Giriş
(10)

Neden bazı insanlar aşırı sigara kokuyor?

Kahvedesu
Bazıları kül tablası gibi kokuyor gerçekten ya. Sabah yaklaşıyorlar midem kalkıyor. Bazıarı içiyor ama kokmuyor. Kokmayan sigara varsa neden onu içmiyorlar?
Bazıları kül tablası gibi kokuyor gerçekten ya. Sabah yaklaşıyorlar midem kalkıyor. Bazıarı içiyor ama kokmuyor. Kokmayan sigara varsa neden onu içmiyorlar?
0
Kahvedesu
(11.03.26)
çok farklı şeyler olabilir ama temelde sigaralar arasında bile koku farkı var. bazı tütünler çok ağırdır mesela. niye tütün dersen daha ucuz. bir paket sigara 105-110 lira şu an, tütün sarsan bir paketi yarı fiyatına hatta daha ucuza gelebilir. ağır olduğu için genelde daha az içersin bi de. yani en temel sebeplerden biri bu.
0
der meister
(11.03.26)
Karşı dairemde oturan bekar kadının liseli oğlu koridordan geçince 5 dakika asılı kalıyordu kül tablası kokusu.

Ben sadece bazı erkekler öyle kokuyor sanıyordum. Geçen gün otobüste yanımda oturan genç ve hayli bakımlı bir kadının da öyle koktuğunu görünce hayli şaşırdım.

Bir bilene sordum bu nedir diye. Kaçak, sarma tütün içenler kokuyor öyle dedi.
0
Mirket
(11.03.26)
sigara içme sıklığı, duş alma sıklığı, diş fırçalama sıklığı, kıyafet değiştirme sıklığı vs birçok etken olabilir.

sigara içip kokmamaya uğraşan insan da çok tanıdım. sakız, parfüm vs kullanıyolardı baya. çok içen çok kokuyor. içtiğin sigaraya göre bile değişir.
+1
jelly bear
(12.03.26)
kokmayan sigara yok, bazısı daha ağır kokuyor üstte açıklandığı gibi.
kapalı ortamda sigara içilen bir yerde çok fazla vakit geçiriyorsanız da üstünüze siner. üniversitede kalabalık arkadaş grubuyla bir yere oturduğumuzda sigara üstüne sigara yakılırdı. herkes aynı sigarayı da içmiyor. öyle ortamlarda açık hava olsa bile bedenine, kıyafetine siner. parfüm bocalasan üstüne daha rahatsız edici bir koku elde edersin, anlamı olmaz. içmesen bile üstüne siner yani.
0
black holes in the sky
(12.03.26)
genelde sarma sigara içiyorum. her içen bu tütün epey sert diyor.

günde bir paketi aşar.

epey de sigara koktuğumu düşünüyorum.

sarma sigara içmezken camel box içerdim.

o da epey kokar.

yani: çok içen çok kokuyor.
0
rain when i die
(12.03.26)
Kıyafetine sinmiştir. Duş alıyordur, üstünü değiştiriyordur ama dışarı çıkarken sigara kokan montunu giyer. Diye salladım.
0
gabe h coud
(12.03.26)
- kıyafetlerini yeterince havalandırmıyorlar/yıkamıyorlar.
- aşırı sigaralı ortamdalar.
- içmesini bilmiyorlar. tüm dumanı dışarıya salıyorlar. rüzgarın da etkisiyle yine kendi üstlerine geliyor.
0
elektr10
(12.03.26)
toplu taşımada son anda üstüste sigaradan duman çekip apar topar binersen ilk anlarda çok ağır bir koku olur. onlara denk gelmişsindir. bir de kıraathane gibi herkesin sigara içtiği mekanlarda sigara içmeseniz bile bütün giysileriniz hatta saçınız sigara kokar.
0
ground
(12.03.26)
Ben bunu daha çok yaşlılarda görüyorum. Kişisel hijyenin eksikliği ve her türlü kapalı ortamda sigara içmeleri bence bunun sebebi. Ayda yılda bir yıkanıp evde, kahvehanede fosur fosur sigara içiyorlar bütün koku da kıyafete, vücuda siniyor.
-1
sadakatsiz
(12.03.26)
sigara içip de kokmayan tek bir insan tanımıyorum. kokmuyorum diyen kendini kandırıyodur.
+1
elorelia
(12.03.26)
(11)

Türkiye'ye ne oluyor sorunsalı ?

RaiseThySword
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene k
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?

Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene koşuyoruz ?
-3
RaiseThySword
(10.03.26)
Emperyalizme karşıyız. Underdog kadrosunda.
+2
gabe h coud
(10.03.26)
Emperyalizme karşı diye yapılmış olsa dahi TR'de İran rejimini desteklemeyen hatta bu yüzden İsral tarafını tutan yüzbinlerce insan vardır tahminim.
-6
🌸RaiseThySword
(10.03.26)
ooo siyonist uşağı bir mezhepçi daha gelmiş. sizin yuvanızı vurmamışlar mıydı?

mesele iran'ın yanında durmaktan çok abd ve israil'in karşısında olmak. varlık amacı dünyaya kan kusturmak olan, savaşsız günü geçmeyen bu iki haydut devletle savaşıyorsa "şii iran"ın yanında çoğu insan evet.
+2
der meister
(10.03.26)
biz gene de nato üyesiyken abd'nin karsisinda cok durmayalim da sacimiz basimiz dagilmasin.
maksat dostlar alisveriste görsün. bir sey olacagindan degil. yiyorsa incirlik üssü'nü kapamayi teklif etsinler ahsjdl.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
illa ikisinden birini tutmak zorunda değiliz bence. masum insanlar hariç kimseye üzülmüyorum. iki tarafı da desteklemiyorum. hiçbirini sevmiyorum. olan çocuklara, hayvanlara oldu.

iran ile müttefik olunduğundan değil de diğerlerini onaylamamaktan bence de.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Siyonistler mi şialar mı daha kötü belli değil iki uçlu değnek. Her ikisi de birbirini yıksın beter olsunlar duruşumuz bu
0
Hallegadola
(10.03.26)
İspanya siyoniste uşak olmakta direnen (bu yolda Trump ı da kullanan) ABD ye rest çekti . Geçmişte Gazze konusunda da bazı siyasilerinden tepki gelmişti. Doğrusu İspanya , ( bazı kadın) siyasetçileriyle birlikte Alman siyasetçilere kıyasla daha net bir ifade tarzı kullanıyorlar.
Biz İran'la müttefik falan değiliz. Onlarla Suriyede de hiç anlaşamadık . Sürekli karşımızda oldular.
Biz sadece doğu ile batı arasında önemli bir denge unsuruyuz.
İran'da çıkacak kaosa destek olmamız siyaseten de şu an söz konusu değil . Sınırlarımızdaki ateş bizi de etkiler bu kez olay Suriye konusundan beter olur.
Göçmen karşıtları bile bu kez Suriyeli göçmenleri mumla ararlar.

Arap baharı dedikleri, zaten sağı solu dağıtmak en sonunda hedef olarak Türkiye'yi gösteren bir yalandı ve beklenen sonuç alınamadığında iş bu kez Fars baharı(!) ile yeniden ele alınıyor.

İran'ın yanında değilim ama attıkları hedefini tam isabet vursun derim.
Tarihlerine bakıldığında aslında bu savaşta zulmedenlerin birbirini kırması söz konusu . Zaten bir yerde patlak verecekti.

Böylece Körfezdeki avanaksporlar :
- bu abd üsleri ne işimize yarıyor ?
Hani bizi koruyacaklardı... diye düşünürler en azından .
Yedikleri füzeler ile uyanışa geçen(!) siyonistler de goyyim dediklerine kıyasla öyle üstün falan olmadıklarını saklandıkları sığınaklar içinde tekrar düşünüyor olabilirler.
0
diyecevaplandı
(11.03.26)
son zamanda abd tarafından çok dayak yedik. böyle bi refleks var ülkede.

ayrıca ispanyonllara da sempatisi var tüm ülkenin.
0
gurur
(11.03.26)
"Şii İran" zaten hep din kardeşimizdi. Esas siz nasıl bir gecede dinci oldunuz? JIDF maaşlarınızı erken mi yatırdı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.03.26)
ne mi oluyor?

son 25 senede bademler eli yuzu duzgun adamlarin alayini mon$erler diyerek piyasadan sildi, sifir liyakat ile endonezya'dan falan dandik diploma almis 3-5 adamin elinde, diplomaside ordan oraya savrulup duruyoruz, malamat olduk.

en son napiyoruz ya diye baktigimda ver papazi al papazi diye ust perdeden atip tutuyorduk, papazi verdik babayi aldik, herif eceliyle geberdi gitti, yirtti.

iran'dan yana durmaktan baska caremiz yok, molla dinci sii sunni vs farketmez artik. zira iran en piskopat gorunen, bolgenin en koklu devletlerinden biri. Herifler duserse bizim ustumuzden silindirle gecerler, son 50 senede yasadiklarimiz fragman olur.
+1
cooperr
(11.03.26)
iran yıllarca ülkemizdeki radikal islamcıları destekledi, siyasal islamı körükledi. aramız her daim limoniydi. şu an bizim tvlerdeki iran aşkı iran tvlerinde yok. sebebide iranın karışmasının bize sıkıntı yaratacak olması. iranlılarla değil ancak iran yönetimiyle sıkıntılarımız olmalı ama şu an değil. iranlıları en iyi biz anlarız iranlılarda en iyi bizi anlar.

bu tarz şeyler içerdeki gündemde din kardeşiyiz gibi görünüp dışarda reislerin ağzına bakmak. hükümette ne yapacağı konuşunda belirsizlik olunca elindekilerle propaganda yapıyor.
+2
mikahakkinen
(11.03.26)
(12)

Iran nükleer atar mı?

runaway
Bir anda çıldırıp nükleer bomba atarlar mı sizce?
Bir anda çıldırıp nükleer bomba atarlar mı sizce?
0
runaway
(08.03.26)
olsa atarlardı. daha ne olması gerekiyor bekletmeleri için ?
0
dr doofenshmirtz
(08.03.26)
Daha normalini atamiyorlar, nukleeri nasil atsinlar.
-5
duster
(08.03.26)
normalini mi atamıyorlar? adamlar bir haftada 15 ülkenin içinden geçti daha ne atacaklar?

soruya cevab: iran önce yemediği sürece nükleer atmaz. silahları yok diyorlar ama bence var. yoksa da pakistan, kore, rusya filan verir ama israil kullanmadığı sürece iran kullanmaz diye düşünüyorum.
0
der meister
(08.03.26)
İran icin 'icinden gecti' deniyorsa abd ve isralin irana yaptıklarına ne diyorsun acaba?
-3
duster
(08.03.26)
içinden geçti, evet. trump birkaç güne bitiririz ehi ehi yaparken neye uğradığını şaşırdı. dubai özellikle çok şey kaybetti.

israil ve abd’den büyük bir hamle gelmedikçe bir şey yapmaz.
+4
deartheodosia
(08.03.26)
Olsa mı?
Duyduğumda ben de çok şaşırmıştım yıllar evvel ama uranyumla en iyi çalışan ve ilerleyen ülke İran diyordu hocalarım.

Merak edip üstüne okumadım ama bence o kadar da hafife alınacak durumda olduklarını düşünmüyorum.
0
a perfect lie
(08.03.26)
atmaz mantıksız, şu an haklı iken haksız konuma düşüp tüm çevre ülkelerin baş hedefi haline gelmek istemez.

kimse irana çıkarıp nükleer silah hediye etmez. bu silahın yaratacağı etkinin sorumluluğu silahı veren ülke ile ortak olacak. iyi bir istihbarat ile verenin kim olduğu ortaya çıkar. iranın atacağı ilk nükleerden 10 dakika sora tüm şehir merkezleri nükleer ile bombalanır trump'ın işine gelir.

iranın yapacağı yıpratma savaşı. bu şekilde ufak ufak parça kopararak 6 ay ayakta kalabilirse savaşı kazanmış demektir.
0
orpheus
(09.03.26)
bi füze nükleer olunca kesinlikle hedefine ulaşacak mı oluyor? dokunulmaz mı bu nükleer füzeler? :DDD
0
plastic_angel
(09.03.26)
Attırmazlar gibi. Karşı taraf öyle bir casus ağı kurmuş ki atacak olsalar önceden haberleri olur.
0
nuevo
(09.03.26)
Bilgisayar oyunu değil bu arkadaşlar, öyle hain düşman al sana bonbe diye kafanıza göre sağa sola nükleer atamazsınız.

Kaldı ki niye atsın, öyle bir pozisyonda değil ki? İran'a kara harekatı falan düzenleyemezsin, işgal edemezsin. Her geçen gün iran'ın lehine çalışıyor. Plan Amerika ya da israilin hesapladığı gibi gitmiyor. Amerikada seçim var ve halkın bu savaşa desteği %20 civarında. Cumhuriyetçilerin içinde bile ciddi muhalefet var Trump'a. Zaten içeride her geçen gün köşeye sıkışıyor. Amerika'nın bir şekilde kuyruğu dik tutarak, savaşı kazanamasa da kazanmış gibi yaparak bir an önce bunu sona erdirmesi gerekiyor. Kaldı ki Hürmüz boğazının kapatılmasının etkisini önümüzdeki günlerde çok daha şiddetli yaşayacak dünya piyasaları ve bu da amerika üzerinde ekstra baskı yaratacak.

İran nükleere gerek kalmadan bölgedeki tuzlu sudan içme suyu üreten tesisleri yok ederek tüm coğrafyayı felç edebilir. Ancak bu aynı zamanda sivilleri de etkileyen bir karar olur ve bu da kamuoyu desteğini kaybetmek anlamına gelebilir. Bu yüzden bunu bile yapmıyorlar henüz. Ancak çok köşeye sıkıştıklarında nükleerden önce zaten ellerinde böyle çok daha kolay bir seçenek de var.
+2
thracia
(09.03.26)
+thracia +1

Nükleer öyle hadi atalım deyince atılan bir şey değil. Dünya tarihinde kaç kez nükleer atılmış diye bakmanız yeterli.
-1
sadakatsiz
(09.03.26)
@plastic_angel

evet kanka nükleer ya püf deyip sönüyor. hani yüzyıllarca etkisi falan olmuyor .d .d yapay zeka nisantasi fizikokimya yazılım enginerink .d
0
🌸runaway
(09.03.26)
(3)

Trump'ın ispatlı bir suçu ortaya çıktı mı?

parka
Eppstein meselesinde yani.Ortada bazı resimler var ama sahte gibi.Trump manyağı zaten kendini suçlayacak delili açıklamaz diye düşünüyorum.
Eppstein meselesinde yani.
Ortada bazı resimler var ama sahte gibi.
Trump manyağı zaten kendini suçlayacak delili açıklamaz diye düşünüyorum.
-1
parka
(04.03.26)
Trump kendisi aciklamiyor ki zaten, ben de bilmiyorum kim yayinladi. Biri aydinlatir simdi.

Ortada Trump'in cocuk yastaki kizlara birsey yaptigina dair bir video foto vs yok diye biliyorum. Ancak Epstein'in yaninda oldugu kizlarin ortada hoplayip zipladigi bir video var. Tabii mailler falan varmis dunya kadar, ben sahsen maillesmelere bakmadim, zaten mail hakkinda kivirabilir sonucta.

Ispatli sucu Israil'in sozunden cikmaya kalkarsa ortaya cikabilir varsa. Oyle birsey hic bir zaman olmayabilir tabii.
0
mbond
(04.03.26)
epstein dosyalarının sadece sızdırılan KONUŞMA kısımlarını yazıcıdan bastıracak olsan 3 milyon kağıda ihtiyacın olur. dediğim gibi bu sadece adalet bakanlığı'nın yayınladığı kısmı. fotoğrafların gerçek ya da feyk olmasının pek önemi yok, onları zaten muhtemelen hiçbir zaman yayınlamazlar.

trump'ın pedofili ve korkunç bir insan olduğunu zaten iran savaşı tutumundan anlayabilirsin. bu adam işlere kendisi karar verebiliyor olsaydı vallahi savaş çıkarmazdı, buna kalıbımı basarım. yapacaksın dediler ve yaptı. çünkü epstein bütün pedoları kuşşaklarından yakalamış durumda.

bu söylediğim kamala ya da biden övgüsü olarak algılanmasın, abd'nin her mevcut ve olası yöneticisine ayrı ayrı boydan gireyim. öyle bi kitle var çünkü. kamala'nın adı epstein dosyalarında yokmuş... wow çok büyük başarı, çocuklara tecavüz etmek için bir adaya gitmemiş demek ki. obama filan da çok nur yüzlü karizmatik bi adamdır zaten sadece drone'larla sivilleri filan öldürmüştür yani çok şeyapmamak lazım di mi?

başlangıç noktası çok yanlış olsa da bu konuda kahvedeki dayılar haklı çıktı. abd ve israil bir avuç insanlıktan çıkmış yamyamın kontrolünde. şu noktada bunu tartışmayı yersiz buluyorum. biz de büyürken batı hastasıydık filan da geldiğimiz nokta ortada yani. avrupalı da mutlu değil. karılar masum gördüğü "ayak" satmanın derdinde, erkekler desen zaten bitik.

ben gençlik hayalinin 1+1 evde bilgisayar başında yalnız yaşamak olduğu bir gerçekliği artık kendi adıma kabul etmiyorum. zaten çoğumuzun onu yapacak durumu bile yok. para yok. bize söylenen her şey yalandı. trump diğer yüzlerce, binlerce şerefsizle beraber çocuk katili ve tecavüzcüsü bir yamyam.

bunları yapabilen insanları da bizim mahkememiz yargılamıyor haliyle. hukuk filan bunları fazla abartıyoruz. parası olan, aşırı zengin olan her türlü şeyi halledebiliyor. dünyanın yarısına sahip olan adama "bana tecavüz etti" deyip dava açabileceğini ve kazanabileceğini mi zannediyorsun? hakim, savcı, bütün müesses nizam anayasadaki mürekkebine kadar ona ait zaten.
+4
der meister
(04.03.26)
Geçmişi zaten karışık ama Şimdiki suçu , dayanakları olmadan ve daha İran'la müzakere halindeyken aniden onları (Siyonistlerin de baskısı ile ) vurmak .

Oysa bu şimdiki çatışma ne kendi Kongrelerinden ne de BM'den gerekli şartları taşıyıp onaylanmış meşru bir savaş değil .

160 civarında kız çocuğunun okulda bombalanarak öldürülmesinden de sorumludur .
Kadın hakları konusunda derin külliyatı olan Batının sessizliğie bakarsak 160 kız çocuğu bir tane Mahsa Amini kadar olamamış .
(İran'ın da gerçekte ne olduğunu biliyorum ama mesele bu noktada haklıyı görmektir)
0
diyecevaplandı
(04.03.26)
(8)

Bu işin sonu nükleere varır mı?

msb
Hamaney ortadan kaldırılmış olsa bile operasyonun şu ana kadar Amerika'nın istediği yönde gittiğini düşünmüyorum.Amerikan askerlerinin bayrağa sarılı tabutları arttıkça Trump içeride iyice panikleyecek.Eğer devam ederlerse de bu iş uzayacak, iran'ın da kolay lokma olmadığını anlayacaklar ve son radd
Hamaney ortadan kaldırılmış olsa bile operasyonun şu ana kadar Amerika'nın istediği yönde gittiğini düşünmüyorum.

Amerikan askerlerinin bayrağa sarılı tabutları arttıkça Trump içeride iyice panikleyecek.

Eğer devam ederlerse de bu iş uzayacak, iran'ın da kolay lokma olmadığını anlayacaklar ve son raddede nükleerle işi bitirmelerinin önünde bir engel de yok sanki.

Artık nükleeri abd ya da israil kullanır bilemem ama işin ucu oraya varacak gibi...

Ne dersiniz?
0
msb
(04.03.26)
Amaç iran ı gazze gibi yerle bir etmek değil. İran ı önemli tesislerine zarar vermeden ele geçirmek. Yanii iran ı sağlam şekilde teslim almak. Ve dedikleri şeye razı ederek.
Dolayısıyla abd ve israil acele etmeden temiz temiz ilerliyor.
Yoksa iran ın tek mermilik işi var.
-1
luluki
(04.03.26)
Olmaz öyle şey. Amerikan halkını ikna etmeden böyle bir şey yapamazlar. Orada güçlerin ayrılığı var.
0
gabe h coud
(04.03.26)
Günümüzde nükleer aktif güç değil de caydırıcı güç konumunda. Çünkü nükleer kullandığın zaman karşı cepheden de nükleer kullanımı söz konusu olabilir sen de hasar görürsün. Dolayısıyla kolay kolay kimse artık nükleer silah kullanmaz. Amaç sana saldırılmak isteyenlere göz dağı vermek.

ABD tarafına gelecek olursak, bu müdahale kongre onayı olmadan başlatıldı. ABD başkanının tek başına savaş yapma hakkı yok. Sadece acil durumlar için belli başlı yetkileri var. Onun haricinde kongre onayı olmak zorunda. Trump ın süreci çok uzatabileceğini düşünmüyorum şahsen. ABD daha önce ortadoğuda uzun süren varlığının kendisine daha çok zarar verdiğini biliyor. Ama bu demek değil ki çekilecekler. Süreci hızlı bir şekilde tamamlamaya çalışacaklarını düşünüyorum.
0
nuevo
(04.03.26)
Trump bir kaç gün önceki konuşmasında "bana veya üst düzey bir yetkiliye zarar gelirse" diye başlayan bir konuşma yaptı. Eğer böyle birşey olursa iran'da baya büyük kraterler açılır. Yani tehdit etti, olabilir ama umarım olmaz.
0
kimlanbu
(04.03.26)
nükleere karşının kimsenin bir planı yok. Hiçbir hükümetin ne saldırı ne de savunma planının olmadığını düşünüyorum. Kağıt üstünde var elbet ancak deneyimlenmedi ve deneyimleneceğini de düşünmüyorum.
filmde de dediği gibi gerçekten "Birlikte dinamit dolu bir ev inşa ettik" kimse de o ilk fitili ateşlemez.

abd'nin stratejisi hamaney'i öldürüp yerine gelecek olanlar ile uzlaşıydı.
İran bir latin amerika ülkesi değil. Dünyanın en köklü devleti. Reaksiyonu da şimdilik bu şekilde ilerliyor.
İran elinden geldiğince abd'nin arap müttefiklerini radalarını vurarak kör etmeye çalışıyor.
ABD ve israil'de aynı stratejiyi izliyor ve şimdilik daha başarılılar artık kendi keşif uçaklarını rahatça uçurabiliyorlar. Muhtemelen yavaş yavaş da kara harekatı ile içeriye girmeye başlarlar.

