobinin nerd'ü adamı bile yargılamaların olmadığı, içindekini söylediği için suçlanmayacağı bir iletişimi sunarsan konuşur, susmaz.

Kadınlar genelde haklı olmaya çalışıyor. Evli erkekler için laf var ya, ya haklı olacaksın ya evli. Kadınlar geri adım atmıyor, yanlışlarını kabullenmiyor, saldırıyor, iletişimde sürekli bu ilişkinin lideri benim gibi ilginç düşüncelere girebiliyor. Geçmişi açıyor.

Şimdi 3-5 kez 10 kez yüz kez tartıştık ama her defasında bu şekilde dönüş alınca insan salıyor ve amannn nasılsa anlamayacak diyip konuyu halı altına süpürüyor. Bir gün birikip patlar bu halı altındakiler de.

Olması gereken bunu nasıl çözeriz? Bak bundan rahatsız oldum ve sebepleri de bunlar, lütfen ne yaparsak bir daha bu olmaz vs gibi yapıcı değil de genel de videolarda gördüğünüz feminist kadın çığlığı adamı hayata küstürüyor. İletişim de katip seviyesine düşüyor belli bir süre.
0
Shepard
(12.09.25)
çoğu zaman strateji değil, devre yanması. öfkesini kontrol edememekten ya da kırmaktan korkuyor, tartışmayı yönetemediği için sessizliğe kaçıyor. karşı taraf içinse bu pasif-agresif işkence gibi görünüyor.
0
gabe h coud
(12.09.25)
Kadınlar asla tartıştıkları şeyi kastetmiyorlar ki, atıyorum sizinle buluşmaya geç kaldığınız için tartıştığınızı sanıyorsunuz ama aslında bi gün önce yazdığınız bir mesaja alınmış oluyorlar.
0
olaylar olaylar
(12.09.25)
dementor saldirmis gibi hissetmekten,
olaylarin fazla buyumesinden korkmaktan,
caresiz hissetmekten, ne desem ise yaramaz hissinden,
ne diyecegini bilememekten,
ne dese hep haksiz cikmaktan, ogrenilmis caresizlikten,
suclu olmaktan, ne dese bos olacagini dusunmekten,
olayi kendi kafasinda yasamaktan, sanki soylemis gibi hissetmekten,
kafasinda olayi anlamlandirmaya calismaktan
vs

ama karsi tarafi gicik etmek veya susarak kazanmaya calismaktan degil.
0
lemmiwinks
(12.09.25)
@Shepard, nickini görmeden okumaya baslamistim. yariya gelince sen ya da senin kalibrende biri oldugunu hemen anladim.
0
🌸sonsuz
(12.09.25)
kendi adıma konuşayım. benim yapacağım konuşmalar belli bir kelime ve süre sınırını geçmeyecek. o eşik aşıldıktan sonra yapılan şey kuru gürültüden ve dönüp dönüp aynı şeyleri konuşmaktan öte gitmiyor.
0
lazpalle
(12.09.25)
Erkeklerin beyinlerindeki konuşma alanı daha küçük, kadınlarda bu alan daha büyük, sanırım 3 kat gibi bir şey. Erkekler -eğer konuşma alanı gelişkin bir beyne sahip değillerse- kadın karşısında düşüncelerini kolaylıkla toparlayıp söze dökemiyor. Bu davranış bazı kadınlarda da mevcut, özellikle beyni donabiliyor bazı kadınların, yani düşünce akışı devam etse de ne düşündüğünü anlayamayabiliyor, cevap oluşturamayabiliyor. Erkekler de böyle. Ama beyninin konuşma merkez çok gelişkin erkekler de var, onlar asla mangalda kül bırakmazlar, en haklı olduğun konu da olsa en düzgün üslupları da kullansan, ne yaparsan yap o erkeği alt edemezsin. Kadınlardaki de böyle.