İran'ın ırak afganistan gibi kabusa döneceğini de düşünmüyorum çünkü devrim muhafızları ve kırılgan ordu harici başka bir güç veya milis kuvveti, ayrılıkçı bir kuvvet yok. Hatta ABD, Suriye'de kendine yer bulamayan YPG'yi de kullanarak toprak sözü verdiği bile söyleniyor.
0
croswell
(04.03.26)
iran'a nükleer saldırı olursa israil haritadan silinir. dolayısıyla öyle bir ihtimal yok. daha denemedikleri bir sürü silah ve yöntem var kara harekatı da olmak üzere.

abd iç siyasetinin fazla abartıldığını düşünüyorum second amendment diye kafa skip evinde 10 tane tüfeği olan adamlar ağzını açıp da ice'ın katliamlarına, başkanlarının pedo olmasına çıkıp bi şey diyemedi. abd halkının bi hükmü yok bence. burger kuponu filan versen iran'a gitmeye razı gelecek yarım milyonluk ordu çıkarırsın zaten.
-1
der meister
(04.03.26)
varmaz. iran'ın liman, petrol, su, elektrik altyapısını vurur, kıtlık başlatırlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.03.26)
varsın da kurtulalım.

dünyanın iyi bir yere gittiğini düşünmüyorum zaten.

çekelim hard reset.
0
rain when i die
(05.03.26)
(9)

Bazı tipler nasıl yükselebiliyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Kaddafi, Berdimuhammedov, İdi Amin, Donald Trump, Saddam gibi uçuk tipler küçük işletmelerde bile kapından içeri sokulmayacaklarken nasıl oluyor da kariyer basamaklarını tırmanmaya başlayabiliyor, hatta devlet yöneticiliğine gelebiliyorlar? Kim güvenip güç veriyor yani bunlara? Böyle bir şey nasıl m
Kaddafi, Berdimuhammedov, İdi Amin, Donald Trump, Saddam gibi uçuk tipler küçük işletmelerde bile kapından içeri sokulmayacaklarken nasıl oluyor da kariyer basamaklarını tırmanmaya başlayabiliyor, hatta devlet yöneticiliğine gelebiliyorlar? Kim güvenip güç veriyor yani bunlara? Böyle bir şey nasıl mümkün olabiliyor?
-9
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.03.26)
Aslında ilginçtir narsisistik sosyopatik ve psikopatik özellikleri olan kişilerin daha iyi lider gibi görülmesi gibi açıklamalar var.
Tabi her kişiyi kendine has tarihi dönemin yarattıığını da göz ardı etmemeliyiz. Yani toplum psikolojisi Hitler, Trump gibi adamları da çağırıyor bir yerde..
+1
anon1m
(02.03.26)
amerikan medyasının "zararlı" gördüğü herkesi aptal, deli, palyaço vs. olarak görmeyi ne zaman bırakırsınız tahminen? bunlar siyasetçi neticede çok iyi oldukları, hak ettikleri için gelmiştir diyemem ama 2026 yılında yaşıyoruz yani konulara bu kadar sığ ve tek taraftan bakmasak mı artık? kaddafi ve saddam küçük işletmede kapıdan sokulmayacak adamlar he mi? allah allah.
+9
der meister
(02.03.26)
Gerçekten devlet yönetmek için iyi üniversite mezunu olmak, dil bilmek, yazılım bilmek vs mi lazım zannediyorsunuz :)

Gece kör karnalık bir sokaktan geçerken bile 80 kere arkamıza dönüp bakıyoruz tas kafalı korkusundan, bu adamların gözü kara, ölürler de öldürürler de. Zannettiğin şeylerden çok daha fazlası var bunlarda. Yolun en başından bu yana rakiplerini eleye eleye geliyorlar, gücü kendileri elde ediyorlar birileri tarafından sunulmuyor o güç onlara. Biraz belgesel izleyin anlarsınız :)
+1
ebeş
(02.03.26)
Özgür Demirtaş twiti gibi olmuş gerçekten. Tebrikler.
+2
thracia
(02.03.26)
özel sektör ile devlet ne alaka? Milyonlarca memur var özel sektörde 2 aylık deneme süresini bile geçemeden şutlanacak.
İktidara gelmek güç sahibi olmak gerçekten büyük bir sanat. Şans işi de değil. Sağcılar bu konuda daha iyidir çünkü tabandan yükselirler. Hem kitlesi daha çoktur hem de daha gözü karadır. Üstlere asla dokunmazlar, tehdit etmezler zamanı gelince aşağı indirirler.
+1
croswell
(02.03.26)
saydıgın tiplerin işletmelerde kapıdan içeri sokulmayacaklarını düşünmüyorum. iş dünyasında bu tarz adamlarla çokça karşılaştım. ayrıca bu insanlar özel sektörde yükselen kişiler değil ki. niçin özel sektör ile devleti bir tuttun? kaddafi ve saddam zaten asker. bu girişken ve haddini aşan kişilikleri sayesinde genç yaşta darbe ile yönetimi ele geçiren acımasız kişiler. trump ise babadan zengin birisi, özel sektör çalışanı değil, türkiyede de bolca örneğini gördüğümüz işveren.
özel sektörde yıllarca çalışıp pısırık ve patron yalakası yöneticilerden devlet adamı çıkacağını mı düşünüyordun? aksine saydığın kişilerden devlet adamı olur.
+1
abelardo
(02.03.26)
asker olabilmek için bile sevilmeniz, sayılmanız gerekiyor.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.03.26)
Diplomasız nasıl yükseldi, incelersen anlarsın.
+1
parka
(02.03.26)
"asker olabilmek için bile sevilmeniz, sayılmanız gerekiyor." derken benim yazıma cevap verdiğini zannediyorum. çünkü ben yazımda saddem ve kaddafinin asker olduklarını, özel sektörden gelmediklerini vurgulamıştım.

anlamadıgım şey şu. kaddafi ve saddam'ın sevilmediklerini hele de saygı duyulmadıklarını nereden çıkarıyorsun? her ikisi de çokça saygı duyulan insanlar. tekrar aynı şeyi söylüyorum; özel sektörde patrona yalakalık yapan pısırık yöneticilerden daha çok sevilip saygı duyuldukları kesin.
+1
abelardo
(02.03.26)
(12)

Şu an ülkenin başında kılıçdaroğlu olsaydı ne olurdu?

messina123
Ciddi soruyorum. Ben de kılıçdaroğlu’na oy verdim. Dünyanın hali ortada. Şu an iyi ki tayyip var bence. İlk seçimde yerini ekrem başkan’a bırakması dileğiyle tabii ki
Ciddi soruyorum. Ben de kılıçdaroğlu’na oy verdim. Dünyanın hali ortada. Şu an iyi ki tayyip var bence. İlk seçimde yerini ekrem başkan’a bırakması dileğiyle tabii ki
-20
messina123
(01.03.26)
Saydigin üç isimdende umudum yok. Bize bambaşka ve gerçekçi bir şey lazım. Genç, kararlı, ikna edici olmalı. Ekonomist kökenli olursa iyi olur çünkü işimiz var
-3
artıküyeolmakistiyorum
(01.03.26)
togg ve silah fabrikaları kapatılır, nükleer santraller ve denizaltılar askıya alınır, doğum kontrolü teşvik edilir, köpek mamalarına sübvansiyon uygulanır, konser ve heykel yapımına, veteriner kliniklerine öncelik verilirdi. camiler kapatılır, pkk'lılara kadro açılır, ilk öğretim, orta öğretim, lise ve yüksek öğretimde başörtüsü ve sakal yasağı uygulanırdı.
-13
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
kk dönemide şimdide chpnin üst yönetimi amerikancı dolu. natocu namık tan, tr705..
şuan ki politikalardan farklı olmazdı. onlarda biden yönetimi olsa daha iyi çalışırlardı. trump geldiğinde bunlara da bir mektup yazar hizaya getirirdi. hatta şuan doğrudan incirlik kullanımına bile izin vermişlerdi.
yani öyle trump karşısında dik duracak bir yönetim beklenmezdi.
belkide erdoğanın tek başarılı olduğu konu abd ile rusya arasında bir köprü olabilmesi. gerek ukrayna konusunda gerekse suriye konusunda. yani dibine kadar amerikanın yanındayız ama sizide anlıyoruz oyununu iyi oynuyorlar.
+1
my fault
(01.03.26)
türkiye'nin "demokratik siyaset tarihi" abd ve israil'le oluşturulmuş aşk üçgeninden ibarettir. bu ülkeyi gerçek anlamda bağımsız kılabilecek birisi çıkarsa da merak etmeyin en başta vatandaş kendisi huylanıp alaşağı eder. amerikan demokrasisi ülkeleri topla tüfekle işgal etmekten çok daha ucuz bir yöntemdir, bu coğrafyada onların istemediği lider uzun süre barınamaz. barınacak olursa farklı şekillerde barış ve demokrasi getiriliyor zaten görüldüğü üzere.
+1
der meister
(01.03.26)
hadi oradan troll. su an nefret etsem de kk'dan, asla ve asla tayyip kadar olamaz. ulke her turlu iyiye gitmis olurdu.
0
aguen
(01.03.26)
Enflasyonu düşürmek için kamu tasarrufu başlar, maliye politikaları devreye sokulurdu.
Kamuya personel alımında mülakaat kaldırılırdı.
Çakarlı araba sayısında dramatik bir düşüş yaşanırdı.

diye düşünüyorum.

Not: Kendisini de, şu an Silivri'de olanı da sevmem.
0
Mirket
(02.03.26)
bu devirde artık hiçbir ülke kalkınamaz.
başa gelen birinin yüzlerce milyon doları olması lazım.
kimse o noktaya temiz ve tavizsiz gelemez.
o yüzden cebinizi doldurup (çalın demiyorum) 60-70 yıllık hayatınızın tadını çıkarın.
kemo, ekmelo, muhar, ekro .. hepsi bu ülkenin başına bela adamlar.
+1
plastic_angel
(02.03.26)
0
freedonia
(02.03.26)
Yukarıdaki karısıyı uyuyan vatandaşın troll mü yoksa orijinal süper zeka ürünü mü olduğunu çözecek kadar duyuruda takılmadım, ona göre engelleyeceğim.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
cevabını aşağıdaki videoda görebilirsin.

x.com


Ülkemizdeki bir takım muhalif cenah bunu ya göremedi ya da görmemek için çaba sarfederek kafasını kuma gömdü. ama gerçekler yok sayılsa da var olmaya devam eder. Ve kafasını kuma gören ancak kendini kandırabilir.

Hafazanallah.
+1
ezkaza
(02.03.26)
kamuda mülakat kaldırılır diyen kişinin kafasını yaşamak istiyorum.

çankaya veya izmir belediyesine bakabilirsiniz nasıl bir yönetim olacağını oradan kestirebilirsiniz.
+3
Hallegadola
(02.03.26)
+1
Hallegadola
(02.03.26)
(7)

İran’a yapılacak olan bir saldırı doları nasıl etkiler?

dedeminhirkasi
TL nin dolar karşısındaki değerini etkiler mi?
TL nin dolar karşısındaki değerini etkiler mi?
0
dedeminhirkasi
(28.02.26)
Bişi olmadı. İçinden geçecekler İran ın. Bize yarar bu. İran bizim de azılı düşmanımız
-5
benaslindayohum
(28.02.26)
Pek etkilemez sanırım. İran'ın içinden tamamen geçmeleri de zor. ABD nin de bunu isteyeceğini sanmıyorum çünkü İran bölgede onlar için " lazım ".
Sadece bazı bombalamalar ile İran'ın biraz havasını alırlar.

Doları burada belki en fazla etkileyecek şey 1-2 ABD uçak gemisinin yeni
nesil silahlarla deniz dibini boylaması olur. Sanırım ABD de bunu bildiği için yemen'deki husilerin üstüne çok gidemedi .

Hayat sonuçta...
Nemrud da o kadar gücüne rağmen sivrisineğe yenilmişti.
-1
diyecevaplandı
(28.02.26)
bush ıraka saldırdığında tl karşısında dolar artmıştı. böyle zamanlarda insanlar güvenli liman aramaz mı. altın da dolar da yükselir. ha ne kadar yükselir bilemem.
0
yurtsuz john
(28.02.26)
Amerikanın İranı vuracağı belliydi. Malum olan bir şey gerçekleşti. Bu Dolar fiyatında genel gidişatı etkilemez.
Bilinmeyen şey, savaşın ne kadar büyüyeceği ve süresi.
Süre uzarsa her an her şey olabilir.
İran Hürmüzü kapatırsa bu, petrol fiyatlarını yükseltir, o da enflasyonu azdırır. O durumda da birşeyler olabilir.
Amerikanın büyücek bir gemisi okyanusun dibini boylarsa ya da Çin, 'Yettim gayrı' demeye kalkarsa da çok şeyler olabilir.

diye düşünüyorum.
0
Mirket
(28.02.26)
Tr’de güvenli liman dolar değil 1-2 senedir, altın. Altına kayış kaynaklı dolar artar biraz çok etkilemez gündem bile olmaz
0
avatar is back
(28.02.26)
Bir çok uzman ABD asla İran'ı vurmaz diyordu. Hiç bir yoruma güven yok. Analiz, strateji terste bırakıyor. Bildiğiniz yoldan gidin. Dolar ve altın düşüşe geçerse hiç şaşırmayın.
0
HellKeePer
(28.02.26)
iran azılı düşmanımız diyen kanziyi 3-5 ay sonra ülkemde mülteci istemiyorum diye dolaşırken görürüz muhtemelen.

şu an tl/dolar hesabı, daha doğrusu genel olarak emtia fiyatlaması çok karışık ya. şimdilik görebildiğim kadarıyla zaten iki taraf da gücünü saklıyor, kontrollü kullanıyor. petrol sahaları hedef alınmadı bile mesela. hürmüz boğazı kapanır mı, iran uçak gemilerine saldırır mı vs. bunlar belirleyici olur diye düşünüyorum. şimdilik pek ses yok.
+1
der meister
(28.02.26)
(4)

İranlilar bizden daha zeki mi sizce

lapaz
https://x.com/shanaka86/status/2027220033320206672?s=20 adamlar sadece bitcoinden 1 milyar dolar kasiyomus. Sasirtti. Neyse soru belli?
x.com adamlar sadece bitcoinden 1 milyar dolar kasiyomus. Sasirtti. Neyse soru belli?
0
lapaz
(27.02.26)
iran halkına saygım sonsuz ama diasporası gördüğüm en berbat, en aşağılık, en ezik insan grubu olabilir. bizdeki amerikan/avrupa aşığı sekülerlerin bin kat beterini düşün, her bir vatandaşı nevşin mengü gibi, sir we are white sir pls bomb iran pls destroy my entire family diye ağlaşan kuçu sürüsü.

bitcoin üretimiyle bir ulusun zekasını değerlendirmek zaten bence başlı başına talihsizlik. iran'ı kurtarırsa iran halkı kurtarır. amerika-israil müdahalesi olursa 95 milyonluk ülke açık hava kerhanesine, köle pazarına döner abd'nin müdahil olduğu her yer gibi.

iran "normal" bir dünyada öncü ülkelerden biri olabilirdi, bu kapasiteleri kesinlikle mevcut. bunu kullanmalarının önündeki bir numaralı engel abd ambargoları ve uluslararası arenaya açılamamaları. bunu getiren ne peki? abd ve israil. bugün şimdi batıdaki köpekler iran bombalansın, taş üstünde taş kalmasın, 2026 senesinde monarşi ve şah gelsin diye uğraşıyorlar.

iranlılar eğer iranlı olarak kalmalarına müsaade edilirse pekala bizden zeki olabilir. abd-israil müdahalesi olursa hiçbir şey olmaz, sadece bölgenin güvenliğini tehdit eden bir avuç terörist ordusuna dönüşürler.
0
der meister
(28.02.26)
herhangi bir milletin türklerden daha zeki olması için bir şey yapmasına gerek yok.
-9
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.02.26)
Çok para kazanmak başlı başına zeki olma göstergesi değildir.

Geleceğe uygun plan içerisinde faaliyet göstermek zeki olmanın bir göstergelerinden biridir.
Akıllı, zeki olan bir devlet komşusu Türkiye ile iyi geçinir. Ermenistan bile bunu anladı ama onlar anlamadı.

İran'ın yakın geçmişi, bölgedeki planlarının alt üst olmasından ibarettir. İçlerinde toplumsal rahatsızlık çok olmasa Suriye'de her tür karanlık işler çevirmeye (onlara düşman görünen siyonistler ile birlikte el ele vererek) şuan bile hazırlar .

Bitcoin dediğimiz şeyin kimler tarafın ortaya konulduğunu ve İran'daki alt yapısınının da kime hizmet ettiğini bilmek gerek burada.
Körfez ülkelerinde de para var. çok mu zekiler ? Hayır.
ama İran'daki bu konudan hareketle
akla şu geliyor. Yakın zamanda körfezin batıdan transferle veri depolama ve işlem merkezi olma ihtimalleri belirgin şekilde konuşuluyor şimdilerde.
Neyse bir zaman sonra (3 - 5 kişinin sözüyle, tweet iyle yükselen alçalan ) sanal paraların altın'da kalmamak için fiziki altın almak lazım.
0
diyecevaplandı
(28.02.26)
"Şeriat ile yönetilen bir ülke"
Sorunun cevabı yukarıda gizli
0
allezz
(28.02.26)
(15)

Dünya'nın sonu nasıl gelsin?

ermanen
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
📊 dünya'nın veya insanlığın sonu nasıl gelsin?

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
ermanen
(26.02.26)
Gerçek manada kıyamet koptuğunda üstteki seçenekler hafif kalacak .
-11
diyecevaplandı
(26.02.26)
goktasi abi, en temizi.
bir anda siyah ekran..
+6
cooperr
(26.02.26)
Bir şey olsunda hemen şimdi olsun hiç farketmez. Valla çok sıkıcı oldu yaşamak
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.02.26)
yakın bir mesafedeki (30 ışık yılı) süpernovaya oy verdim. ışık hızında ölürüz. göktaşının gelişini gözlemlemek, beklemek stres yaratır.
+3
eileengray
(26.02.26)
Uzaylı saldırısı. O kadar oyun oynadım. Tecrübeliyim. Savaşmadan ölmek yok. Çocuk parkı mı burası.
0
arbre
(26.02.26)
Nükleer savaş olsun isterim ben de madem yok olacağız buharlaşmadan saniyeler önce bombanın patlamasını seyretmek istiyorum.
-1
Hallegadola
(26.02.26)
İçinde en romantik seçenek göktaşı çarpması.
0
rakicandir
(26.02.26)
göktaşıyla nükleer arasında kaldım ama oyumu göktaşından yana kullandım.

süpernova hakikaten acayip bir şey ama farkında bile olmadan fiup diye anlık koskoca gezegenin poşete dönmesi fikri hoşuma gitmedi. ayıp gibi yani biraz. eğer tümüyle yok olacaksak ben çok kısa süreli de olsa kaosunu yaşamak, o psikolojiyi tecrübe etmek isterim. bu açıdan nükleer daha uzun soluklu ve acılı olabilir çünkü bildiğim kadarıyla mevcut tüm bombalar aynı anda atılsa bile hepimizin buharlaşması mümkün değil. bazılarımız çok acı çeker, sürünür.

göktaşı hem yok oluş öncesinde biraz sindirme fırsatı verir hem de vurunca çok kısa sürede siler atar. kafayı "deneyim" ile bozmuş beyaz yakalılar var ya hani adama burada üç saat sıra bekle sonra 1000 liranı alıp sana tokat atacağım diyorsun da bayılıyorlar... ben de onların manevi versiyonuyum. yiğit özgür karikatüründeki gibi, dayımlar filan komple tükeneceksek bile "deneyim" istiyorum, göreyim ve kendi içimde bir süreç yaşayayım istiyorum. dünyayı dışarıdan gözlemleyebilecek olsam süpernova olurdu ama BİLİNÇSİZ VATANDAŞ sıfatıyla göktaşı kardeşimin yanındayım.
+1
der meister
(26.02.26)
Nükleer diyen arkadaşlara Nevil Shute'un Kumsalda romanını önermeye geldim. Tam öyle bir olayın romanı.
+1
kobuzchu kiz
(26.02.26)
mümkünse uykumuzda ama şıklardan süpernova bir anda olsun bitsin pandemiyi zaten yaşadık yok savaşı, yok istilası daha da uğraşamayız, kimsenin mecali kalmadı bence hayatı o kadar sevecek kadar
0
darthvader
(26.02.26)
diyecevaplandı +1

Arkadaşlar hiç öyle büyük prodüksiyonlara gerek yok, firavunun kişisel kıyameti bir ufak sinekten kopmuştu. Gerisi sizin kendi tahayyülünüze bırakıyorum.
-5
love and trust
(26.02.26)
hiç biri. bu dünyanın acısını ve derdini biz insanoğlu fazlasıyla çektik. dünyanın çok hızlı bir şekilde gelsin, göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre içinde her şey bitsin. birde dünyanın sonunun derdini çekmeyelim.
0
scudman1
(26.02.26)
Göktaşı. Çünkü en hızlı sonuca giden o.
0
etna
(26.02.26)
Uzaylı görsek iyi olurdu bence ya.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
Bir anda gidelim toptan.
0
kumandanim
(27.02.26)
(20)

Ülkenin başına geçer miydiniz?

michael_knight
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo;
10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz.
Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.

Kabul eder miydiniz?

Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin.
10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız.
Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
0
michael_knight
(26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi.
Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
0
gule gule
(26.02.26)
Geçmem ülke nasıl yönetilir pek bilmiyorum.

ibb.co
+2
kizil karga
(26.02.26)
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.

alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya.
%100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey.
Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil.
Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi.
Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza.
Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım.
"Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.

Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
0
mezzosprite
(27.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
-1
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(19)

Evde bir şey olmayınca ne yiyorsunuz?

ekimoloji
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
0
ekimoloji
(24.02.26)
Bir çelik tencere ya da tavaya koy tavuğu, varsa üzerine de başka tava koy on beş dakikada çözülür.

Mercimek çorbası yarım saat sürer.
şehriye salatası, biber domates ton balığı vs
0
kisa
(24.02.26)
Çorba
0
grimavi
(24.02.26)
Çorbayla doymuyorum ama oğlan aç kalmasın diye mercimek çorbası yapmıştım zaten :’)
0
🌸ekimoloji
(24.02.26)
tavuğu direkt haşlayarak tavuklu pilav veya o haşladığın tavuğu güzelce soslayarak başka bi yemek veya sandviç yapabilirsin
0
jelly bear
(24.02.26)
Hiçbir şey yoksa tost, yumurta ya da yoğurt-granola yerim. Konserve bezelye varsa onu pişiririm, bezelye kolay pişiyor. Konserve garnitür varsa rus salatası da yaparım ya da sadece biber varsa fırında biber közler yine yoğurtla yerim. Yoğurt , yumurta da ekmek üçlüsünden birisinin kesin olması lazım yoksa markete:D
0
titanic kemancısı
(24.02.26)
çeşitli tartineler (üstü açık tost gibi):
- ekmek üstüne yumuşak ve sert peynirler, üstüne bal
- ekmek üstü peynir, avokado, domates dilimi, pul biber
- ekmek üstü avokado, yumurta,
- ekmek üstü peynir, füme hindi eti ve opsiyonel reçel vb.
- ekmek üstüne krem peynir, frenk soğanı/yeşil soğan, domates dilimi, zyağı
...

yumurtayla çiğ domatesi beraber yiyemiyorum bu yüzden onları yan yana getirmiyorum.
+5
eileengray
(24.02.26)
İçimdeki yalvaç ortaya çıkıyor böyle zamanlarda, açlık durumuma göre 3 4 yumurtadan peynirli omlet yapıyorum.
0
kullanicadi
(24.02.26)
Unu (buğday unu yahut siyez, mısır, nohut, x, y herhangi bir un) yahut irmiği tereyağında (olmadı, herhangi bir yağda) tavada kavuruyorsunuz. Üzerine yeterince su ekleyip, suyunu çekip kıvam alana kadar karıştırıyorsunuz. Arzunuza göre peynir (mesela kaşar) ekleyebiliyorsunuz.

Tuz atarsanız kuymak/mıhlama, şeker atarsanız helva yapmış oluyorsunuz.

(Su yerine su/süt karışımı yahut süt de kullanabilirsiniz)
0
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
tavuğun çözülmesi uzun falan sürmez.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.02.26)
Buzlukta hazırladığım ev yapımı köfteler var. Airfryer’da 6 dk 90 derecede sonra 190 derecede 5 dk bir yanı 5 dk diğer yanı. Mis gibi.

Buzlukta sürekli tavuk incik oluyor. Philips all in one cooker ile normalde 15 dk pişiyor, 25 dk yapınca çözmeye gerek kalmadan pişiriyor.

Bir de pilav yapıyorum 15 dkya.
+3
gabe h coud
(24.02.26)
güzel bir makarna yaparım, buzlukta balık veya köfte, sebze vb varsa çıkarırım, o da yoksa illa simit, poğaça vb. bir şey vardır buzlukta, o da yoksa dışardan söylerim, onu da istemiyorsam akşam kahvaltısı yaparım.
0
bradshaw
(24.02.26)
Tavuğu haşla, böylece çözülmesini beklemek gerekmez.
Yanına da bir pilav.
Ohhh.
+1
michael_knight
(24.02.26)
Buzlukta her daim köfte var. Yanına iki domat keserim. Bir de yoğurt ve ekmek çıkarırım. Herkes mutlu.

Siz de okuyun ivy league'de siz de yazın kardeşim. Ülkenizde eğitimle yeterince övünülmediği için başınızda 25 senedir diplomasiz bir otobüs şoförü var. Eğitimle övünmeyi de kıskanamazsınız artık fkfkfk.
+4
alice in potatoland
(24.02.26)
makarna
pilav
yumurta
yulaf
sandevic.
varsa firinda patates & brokoli

yulaf son zamanlarda favorim, eskiden hic sevmezdim. tereyagli tuzlu filan yapinca bayaa guzel oluyor.
0
taurina
(24.02.26)
Hayatimda yumurta yapmayı birak, kirmadim bile. Yas 43. Oyle aclik ataklarinda arabaya atlayip corbaciya gidiyorum. Bir kere ekmek icin dardanel koyayim dedim elimi kesmistim. Benim bu kazmalik ve cehaletle yasamam buyuk mucize.
0
duster
(24.02.26)
kahvaltı yapılabilir:
salata, peynir, zeytin, çay, açı biber salçası sürülmüş ekmek, turşu, kuru yemiş, meyve vs...

yemek olarak da patatesleri soyup, doğrayıp haşlayın ve süzün. Sıcaklığın etkisiyle hemen kuruyorlar. Mantı gibi üzerine yoğurt ve kızgın yağ döküp yiyebilirsiniz. soğan kavurup dökerseniz daha lezzetli olur. dilerseniz patatesleri püre yapabilir veya salata yapabilirsiniz. patates doyurucudur.
0
santimantal
(24.02.26)
tost
0
darthvader
(24.02.26)
Tuzsuz grissiniyi yarı bele kadar nutellaya gömüp yiyorum.
0
loch ness
(25.02.26)
ben evde daima peynir, yumurta ve ekmek olmasına dikkat ederim. ekmeği bayatladıktan sonra bile farklı şekillerde tükettiğim için fazlalık olması sorun olmaz. o açıdan benim bu tür durumlarda pratik tarifim peynirli yumurta oluyor. bandır bandır ye mis, çok uzun süre tok da tutuyor. ekmek yoksa 2-3 tane haşlayıp hap gibi atarım veya yumurtayı devre dışı bırakırsak ekmek arası peynir de olur.

bunlardan hiçbiri, üstüne makarna da yoksa tarlası yanmış emmi gibi çömelip ağlarım herhalde. yemem bi şey.
0
der meister
(25.02.26)
(3)

Bu alet ne işe yarıyordu?

yurtsuz john
İlkokuldayken sürekli elimize geçerdi. Çevirip dururduk. 30+ arkadaşlar hatırlar. https://www.kitantik.com/sozluk/A25-TOTO-CARKIFELEK-ANAHTARLIK_1br9qfwlpba3wqj1htg?srsltid=AfmBOoo2wqCkZm-1wOM6SjsIDP7RIssslyPx-R1BPSD3cS7zGeTJ18zX
İlkokuldayken sürekli elimize geçerdi. Çevirip dururduk.
30+ arkadaşlar hatırlar.

www.kitantik.com
0
yurtsuz john
(21.02.26)
Hatirladim bende de vardı. Tamamen amacsizca basip duruyordum.
+1
duster
(21.02.26)
94'lüyüm, 12 yaşımdan beri aktif bahis oynarım. ben bunu hiç görmemiştim. cidden cosmicstring'in dediği gibi herhalde zaten totoculara müjde yazıyor ahaha çok iyiymiş. denk gelsem kesin kullanırdım.
+1
der meister
(21.02.26)
Bunu kullanıp spor toto oynamışlığım var.
+1
Mirket
(21.02.26)
(2)

Seedance 2.0 hakkında ne düşünüyorsunuz?

msb
Film/dizi sektörünü bitirir mi?
Film/dizi sektörünü bitirir mi?
0
msb
(15.02.26)
abi valla yapay zekayla ilgili son birkaç senede bu soruyu o kadar çok duyduk ki... hiçbir şeyi de bitirmedi. tabii ki sektörler etkileniyor, belli ölçüde bir dönüşüm/değişim mevcut ama beklendiği veya reklam edildiği ölçüde keskin etkileri olmadı yapay zekanın. kapasiteyle sürdürülebilirlik aynı şey değil. belki 30 sene sonra bitirir ama yakın zamanda böyle bir etkisi olacağını sanmıyorum. önümüzdeki 10 senede muhtemelen bazı beyaz yaka işleri kaybolur, ekonomik kriz derinleşir, "montaj bu!1!" tartışmaları alevlenir ama "yapay zeka gelecek hepimizi öpecek" merhalesi için bence daha çok zaman var. biz görmeyiz onları.
+2
der meister
(15.02.26)
film dizi sektörü güçlü şirketlerin elinde. iyi film değil iyi pazarlama, satış , doğru senaryo iş yapıyor. yani AI tek başına sektörü bitiremez. ama sektörde bir sürü kişinin işi elinden gidecek o kesin.
0
orpheus
(16.02.26)
(18)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait?

korkut
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
0
korkut
(15.02.26)
4,5 - 5
0
yurtsuz john
(15.02.26)
Hikaye şeklinde değil ama "an" anısı olarak 3 aylık. Çok eskiden sürekli bi çekyat üstüne asılmış sarkaçlı saat görüntüsü geliyodu gözümün önüne. Sonra anneme sormuştum böyle bi saatimiz var mıydı yoksa uyduruyor muyum tamamen diye. Meğer varmış. Annemin doğum izni bittikten sonra anneannemlerden bizim eve geçmişiz. Orda da bizimkiler evin içinde koşturup iş yaparken beni hep koltuğun üstüne küçük bi yatak yapıp saatin karşısına yatırırlarmış, 2 ayın bitmişti o zamanlar diyor annem :)
+1
truf
(15.02.26)
5 galiba. gece sene bunu konustuk arkadaslarla herkes 2-3 yas diyor bende hic yok o donemden hatira.
0
antikadimag
(15.02.26)
bu soru bana her zaman ilginç gelmiştir çünkü insanların hatırladıklarını görünce şok oluyorum. bende en erken düzce depremi var, 5 yaşındaydım. hatta o akşam balık yemiştik, amcam bizdeydi. ben erken bitirip koltuğa çıkmış, koltuktan atlamıştım. avize sallanınca "ulan ne güçlüyüm be evi titrettim" diye düşündüğümü hatırlıyorum, tam o anda deprem oluyormuş meğer.

o dönemi uzun uzun konuşsak belki daha eski bir şey çıkar bilmiyorum ama benim aklıma ilk bu geliyor yani bende 5 yaştan öncesi hiç yok.
+4
der meister
(15.02.26)
2-2.5 yaşından travmatik bir olayı hatırlıyorum.
0
eileengray
(15.02.26)
3 falan herhalde..
dedemin beni parka goturdugunu hatirliyorum bebek arabasiyla ama baya bulanik.
-1
cooperr
(15.02.26)
2.5 yaşımdaki sünnetim. Full resolution :) bütün gün.
-1
gabe h coud
(15.02.26)
Birkaç küçüklük anımı hatırlıyorum ama bu bana sanki en eskisi gibi hissettiriyor. Yattigim yerden uyanıyorum ve güneş yüzüme vurmuş. Yanımda kimseyi goremeyince baya ağladigimi hatirliyorum. Ailem ya başka odadaydi ya da bahçede çalışıyorlardi.
-1
egerbiryolcu
(15.02.26)
4 yaşımı net hatırlıyorum
0
basond
(15.02.26)
3 yaş civarındaydım hatta anlatayım, kendime dair hatırladığım ilk anım bir köy evinde hapsedilmem :) iskenderundan adıyamana düğüne gitmişiz, ben de çok yaramazdım cidden rahat durmazdım en sonunda beni köy evinin birine kilitlediler. sonra baktım yatakta bi tane bebek uyuyor, çok net hatırladığım şey ise oradan kurtulmak için kapıya vururken bebeği uyandırmamaya çalışacak kadar nazik vuruyordum. bugün insanları rahatsız etmemek ya da her yerde hayvan gibi ses çıkarmamak konusundaki özenimin oradan geldiğini düşünüyorum.
-1
tabii lan manyak mısın
(15.02.26)
bende 7 öncesi yok. hiç yok. çok anormal şekilde.
0
summerjam0306
(15.02.26)
5-6 yaş
0
jelly bear
(15.02.26)
Bebekken havale geçirdiğimi hatırlıyorum. Beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitelerden dolayı rüya gibi 3 boyutlu ışıklı küp nesneler görmüştüm. Küpleri birleştirmeye çalışıyordum o sırada havale geçiriyormuşum.
0
dawsonscreek
(15.02.26)
1 1.5 yaş arası. ateşle oynamayı severdim, kardeşimin beşiğinin altına girip çakmakla oynarken az kalsın çocuğu yakıyordum.
-1
klassno
(15.02.26)
2-2.5; ölüm, cenaze vd.
0
lil siztah
(15.02.26)
Çocukluğumuzdan beri bize büyüklerimiz tarafından çocukluğumuzla ilgili bir şeyler anlatılıyor.
Bu anlatı bombardımanına o kadar çok maruz kalıyoruz ki, hangisini gerçekten hatırlıyoruz, hangisini anlatılanların etkisiyle hatırlıyor sanıyoruz, bunu tespit etmek güç.
0
Mirket
(15.02.26)
5 yaşındayken tasinmisiz. Önceki eve dair pek çok şeyi hatiriiyorum. Demek ki 3-4 yaşımi hatırlıyorum.
0
abelardo
(16.02.26)
1.5 kardeşimin doğumu ve bizim bir süre farklı evde kalmamız ve oradaki birkaç sahne. ama zaman içinde bu tip eski anıların kendileri kaybolup onların tekrar hatırlanması ile oluşan kısımları kaldı. yani bir şekilde o anıları hatırlayıp tekrar etmeseydim bence silinirlerdi.
0
orpheus
(16.02.26)
(7)

Dünya kupası için maç bileti olması abd vizesi için şansı artırır mı?

ezkaza
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olum
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.

Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olumlu bir etki yapar mı? Hiç abd başvurum olmadı daha önce.
0
ezkaza
(15.02.26)
yapmaz. nötr yani.
0
orient blue
(15.02.26)
Takip ettiğim bazı vize durumu paylaşan kanallarda işe yaradığını okuyorum. Bence kolayca alırsınız.
0
a perfect lie
(15.02.26)
Bir etkinliğe katılacak olmanız, sıradan gezip gelicem demenizden muhakkak ki olumlu fark yaratır ama sizin koşullarınız dahilinde. Yani sizin diğer kriterleriniz vizeye hiç uygun değilken, benimkiler uygun ve biletim yoksa, tabii ki benim vize alma ihtimalim sizden yüksek olur. Tek başına çok olumlu etkisi olur denilemez yani.
0
lil siztah
(15.02.26)
çok faul başka bir durumunuz yoksa olumlu yönde arttırır, bu konu haber oldu hatta, marco rubio kolaylaştıracağına dair bir açıklama yapmıştı.
+1
eileengray
(15.02.26)
Kesinlikle arttırır. Hatta buna özel vize çıkaracaklardı
0
michael harddd
(15.02.26)
elbette arttırır. normal şartlarda vize alamayacaksanız biletinizin olması da yeterli gelmeyebilir tabii ki ama yine normal şartlarda adamları iki kez düşündürecek bir durum dünya kupası'na gidiyor olduğunuz için göz ardı edilebilir. bu tür net, belgeli planlar genelde işi kolaylaştırıyor vize konusunda, bi nevi "yemedik ulan ülkenizi iki maç izleyip dönücez" mesajını vermiş oluyorsunuz.
0
der meister
(15.02.26)
2018'de rusya'ya vizesiz gitmistim ben. bileti alinca sana fan id diye bir sey gonderiyorlardi rusyadan postayla, onunla giriyordun. bu sistem aylar oncesinden kurulmustu ve belliydi. simdi amerikalilarin sacma kaprisleriyle ugrasacak millet. benim bildigim tek duzenleme interview almani saglayacaklar. ama sosyal medya falan istiyorlar israil karsiti paylasim yapmissan vize vermiyorlar boyle pis igrenc bir memleket oldu burasi. 40 kadar ulke zaten vizeye bile basvuramiyor.

ulke kita buyuklugunde oldugundan dunya kupasi ruhu da yasanamayacak. maclar sabah sicaginda oynaniyor, takimlar binlerce kilometre yol yapacak. tr katilmazsa hic umutlu degilim ben bu turnuvadan.

sonuc sansini azicik arttirabilir ama resmi olarak bir aciklama yok, sadece interview tarihi vermeyi taahhut ediyorlaar: www.state.gov
0
antikadimag
(15.02.26)
(17)

Geç mi kalındı sevgili işlerine

holaha
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum. Kadınlar tarafından bir red flag midir? Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum.
Kadınlar tarafından bir red flag midir?
Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
0
holaha
(14.02.26)
Bir sıkıntı var ağa bu işler 12-13te başlıyor. Bu bir başarı
-1
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
oncelikle kimseye soylemek zorunda degilsin.

kadin erkek iliskileri isci isveren iliskisi gibi. kadinlar sirket gibidir. daha once calismadiysan risk almak istemezler. issizken is aramak da zordur. iliskin varsa daha cazip hale geliyorsun kadinlar arasinda. daha once begenilmis, interview sureclerini gecmis birini tercih etmeye daha yatkin oluyorlar. onlarin kendi aralarinda tuhaf bir sosyal dinamik var erkek olarak bizim anlamadigimiz. sonucta bostaki, tercih edilmemis adami arzulamiyorlar. sosyal statu onemli.

abd'de yuksek lisans yaparken sinifin en guzel kiziyla cikiyordum. (ortadogulu fantezisi varmis) onunla ciktiktan sonra yuzume bakmayan diger hatunlar arasinda cok populer olmustum kismetim acilmisti.
+4
antikadimag
(14.02.26)
Çok çirkin ya da iletişim problemleri olan birisi de olduğumu düşünmüyorum. Sanırım sosyal medyada aktif değilim ve çevremin olmaması. Ama yaş nedeniyle artık üniversite kulüpleri de olamaz. Ne bileyim nasip belki de
0
🌸holaha
(15.02.26)
sosyal bir cevren olsun oradan kizlarla tanisirsin, yoksa cidden olmaz. kimse gelip de uzerine dusmeyecek. hobiler ama cool ve piyasani arttiracak hobiler onemli. mesela ben futbol ve bilardo oynuyorum ve kadinlara pek bir sey ifade etmiyor, ama ayni zamanda yelken yapiyorum ve piyasami cok arttiriyor bu.

sosyal cevren olursa kiz arkadasin olmasa bile baska kizlarin referansi da yardimci olur. sana birini bulalim tanistiralim vs diyorlar. en azindan o sekilde bir referans olursa o da olur. cunku tahmin ettigim kadariyla pic olmayan naif bir adamsin, bu skiller gelismediyse birini tavlamak zor olabilir. iliski piyasasinda neler neler var ben de mazbut kaliyorum.
+4
antikadimag
(15.02.26)
antika çok güzel açıklamış :D
referans sistemi iki cinsiyet için de geçerli ama. belki erkekler daha çok "nefes alsın yeter" durumlarında kalıyorlardır yalnızlıktan :P bilemeyeceğim o kadarını.
yine de bu yaşa kadar hiçbir ilişkisi olmayan biri insanı tedirgin eder. mesela akrabam var 45 yaşında ve bir erkekle el ele bile tutuşmadı. ben onun ruh hastası olduğunu biliyorum o yüzden anlıyorum neden kimsenin onunla ilişkiye girmediğini
0
neira
(15.02.26)
Sorunun ne oldugunu bilmiyorum. Ben kimseye yakınlaşamadım kimse de bana gelmedi. Peki sırf skor olması için sevgili yapmalı mıyım
0
🌸holaha
(15.02.26)
Kadınların yanında ne çirkin erkekler gördüm ki benim de zamanında çirkin diyebileceğim ama ağzı iyi laf yapan kültürlü biri olduğu için epey hoşlandığım biri vardı. Yani kadınlar çoğu zaman tipe bakmaz. Bunu direkt eleyebilirsin.
0
ekimoloji
(15.02.26)
27 geç ama nasip. Bulursun bir gün.
-4
arbre
(15.02.26)
@antikadimag peki sosyal cevre icin ne yapmak gerekiyor? Yaş itibariyle de bir yerlere bir gruba dahil olmak zor.
@ekimoloji tip para vs genel bilinen şeyler demiyorum bu sosyal medyada genel konuşulan seylerde problemim oldugunu sanmıyorum. Iletisim sorunum da yoktur. Sanırım kesişemedik doğru kişiyle. Kimse adım atmadı ben de bir şeyler kimseye hissedemediğimden adım atmadım. Öylece geçti
0
🌸holaha
(15.02.26)
27 yaşında bir insan böyle sorular sormamalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.02.26)
Ağa sen önce bir sorun olduğunu kabul et yani bu durumu kabul etmekle basla. Bence.
Çünkü bu normal bir durum değil. İletişimim süper, çirkin değilim, param var, her şeyim çok iyi ama sevgilim yok ve hiç olmadı?????
Şöyle söyleyeyim hayatımın en berbat döneminde, herkesi salmış ve sallamıyorken bu salmisligin verdiği çekicilikle 2 kadından teklif almıştım. Öğrencilik zamanlariydi tabi. Kurumsal da cekinceler artıyor ama sonuçta ateşle barut olarak yaşıyor normal insanlar. Normal insanlar diyorum dikkatini çekerim.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(15.02.26)
bu dünyada herşey network. sadece iş hayatında değil. aile, çevre, sevgili, arkadaş, bakkal, terzi, manav, berber, oto tamirci, avukat vs.. heryerde tanıdığın olacak.

ekşici gibi evimin odasında yaşayayım, dota oynayayım ama istediğim herşey zahmetsiz gerçekleşsin yok.

genç nesiller bunu okuyorsanız bugün hemen başlayın network yapmaya. ekşici gibi yaşarsanız hayata 1-0 geride başlarsınız.
+2
plastic_angel
(15.02.26)
Dedikleri gibi önce bi self reflection.