Bence erkeklerin sorunu HER ŞEYİ EGOLARINA SALDIRI OLARAK GÖRMELERİ. Kadınlar çok büyük çoğunlukla anlaşılmak ihtiyacıyla konuşuyor, ısrar ediyor, sesini yükseltiyor, bağırıyor, kavga ediyor. Duyulmak ve anlaşılmak için. Ama erkekler çok büyük çoğunlukla, bahsedilen sorunun kendisini yıkmak amacıyla dile getirildiğini, değerinin düşürülmeye çalışıldığını zannediyor ve bu sebeple dinlemiyor. Bundan bağımsız olarak dinlemeye üşeniyorlar, dinlemeye üşenen anlamaya da üşeniyor. Bir yandan da Serkan Karaismailoğlu'nun anlattığı bilgiler var, erkeğin konuşmalara odaklanması kadınlara göre epey kısa. Kadınlar da çok etraflıca konuştuğu için anlaşamıyoruz.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
Çok konuşuyorsunuz ya. Bence konuşarak her problem halledilmez
0
Cezcez
(12.09.25)
kisisine göre degisiyordur bence. benim esim gayet cat cat laf yetistiriyor.

yani ben soruda bir genelleme gördüm, o sebeple kendi esimden örnek verdim. soru formüle edilisi bakimindan susan erkekleri degil, genel olarak erkekleri ele aliyor. benim cevapta bir yanlis yok o sebeple, sizin soruyu sorma seklinizde hata var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.09.25)
@konusma, öyle heralde de ben senin esini degil de susan erkekleri sordum
0
🌸sonsuz
(12.09.25)
Hiç böyle bir şey yapmadım. Bir de tartışma var tartışma var, banane ben haklıyım şeklinde yaklasilinca cinsiyetten bağımsız buna maruz kalan tarafa, diğer taraf pek söyleyecek bir şey bırakmıyor, böyle kafasında kurduğu bir şeylerden ötürü itham edip sonra engelleyenine bile rastladım, eminim başka yaşayanlar da olmuştur.

Bu taraflarını farketmeyen, düşünmeyen erkekler, sinip susarak geri çekiliyor olabilir. Bu kısım varsayımsal olacak ama, babasından böyle gördüğü için olmuş olabilir, belki evin idare eden rolü bir şekilde ona kalmıştır, bunlar da ihtimaller.
0
encokbenisevinnolur
(12.09.25)
tam tersi bu konularda tamamen açık olma taraftarıyım ve genelde "karı gibi" olmakla suçlanıyorum. en sevdiğim atasözüm olan COMMUNICATION IS KEY'in geçerliliği konusunda şüpheye düştüm artık açıkçası.
0
der meister
(12.09.25)
Malesef artık şöyle düşünmeye başladım, erkeklerin birçoğunun ( böyle olmayanları tenzih ederim) iletişim problemleri var ve sorunlarla baş etme mekanizmaları zayıf ve birçok şeyi o kadar da umursamiyorlar. Bu ve belki daha başka sebeplerden genelde kaçmayı tercih ediyorlar
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.09.25)
@sonsuz daha çok 2 paragrafı okursa ölecekmiş hastalığına yakalanmışsın gibi aahhaha. tldr yapayım mı bundan sonra?

@muhayyer divan ya boş mu yaptın yoksa kaynaklı bir şey mi söyledin? Instada takip ettiğin kişiler kaynak sayılmaz.
0
Shepard
(12.09.25)
Kavga, tartışma bana çok düşük profil hareket olarak geliyor, klişe olarak söylemiyorum ama o seviyeye inmek istemiyorum, samimiyetle.

Kontrolsüz insan hareketi kavga etmek, bayağı bildiğin ilkellik yani.
0
kumandanim
(12.09.25)
@kumandan, iki insanin cok yakin olup da görüs ayriligi yasamamasi imkansiz. kavga veya tartisma hic yoksa sürekli harmoni varsa biri digerinin istediklerini yapiyordur sadece. bu da saglikli degil.
0
🌸sonsuz
(12.09.25)
kadın olarak yazıyorum (örneğin annem) tartışılmıyor. 1 cümle kurarsan karşılık olarak 20 cümle geliyor üzerine ağlama, suçlama... erkek beyni ile kadın beyni farklı (yanıtları okumadım belki yazan olmuştur). kadınlar sözel olarak kendilerini daha iyi ifade ediyorlar. kişisel yorumum da en doğrusu susup ortamı terk etmek zaten, benim bu yaşımda hiçbir şeye enerjim kalmadı.
0
deartheodosia
(12.09.25)
çünkü erkekler basit varlıklardır.
www.youtube.com
0
hrskrs
(12.09.25)
@kumandanim