Benim 23 yaşına kadar sevgilim olmamıştı. Öğrencilik döneminde 0. Sorguladım. Aslında bana çok göstere göstere şansını deneyen kadınlar olduğunu benim hiç fark etmediğimi gördüm. Arkadaşlarıma sorunca evet amk anlamamış mıydın mal diyip doğruladılar.

Neyse önce sosyal anksiyetemi zorlaya zorlaya bastırdım (yendim demiyorum), sonra tinder bumble gerçek hayat o yaştan beri boşta kalmadım, üstelik çok filtreleyen biri olmama rağmen.

6 aydır da evliyim.
+1
aguen
(15.02.26)
Bu işin bir zamanı yok bence. Hayatını rayına oturtman lazım öncelikle. Sevgili işi zaman ve para demek. Paradan kasıt onun masrafı değil, kadın ilişkiye katkıda bulunsa da gezme tozma derken ilişki masrafı her daim oluyor.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Geç falan kalmadın, sevmediğin biriyle olmaktansa yalnız kal.
0
Kahvedesu
(15.02.26)
bu işlerin en güzel yanı herhangi bir mantığa veya rasyonaliteye dayanmaması. sevgililik, sağlıklı ilişki vb. konseptleri kariyer gibi düşünmemek lazım. tabii ki kişilik özelliklerin, kendine yaptığın yatırım uzun vadede herkesle ilişkini etkiler ama sevmek müessesesinin yaşı, vakti, doğrusu olmaz. 35'ine kadar böyle gezdikten sonra kafa dengi, çok sevip çok iyi anlaşacağın birini bulmayacağının garantisi var mı mesela?

"hiç ilişkisi olmamış olmak" belli bir yaştan sonra evet karşı tarafta soru işaretleri uyandırabiliyor ama bu temelde çok da önemli bir şey değil. neticede siz iki insansınız. ilişki olacaksa insanların birbirini tanıması lazım. birini hiç sevgilisi olmamış diye doğrudan silmek zaten çok sağlıklı bir kafa yapısı değil, öyle birini kaybedeceksen üzülme. işin ilerlediği noktada da bu veri karşı taraf için "red flag" olmaktan çıkabilir. yani kişinin "niye sevgilin olmadığını anlıyorum, sen manyağın tekisin" demesi de bir ihtimal, "aaa ne iyi adammış bu ya hayret nasıl hiç ilişkisi olmamış" demesi de.

uzun süreli ya da hiç ilişkisizliğin en bariz dezavantajı kendini baskı altında hissetmek oluyor. sadece ona dikkat et derim. "acaba bende bi sıkıntı mı var?" düşüncesiyle kendi ayağına sıkmaya başlıyosun bi yerde. onun önüne geçebilmek önemli. sen "acaba bende bi problem mi var?" der ve bunu yansıtırsan doğal olarak karşındaki kişi de bunu sorgulamaya başlar. öz eleştiri yapmak, herhangi bir eksiklik/zayıflık varsa bunun üzerine gitmek elbette artı yazar ama salt sevgilinin olmayışı kendi içinde sorun değil. olmamalı.

bence zaten özellikle günümüzde bu durum daha da yaygın, yani çok fazla insan sağlıklı romantik ilişkiler yaşayamadan büyüyor. okulda sınav stresi, sonra iş stresi, yediğin yemek değil soluduğun hava değil vatandaş ne yapsın. açık konuşayım ben şu an ilişkim olsa herhalde yürütemezdim mesela anksiyeteden sinirden stresten junkie'ye döndük biriyle öpüşüp oynaşsak beyin hemen "hop sen hayırdır niye gevşiyon it" mesajı verir, şovunu yapar.

çok canını sıkma yani o yüzden kendini sev, kendinle barışık ol, varsa bi falson onu düzeltmeye odaklan. bazen dünyanın en iyi adamı da olsan seven olmaz zaten bu işler böyledir.
0
der meister
(15.02.26)
Hayır. Düşüncelerin de endişelerin de saçma. Kafaya takacağın bir şey değil bu. Yaşında da bir şey yok. Uzun uzun yazmaya bile değer bulmadım konuyu.

Bir tek “söylemek istemiyorum” demen dikkatimi çekti. Bunu kime niye söylediğini anlamadım. Flört aşamasında olduğun kişilere söylüyorsan söyleme. Eski sevgililerin olsaydı da bahsetme derdim.
0
lazor
(15.02.26)
(10)

Sevgililer Gününü kutladınız mı?

darthvader
Kutluyor musunuz yada sevgili/eş/partneriniz kutlamayı talep ediyor mu veya nasıl kutlamak istiyorsunuz ?
Kutluyor musunuz yada sevgili/eş/partneriniz kutlamayı talep ediyor mu veya nasıl kutlamak istiyorsunuz ?
-2
darthvader
(14.02.26)
Kutlayanla henüz sevgili olmadım
-2
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
Maalesef. Sevgilim olsa çok güzel kutlardım ama.
-6
arbre
(14.02.26)
Kutlamıyoruz hayatımda hiç kutlamadım, dayatılan günlerden hoşlanmıyorum.
0
ekimoloji
(14.02.26)
Kutlamak değil de çiçek alırım.
+1
gabe h coud
(14.02.26)
Kutlamiyoruz. Max daha güzel yemek pisirme, haftasonuna geliyorsa yürüyüd falan olabilir.

Gecen sene konsere gittik ama tesadüf tamamen.
0
Purple life
(15.02.26)
Kutlamıyoruz hatta unutmuşuz sabah hatırladık.
0
logisticsmanager
(15.02.26)
sevgilim varsa mutlaka hediyeler çiçekler alır, güzel bir yemek organize ederim. Sevgilim yoksa kendim gibi sapları bulur onlarla güzel bir yemek organize eder ,"neler yaşadık, neleri atlattık breh" gecesi düzenlerim.
0
loch ness
(15.02.26)
14 şubat gecesi sorarsanız alacağınız cevaplar yukarıdaki gibi olur. Güzel bir yemeğe gittik. Çokça eğlendik. Eşim fiyatını öğrenip ne gerek vardı dedi ama hiç umurumda değil. Seneye evde kutlarız diyor yine yemeğe çıkaracağım
0
aguen
(15.02.26)
29 yıllık hayatımda ikinci defa sevgililer günü kutladım. (ilkini hatırlamıyorum bile 9 yıl falan olmuştur) pahalı lüks mekan ve hediyelerle değil. dışarı çıktık, normal bir yerde yemek yedik, sohbet muhabbet, gülüşmeler ve fotoğraflar. gayet tatlıydı.
0
art cat chocolate
(15.02.26)
ben en son sevgilimle ilk 14 şubat'ta öpüştüydüm. "böyle çok klişe gibi oldu" deyip ilişkimizin başlangıcını 15 şubat saymıştık biz. milleti söğüşlemek üzerine kurulu kapitalist icadı tekrarına düşmek istemiyorum ama benim için tamamen anlamsız bir gün. hayatın olağan akışında insan bazen savrulabiliyor, tek bi avantajı "aa benim sevgilim var bugün onunla güzel bi gün geçireyim" düşüncesini sağlamak olabilir, o da eğer kan emici işletmelere para verip domalmayacaksak kıymetli. seven adama her gün sevgililer günü, sevgimiz ya da aşkımız toplumsal normlara yahut para babalarının propagandalarına uyum sağlayacaksa affedersin sokayım öyle sevgiye.
0
der meister
(15.02.26)
(17)

Taksit yaptırmayı seviyor musunuz?

yenibirgüzelnick
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor. Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an k
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor.

Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an kendimi kötü hissediyorum 6 ay boyunca ödemem gereken bir şey var.

6 ay boyunca benim maaşım değişmeyecek zaten o zaman ödediğim miktarla şimdiki aynı olacak. Manasız geliyor ya.
Geçen sene araba almıştım cebimde param olmasına rağmen eşimin ısrarıyla yine faizsiz kredi veriyorlar diye 12 aydır borç ödüyorum tam rahatladım demiştim yine başa döndüm :/
0
yenibirgüzelnick
(13.02.26)
sevmiyorum ama 3-5 bin üstü tutarları taksit yaptırabiliyorsam kesin yaptırırım. param olsa da yaptırırım. bu ortamda yaptırmamak salaklıktır.

ödediğin para aynı olmayacak. kalan parayı faize bile atsan kardasın.
+1
jelly bear
(13.02.26)
Peşin fiyatına taksit, mükemmel bir ödeme koşuludur.
(bkz: paranın zaman değeri)
“Bana vade farksız taksit yapın, dünyayı satın alayım”
Arşimet
swh
+3
dawsonscreek
(13.02.26)
Sevmek demeyelim de finansal matematik diyelim. Enflasyonun olduğu yerde peşin fiyatına taksitle alınabilen bir mal/hizmet aslında daha ucuza alınmış olur. Tabii peşin alımda indirim yapılıyorsa onu ayrıca hesap etmek lazım, taksitli mi ucuz peşin mi diye.
+1
orient blue
(13.02.26)
faizsiz her taksit yüksek enflasyon ortamında kazançtır. alacağım ürün / hizmet için elimde peşin para olmasına rağmen faizsiz taksit imkanı varsa hiç düşünmem taksit yapar parayı en kötü ppf'de tutar az çok demem getiri sağlarım.
0
scudman1
(13.02.26)
bende taksit sevmiyorum nakitim varsa alırım. olmayan parayla alışveriş yapmam.
+1
my fault
(13.02.26)
ise ilk basladigim zamanlar herkes sacma bulsa da yaptirmazdim. borcum olmasi hosuma giden bir sey degildi.

ailem de elestirirdi. tabii boyle sacma enflasyonlu bir ulkede yasayinca, su an her seye vade farksiz max taksidi basiyorum.

9 taksitle bir sey almak 20%-25% daha ucuza almaya denk geliyor aslinda turkiyede
0
aguen
(13.02.26)
Para piyasası fonlarının şu an ortalama aylık getirisi %3.
Bir ürün alırken yaptırdığın taksit kısmı sana ayda %3 kazandıracakken bu kazançtan vazgeçip peşin ödemek bana çok anlamsız gelmiştir her zaman.
Hele kredi kartı kullanmayanlara hiç akıl erdiremem.
0
Mirket
(13.02.26)
taksitle ada satsınlar alırım.
+2
datnet
(14.02.26)
Kredi kartı borcuna alışınca geçiyor. Bir ay 26 bin ödemektense ayda 4.5 görünmez oluyor ekstre içinde.
0
duguit
(14.02.26)
Taksitle satın almaya bayılırım. Hele de peşin fiyatına ise. En sevdiğim şey.
0
abelardo
(14.02.26)
Ben huzursuz olmam.
Severim de.
Ama alışkanlık yapınca kötü. İyi takip etmezsen kötü. Kredi kartına bakıyorsun uygulamadan, az borcun var gibi görünüyor oysaki ekstreye yansımayan üç dört katı borç var. Her ay ödemeler de artabilir.

Kısacası taksit iyidir (paranın zaman değeri ve enflasyon) ama alışkanlık ve rutin hale gelince ipin ucunu kaçırmaya müsait. 10 liraya aldığın şey zihninde 3 liralık yer kaplıyor. Durduk yere 7 liralık tanımsız borç çıkıyor sonra.
0
biseysorcaktim
(14.02.26)
normalde hiç sevmem ama vadeli-peşin farkı benim o paradan kazanacağım faizden az ise ne diye trink ödeme yapayım? diğer yandan farkında olmadan bütçeyi aşma riski var. taksitle alışveriş oh ne rahat moduna girmemek lazım.
0
lazpalle
(14.02.26)
sizinle birebir aynı duyguları paylaşıyorum ama vade farksız taksit varsa gönülsüz de olsa yaptırıyorum; çünkü duygularım ne kadar borçsuz olmak güzel dese de matematik enflasyonist ortam da vade farksız taksit bulunmaz nimet diyor. matematiğe gönlümden daha çok güveniyorum.
0
belkider
(14.02.26)
Faiz ödemiyorsan taksit mükemmel bir sey. Özellikle tr‘de hala taksit kötü yhaaa demiyor olman lazim artik.
0
Purple life
(14.02.26)
dün buzdolabı aldım 62000 den nakit verirsem dedim 51 e düştü..
nakit tahmininizden de değerli.
+1
jamswety
(14.02.26)
bayılıyorum. nakdin değerli olduğu görüşüne katılıyorum ama ben fakirim, taksit imkânı olmasa giyecek donum olmaz. 10-12 bin liralık alışveriş yapıp bunu üç aya yayabilmek benim için büyük lüks ve kolaylık mesela. benim "büyük harcama" ufkum da zaten bundan ibaret açıkçası, ötesini bilmem. hadi beni geç ben genç adamım, şükür elim ayağım tutuyor, Bİ ŞEKİLDE yürürüm, donum yoksa donsuz gezip ters bakana tükürürüm filan ama ay sonunu zor getiren iki çocuklu adam taksit imkânsız bayram alışverişi yapamaz örneğin... ya da ramazan için evine bir kilo pirincin yanına mercimek sokamaz. taksit çok yüksek maliyetli, uzun vadeli olmayan borçlar için süper bi şey. hele ki enflasyon ekonomisinde.

(bu söylediklerim tabii ki peşin fiyatına ya da kabul edilebilir taksit farkı için geçerli. 20 liralık şeyi 35'e taksitle alınca tadı kaçıyor elbette)
+1
der meister
(14.02.26)
faiz farkı yoksa üşenmem 1 lirayı bile taksitle öderim. nedenini bilmiyorum ama bölerek alınca ucuza gelmiş gibi hissediyorum.
0
kuzey li
(14.02.26)
(18)

m.ö. 200'de roma'da yaşasaydınız ve 20-30 tane köleniz olsaydı

duyurukullanıcısı
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?

mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
0
duyurukullanıcısı
(12.02.26)
Şimdi ne söylesem anakronizm olur.

Üvey Baba Halil gibi Köle Sabriyeeee kahvaltımı getir diye böğürmezdim tabi ama aynı sofrada da yemezdim. Tepemize çıkarlar sonra.
+6
yurtsuz john
(12.02.26)
Kölelik sistemine karşıyım ve bu sistemi yok etmek için var gücümle çalışırdım.
-13
rock n roll
(12.02.26)
Net iyi davranırdım. 10 numara muhabbet geyik takılırdık.
-1
gobekliraki
(12.02.26)
erkek kadın fark etmeksizin her gün birisine tecavüz ederdim. üzerlerinde deneyler yapardım. köle gibi davranırdım kısacası. çünkü m.ö. 200 yılında yaşıyorum. medeniyet ne ola ki?
-2
yazar yazmaz yazan yazar
(12.02.26)
eziyet edip türlü işkenceler yapmazdım ama aynı sofrada da yemek yemezdim herhalde.
o zamanın etkisi bende de olurdu. ashur diye spartacusun devam filmi var. tam onun gibi davranırdım.
+1
OgutucuRecep
(12.02.26)
Ruh halime göre ama aynı sofrada yemek de yemezdim herkes yerini bilecek. Acıma yetime demişler.
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(12.02.26)
Tabii, aynı zamanda malum dönemlerde Yahudileri evimde saklar ve kölelerin Kuzey’e kaçmasına yardım ederdim. Gerçekte ise bunları yapanların sayısı üç falan. Kendimizi kandırmaya gerek yok. Eziyet etmezdik, ama dışlanmamıza veya kendimizi tehlikeye atmamıza neden olacak şekilde davranmazdık çoğumuz. Şu anda sürdürdüğümüz yaşam tarzı da yargılanacak önümüzdeki dönemlerde.
+1
auroraaurora
(12.02.26)
O zamandaki ortalama bir köle sahibi gibi davranırdım muhtemelen.

Louis CK'den gelsin: www.youtube.com
+1
salihdt
(12.02.26)
MÖ 200 civarında zengin bir Roma vatandaşı olsaydım, dönemin diğer Romalıları nasıl davranıyorsa ben de öyle davranırdım. O çağda kölelik toplumsal düzenin normal ve kabul edilmiş bir parçasıydı. Köle, bugünkü anlamda bir "birey" değil, bir mülk statüsündeydi.
Bu nedenle köleye eşit bir yurttaş gibi "günaydın" ya da onunla aynı masada yemek yemek dönemin sosyal normlarına aykırı olduğu icin yapmazdım. Yapılan iş sonrası da teşekkür etmezdim, çünkü kölenin işi zaten verilen görevi yapmak. Ancak iyi hizmet o dönemde de ödüllendiriliyordu, bundan dolayı güven kazanmış bir köleye daha iyi koşullar sağlardım.
Kısacası dönemin zihniyeti ve toplumsal normları içinde hareket ederdim.
+1
morqos
(12.02.26)
o zamanlarda büyüsem bilemiyorum ama kimseyi köle falan alamam. maaşlı çalışıyorlarsa olabilir.
0
ya ben lan neyse
(12.02.26)
şu an ne desek boş. o gün köle sahibi hatta kölelerine eziyet eden pek çok insan bugün yaşasa "ne köleliği yav!" derdi muhtemelen. o açıdan günün eğitimi, ahlakı, toplumsal düzeni vs. içinde yaşayıp da 2020'lerde yetişkin olan bir insanın kafasıyla düşünmek bence yüzde bir ihtimal filan.

ha karakter-kişilik bazında bakarsak ben kendinden "aşağı" gördüklerine eziyet etmek isteyen kompleksli bir davar değilim, hiçbir zaman olmadım. ister iyi insan olmak, ister empati kabiliyeti, ister benzer yoldan geçmiş olmak... adına ne dersen de. garibana eziyet etmeyi sevmem, bundan beslenmem. o yüzden açıkçası "yav köle de olsa insandır ulan yazık günah" diyeceğimi, iyi davranacağımı düşünüyorum. çocuklarına oyuncak alır, kendilerine de sahip çıkar ve iyi bakardım. neticede hayatlarını bana adamış, benim için çalışan insanlar bunlar. kölelik düzenine karşı çıkacak kadar onurlu & vizyoner bir adam olmazdım muhtemelen ama kendi köleme de iyi davranırdım diye düşünüyorum. sadece ciddiye almadıklarını, zayıflık sezdiklerini düşünürsem DOMINUS SERTLEŞİYOR manşetleri atılırdı gazetelerde. yoksa karşıma alıp çay bile içerdim yani bi sıkıntın var mı aslanım durumlar nasıl hanım nasıl çocuklar nabıyo hiç göremiyorum diye. bana isyan edecek kadar aydınlanmasınlar ama o günkü koşullarda olabildiği kadar onurlu, namuslu ve beni severek yaşasınlar isterdim sanırım.

aslında derin bilgim olmamakla beraber özünde kölelik konseptinin de büyük oranda böyle yürüdüğünü düşünüyorum. tabii ki korkunç örnekleri de var ama her köle sırtına kırbaç vurulan türde değildi. atıyorum sahibine danışmanlık yapan birisi bile resmiyette "köle" diye geçiyordu esasen ama o adamla belki karşılıklı oturup yemek yiyorlardı. biraz şimdiki iş hayatı gibi. bazıları çok zor koşullarda yaşayan, hakları çok kısıtlı köle. bazıları daha iyi durumda köle.
+1
der meister
(12.02.26)
"aynı koşullar içinde bulunsaydım ben de aynı konumda bulunabilir, benzer şeyleri düşünebilir, benzeri şeyler yapabilirdim demeyen, ne kendini ne başkalarını anlamıştır ne de insanlık tarihini anlayabilir."

Alaaddin Şenel.

Kölelik insan medeniyetinde binlerce yıl öyle kilit bir oynamış ki tanrı buyruğu (!) İbrahimi dinlerde bile kölelik açık ve seçik yasaklanamamıştır.

Yani peygamberlerin vs yapamadığı devrimi ben yaparım kafası, insanlık tarihini hiçbir zaman anlayamayacak olan o kafa.

Olacak olan: herkes nasıl davranıyorsa sen de öyle davranacaktin. Ha belki cezalandirirken 50 kırbaç değil de 40 kırbaç atarak çok iyi davranabilirdin :)
+1
makbur
(12.02.26)
Hiç kimseyi kendimden daha aşağıda ya da daha üstte görmüyorum. Kimse benim kölem olamaz ben de kimsenin kölesi olamam.

Hiç bir canlıyı mal statüsünde görmedim hiçbir zaman ve görmeyeceğim. İnsanlık tarihini, başkalarını anlamak ya da anlamamak umurumda değil. O dönemde yaşasam kendi işimi kendim görürdüm.

Bu arada 10 eksi oy almışım, şaşırdım gerçekten. Kölelik sistemine karşı olmak takdir edilmesi gereken bir düşünce aslında ama ne çok meraklı varmış kölelik sistemine.
-3
rock n roll
(12.02.26)
(bkz: Pareto principle)
%20 yasar , %80 kolelik yapar. hangi cagda yasadiginin pek onemi yok.
0
cooperr
(12.02.26)
bu soruyu cevaplayanların tamamı köle olurdu muhtemelen ama cevaplayayım yine de.
o zaman köleye nasıl davranılıyorsa öyle davranırdım. hatta köleliğin amansız savunucusu olurdum gibime geliyor.
0
Hallegadola
(13.02.26)
@ rock n roll, sanırım gereksiz duyar kastığın için eksilenmişsin.

kimse burada kölelik övmüyor. soru zaten "şöyle şöyle olsaydı nasıl yapardınız" sorusu. Sen gelmiş "hayır şöyle şöyle olamazdı ben karşıyım" diyorsun. Konu o mu şu an allasen.

neyse cevaba gelirsek; az verip hırsız etmez, çok verip arsız etmezdim +1

bugün bir çalışanına, hizmetçiye, bakıcıya, temizlikçiye bile fazla iyi davran, müsamaha göster hemen tepene çıkıyor, sululaşıyor, arsızlaşıyor... köleye öyle iyi davranırdım diyen minnak kalplerinizi yerler.
+4
ananiyimioguz
(13.02.26)
Bugünün şartlarıyla cevap verip kendimizi kandırmayalım, neredeyse hepimiz çağın gereğini yapardık.

Ricky gervais:
www.instagram.com

Ama ben de iyi davranırdım kölelerime Rickyciğim gibi:
youtube.com
0
kullanicadi
(13.02.26)
Ne münasebet!
0
lazor
(15.02.26)
(15)

yaşadığınız şehirden soğudunuz oldu mu..

iwillsee
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada ça
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada çalışmak ve yaşamak zorundayım.. ama ne yapacağımı bilmiyorum. her şey gözüme batıyor.. huzur ve neşe bulamıyorum.. böyle bir süre. geçiren oldu mu.. aslında temelli yurtdışına gitmek geliyor içimden ama işle ilgili durumlardan dolayı bu mümkün değil.. benzer süreçten geçtiyseniz nasıl aştınız.. sevdiğim mekanları düşünüyorum yok ısınamıyorum içimden bir şeyler kopmuş..sevdiğim insanları düşünüyorum hala onları seviyorum ama bu şehiri bana sevdirmiyor..bir de sonuç olarak şehirden komple soğuma/bağ hissetmeme/şehirde kalmak istememe/her mekanın batması ve bana huzur vermemesi gibi şeyler var.. siz nasıl aştınız.. neler yapılabilir.
0
iwillsee
(06.02.26)
İzmir'de yaşıyorum. Bu şehrin trafiğinden , bitmeyen yağmurlarından, sellerinden, her yerin sürekli şantiye alanı gibi olmasından, otopark probleminden , her şeyinden aşırı derecede sıkıldım. Bir miktar daha param olsa çalışmayı komple bırakarak çözeceğim. Mesai saatlerinde uyuyup , gece yaşayarak , hayatıma benim gibi çalışmayan bir insan alarak çözeceğim, ama nasip kısmet bu işler.
0
loch ness
(07.02.26)
ozellikle son 5 senedir yurtdisinda anlattigin sekilde yasiyoruz.
yer degistirmekten baska care yok, ama tasinmak istedigimiz yerler malesf asiri pahali, altinda kalkma olasiligimiz dusuk. arayis icindeyiz.

dikkat etmen gereken nokta, yurtdisi her zaman cozum degil malesef, cunku yurtdisinin da her yeri ayni kalitede degil. bir anda kendini daha buyuk bir cikmazda bulabilirsin, dikkat et.
0
cooperr
(07.02.26)
Ben kalabalık ve trafiği yoğun olan hiçbir yerde yaşayamıyorum. Izmir aynen böyle bir yer. Büyükşehir desen değil, taşra desen değil. Ne olduğu belli olmayan bir yer. İzmir ve seksi kızlar muhabbeti tarihin en büyük atmasyonlarından biridir.
+1
runaway
(07.02.26)
ankara'dan cok sogumustum. sogunmayacak gibi degil.
trafik vs her sey cok kötüydü. cok mutsuz olmustum.
-1
Purple life
(07.02.26)
Uzunca süre Mersin’de yaşadım artık insanların öküzlüğüne, sınır bilmezliğine tahammül edemiyordum ki İstanbul’a taşındım. İstanbul çok mu iyi derseniz valla öyleydi, metropol düzeni diye bir şey var. Kimse kimseyle muhatap olmuyordu, herkes işinde gücünde metroda kalk bana yer ver baskısı yoktu mesela. Mersin’de özellikle belediye otobüsüne binenler bilir ki yaşlı terörü diye bir şey var. Mersin’in İğrenç nemi de cabası…
Neyseki şimdi bambaşka bir şehirdeyim.
0
ekimoloji
(07.02.26)
doğduğum şehiri hiç sevmedim, ancak 15 sene sonra tayinim çıktığı için o şehire taşınacağım. şu an egede büyük bir ilçede yaşıyorum. büyük bir ilçe bile olsa, insanlar köylü.
manzarası güzel, trafiği az, eğlenceli bir şehiri kim istemez ki? türkiyede o standartta bir şehir yok. en yaşanılır şehirler bile trafikten bitmiş durumda. avrupada sakin güzel bir şehirde yaşamak isterdim. mesela le havre.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Avrupa yakasının ortasında yaşayıp, Anadolu yakasının ucunda çalışmaya başladığımda İstanbul'dan tiksinmiştim.
0
salihdt
(07.02.26)
İstanbul’da ikamet eden herkes gibi buradan nefret ettiğim ve “buradan başka yerde yaşayamam” dediğim çok fazla an yaşıyorum, bazen bu iki duyguyu aynı günde bile yaşayabiliyorum.
0
mutekebbir
(07.02.26)
Aynı yerde 3 aydan fazla kaldığımda sıkılıyorum. Bu böyle aşırı havalı bir şey diye anlatmıyorum. Benim gördüğüm hiçbir insan topluluğu çok büyük erdemlere hizmet ettikleri için bir arada değillerdi, dolayısıyla bir yerde çok fazla kalırsan ya avlanmaya başlıyorsun ya da av oluyorsun. Bir yerde uzun süre kalıp da sıkılmamak, illallah etmemek mümkün değil gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
ingiltere tatilimden geldiğimde bana da oldu bu. hala etkileri sürüyor. bu şehirden değil bu ülkeden gitmek istiyorum. umarım gidebilirim.
0
art cat chocolate
(07.02.26)
sehri gectim ben dogup buyudugunm semte bile cok asigim. biktigim, bunaldigim cok olsa da imkanlarim, standardim yerindeyse sevdiklerime yakin olmanin hakli huzurunu yasiyorum
0
ala09
(07.02.26)
İstanbul'da bir ara sıkmışlığım oldu. Kalabalığı ve gürültüsü bezdirmişti beni.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
şu an gölcük'teyim (kocaeli) ve aşırı soğumuş durumdayım. çocukken yaz tatillerinde anneannemlerin ve arkadaşlarımın yanına geldiğim için çok sevdiğim bir yerdi. yetişkinliğimde annemin taşınmasıyla zaten "ikinci evim" oldu. 18-30 yaş arasında hemen her boşluğumu burada geçirdim. ayrıyken özledim.

şimdi mecburiyetten dönmüş durumdayım ve hiç sevmiyorum. barınma masrafımın çok düşük olması tek avantajı. ha ben zaten sosyal bir adam sayılmam ama burası bana fazla hayatsız geliyor. yaşarken nefret ettiğim istanbul'un kaosunu özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. zaten sevdiğim ankara'yı da rüyalarıma girecek kadar özlüyorum açıkçası.

ben kendisi "akan" bir adam değilim ama "akan" şehirde "akmayan" insan olmayı seviyormuşum onu fark ettim. küçük yerde mental olarak bunalıyorum. hiçbir şey olmuyormuş, olmayacakmış gibi geliyor. büyük şehirde olmasa bile "olabilir" düşüncesi enerji veriyordu. üstelik burası benim için memleket/aile evi sayılır yani... kimseyi tanımadığım rastgele küçük bir yer olsa iyice fıttırırdım herhalde.

bi yandan şikayet etmeyi de aslında şımarıklık olarak görüyorum. üç kuruşla yaşayabildiğin, yürüyerek yarım saatte sahile inebildiğin bi yer. havalar soğuk değilse daha sevimli oluyor. merkezi sayılır. istanbul yakın, bursa yakın, eskişehir ve ankara bile yakın, asıl memleketim olan trakya yakın vs... benim derdim biraz muhitle ilgili galiba. küçük ilçenin bile içinde ufak tefek bi yere sıkıştım, para olsa daha hoş bi dairede daha az boğucu bi sokakta yaşasam belki bu kadar rahatsız etmezdi.
+1
der meister
(07.02.26)
Doğduğum ve büyüdüğüm şehir izmiri çok severdim, zira son 10 sene öncesine kadar bostanlı gerçekten güzel bir yerdi öğrenciyken ara tatillerde tatillerde izmire dönmek için can atardım.
Gene son 10 seneye kadar istanbul anadolu yakası sahil kısımlarını bayağı severdim, bostanlının biraz kalabalık lüks hali gibiydi, okul-iş sebebi ile istanbula 10 sene önce yerleşince bu bölgelerde aslında mutluydum.

Son 2-3 senedir istanbulda boğulduğumu hissediyorum zira gerçekten takip edilebilir bir kalabalıklaşma, düzensizleşme var, gece 12'de bile şehir dışından istanbula girmek bir olay oldu.

Memleketime de dönmek istemiyorum, istanbulda da yaşamak istemiyorum. Herkes ankara için de aynı şeyleri söylüyor ne yapacağımı bilmiyorum sadece boğuldum ve çok mutsuzum.
0
denizgonen
(08.02.26)
şehir değildir sevmediğin. şehre anlam katan anılar, insanlar, ilişkiler azalmıştır, yok olmaya başlamıştır. şehre yorma bence, aynaya bak.
0
ankarakecisi
(08.02.26)
(16)

"Ben çok yaşamam" hissi olan var mı

gobekliraki
En son söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim. Tabi ki bilemeyiz net olarak. Ama oturup mantıklı düşününce mesela ben 60a gelmeden en az 1 kalp krizi bekliyorum mesela. Alkol var, sigara var, kilo var, stres zirve. Daha saymadığım/saymak istemediğim bir sürü şey. Mantık çerçevesinde düşününce "zaten erken ö
En son söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim. Tabi ki bilemeyiz net olarak.
Ama oturup mantıklı düşününce mesela ben 60a gelmeden en az 1 kalp krizi bekliyorum mesela. Alkol var, sigara var, kilo var, stres zirve. Daha saymadığım/saymak istemediğim bir sürü şey.
Mantık çerçevesinde düşününce "zaten erken ölürüm, aşağı yukarı 15-20 kalmış şarjın bitmesine" diyorum kendi kendime. Buna da baya inanıyorum yani. 2+2 dört eder misali. Böyle olunca da birçok şeyi sallamıyorum mesela. Vurdumduymaz da değilim tabi de. Ne bileyim evlilik, gelecek kaygısı, acaba ileride ne olacak, nasıl bir hayatım olacak falan bu duygular hiç yok bende.
Böyle veya buna benzer düşünenler var mı? Kadercilikten çok daha mantık ve olasılık çerçevesinde bakan hayata?
0
gobekliraki
(29.01.26)
Bana da çok yaşamam hissi geliyor bazen. Alkol sigara tuketmiyorum ama enerjik hissetmiyorum.
Ailede kanser öyküsü çok fazla. Cinsiyet fark etmeksizin.
Bu saatten sonra belki çok mutlu olacağım ama bir kaç yıl çok yoğun stres yaşadım bunlar belki birkaç yil sonra hastalık olarak patlak verecek.
Çok zayıfım ama iflah olmaz bir şeker tatlı bağımlısıyım. Bu da bence yaşam süremi olumsuz etkileyebilir.
Şeker hastalığı, mide ile ilgili bir hastalık veya tümör ile ilgili bir şey yaşarsam çok şasirmam.
Tek umudum kadınların yasam süresinin uzun olması.:d Sağlıklı beslenmeyen günden güne gezip ful hamur işi tüketen annelerimiz komşularımız maşallah uzun yaşıyorlar ama kocaları daha çabuk vefat ediyor. Çok örnek var. Ama yine de 90li yaşları görmüş anneannelerimiz babaannelerimiz gibi yaş gorecegimi hiç sanmıyorum.
0
egerbiryolcu
(29.01.26)
alkol yok, sigara yok, kilo yok, genlerden kaybediyorum.
evlilik hiç düşünmedim, gelecek planı kurmadım.
10 sene içerisinde kanserin çaresi ya da organ üretimi gibi bir sıçrama olmadığı müddetçe pek şansım olduğunu düşünmüyorum. 10 sene iyimser projeksiyon bu arada.
0
late viper
(29.01.26)
İçki var, sigara yok. Stres ara ara oluyor.

Bundan ziyade gözüm arkada kalırsa endişesi oluyor ara ara. 45'ime kadar mevcut yaşantımı devam edeceğim diye karar almıştım 4-5 ay önce ama çat diye gidersem pişmanlıklarımı, keşkelerimi ve iyikilerimi farkında olacak mıyım diye düşünüyorum.
0
put it in your appropriate place
(29.01.26)
bana da maks 55e kadar yaşarım gibi geliyor.
evliliktir çocuktur öyle bir düşüncem yok, ailedende annem babam o zamana kadar zaten ölürler geriye kimse kalmaz, bende kaza, kalp krizi veya kanserden falan ölmezsem kendi işimi kendim görürüm artık.
0
my fault
(29.01.26)
Çocukluğumdan beri hep erken öleceğimi düşünürüm, düşündüğüm yaş yaşım ilerledikçe ileri atıyor tabii ki, küçükken bazı yaşları sanki çok yaşlıymış gibi algılıyoruz :)
Erken ölecekmiş hissim zamanla değişti, yaşlanmayacağımı düşünüyorum, çok yaşlı olarak düşünemiyorum kendimi sanki oraları görmezmişim gibi hissediyorum.
0
mutekebbir
(29.01.26)
Türkiyede yasadigim icin her an bi kazaya kurban gitmeyi bekliyorum
0
üğpoıuy
(29.01.26)
genlerim mayın tarlası gibi o yüzden ben de çok yaşamayı beklemiyorum. zaten yaşasam bile demans olma ihtimalim yüksek çünkü evet o da genlerde mevcut :) o yüzden kimseye yük olmadan erken göçmek en güzeli
+1
pide
(29.01.26)
Motosiklet üzerindeyken ölücem muhtemelen
0
mirty
(29.01.26)
Ailedeki kadınlar en aşağı 80 i görüyor. Şansımı çok zorlamazsam yaşlılığı da yaşayacak gibi duruyorum. Vücudum da sağlam genel olarak. Yaşlılığımın sıkıntısız geçmesi için birtakım duzenlemelere gitmem gerekecek çünkü 60'dan sonra Nebahat Çehre olmak istiyorum :p
0
sekizdokuzon
(29.01.26)
bende var o his. hayal gücüm kuvvetlidir mesela ama kendimi hiç yaşlı göremedim, gerçi belki bu doğaldır ve herkese oluyordur bilmiyorum. dediğin gibi alkol, sigara, düzensiz yaşam, sinir stres vs. gırla. piyango çıkmazsa emekliliğim bile olmaz, olursa aşırı komik bir para olur. ailem dışında sarılabileceğim kuvvetli bir ilişkim, sağlıklı ve sağlam bir sosyal çevrem, yaşama tutunmamı sağlayacak güçlü hedefler de yok. insan 30-35 yaşındayken bunu her türlü idare ediyor, hiçbir şey yoksa akşam iki bira açıp maç izleyeyim diyor ve iyi hissedebiliyorsun mesela ama özellikle 50'den sonra bu tür "görünmez" detayların yaşam kalitesini çok etkilediğini düşünüyorum. mental durumun pek önemli değil, bünye eğer aktif ve dolu dolu yaşıyor değilse yavaştan "bana müsaade" moduna geçiyor.

hem çevresel koşullar hem de kişisel yaşamım dolayısıyla ben kendime pek uzun ömür biçmiyorum, şans eseri ani bir ölüm olmazsa 40-50 arası muhtemelen bir iç organ rahatsızlığı tarzı bir şeyle yavaş yavaş dökülür bir hastane odasında da ölürüm diye düşünüyorum.

ha ben 70 yaşında dağ bayır gezip şarap içen sayko dayıtlardan olmak isterim, orası ayrı. hayat hep aynı çizgide ilerlemiyor. yaşadığı sürece her şeyi bulur insan. ama bir aksiyon filminde de yaşamıyoruz tabii, dinç ve yakışıklı bir ihtiyar olmak kadar bu dediğim senaryo da mümkün geliyor hatta daha olası. belki genç çocuk korkutayım diye biraz abartarak söyledi bilmiyorum ama doktor bana dediydi zaten bu ciğerler seni 50'ye çıkarmaz diye. emin gürses çıldırdıydı ya TÜRKİYE'YE ACİL SOSYALİZM LAZIM. HEM DE İHTİLALCİ SOSYALİZM diye aha aynı o şekilde acil diyet ve değişiklik lazım demişti. bilmiyom. pek motivasyonum da yok açıkçası bokun pisliğin içinde 10 saat eşek gibi çalış ee ay sonunda fatura kira öde bitti gitti. yaş oldu zaten 500 bi yerden kovulsan daha kolay gelsin aç karnını doyuracak işi zor bulursun. biz ölmeyek de kim ölsün.
0
der meister
(29.01.26)
Bende de var o his. Bir de yaşlanacağını düşünüp plan yapan insanlar çok acayip gelir bana. Nerden buluyorsun o kadar yasayacagini
0
euteamo
(30.01.26)
35 yaşıma geldim. Ömrümün son yılını yaşamaktaymışım gibi hissediyorum. İşe, ilişkilere , sorumluluklara tahammülü geçtim , evde oturup sevdiğim bir diziyi izlemeye bile tahammülüm kalmadı. Her şey bende "bunları yeterince gördük" hissiyatı yaratıyor. Emekli olup sadece evde boş boş yatmak ve güzelce giyinip sokaklarda boş boş yürümek istiyorum artık. Daha fazla içerik, belirsizlik, kaos, hesap-kitap çekecek halim kalmadı.
0
loch ness
(30.01.26)
inanılmaz cahil bi buyuk amcalardan biri var ben hep 40 ımda ölecem dermiş nedense kendi mottosu gibi her gördüğüne söylermiş geçen 85 yaşına girdi
0
eja
(30.01.26)
bende alkol yok, sigara hiç yok. tadını falan biliyorum birkaç tane içmişliğim var ama düzenli hiç kullanmadım. kiloluyum diyemem ama biraz fazlam var. düzenli bi diyetle 4-5 ayda ideal kiloma kavuşurum. herhangi bir sağlık sorunum yok. 36 yaşındayım.
ama bizim ailede mide kanseri (bu sanırım meslek hastalığındandı), rahim kanseri, akciğer kanseri, meme kanseri, kalp krizi, beyne pıhtı atması gibi şeyler rutine bağladığından yani b.k gibi genetiğimiz olduğundan bunlardan korkuyorum.
0
matilda
(30.01.26)
alkol sigara yok, başarabildiğim kadarıyla temiz beslenmeye çalışıyorum. ama yine de ben de genlerden ve aşırı olmasa da yediğim şekerli paketli gıdalardan dolayı erken öleceğimi düşünüyorum. erken derken 50 civarı.
0
Sadece soruyorum
(30.01.26)
nedense çocukken ve gençken çok vardı bu his sonradan geçmişti ama yine de ara ar yokluyor ve neden kaynakladığından emin değilim ne yalan söyleyeyim öyle belirtildiği gibi net sebeplerimde yok veya sağlıksız bir yaşam tarzım da yok. belki de insanın ölümle ve gelecekle kurduğu ilişkilerle beklentilerle alakalı, temelde insan olmakla alakalı bir kaygıdır
0
darthvader
(30.01.26)
(2)

geçmeyen uyku hali

knazım
29. sober günümdeyim ve son bir haftadır iş ile iştigal etmediğim her an uyumak istiyorum ve kafayı koyar koymaz uyuyorum. Bu vücutta gerçekleşen değişikliklerin bir tezahürü mü yoksa başka bir nedeni mi var? Günde 50mg selectra alıyorum, bunun herhangi bir etkisi olabilir mi? Sürece aşina arkadaşla
29. sober günümdeyim ve son bir haftadır iş ile iştigal etmediğim her an uyumak istiyorum ve kafayı koyar koymaz uyuyorum.

Bu vücutta gerçekleşen değişikliklerin bir tezahürü mü yoksa başka bir nedeni mi var? Günde 50mg selectra alıyorum, bunun herhangi bir etkisi olabilir mi?

Sürece aşina arkadaşlar yorum yapabilir mi? Ben neden uyuyorum?
0
knazım
(29.01.26)
Öncelikle tebrik ederim.
Benzer bir süreci sigarayı bırakırken yaşadım. Zehir vücuttan atılırken yorgun düşüyor. Daha önemlisi beyin kimyanız değişiyor / normale dönüyor. Kendinize zaman tanıyın. Kısa süre sonra gece uyku kaliteniz artacağı için gündüz daha enerjik hissedecekseniz.
+1
auroraaurora
(29.01.26)
çok normal. ben iki ayın sonunda "aa değişiyo galiba ufaktan" demeye başlamıştım anca. beynin tam yetkiyi alması 3-4 ay sürebiliyor özellikle hayatınızda alkolü bırakmak dışında hiçbir şeyi değiştirmediyseniz. selectra'nın çok etkisi olduğunu sanmam uzun süredir kullanıyorsanız.
0
der meister
(29.01.26)
(19)

Üniversiteye geri dönseniz hangi özelliğinizi değiştirirdiniz?

zen1th
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
0
zen1th
(27.01.26)
İstanbul dışında okurdum.
Ekşi sözlük gibi yerlere girmezdim.
Daha az ilişki yaşar, daha çok ders çalışırdım.