Ben de kavgayı tartışmayı sevmem fakat hem ciddi bir konuda konuşurken heyecana kapılıyorum, tartışıyorum sanıyorlar, hem de bazı insan yumuşaklıktan, sessizlikten, tek kelimelik hamlelerden falan asla anlamıyor ve o iletişimi kurmak zorunda kalıyorsun. Mesela iş yerimde sebepsizce ve anayasaya aykırı şekilde ekmeğine çöküldüğünde on kere anlatmam yetmeyince polis çağırmıştım ve amir kişiyle haykırmalı kavga etmek durumunda kalmıştım. Başka türlü olmuyorsa yapacaksın. Evet ilkellik, primitiflik, iptidâîlik, savaş da öyle. Ama gerekebiliyor ve gerektiğinde geri durmamak en doğrusu oluyor.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
kadınlar sosyal olarak kaybetmeye alışkın değiller, tartışmaları kaybedeceğini farkettikleri anda saçmalamaya başlıyorlar. bu sebeple erkek tartışmaya dahil olduğu anda her türlü kaybediyor, tartışmaya girip kazansa başka bir şekilde kaybedecek. men are simplez doğru, enerji harcayacak daha önemli şeyler var hayatta.
0
nahtoderfahrung
(12.09.25)
Çünkü erkek ne yapsa ne etse her türlü bu durumda haksız çıkacağını biliyor, en azından sessiz kalayım da mevzu uzamasın, daha kötü yerlere gitmesin kafasında.

Kadınla tartışırken haklı çıkan erkek, nadir bir ejderha türü olabilir.
0
say something loving
(12.09.25)
Beyhude bir savaş olduğu için

5 senelik ilişkimde sevgilim sadece 1 kez haklısın dedi, onda da konu ikimizle ilgili değildi.
0
baldan kaymak
(13.09.25)
@ sonsuz; Hocam görüş ayrılığı başka bi' şey, kavga başka bence.

Bu ecnebilerde bi' tabir var, " agree to disagree " diye. öğrendiğimden itibaren hayatımda sürekli kullandığım bir surum diyeyim. Bizde hep niyeyse bi' taraf diğerini ikna etmek zorundaymış gibi bi' durum var, tartışmalar bu yüzden kavgaya evriliyor zaten.
Yoksa amacım kavgasız, tartışmasız pembiş pembiş yaşayalım değil.
0
kumandanim
(15.09.25)
@ muhayyer divan; Hocam ben soruyu kadın erkek olarak algılayıp cevap verdim açıkçası, yani sevgililik, evlilik içinde gibi düşündüm. Yoksa hakkın yenmiş vb. bir durumda yine kontrollü giderek sonuna kadar hakkını arayacaksın.
0
kumandanim
(15.09.25)
@kumandan, dostum mesela yaz tatilinde biri köyüne gitmek biri otele gitmek istiyor. ikisinin de farkli sebepleri. tartismadan nasil sonuca ulasabilirler? agree to disagree diyip hicbir yere gitmesinler mi?

kavgadan ne anliyorsun bilmiyorum ama saglikli bir iliskide tartismalar olur. hadi tatil konusu basit bir sey. bunun nerde oturalimi var hangi arabayi alalimi cocugu hangi okula yazdiralimi var. bunlara da mi agree to disagree diyelim :D
0
🌸sonsuz
(15.09.25)
@sonsuz; abi hayır tabii ki:) Birinde birinin dediği olur, birinde dğierinin, çözülür yani, istek olsun önemli olan o :)
0
kumandanim
(15.09.25)
sırf ne kadar sinirleniyor, sinirlenince ne yapıyor diye merak ettiğiniz için bile sudan sebeple kavga çıkarabildiğinizi fark etmiş olabilirler. oyununuzu oynamıyorlar.
0
zgrydn
(03.10.25)
(11)