Ama bunların tamamı boş laf bakınca. O zaman öyleydi şimdi böyle neticede.
+1
sekizdokuzon
(27.01.26)
ben bilgisayar okudum, ama bilgisayarla alakalı bir iş yapmadım, yapmıyorum. şu andaki sektörümle alakalı bir şey okurdum.
0
co2s2
(27.01.26)
Rusça yerine bir avrupa dili öğrenirdim ama bize yol gösteren yoktu o dönem.
Onun dışında bir şey değiştirmem çünkü hanımla tanıştım, kendisiyle tanışmama riskini alamam. Kelebek etkisi olmasın.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
Sosyal yönümü daha erken olgunlaştırmak amacıyla insan içine çıkardım bilen bilir Görükle'yi, orada yaşıyordum okurken. Hatta kaldığım yer Görükle'nin de dışında kalıyordu. :D Öğrenci ortamlarına girmekten bahsetmiyorum aslında insan içine çıkamk derken. Haftasonu, dönem arası, yaz dönemi gibi tatillerde muhakkak alanımla ilgili işerde çalışırdım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.01.26)
Uzun ilişki istemezdim, 1 tane uzun ilişki yerine 5 kısa ilişki daha iyi olurdu, sosyalliğimi geliştirirdim
-7
arbre
(27.01.26)
Derslere daha çok asılırdım ve iş hayatına o zamandan ufak ufak adım atmak iyi olurmuş. Daha fazla skill edinmeye çalışırdım tabi o zamanlarda öngörülü olamıyor insan.
0
pembediken
(27.01.26)
Bölümümü değiştirirdim öncelikle. 4 senede bitirmeye de çabalamazdım, bir yandan değişik işlerde çalışırdım, okul gerekirse biraz uzardı. Ders çalışmaktan ilgi alanlarımı geç keşfedebildim, kendimi çok sonradan buldum. 18 yaşın ömür boyu yapılacak mesleği seçmek için çok erken olduğunu düşünüyorum.
0
kullanicadi
(27.01.26)
Branşımla ilgili CVmde bana artı değer katacak bütün kurslara giderdim.
İkinci bir dil kovalardım.
Finansal okuryazarlığımı o yıllarda geliştirirdim.
0
Mirket
(27.01.26)
Gurbette değil memleketimde okumak isterdim. Dini vecibelerimi yerine getirmek isterdim. Okuduğum bölümü de belki değiştirmek isterdim ondan tam emin değilim. Arkadaş ortamımı kesinlikle değiştirmek isterdim.
0
Topalordek
(28.01.26)
Sosyal bilimler yerine teknik bir bölüm hatta burun kıvırdığım mühendislik bölümlerinden birini okurdum.
0
Amaranta ursula
(28.01.26)
anksiyetemi, depresyonumu, beni, kendimi...
0
anon1m
(28.01.26)
Üniden mezun olmadan iyi bir yayın yapma şansım vardı, üşenmiştim. Onu yapardım. Onun dışında bi keşkem yok. Uzun bi süre yanlış bölüm seçtiğimi düşündüm ki hâlâ daha bana daha uygun bölümler olduğunu biliyorum ama hayatımın şu ana kadarki kısmından şikayetim yok pek. Riske atmak da istemem
0
nundu
(28.01.26)
Laboratuvarlar ve sınavlar dışında okula uğramamış birisi olarak okula daha çok gider, insanlarla daha çok kaynaşmaya çalışırdım. Okul dışı etkinliklere de katılmaya çalışırdım. Koskoca şehrin sosyal imkanlarını kullanmadan sap gibi okul okuyup mezun olduk.

Dövüş sporlarına daha üniversitedeyken başlardım. Mezun olduktan sonra can sıkıntısından başladık ama gençlerin reflekslerini, yaşıtlarımın deneyim seviyesini görünce geç kalmış hissettiğim oluyor.
0
aloha snackbar 3
(28.01.26)
Başka bir üniversite seçerdim.
0
peki madem
(28.01.26)
yirmi yıldan fazladır kesintisiz üniversite okuyorum. meslek seçimime ailem karışmadı; ama önlisanstan sonra maddi destek de sağlamadıklarından, oldukça zorlu yıllar geçirdim. bununla birlikte mesleğimle alakalı okunabilecek tüm okullarda ve seviyelerde okuma şansı buldum diyebilirim. bu sebeple kendi adıma çok pişmanlığım yok.
gençlere en temel önerim; zaman yönetimini baştan öğrenip, okula ve notlara olduğu kadar, sosyal hayata, klüplere, etkinliklere de yeterli vakit ayırıp, her alanda donanımlı bir insan olmaya çabalamaları olurdu. benim bunlar için ne halim, ne vaktim, ne de beş kuruş param vardı ne yazık ki. bu sebeple full ineklemekten başka şansım yoktu.
şimdiki gençler çok daha şanslı. mesela aileler artık yüksek lisansı, lisansın devamı gibi görüp, finanse ediyor. bu türlü, sosyalleşme imkanı olan bir öğrencilik hayatı çok tatlı olurdu bence. bakıyorum, lisans öğrencileri, skuba gibi -bana çalışan halimle pahalı gelen- sporları yapabiliyorlar. böyle finansman imkanlarım olsa 20 değil, 30 yıl öğrenci olurdum :D
0
lil siztah
(28.01.26)
En az bir dil daha öğrenirdim, hatta mümkünse daha çok. Şu anki kariyerimde bir kaç dil daha konuşsam çok çok güzel olurdu.
0
kumandanim
(28.01.26)
"şimdiki aklınla o zamana döneceksin" türü, mevcut becerimiz ve tecrübemiz dâhilinde bir değişiklikse bu önüme bakıp kazandığım ilk bölümü bitirirdim. severek, isteyerek gitmiştim aslında ama çok çabuk vazgeçtim. aslında devamında olanlardan da pişman olmadım, hikâyenin ta en sonunda pişman oldum. şimdi dönüp bakınca en başta fantezi aramamak en iyisi olabilirmiş diyorum. orada sefillik olarak gördüğüm şey bütün hayatım oldu. şimdi imkânım olsa o sefilliği paşa paşa 4-5 sene çeker, önüme bakardım.

şıp diye cinden dilek dilemeli bir özellik değiştirebiliyorsak anksiyetemi yok etmek isterdim. böyle söyleyince insanlara şımarıklık gibi geliyor. gerçekte HİÇBİR ŞEY YOKKEN nasıl perişan olduğumu, yaşadığım bazı şeylerin de etkisiyle nasıl yıprandığımı ben bilirim. o yaşlarda bu kadar ürkek, gergin, mutsuz olmak yerine çok basit şeylere odaklanabilseydim hayatım bambaşka olurdu şüphem yok. hatta anksiyetesiz yaşamak, üç üniversite bitirmekten çok daha iyi olurdu sanırım ama bu ömür boyu uğraşacağım bir şey o yüzden tümüyle elimde veya şimdiki aklımla yapabileceğim bir iş sınıfına koymuyorum.

bir önceki duruma ve hatta daha geçmişe gidersek sanırım "çalışmayı öğrenme" kavramını oturtabilmeyi çok isterdim ek olarak. hayatım boyunca hiçbir şeyi çalışarak elde etmedim desem yeridir. altın tepside de sunulmadı. müthiş keyif verdiği, ben uğraşmakla sevdiğim için saldırdım ve bu bana liseyi kitap açmadan yüksek not ortalamasıyla bitirme/alanımda iyi üniversitelere girme şansı verdi. öyle 500 üzerinden 490'lık puanlardan bahsetmiyorum asla ama ben kendi alanımda canım sıkılınca istanbul üniversitesi, ertesi sene ankara üniversitesi filan yazıp tutturuyordum yani. ama sevmediğin şeye katlanma, anlamadığın şeyin üstüne düşme, sistemli olarak emek verme, 30 gün boyunca 1 verip en sonunda 30 alma... bu mefhumları hiç geliştiremedim. genel bilişsel kapasite olarak şikayetim yok ama bazı açılardan çok aptal hissediyorum kendimi yalan yok.

öyle olunca GLOBALLEŞEN DÜNYAMIZDA tutunamadık zaten. gerçekten kendimi övmek için söylemiyorum üç tane adamın işini tek başıma yapardım ama cv hazırlamaya üşendiğim için başvurmazdım çünkü ustası olduğum, sevdiğim, bildiğim bi şey değildi. bu herif aptal değil de nedir? yav olum düz yolda herkes sürer, sen en ufak virajda şarampole yuvarlanıyon? bir değil iki değil insan hiç mi ders çıkarmaz, hiç mi öğrenmez? einstein ne demiş, bir şeyi bir kez yapmak hatadır ama aynı şeyi ikinci kez yapmak ise ulan bu der meister ne mal herif demiş.

onu çözebilmek isterdim. bu yaştan sonra da yapabileceğime inancım yok beyin muşmulaya döndü zaten becerebildiğimizi de beceremez olduk pii.
0
der meister
(28.01.26)
Daha fazla sosyal olurdum. Daha fazla film dizi izlerdim. Daha fazla kitap okurdum. İngilizeye abarnırdım. Kendime hayat ve yaşam anlayışı geliştirebilseydim.

Keşke evde mal mal boş takılmasaydım.
0
put it in your appropriate place
(28.01.26)
ya istanbul'da okur (yıldız teknik makina) ya da 8-10 senede bitireceğimi bile bile yurt dışında (viyana teknikte herhangi bir bölüm) okurdum ve en başından yurt dışına kapağı atardım.

veya taa 2010 - 2011'den beri green card başvurusu yapardım.
0
rain when i die
(28.01.26)
(6)

Çok iyi birinden ayrılmak istiyorum ama allahın belamı vermesinden korkuyorum

cambalkon
Konu başlıkta. Çok iyi birinden elektrik alamıyorum diyip ayrılmak yanlış mıdır?
Konu başlıkta. Çok iyi birinden elektrik alamıyorum diyip ayrılmak yanlış mıdır?
0
cambalkon
(27.01.26)
Dediğin gibi bi şey olsaydı dünyada insan kalmazdı.
+2
kizil karga
(27.01.26)
O enerji yoksa olmuyor ne kadar erken o kadar iyi
+2
olaylar olaylar
(27.01.26)
3 ay, 6 ay, 2 sene sonra ayrılmaktan daha iyidir. ilişkilerdeki tek parametre maalesef karşımızdakinin iyi olması değil. üzülür ama başka zaman ayrılırsanız daha çok üzülür muhtemelen. yol yakınken bırakın.
0
black holes in the sky
(27.01.26)
Siccin 8'in konusu değil mi bu?
Anlaşın öncelikle.
0
rhan
(27.01.26)
Yanlis degildir aksine dogrudur.
Devam ederseniz aksine o insana kotuluk yapmis olursunuz.
0
65 derece
(28.01.26)
popüler bir fikir olmadığının farkındayım ama çok severken sevgilisi tarafından terk edilip yıllarca arkasından zırlamış (ve bunu birden fazla kez yapmış) birisi olarak ben bu işte sorun görmüyorum. aşk meşk mevzuu fazlasıyla subjektif ama bir o kadar da rasyonellikten uzak şeyler. bunun bir matematiği, dengesi, kuralı yok. ha ahlak, görgü, empati vb. açılardan bakarsan elbette yapabileceğin şeyler var. şeffaf olmak, aldatmamak, ilişkide aldığın kadar da vermeye gayret etmek vs...

ama direkt olarak sevme veya tutulma eylemi zorlamayla olmuyor işte. elektrik alamadığına göre aranızda zaten şu an uzun vadeli, ciddi bir şey yok. şu noktada "benim marş basmıyor" deyip karşı tarafa bunu da nazik bir şekilde açıklamakta sakınca yok. kimseyi üzmek, kimseye "ayrıl coco" diye gaz vermek istemem tabii ben sadece kendi mantığıma uyanı söylüyorum.

bence birine "iyi" diye tutunmaya çalışmak da üzücü. inişler çıkışlar elbette olur ama bir insanın bana güçlü hisler duymayıp bu tür "rasyonel" sebeplerle bağlı kalması beni üzerdi. şerefimle üç sene ağlayıp zırlamayı, karşı tarafın beni sevmeyi meşrulaştırmak zorunda kaldığı bölük pörçük bi şeye tercih ederim.

demek istediğim "iyilik önemsizdir, aşk at hırsızlarını sever" değil. bir insanın iyi olması onu sevme sebeplerinden biri pekala olabilir ama gitmek istediğin noktada iyi olduğu için kalmaya çalışıyorsan orada gerçek bağdan söz etmek kolay değil bence.

ilişkisi olan, partnerini çok seven ve bu yazdığıma kızan varsa bi kendi sevgilisini/eşini düşünsün. herkes mi iyi, süper, tatlı? bu biraz sevmenin kendisinden kaynaklanan algıdır. sevilen insan iyi gelir, gerçekten iyiyse ballı kaymaktır. yoksa iyiymiş diye insan (romantik olarak) sevilmez. saygı, anlayış, huy güzelliği diyoruz ama o "güzellik" bile biraz sevmeden gelir. iyilikten değil.

siz dürüst davranırsanız karşınızdaki de iyi bir insansa bunu zaten kişiselleştirmez bence. gönlün istemediği şeyi zorlamanın hiç manası yok, bu karşı tarafa da ayıp.
+2
der meister
(28.01.26)
(7)

Goodreads

alice in potatoland
Kullanmaktan memnun musunuz?Ben de Goodreads hesabı açmak istiyorum. Asıl amacım okuduğumu takip etmek ve beni biraz gaza getirmesini sağlamak.
Kullanmaktan memnun musunuz?
Ben de Goodreads hesabı açmak istiyorum. Asıl amacım okuduğumu takip etmek ve beni biraz gaza getirmesini sağlamak.
0
alice in potatoland
(27.01.26)
Ben sadece okuduklarımı ve okumak istediklerimi unuttuğum için takip amaçlı kullanıyorum. Memnunum. Ama gaza getirmiyor.
+2
twelfth
(27.01.26)
2 şekilde gaza gelebilirsiniz. biz arkadaşımla öyle yapıyoruz. ikimiz de 2026 için hedef koyduk. bu hedeflerin içinde alt hedeflerde var basit hedefler. january reader gibi. bu ay tek kitap okusanız hedefi tamamlamış oluyorsunuz. bir de biz okuduğumuz sayfalara kadar sürekli update ettiğimiz için birbirimizin anasayfasında görünüyor. en fazla bu kadar rekabet haline getirebildik de gaza gelebiliyoruz :D yoksa en fazla insanların profillerindeki read sayısına bakıp vay anasını falan dersiniz. öyle bir mantığa oturtulmamış bir site.

edit: şimdi baktım mevsimlik challange olayı da varmış. belki bu motive edebilir. ama dediğim gibi rekabetçi bir arkadaşınız varsa daha etkili olur :D
0
black holes in the sky
(27.01.26)
ben de genel olarak takip için kullanıyorum da yıllık hedef koyabiliyorsun. O gaza getiriyor ayrıca yıllara göre sayfa sayısı ve kitap sayısı takibi var bu da motivasyon sağlıyor da bazen bende stres de yaratıyor, o yüzden çok bakmamaya çalışıyorum onlara.
0
high hopes of the sozluk
(27.01.26)
Kullanıyorum ve memnunum ancak Amazon'un alıp (Ki bu da muhtemelen çok büyüyüp kendisi kitap satmasın ya da başka kitapçılar tarafından alınmasın diye) tek çivi çakmadığı bir oluşum haline geldi ne yazık ki. Hem arayüzü, hem mobil uygulaması oldukça eski. Hem daha canlı bir komünitesi olabilir, hem de bir sonraki okunacak kitabı bulma konusunda çok daha iyi araçlar içerebilirdi.
0
salihdt
(28.01.26)
ben sadece takip amaçlı kullanıyorum, o kısmından memnunum. senelik olarak açıyorum mesela 2027 diye bi tane o yıl içerisinde okuduklarımı oraya atıyorum. bazen puanladığım da oluyor. çok pratik zaten bir tane kitabı okunan/okunacak listesine atmak üç saniyelik iş.
0
der meister
(28.01.26)
artık sadece okuduklarımı takip etmek için kullanıyorum ve % güncellemesi yaparak o anki düşüncelerimi ana öykudeki buyukolaylar hakkındaki yorumlarımı yazıyorum ilerde tekrar okursam referans olsun veya baktığımda notlarımı görüp yad edeyim diye.

açmaktan zarar gelmez güzel uygulama nadirende olsa benzer kitaplar öneriyor veya sevdiğin türdeki listeler işine yarıyor.

sesli kitap çok dinliyorum chicklit serileride uzun oluyor takip etmek için çok yararlı bazı kişilerin yorumları aşırı komik oluyor kitapla ilgili onları okumayıda seviyorum.
0
eja
(28.01.26)
O halde giriyorum ben de.
0
🌸alice in potatoland
(28.01.26)
(6)

Trump'ın İranlılara "Devam edin, yardım geliyor." demesini nasıl değerlendiryorsunuz?

santimantal
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılac
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılacak seviyeye çıkmayabilir miydi? Yoksa Trump bunu bilerek, bir şeyleri ölçmek için mi yaptı?
0
santimantal
(24.01.26)
Her zaman ki Amerika, halkı birbirine düşür istediğini başa getir.
0
mirty
(24.01.26)
Kullanıp attı. Abd'de bedava-karşılıksız hiçbir şey yok. Ya para verirsin ya kendinden verirsin.
0
michael harddd
(24.01.26)
iran'da halk yönetimden memnun değil ama esnafın protestolarının üç bin ölümle sonuçlanacak noktaya gelmesi kesinlikle dış müdahalenin sonucu. starlink sayesinde kabak gibi ortaya çıktı zaten. iran bombalayarak yok edebileceğin bir ülke değil ama sahaya asker sürerek ele geçirebileceğin bir coğrafya da değil. o yüzden abd-israil iç karışıklık kartını oynayıp işi içeriden halletmeye çalışıyor.

abd'nin allah bir dediğine bile inanmaması lazım kimsenin. türkiye'de özellikle insanların korkunç bir akıl tutulması yaşadığını görüyorum ki birkaç sene öncesine kadar ben de aynı fikirdeydim zaten bunu reddetmeyeceğim. mevcut koşullardan dolayı batıyı allah bellemek, onu doğru ve geri kalanı yanlış saymak vs...

gerçekte dünyada israil'den daha dinci, daha yobaz bir devlet yok. abd desen tüm servetini sömürüye ve savaşlara borçlu korkunç bir oluşum. bizim kafayı maddiyatla bozmuş aptallarımız viyana'da kahve içip stori atabilmek için sabah akşam batı yalıyor. bunların nasıl haydutlar olduğunu görmek için çok eskiye gitmeye gerek yok suriye, libya ve hatta iran bile bizim neslimizin gördüğü travmalar. ırak'ı bile katabiliriz 30 yaş üstü için.

daha sonra gazze ve ukrayna zaten tüy dikti. şimdi grönland. ergenliğimi avrupa'da iyi para kazanıp düzgün yaşama umuduyla yaşamıştım. şu an bu soytarılardan ölümüne nefret ediyorum. kendimi kurtarmak için milyonların bombalanmasına göz yumma, her şey doğal akışındaymış gibi davranma fikrini kesinlikle reddediyorum. bunlar insan değil. sadece gücü elde etmiş, tüm dünyayı kendine köle etmiş köpek sürüsü.

biz ülkedeki siyasal islam yüzünden çok savrulduk diye düşünüyorum, yani bizi "batı iyidir" algısına iten biraz buydu. halbuki siyasal islam ve mevcut sistem de tam olarak şu anki batılı ağa babalarının bize enjekte ettiği zehirden fazlası değil. bugün türkiye'deki koşullardan rahatsız olan, siyasal islamdan ve yolsuzluktan şikayet eden bir gencin abd & batı hayranı olması benim gözümde dünyanın en saçma şeyi. filistin'de soykırım yapıp "we stand with israel" diyenler aynı insanlar çünkü. uluslararası hukukmuş, şuymuş buymuş hepsinin dümen olduğunu da defalarca gördük.

kısacası iran konusunda mollalara zerre sempati duymamakla beraber iran'ın "özgürleştirilmesini" isteyenlerden nefret ediyorum. abd'yle israil'in kime huzur sağladığı görülmüş? trump'ı ayrı, abd'yi ayrı, israil'i ayrı, koalisyonu ayrı ayrı seveyim.

bizim aptal sekülerler "aaaağbi teokrasi yaaa demokrasi yaaa" deyip iran'ın parçalanmasını destekleyecek, 90 milyonluk ülke paramparça olunca da "mülteci istemiyoruz" diye kuduracak görürsün. aynı numarayı senelerdir yiyorlar.
+3
der meister
(24.01.26)
Suriye ve Irak'ta devlet kuracağız diye terör örgütünün arkasından gidenlere Trump nasıl bakıyorsa, bunların da arada telef olması için Trump gaza getiriyor.
İran'ın da geçmişten böyle olaylara karşı dayanımı var. İşler saha da büyüse kan daha çok akacaktı.
Ama İran'da esas dengeleri Türklerin ayaklanması değiştirir. değiştirmese de rejimi çok zorlar .
0
diyecevaplandı
(24.01.26)
Trump, sonuçları her ne olursa olsun herhangi bir sözünden dolayı sorumluluk yüklenmiyor. Halklara, ülkelere, Avrupa ülkeleri dahil liderlere normalde söylenmeyecek laflar ediyor.

İran'la ilgili İsrail lobilerinin büyük baskısı altında onları bir şekilde oyalamaya çalışıyor. Sürekli elinden geleni yaptığını anlatıyor.

Fanatik siyonistler ABD'nin etkisi kırılsa ya da tamamen kaybetse bile kendilerine bir şey olmayacağı gibi bir inanca sahip. Kendisi deli olsa da kendisinden daha deli olanların arasında sınırlı hamlelerle geçiştirmeye çalışıyor.
+1
hebanon
(25.01.26)
Bu arada, Murat Yetkin bu konuyu irdelediği bir video yayımladı YT kanalında.
0
🌸santimantal
(25.01.26)
(9)

Atatürk’ü sevmeyen fikir insanları kimler?

michael_knight
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?
Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
0
michael_knight
(24.01.26)
Öncelikle şu var, ekşi ortamında "Atatürk'ü sevmeyen" ve "hakaret etmeyen, yalan uydurmayan" tanımlamalarını kapsayan tanım direk boş küme döner.

Linç edilme pahasına sorunuza cevap olarak Sevan Nişanyan diyeceğim. Yorum yaparken çok kişisel husumete çevirmiyor işi, sevmediği belli, Atatürk'ten çok Atatürkçüleri sevmiyor gibi desem daha doğru olabilir. Tabii söylediği her şey doğru mudur bilme şansımız yok tabii ki, zaten net olmayan bir çok konuda kesin konuşmuyor.
+1
mbond
(24.01.26)
rıza nur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.01.26)
ibrahim kaypakkaya.
+2
der meister
(24.01.26)
mayasi tutmamislar.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.01.26)
sevan +1
onda bile hafif kiskanclik cekememezlik havasi var bazen ama nispeten objektif denebilir.
+1
cooperr
(24.01.26)
fikret başkaya.
0
sailor
(24.01.26)
Seven Nişanyan gibi, Atatürk’e akla hayale gelmeyecek iftiralar (pedofili iması dahil!) atan bir zatın Atatürk’ten nefret etmediğini düşünmek çok ilginç.

“Atatürk’ü sevmeme”nin ne demek olduğunu biliyoruz. Bunların “hakaret etmeyenini”, “uydurmayanın” falan aramak boşa çaba. Atatürk’ü sevmeyenlerin en başında Kadir Mısıroğlu adlı kişi gelir. Üstat üstat diye peşinden koşmakta herkes serbesttir.
+2
lazor
(24.01.26)
Felsefe profesörü Teoman duralı

Nehir söyleşi kitabı Öyle geçer ki Zaman’da kendince sebepleriyle belirtiyor eleştirdiği noktaları
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.01.26)
Fikir insanı dışında,

Fetöcülerin alayı
Pkk lıların alayı
Yunan milliyetçileri,.Pontusçulwr,
İşidliler
Milyarlarca lira döndüren tarikat şeyleri
Radikal islancılar
Arapların çoğu

Ben sevmiyorum diyen varsa, aynı saftakıiler bunlar işte.
+2
nop
(24.01.26)
(7)

Peder lafini kullaniyor musunuz? En son kimden duydunuz?

speedy
Ben bu lafi dejenere, saygisiz genclik babasindan soz ederken kullanir diye biliyorum normalde. Burada Erdogan'in kardesi babasindan peder diye bahsediyor https://youtu.be/u8v6Or70g2c?t=101 , keza Ali Babacan yine peder lafini kullanmis https://youtu.be/wpvz8Y2qlig?t=31 . Noluyor, hani marjinal bizd
Ben bu lafi dejenere, saygisiz genclik babasindan soz ederken kullanir diye biliyorum normalde.
Burada Erdogan'in kardesi babasindan peder diye bahsediyor youtu.be , keza Ali Babacan yine peder lafini kullanmis youtu.be . Noluyor, hani marjinal bizdik, muhafazakarlar bu peder lafini ciddi ciddi kullaniyor mu gercekten?
+1
speedy
(23.01.26)
benim aklımda da öyle yer etmiş. sevmem ve kullanmam ki babamla aram iyi değildi, "BABAM OLACAK ŞEREFSİZ" demek "peder" demekten daha kabul edilebilir geliyor bana.

bu iki örnek gerçekten ilginçmiş yalnız, bir altyapısı/arka planı varsa bilmiyorum. oğlum bana peder dese organize işler'deki müslüm duralmaz gibi "siz kapıdan girerken peder diye bi ifade mi kullandınız? siz benden özel hayatınızda peder diye mi bahsediyosunuz he?" diye çıkışırdım herhalde.
+3
der meister
(23.01.26)
ben de severek kullanirim.
babami severim, dinci de degilim.
+2
cooperr
(23.01.26)
Peder kullanımı günümüzde galerici oğlu kullanımı gibi gelse de, aslında, Osmanlı zamanı, babanın daha resmi ve mesafeli hali olarak kullanılırdı. Tabii bunda babanın öz Türkçe pederin Farsça kökenli olmasının da etkisi var, senin sorularının cevabı da burada aslında.
+1
kizil karga
(23.01.26)
Ciddi gibi, resmi gibi ortamlarda kullanırım. Ama peşine bey de ekleyerek peder bey veya peder beyim.
Bazı ortamlarda baba desen sanki fazla yılışık, aşkım diyormuşsun gibi bir hava olacak hissettiğimde peder kelimesini kullanıyorum.
Hakaret veya aşağılama gibi bir çağrışım yok zihnimde.
+1
michael_knight
(23.01.26)
Kullanıldığını duyuyorum, en son ne zamandı hatırlamıyorum. Çok nadir kullanılan bir tabirken artık yıllar önce bir dizide mi geçti ne olduysa biraz yaygınlık kazandı. Eskiden hakkaten tam sizin anlattığınız gibi zibidilerin babasından bahsederken kullanacağı bir laftı. Şimdi benim için babamdan bahsederken (mesela arkadaşlarla konuşurken) kullanılabilecek bir kelime gibi geliyor.
+1
mbond
(24.01.26)
yaş olarak büyükler hala peder diyor tabi babasının suratına peder diyemiyor arkadas ortamında babasından peder diye bahsediyor.
0
Başka
(24.01.26)
yeni jenerasyon kullanmıyor bunu asla. görece yaşlı tayfanın sahip olduğu bir alışkanlıktı, bitti artık.
+1
cay koy geliyorum
(24.01.26)
(16)

Yaşlı ve tek yaşıyorsun ve ciddi sakatlandın/hastalandın.Ne yaparsın?

trablon
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
0
trablon
(23.01.26)
Sonunu düşünen kahraman olamaz
Su akar yolunu bulur
-1
artıküyeolmakistiyorum
(23.01.26)
Compuya baskı yapalım bu siteyi hiç kapatmasın. Yaşlanınca olmadı duyuru açarız. "Düştüm galiba kalçam kırıldı" diye. Birileri gelir buradan yardıma artık, o kadar mesaimiz var sonuçta.
+21
gobekliraki
(23.01.26)
Şu an bir arkadaşım söylediğin şekilde hastanede yatıyor. Dün ameliyat oldu. 10 gün kadar yatacak hastanede. Sonra, radyoterapi falan, işi uzun. Şu an refakatçisi bir arkadaşı.

Geç olmadan evlenin. Çoluk çocuğa karışın. Şu an için sevgi açlığınızı giderirler ama o günler geldiğinde kedileriniz size bakamaz.
+1
Mirket
(23.01.26)
Kendi işimi kendim görebilen bir yaşlı olurum ben ama dediğin durumlar da olabilir. Bu sebeple yaşım çok ilerlemeden bir huzurevi ya da kendime bakacak bir yardımcı arayışına girerim herhalde.
0
rock n roll
(23.01.26)
evde sağlık hizmeti var arıyorsun geliyolar. devletin hem de. özelde zaten var.
0
jelly bear
(23.01.26)
Allah yardım eder.
0
michael harddd
(23.01.26)
Çok para biriktirip en lüks huzur evine gitsek veya o zamana kadar robot sektörü gelişir bir tane robot satın alırız her işimizi görecek.
0
egerbiryolcu
(23.01.26)
Bu bağlamda sadece evlenmek de kurtarmıyor çünkü eşlerden biri elbet vefat edecek. Sana bakabilecek çocuklar olmalı yada money talks gençlikte yaşlılık için sağlam birikim yapılmalı.

Bir teyze ile tanışmıştım eşini genç yaşta kaybetmiş çocuğu da yok. Acil beyin ameliyatı olması gerektiğinde bakıcı parası maaşını geçtiği için refakat edebilecek akrabası da Trabzon’da olduğu için vakti zamanında oraya gitmiş ameliyata.

Çocuğum var ama Allah düşürmesin muhtaç olmak istemem…
0
cilekli pasta
(23.01.26)
@Mirket, her eş hayırlı mı? Babam 40 yıllık 73 yaşında yürüyemeyen eşini bırakıp köye gitti. Komşularımız olmasa yapamazdı tek.
+1
Kahvedesu
(23.01.26)
Bizim zamanımıza yaşlı bakan robotlar çıkacak, ahan da yazıyorum. İlacını verir, altını temizler, yemeğini getirir ciddiyim bak hepsi olacak :D kaygıyı bırakıp keyfinize bakın gençler :)
+1
titanic kemancısı
(23.01.26)
Herhangi bir şehirde bir sebepten yıkılan evi örnek gösterip ev almamak gibi bir durum bu.
Her an herşey olabilir. Eş önce ölebilir. Eş ve çocuklar hayırsız olabilir. Savaş çıkabilir. Hepsi mümkün. Onun için her şeyde B planları C planlarına gerekvar ya. Komşuluk ilişkilerini iyi tutmak. İyi arkadaşlar biriktirmek önemli konular.
Ben yalnız yaşarım düşüncesi ergen kafası bence. İnsan bazı durumlarda çok aciz bir canlı. Sosyal ortamlar ve ilişkiler, adetlerimiz, törelerimiz hep bunun için.
Bir arkadaş evde bakım hizmetinden söz etmiş. Ya fiyatlardan haberi yok ya da aşırı zengin. Dün küvezdeki bebeği döven hemşireyi seyrettik. Daha önce de huzurevinde yaşlı döven adamın videosu vardı. Kendinde değilken alacağın bakım hizmetinin kalitesini sen düşün.
0
Mirket
(23.01.26)
abi hep bu tarz sorular soruyorsun ya. gelecek kaygısı herkeste var ama senin bu konudaki endişen takıntı düzeyinde, şu an yaşadığın hayatı da silip atıyor belli ki. imkanın var mı bilmiyorum da keşke bi profesyonel destek alsan. savaş bölgesinde her gün patlama sesi duyan adamlar senin kadar pesimist ve endişeli değildir.

ne olacağını gerçekten bilme şansımız hiç yok. belki 60 yaşında sağlıklıyken tak diye düşüp öleceksin. belki "yalnız kalmayayım" deyip evleneceksin ama mutsuz bir evlilik olacak. "yaşlandığımda çocuklarım bana bakar" diyen bir anne babanın tüm evlatlarını bir kazada kaybetmeyeceğinin garantisi var mı mesela? ya da yaşı geçtim abi iki saat sonra duştan çıkarken ayağımızın kaymayacağını nereden biliyoruz?

maddi imkan, sosyal ilişkiler vs. elbette bir yetişkin için çok önemli, asla aksini iddia etmiyorum. sosyal canlılarız. yaşadığımız sistemde, düzende var olabilmek için bazı konulara özellikle eğilmemiz gerekiyor eyvallah. "kafana takma bro yarın yokmuş gibi yaşa" filan demeyeceğim ama en başta ifade ettiğim gibi sen bunlara o kadar takılıyorsun ki paralize oluyorsun, öyle bir noktaya geliyorsun ki ne bugününe ne yarınına faydan var.

sen şimdi sağlığına dikkat et işte, yaşlıyken düşerim diye onu dert etme. dünyada milyar tane yaşlı insan var. yüzde 1-2'lik felaket senaryolarına odaklanma.

("ya ne edebiyat yapıyon birader adam gayet makul bi soru sormuş" diyenler için not: başkası sorsa yadırgamam ama bu duyurucu hep benzer içerikli, felaket senaryolu, aşırı gelecek kaygılı şeyler yazıyor. konuya bakışının o yüzden farklı olduğunu biliyorum, ondan böyle yazdım)
+7
der meister
(23.01.26)
Soru sahibine bakmadan cevaplamıştım.

@der meister' e tamamen katılıyorum. Yerden göğe haklı.
+4
Mirket
(23.01.26)
40 yaşlardayım. dizimden ameliyat oldum, babam anam yaşlı olduğu için hastaneye çağıramadım. Çocuğum var 2 yaşında eşim yalnız bakmak zorunda, bana mı baksın, çocuğa mı. Yıllardır sövdüğüm kardeşim geldi. sidiğimi 3 gün wcye taşıdı. Dedim ki iyi ki kardeşim var. 1 çocuk yaptım, o da kariyer ve benzeri şeyler yapıp yurtdışına giderse kimsemiz kalmaz. 2ciyi yapmaya gücüm yok.(ruhen).
Başkan net olarak sıçtık. İnsan başına gelince anlıyor.
+1
mikahakkinen
(23.01.26)
kardeşlerim var
kuzenlerim var
yeğenlerim var

benim başında refakatçi kaldıklarım (veya onların çoukları) 1er gün bana kalsalar bypass dahil her ameliyata yeter

ama sürekli bakım gerekirse bu zaten ne eşle ne kardeşle çözülecek bişey değil, profesyonel bakım gerekir

benim ailemde 80+ yaşta çok kişi var
kimseye de bakan yok çünkü yatalak vs. değiller
büyük oranda yani, 1-2 kişi oldu öyle sürekli bakım gereken

gördüğüm kadarıyla son anına kadar evinin işini yapan, elini ayağını çekmeyen
kızım gelinim yapsın diye bir kenarda oturmayan muhtaç da kalmadı yani biraz da dirayetli olmak, sağlığına ve psikolojine dikkat etmek de önemli (tabi bir kısmı nasip bunun kaza geçirip felç de kalabilirsin ya da bazı hastalıklar elde olmayabiliyor) ama elimden geleni yaparım
kafam durmadığı sürece çalışmaya üretmeye devam
elim ayağım tuttuğu sürece evimin işini yapmaya devam

planlar böyle
0
subcomponent
(24.01.26)
Kendinize iyi bakın ve kenarda hep paranız olsun. Ailenin, akrabanın, eşin, çocuğun vb hayat boyu yanında olacağının garantisi yok
0
pembediken
(24.01.26)
(14)

Dayınızı seviyor musunuz

darkwizard
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
0
darkwizard
(22.01.26)
eksisozluk.com

benim 3 tane. dunya gorusu olarak cok uzakta olduklari icin pek muhabbetim yok.
0
buenosdias
(22.01.26)
iki dayım var. bir tanesi kız kardeşlerinin hakkını yiyen bir dolandırıcı ailede kimseyle konuşmaz. diğerini severim masum,kendi halinde bir adam.
+1
biravekahve
(22.01.26)
Benimki dayı profilinden en uzak dayı. Sessiz sakin, işinde gücünde aile babası. Bayağı da derdo bir insan, başına gelmeyen kalmadı mazlumun. İyi insandır, samimi değiliz ama uzaktan severim.
0
sekizdokuzon
(22.01.26)
Birisi dolandırıcı oe diğeri de kendi kendine efelik taslayan kibirli bir tipitip.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(22.01.26)
Yeşilçam’dan aşina olduğumuz o “dolandırıcı dayı” profili yok ailede.
Dayılarımı çok tanımadım ama tanısam çok seveceğimi düşünmüyorum anne tarafıyla mesafeliyim.
0
mutekebbir
(22.01.26)
dayilar miras yer. is tanimlari geregi.
+4
antikadimag
(22.01.26)
Çok onurlu, gururlu, aydin ve iyi biridir, severim
0
üğpoıuy
(22.01.26)
babam tek cocuk oldugu icin amcam ve halam yok.
dayim ve teyzem benim icin baya onemli.
dayim delikanli adamdir, hak hukuk konusunda da inanilmaz dikkatlidir.
0
cooperr
(22.01.26)
üç dayım var. çocukluğumda en küçüklerini çok severdim. benim için "dayı" profili oydu. beraber vakit geçirdiğim, çocuk aklıyla bana inanılmaz gelen türlü türlü şeyi deneyimlediğim vs... büyüyünce aynı ölçüde yakın kalamadık tabii ama iki dayımı özellikle severim. en büyükleri de iyi ama aksi bir adamdır, pek rahat edemezsin yanında.
+1
der meister
(22.01.26)
3 dayım var. hepsini çok severim.
-1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
Son 20 senede 2 defa gördüm herhalde, en son iki ay önce nikahıma geldi. Kişilik olarak kötü biri değil ama siyasi ve dini görüş olarak tersiz. Bi de benim çekirdek ailem dışında hiçbir akrabamla bağım yok. Amcamı, halamı, teyzemi de aynı şekilde pek aramam sormam konuşmayız. Akrabalarını çok seven insanlar da tuhaf geliyor o yüzden :D
-2
nundu
(23.01.26)
Severdim. Bir dayım vardı, 50’li yaşlarda öldü. Anne babada miras yoktu olsa da yemezdi.
Çok çalıştı, ticaret kafasıyla doğmuş çalışkan bir insandı. 5 yaşında tartıyla insan tartıp para kazanmaya başlamış memur çocuğu bir insan.
Çok iyi paralar kazandı, servet yarattı.
Bence kendi çocuklarına haksızlık olacak miktarda annesine ve kardeşlerine paralar dağıttı. Akrabalara büyük borçlar verdi geri alamayacağını bilerek ve geri alamadı da istemedi de.
İkili ilişkimizde biraz sert, disiplinli ve “beğenmiyorsan git” tarzı vardı küçücük bir çocuk olsam bile. O bakımdan biraz zorlanırdım ilişkimizde.
İyi bir adamdı, erken gitti.
0
michael_knight
(23.01.26)
6 tane dayım var. kısmen severim ama oyle yakınenen baglılıgım yok
0
Başka
(23.01.26)
hic sevmem. hiyarin tekidir.
0
Sour
(23.01.26)
(11)

Artık neden hiç ifşa olmuyor?

thesomberlain
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
0
thesomberlain
(16.01.26)
Herkesin malı ortada ki artık
+2
substituent
(16.01.26)
buradaki insanlarin ciddi bir kismi sirf 6 ay once bir yorumu begenmedigi icin fotodan kimligi bulup diger yorumlardan bir seyler secip isyerine ailelere yayacak insanlar. tabii olmaz ifsalar
+16
aguen
(16.01.26)
Ben yapıyorum gülelim eğlenelim diye ama katkıda bulunan pek olmuyor.

Hatta alttan alttan laf sokmaya çalışıyorlar.
+1
yurtsuz john
(16.01.26)
valla duyuru eski zamanlardaki duyuru değil çünkü. biliyorum çok klişe ama o zamanlar dostluk, kardeşlik vardı yahu. atışmalar, tartışmalar, birbirini sevmeyenler yine olurdu da hiçbir zaman öyle savaş havası gördüğümü hatırlamıyorum. çoğu insan zamanla birbirine aşina oluyordu, o yüzden bu ifşa da keyifliydi. yorumları okuması, hep muhatap olduğun insanları görmek vs...

şimdi en başta işin bu güzelliği ortadan kalktı. daha da önemlisi duyuru'da ruh sağlığı çok bozuk bazı kişiler var, onların olduğu yerde özellikle hiçbir kadın kendini rahat hissedip bu tür aksiyonlara girişmez.
+16
der meister
(16.01.26)
Neler dönmüş olaylara kest. Önceden buluşma bile olmuştu kadıköyde. Yaklaşık 20 kişi gayet güzel muhabbet etmiştik.
+2
🌸thesomberlain
(16.01.26)
Yurtsuz John un ifşalarına denk geldim, vakfıkebir ekmeği gibi maşşallah.
+5
antihero
(16.01.26)
Burada bazı ruh hastalarının üçer beşer hesabı var, insanları cevaplar ve mesajlarla taciz ediyorlar. Fotoğrafa, isim bilgisine sahip olduklarında neler yapacaklarını tahmin etmek zor değil. Böyle bir ortamda kadın ya da erkek kimsenin kendisini güvende hissedip bir şeyler paylaşmaması şaşırtıcı değil haliyle.
+9
seni tanıdığım güne lanet olsun
(16.01.26)
Merak ettiklerimizi gördük.
-9
gabe h coud
(16.01.26)
Eski Duyuru ortamı yok. Çok sıkıntılı tipler var. Engelleme özelliği ipten aldı siteyi. Eksileme özelliği kaldırılsa toksikliği kırılacak.
-23
arbre
(16.01.26)
Eski çamlar bardak oldu knk.
+2
vedatchilipeppers
(16.01.26)
nerde o eski ifşalar, eskilerden kaç kişi kaldık şurada.
0
datnet
(24.01.26)
(5)

askerlik yoklaması

Filinta61
selamlar, bizim oğlanın e-devletinde yoklama yapmanız gerekmektedir diye yeşil bir sayaç belirmiş. bu senenin sonuna kadar süresi var.lakin bizimki üniversitede okuyor. bu sen girdi. liseyi de 2024 de bitirmişti.baktım internette, millet anlatmış ama onların anlattığı ''erteleme'' sekmesi bizde çık
selamlar,

bizim oğlanın e-devletinde yoklama yapmanız gerekmektedir diye yeşil bir sayaç belirmiş. bu senenin sonuna kadar süresi var.

lakin bizimki üniversitede okuyor. bu sen girdi. liseyi de 2024 de bitirmişti.

baktım internette, millet anlatmış ama onların anlattığı ''erteleme'' sekmesi bizde çıkmıyor.

bununla ilgili biz bir şey yapacak mıyız. bilgisi olan var mı?
0
Filinta61
(14.01.26)
oğlanın öğrenci işleri ile görüşmesi gerek. normalde bu tecil işini onlar hallediyor.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
28'ine kadar erteletir. üniversite okumasa bile sırf lise mezunu olduğu için 25'e kadar erteletme hakkı var. askerlik şubesine gittiğinde hallederler. e-devlette tecil işlemleri yapılmıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.01.26)
erteleneceğini biliyorum da,

bunu biz mi askerlik şubesine gidip yapacağız,
öğrenci işleri otomatik mi yapıyor onu bilimyoruz.