[EuroBasket 2025] Türkiye vs Hellas

AlsterWasser
Evet tahminleri alalım arkadaşlar yorumlarınız nedir?Cedi yoksa veya ful perfomans veremeyecekse %60 Yunanistan %40 Türkiye diyorum.Cedi varsa %50 Yunanistan % 50 Türkiye diyorum.Yunanistanı yenebileceğimizi düşünüyorum aslında ama Antetekoumpo biraz canımı sıkıyor vayrıca bu seviyelerde ne bileyim
Evet tahminleri alalım arkadaşlar yorumlarınız nedir?

Cedi yoksa veya ful perfomans veremeyecekse %60 Yunanistan %40 Türkiye diyorum.

Cedi varsa %50 Yunanistan % 50 Türkiye diyorum.

Yunanistanı yenebileceğimizi düşünüyorum aslında ama Antetekoumpo biraz canımı sıkıyor vayrıca bu seviyelerde ne bileyim sanki tek haneli yakın bir farkla yenilcekmişiz hissi de var içimde.

ama gerçekten komşuyu elemek de istiyorum. umarım böyle olur. bu takım bunu yapar aslında Sırbistan maçındaki gibi oynarsak.
0
AlsterWasser
(11.09.25)
ilk set antete 2 foul. sonra sinerjiyi yakalıyoruz -4.5 handikap win, alpi +6 asist. ho.
0
eurhka
(11.09.25)
Anteyi salla. Cokiç’li sırpları tokatladık bunları rahat geçeriz
0
avatar is back
(11.09.25)
momentum olarak yunanlardan daha iyiyiz ve daha istekliyiz. cedinin olmaması bizi biraz geriye düşürüyor. ataman hoca sinirlenmez sakin kalırsa şansımız var. yunanlar bizi iyi tanıyor biz yunanları iyi tanıyoruz. Yannis Adetokunbo orta mesafe atışlarını yapamaz, biz de enerjimizi sahaya yansıtırsak yeneriz.

dezavantajlarımız ataman, seyirci sayısı, ülke ilgisi. şu an yüzde 60 Yunanistan alır gibi duruyor. Cedi gelirse 50 50.
0
mikahakkinen
(12.09.25)
anterekumpo, bu turnuvadaki en "değişik" oyuncu. jokiç, donçiç, alperen gibi teknikleriyle, saha görüşleriyle öne çıkan yıldızların aksine nba standartlarında bile istisnai ile olan bir fizik avantajı var.

maç ilk çeyrekte anteremumbo'nun nasıl başlayacağına ve bizim nasıl cevap vereceğimize bağlı. amperetumbo'nun klasikleşen uzun adımlarla içeri girip smaçlayacağı pozisyonlardan 1-2 tane gelmesi sonrasında paniğe kapılır, bunu savunmak adına oyuncu değişiklikleri yaparsak kendi oyunumuzu kaybederiz. biz buraya rakibi savunarak gelmedik. mvp seviyesinde oynayan Alperen'in etrafında kendi oyunumuzu rakibe kabul ettire ettire geldik buraya. anderejumbo'yu savunacağız diye kendi oyunumuzu bozmamamız lazım.

burada sorumluluk gergin'de. (gergin dememden kendisini hiç sevmediğimi, fenerbahçeli olduğumu anlamışsınızdır) gergin, fazlasıyla tecrübeli. milli takımla olmasa bile kulüpler seviyesinde buraları çok oynadı. normalde bu cv'de bir hocanın kolay kolay paniğe kapılmaması lazım ama gergin'in tek ve çok büyük falsosu da buraya devreye giriyor. morali bozulduğunda, işler istediği gibi gitmediğinde, biraz da rakip taraftarın baskısı varsa kontrolü kaybedebiliyor. yunan taraftarlar gergin'i çok iyi tanıyorlar. eğer panatinaykos taraftarları çoğunluktaysa çok problem olmayabilir ama olimpiyakoslular gergin'e oynayabilir. bu sezon playofflarda efes-pana maçında Efes'i desteklemeye giden fenerbahçeliler olarak tüm maç gergin'e oynadık, küfür ede ede soyunma odasına gitmek zorunda kaldı. eğer gergin kendini tutarsa, gaza gelmezse, takıma kendi oyunumuzu oynatmaktan vazgeçmezse, cedi oynasın oynamasın maça ciddi ortağız.
0
co2s2
(12.09.25)
@lifeisopeth burada duyuruya cevap yazmayıp gelip insanlara cevap verenleri anlamıyorum. önce başlığa cevap ver, sonra bana cevap ver. atamanın türkiyede gidip ana avrat sövülmediği bir tane spor salonu söyleyin(gs hariç). itudis yunanistanın başındayken her maç atamanı tahrik edip kullanmadı mı? yunan seyircileri atamanın nasıl tahrik edileceğini bilmiyor mu?

atamanın şu an avrupanın en iyi koçu olduğunu herkes kabul ediyor. ona laf etmedik.
0
mikahakkinen
(12.09.25)
ataman’ın büyük koç olduğunu kabul edip bunun sadece dezavantaj yarattığını söyleyen sensin ilk mesajında, ben de buradaki tutarsızlığa dikkat çektim. 2. mesajında olguyu daha doğru şekilde anlatmışsın, bir işe yaramış yani.

akşama gelirsek, ergin ataman’ın sahip olduğu büyük koçluk avantajıyla yunanistan’a üstünlük kuracağımızı düşünüyorum. özellikle yunan oyuncuları tanıyor olmasının da lehimize önemli bir etmen olacağını atlamamak gerek.

ayrıca ataman’ın fenerliler dışında nefret toplayan bir koç olduğunu pek düşünmüyorum. zaten aradaki o gerilimi nasıl avantaja çevirdiğini oynanan son 38 maçın büyük çoğunluğunu kazanmasından anlayabiliriz. maç sonuna önde girip yunanlılar’a karşı koyduk mu molası alması ballı ekmek kadayıfı olacaktır.
0
lifeisopeth
(12.09.25)
yanılmayı çok isterim ama bana kaybedeceğiz gibi geliyor. konu bizim milli takımımız olduğu için mevzuya biraz gereğinden fazla heyecanlanıp umutsuzluğa kapılan babaanne kafasıyla yaklaştığımın, objektif değerlendirme yapamadığımın farkındayım. buraya kadar sonuna kadar hak ederek geldik ama ben oyunu da pek beğendiğimi söyleyemem, genelde alperen efsanevi oynayıp yanına birkaç yancı çıkarıyor. güç dengesi açısından önemli referans saydığım tek maç sırbistan maçı. içime doğan ikinci, üçüncü çeyrekte oyundan kopup sonra toparlanacağımız ama böyle 85-79 filan kaybedeceğimiz bi maç maalesef. ama umarım 114-35 filan kazanırız.
0
der meister
(12.09.25)
cedi’nin sakat olması kötü oldu yalnız. o gün sonradan maça dahil olunca sevinmiştim ciddi değil diye ama dünkü videolarda sekiyormuş. alperen’den sonra ciddi skor katkısı verebilecek 2. elemandı. şu an nasıl olacak bilemiyorum.
0
lifeisopeth
(12.09.25)
ergin ataman dezavantajına rağmen ezip geçiyoruz yunanistan’ı. ahahaha. sizi gidi minik gerginler sizi.
0
lifeisopeth
(12.09.25)
Maç öncesi Yüzde 50-50 şans verirken ilk periyottan itibaren yüzde 90 Türkiye- yüzde 10 yunanistan oldu inanılmaz. Helal olsun.
0
🌸AlsterWasser
(13.09.25)
benzer şekilde final maçı için de aynı gün aynı saatte duyuru açarsanız bir şeyler denemiş oluruz, çorbada tuzumuz olur belki. ergin ataman dezavantaj filan diye mantıklı şeyler söyleyen finli kardeş de olsun ama :)
0
lifeisopeth
(13.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.