öğrenci işlerine sorup, yaza kadar bekleyelim belki e devlette bir şeyler güncellenir. değişiklik olmazsa herhangi bir askerlik şubesine uğrarız artık.
0
🌸Filinta61
(14.01.26)
Öğrenci işleri halleder dert etmeye gerilmeye değer bir şey değil. En kötü ihtimalle gidip öğrenci işlerine sorsun ne zaman ne yapıyorsunuz ben bekleyeyim mi diye
0
lazor
(14.01.26)
çok yüksek ihtimalle okul, milli savunma bakanlığı'na "bu şahıs bizim öğrencimizdir, dokanmayın" bilgisini geçmedi. bazen oluyor. oğlunuz öğrenci işleri'ne başvurup durumu izah etsin. alışık oldukları bir mesele, muhtemelen "haaaa öyle mi" deyip anında hallederler. olmadı bağlı olduğu askerlik şubesini (e-devlet'te askerlik ekranında görebilir) arayıp onlara söylesin, onlar yol gösterebiliyor hatta bazen direkt kendileri düzeltebiliyor.

benzer bir problemi ben de yaşamıştım, üniversite öğrencisi olduğum halde yoklama kaçağı görünüyordum ve öğrenci işleri hiçbir şekilde beni öğrenci olarak işaretleyip gerekli belgeyi çıkaramıyordu. askerlik şubesini aradım. meğer daha önce bıraktığım okul beni mezun göstermiş, haliyle sistem "bu adam zaten üniversiteyi bitirmiş bana ne ikinci kez okuyorsa, askere gidecek" demiş... bu durum açıklığa kavuşunca telefondaki hanımefendi bir dakikada halletmişti.
+2
der meister
(15.01.26)
(12)

Herkesin maks 25 yasinda oldugu is yeri

Kittie
Bi is var. Boyle ayakta durmali vs.Geneli ogrenci zaten calisanlarin. Mezunu da maks 25 26dir. Klasik havalimaninda ayakta dikilmeli is.Ben de 40a dogru ilerliyorum. Bu ise girsem kendime ayakta durabilir miyim butun gun diye guvenemedim falan ama denesem mi diye arkadaslarima sordum.2 farkli arkada
Bi is var. Boyle ayakta durmali vs.
Geneli ogrenci zaten calisanlarin. Mezunu da maks 25 26dir. Klasik havalimaninda ayakta dikilmeli is.
Ben de 40a dogru ilerliyorum. Bu ise girsem kendime ayakta durabilir miyim butun gun diye guvenemedim falan ama denesem mi diye arkadaslarima sordum.
2 farkli arkadasima sordum. Ikisi de benim hic aklima gelmeyen bi sey soylediler.
Ciddi bi jenerasyon farkin olacak is arkadaslarinla. Amirin bile 30 yoktur dediler. Tam bir teyze olacaksin onlar icin nesil cok saygisiz can acitirlar falan dediler.
Bu gencler bana bu sekilde mobbing yapabilirler mi ya?
Herkes ne dusunuyorsa soylesin lutfen.
Tesekkurler
0
Kittie
(12.01.26)
yeni jenerasyon inanılmaz kötü. muhtemelen yaparlar.
0
oekuklu
(12.01.26)
spesifik bir sağlık sorununuz yoksa bence ayakta durmakla ilgili sorun yaşamazsınız. yani 40'lı yaşlarında pek çok sahada görev yapan, ayakta durmaktan da öte koşan koşturan çalışan insanlar var.

jenerasyon farkı olabilir ama bu iyi de olabilir. yani mesela onlar daha öğrenci ya da yeni mezunken siz bu işi daha bir disiplinli, olgunlukla ve gençlerin saygı duyduğu bir karakter olarak yaparsanız çok hızlı bir şekilde şef, yönetici falan olabilirsiniz. türkiye'de özellikle işte takımdaki en yaşı büyük - olgun kişinin terfi alması gibi, daha sorumluluk sahibi pozisyonlara konulması yaygın bir şey.
+2
gitdaddy
(12.01.26)
Hiçbir şey olmaz. Kabul et. Tersine keyifli.
-4
arbre
(12.01.26)
denemekten ne kaybedersin ki? ayakta çalışmaya alışık değilsen ilk bir hafta biraz pestilin çıkar.
0
lazpalle
(12.01.26)
tüm gün ayakta durmak zor bence. bana zor gelirdi, molalar ne kadar o önemli. iş zor.
0
jelly bear
(12.01.26)
lanet bir işte çalıştım 30 yaşındayken. arkadaşlarımın çoğu 16-20 yaş arasındaydı, akranım diyebileceğim sadece iki kıdemli kişiydi ki ben hem yaşlı hem de rütbe olarak en tırt elemandım. şu komik mafya oyunu reklamları var ya level 1 zavallı o hesap.

işle ilgili en son dert ettiğim durum buydu. aksine çocuklar bana toplu taşımadaki yaşlı muamelesi yaptılar, yardımcı oldular, kolladılar.

bu biraz da şans işi ama bunu dert etme derim biz hangi ortama girersek girelim yaşlı kalma riskimiz var artık. zaten çalışmaya gidiyorsun tanışma etkinliği değil neticede :) evet normalden bir tık sıkıcı olabilir, aranız ne kadar iyi olursa olsun o jenerasyon farkını hissedecek ve işte onlar kadar keyifli vakit geçiremeyeceksin (eğer öyle bi ihtimal varsa) ama çalışanların genç olmasından çekinme.
0
der meister
(12.01.26)
Hiç belli olmaz bu iş için bırakacağın başka bir işin yoksa eğer gitmemek aslında riskli olur, belli olmuyor z kuşağında iyi yetişmişlerde çıkıyor, kendi iş yerimde çok tatlılar açıkçası ik iyilerini bulmuş bize.
0
eja
(12.01.26)
Dene, yapamazsan çıkarsın. Bir iş yerimde yaşlar o civardaydı. Patron da benden 10 yaş küçüktü.
-1
Kahvedesu
(12.01.26)
bence denenebilir, bir ay sonra onların amiri olursun.
0
duyuruuser
(12.01.26)
havalimanında çalışıyorum, devamlı ayakta olmak ve çalışan profili duty free işi gibi geldi bana. tabii ki yorucu bir iş olur ama eğer biraz dayanırsanız olgunluğunuzla yükselmek için (en azından marka temsilcisi olmak için) öncelikli tercih olabilirsiniz gerçekten çünkü hakikaten o genç çalışan profili daha umursamaz oluyor, geçici iş gözüyle baktığından sahiplenici olmuyor. denemekten zarar gelmeyeceğine katılıyorum.
0
phoarbix
(12.01.26)
doğal amir olursun aralarında. kim takar yeni jenerayonu.
0
jamswety
(12.01.26)
patron ben olacaksam hic sikinti yok.
ayni seviyede olacak isek olmaz
0
cooperr
(12.01.26)
(11)

Homo economicus neden araba satın alır?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve şerait altında yük taşımacılığı yapmayan birinin ciddi ciddi araba satın alabilmesinin altında yatan sebep nedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.01.26)
Bahsettigin eksilere karşılık artıları var.
Araba statü göstergesi
Araba bir yatırım, değer kazanıyor, kredi faizleri iyi iken akıllı bir yatırım olabiliyor dönemine göre
Araba konfor sunuyor
Bu artılar ile yazdığın eksileri toplayıp kendisine göre en mantıklı kararı alıyor.
-1
abelardo
(09.01.26)
Konfor, zaman kazanımı. İstanbul hariç tabii. İstanbul'da araba genelde zaman kaybettirir ama düzgün planlamayla o da zaman kazandırır. Temel sebep konfor.
Ben yaşadığım şehirde otopark sorunu çok nadir çekiyorum. En fazla 15 dk dolaşırım araç parketmek için o da nadirdir. Ama verdiği konforu trdeki toplu taşıma veremez.
Avrupanın ulaşım seviyesinde olsaydık ne biliyim bi paris, amsterdam, araca ihtiyaç duymaz ve kullanmazdım çünkü bu sefer toplu taşıma daha konforlu olurdu.
+1
jelly bear
(09.01.26)
şehirlerde toplu taşıma bir işkence. her gün işe giden servisi olmayan kişiler bu işkenceden kaçmak istiyor.

çoluk çocuk varsa çocukla bir yere gitmek için şart gibi.

statü çok önemli.

matematiği de şöyle: enflasyonu falan boş veriyorum. Bugün 100 ekmek alınan paraya araba aldın diyelim. Yarın gerektiğinde 75 ekmek alınan paraya satabileceksin. Sigorta ıvır zıvır masrafı 10 ekmek parası diyelim. Sana kullanım maliyeti 25+10 = 35 ekmek parası oluyor. Benzin falan var evet ama toplu taşımaya düşsen onun da maliyeti var ve arabayla sırf araba olduğu için bazı şeyleri daha maliyetsiz yapabiliyorsun kafa kafaya geliyor. Yani aslında harcadığın para arabanın bütün değeri değil satacağın zaman aradaki değer kaybı farkı + masraflar. Gerisi ha bankada durmuş ha kapının önünde durmuş.
0
robokot
(09.01.26)
Benzin pahalı tam bir ezber. Benzin birkaç yıldır ciddi ucuz Türkiye'de, önceden döviz bazında dünyanın en pahalısı iken şu an en ucuzlarından. Metrobüs 50 tl, otobüs 35 tl tek basım. Abonman 3 bine yakın, çoğu arkadaşım abonman ücreti alıp kendi aracıyla geliyor işe ve kafa kafaya çıkıyor hesaplayınca yakıt giderleri. Konforu zaten saymıyorum.
+1
furry burns
(09.01.26)
Türkiye'de bir iki şehrin dışında toplu ulaşım zaman ve para kaybından başka bir şey değil. Bundan dolayı ülkede araba ihtiyaç oluyor, bir de evli, çocuklu ise kesinlikle gerekiyor.
+2
murtiii
(09.01.26)
bunların yanıda + olarak konfor geliyor. kışın arabadan klimayı açıp müziğini açıp rahat rahat gitmek, metrobüste sıkışık tıkışık giderken kışın metrobüste terlemekten 100 kat daha iyi.

Bunlara ek, istediğin zaman istediğin yere gidebiliyorsun işte.

getirisi de vari götürüsü var yani.
0
substituent
(10.01.26)
metronbüste taciz edileceğine vergisini verip başka türlü taciz ediliyor. sen kimi merak ettin bu kadar genellemeye yorum yapılmaz. proletaryayı mı soruyorsun?
0
mikahakkinen
(10.01.26)
İnsanların kendisine 1 gram faydası olmayan onlarca kalem gideri var, bunları toplasan ay sonunda arabanın masrafını ikiye katlar, sana her anlamda konfor ve özgürlük sağlayan aracın masrafı bu nedenle benim gözüme batmaz, asıl diğer dandik giderler neden var onları düşünmek lazım arabaya gelene kadar.
0
kizil karga
(10.01.26)
abi büyük rahatlık ve lüks aslında ya. 16-28 yaş arasını hiç araba merakım olmadan geçirdim. maddi açıdan ulaşılmaz gelmesi bi yana büyük şehirde benim kendi yaşantım için gerçekten hiç gereği yoktu. ehliyet bile almadım o yüzden. ama her şeyden önce konfor ve oyun tabiriyle BÜTÜN HARİTAYA ERİŞİM sağlıyor. hastan olsa, gece bi yere gitmen gerekse, atıyorum kırsalda köyde vs. bulunman gerekse müthiş kolaylık. o yüzden imkanım olsa şahsen kesinlikle bi araç isterdim aktif kullanmayacak olsam bile. ayağımı yerden kessin yeter. düşünsene gece 2'de şahsi aracına atlayıp ülke içindeki HERHANGİ BİR LOKASYONA akabiliyosun. az şey değil bu. ben gibi rutini belli veya büyük şehirde yaşayıp 3-5 adresi zaten toplu taşımayla ulaşılabilir olan insanlar için pek anlamı yok ama lazım yani araba. güzel bi şey.

hiçbi şey değilse özel alandır mesela. arka koltuğuna geçer yatarsın, canın sıkkındır oturur içinde müzik dinlersin. canım araba.
+1
der meister
(10.01.26)
Araba = özgürlük ve konfor. Ek olarak toplu taşımada maruz kaldığın tipler bile araba almak için bir neden.

Araban yoksa herkesin gittiği ayaksütü mekanlarda takılırsın. Şehir merkezinde gürütü ve stresin içinde yaşamak zorundasın. Belli bir yaştan sonra bunlar çekilmiyor. Daha önce yazdıklarından gen z bir arkadaş olduğunu hatırlıyorum. Biraz büyüyünce zaten bunları kendiliğinden anlıyorsun
0
michael harddd
(10.01.26)
toplu tasima ile evin onundeki duraktan ciktim, otobus+tren+otobus+yuruyus , ofise gitmem 2 saat 15 dakika surdu. ayni yolu bide doneceksin, etti 4.5 saat
ayni yolu arac ile en sikisik trafikte bile yarim saatte gidebiliyorum. yani gidis donus 1 saat.
4.5 - 1 = 3.5 saat gunde, 910 saat senede kazancim var.
saatine net $50 yapan birisinin arac yuzunden kazanci senede $45,500
zaten bu paraya her sene bu ulkede orta kalite sifir bir arac alabiliyorsun.
-1
cooperr
(10.01.26)
(13)

pitbull ordusu kursak savaşlarda başarılı olur mu?

messina123
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
-11
messina123
(24.12.25)
Hocam burada esas sorun sizce de 100.000 pitbull'luk kamyonlarla (artık kaç kamyonsa) İsrail sınırını geçip merkezi bir yerleşim yerine ulaşmak değil mi zaten?

Bu kadar zahmetli bir planda başarılı olsanız da köpekleri gören herkes ay ay ay diye gördüğü ilk binaya, dükkana girecek ve devreye uzman ekipler girecek, birkaç saatte olay bitecek.

Sizinki konvansiyonel yöntemlerden epistemolojik bir kopuşu sembolize eden heterodoks bir yaklaşım olmuş bence.
+3
akhenaten
(24.12.25)
Köpek kovucu düdükle geri püskürtebilirler.
+2
kizil karga
(24.12.25)
Herhangi bir silah kullanamayan bir canlı olduğunu düşünürsek, karşı taraf maksimum 100.000 mermiyle 2 saate galibiyet sancağını çeker.
+1
anatomik
(24.12.25)
muhtemelen israil'in köpek kubbe savunma sistemi vardır. sistemi de muhtemelen şu şekilde çalışıyor olabilir. safe zone'a giren her köpek için seri şekilde "hoşt" diyor olabilir sistem....
+1
exlibris
(24.12.25)
Oldu olacak Timur gibi fil kullanalım. Tank gibi yıkıp geçsin ortalığı.
+1
yurtsuz john
(24.12.25)
Güldürdün vallahi. Uçaktan paraşütle atmak lojistik problemini çözer sanki
+1
tan vakti
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? Aç kalmadan da birbirlerini parçalıyorlar zaten.
+1
gnosis
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? +1

Veya birbirilerine saldırmayacaklarının garantisi var mı?
0
put it in your appropriate place
(24.12.25)
Uçlarınada taramalı tüfek bağlarız dıkşın dıkşın vura vura alırlar orayı

Köpekler milleti korkutur eyvallah da ordu devreye girene kadar en fazla panik olur silahlı müdahale ile etkisiz hale gelirler.

Mesele orantısız güç olarak köpeklerin güçsüz kalması +1
+2
basond
(24.12.25)
Bu zeka buralarda harcanmamalı.
0
ekimoloji
(24.12.25)
do you even logistics bro? 100 bin hayvanı kontrol altında tutmak, düzenli şekilde araçlara yüklemek, o araçların her birini israil sokaklarına salmak bile çok ciddi operasyon ve insan gücü gerektirir. savaş halinde bunu çok daha verimli kullanmak mümkün. mevcut teknolojiyle köpek yüklü 60-70 kamyonu imha etmek herhangi bir profesyonel ordu mensubu için sakız çiğnemekten daha zahmetli değildir.

her şeyi geçtim velev ki plan başarılı oldu, israil sokaklarında 100 bin tane aç pitbull var diyelim. her biri ortalama 5 kill alıp yarım milyon israilliyi de öldürmüş olsun. stratejik açıdan bunun bir yararı var mı? 500 bin sivile karşılık israil ordusu nükleeri kafamıza çaksa burada milyonlar ölse daha mı iyi? veya bu ASİMETRİK PİTBULL MÜCADELESİ neticede neyi hedefliyor?

bunları da düşünmek lazım. amaç şehirlerde sivil katletmek ise dahi bu verimsiz bir yöntem. geri dönüşü her türlü daha zararlı olur. kaldı ki köpek bunlar yani asker olmasına gerek yok balkonundan yiyecek atan birisi bunların 25-30'unu kendi penceresinin altına toplar, orada silah veya başka bi araçla yok edebilir.

kısacası olmaz abi neresinden tutsan elinde kalıyor, bu organizasyonla uğraşana kadar bin tane adama güzel yemek yedirip ellerine sapan versen ve "gasabalı yıldıh disin bu türklerden, uvelek uvelek goşun ortalığı garıştırın" talimatıyla sokaklara salsan daha mantıklı iş yapmış olursun.

başaramadık abi.
0
der meister
(24.12.25)
100k köpeği sınırdan sokan adamı 100k militanı sınırdan sokmaktan alıkoyan nedir merak ettim.
0
koxy
(25.12.25)
en basiti zehirli yemle 3 günde temizlerler.
0
orpheus
(25.12.25)
(4)

sözlüğe erişimde

parka
Problem mi var?
Problem mi var?
0
parka
(16.12.25)
Ben de bağlanamıyorum şuan.
0
biseysorcaktim
(16.12.25)
evet akşamdan beri berbat sözlük, bi arkadaşla mesajlaşıyorum o yüzden sürekli bakıyorum saatlerdir. ara ara kopuyordu, sonuncusu bir saati geçti. cloudflare itinin bk yemesi muhtemelen.
0
der meister
(16.12.25)
mars dc'deki kesintiden ötürü olduğunu okudum ama bilmiyorum.
0
truf
(16.12.25)
yarım saat önce yine girilmiyordu
0
eja
(16.12.25)
(7)

2025'iniz nasıl geçti- yeni yıla girmeden dertleşmece

darthvader
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?
Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
0
darthvader
(14.12.25)
2025 bok gibi geçti. Bir sene boyunca yaz gelsin diye bekledim ama buralara bu sene de yaz gelmedi. Yeni yıldan beklentim yaz gelmesi.
-1
suicides underground
(14.12.25)
iyi gecmedi diyebilirim. i$ olarak bekledigimi bulamadim.
global ekonomi boktan, beni cok etkiliyor.
0
cooperr
(14.12.25)
Maddi manevi her yönden berbat bir yıldı.
Çok fazla hastalık haberi aldığımız bir yıldı, çok hastamız oldu. Geçen hafta da gencecik bir iş arkadaşımızı bir iş kazasından dolayı kaybettik.

Mutlu olduğum an; balkona kurduğum kuş havuzunun nihayet kuşlarca fark edilip kullanılmaya başladığı andı.

En çok üzüldüğüm yazdığım kaza olayı oldu.

Yeni yıldan pek bir beklentim yok açıkçası; artık yapmak istediklerimi ertelemeyecek motivasyon diliyorum kendime.
0
mutekebbir
(14.12.25)
Kötüydü. En mutlu eden şey yaz tatilimdi. İyi geldi. Ben yeni yerler görünce yaşadığımı hissediyorum. Uzun süredir almak istediğim bilgisayarı aldım. İşte 1 yılımı bitirdim. Ağırlık çalışmaya başladım. Bir spor düzeni oluşturdum. Bir sürü küçük ama benim için önemli hedef gerçekleştirdim. Düşününce kötü demek nankörlük oluyor ama beni mutsuz eden şey ilişki konusu. Son sevgilimden ayrıldıktan sonra 4 5 kızla konuştum ama hiçbiriyle sevgili olmadım. 4 ay sonra 33 olacağım ve evliliğe çok uzağım. Aslında evlenmek istemiyorum ama bazen de eşimin olması daha iyi hissettirir gibi geliyor. İş arkadaşımdan hoşlandım, o üzdü beni, hâlâ takıyorum kafama. Yeni yılda biraz da bu konularda mutlu olmak isterim.
-4
arbre
(14.12.25)
Geneli güzeldi, hayatımda eksik bir şey olmadı ama son düzlüğe biraz gergin geçiyorum işten dolayı.

ama Bungee Jumping yapmam, bütün seneyi güzel kıldı. O süreci çok özleyeceğim.

Uzun zamandır yapmak istiyordum ama öncelik vermemiştim. Kasım 2024te öncelik vermeye karar verdim. Araştım, planladım ve Uygulamaya koydum. 14 Mayıs 2025 tarihinde yaptım.

Bungee Jumping için İsviçre'ye gittim ama öncesinde Malta'dan vize başvurusu aldığım için Malta'ya gitmem gerekti. Sırf bunun için Malta'ya gittim, gerçi sevdiğim bir ülke. İlk 2024 senesinde gittiğim restoranlara gittim. Kaldığım otelde gene konakladım. Gittiğim casino'ya gene gittim.

İstanbul'a dönerken business class'a bindim. Bu güzel süreci böyle bitirmiş oldum.

Senenin geri kalanı normal geçti. Bungee Jumping komple yetti seneye. Arkasından Lyon'a gittim geldim. Eylül'de bir Roma'yı dolaştım geldim. Arada gösteriler, etkinlikler derken senenin sonuna geldik.

İş yerinde bazı problemler var yapısal olarak. Ne olacağı belli değil. Bu şey bekliyordum aslında. Sürpriz olmadı. Daha bir hafta önce başka bir duyuruda yazmıştım fırtına öncesi sessizlik, sağlam çıkarsam mükemmel bir süreç beni bekliyor, ölürsem yine de güzeldi diye.

Bu fırtınada sağ çıkarsam hayatımı güzelleştirmeye devam. Çıkamaşam yapacak bir şey yok, hayat der devam ederiz.

İşte 2026'a sağ kalıp yurtdışı gezilerin dolu dolu olduğu, kadehlerimin eksik olmadığı ve daha derli toplu bir hayat yaşantısını hedefliyorum.

Bakalım görelim.
0
put it in your appropriate place
(14.12.25)
hedeflediğim 2 şey olmadı. biri çok önemli değildi ama diğeri hala önemli. o yüzden 2026da kendime o gerçekleştiremediğim tek hedefi koyuyorum. daha gerçekçi, daha samimi bir hedef olarak gözüküyor. 2024ten daha iyiydi. sakindi diyebiliriz.
0
dedim ben sana
(14.12.25)
bok gibiydi. bi beklentim de yoktu zaten. 2026'dan da yok. tek artısı çabuk geçmesi oldu.
0
der meister
(14.12.25)
(2)

birikmiş bağkur borcunda toplu ödemede indirim var mı?

der meister
3-4 yıldır filan ödemiyorum sanırım, yazın 200'den biraz fazlaydı. şimdi çok güçlü olmasa da bir ışık var, ödeme şansım olabilir. pazartesi gününü eğer gerektirirse tümüyle bu işe adayacağım, önden bi buraya sormak istedim.1) toplu ödersek herhangi bi indirim oluyo mu? yasadan, kapsamdan vs. bağımsı
3-4 yıldır filan ödemiyorum sanırım, yazın 200'den biraz fazlaydı. şimdi çok güçlü olmasa da bir ışık var, ödeme şansım olabilir. pazartesi gününü eğer gerektirirse tümüyle bu işe adayacağım, önden bi buraya sormak istedim.

1) toplu ödersek herhangi bi indirim oluyo mu? yasadan, kapsamdan vs. bağımsız? yok herhangi bi şeye tabi güzellik yapıyolarsa bana uyan ne var, neye göre işlem yapabilirim bunu görebileceğim bi e devlet ekranı var mı?

2) MEKANI BASAYIM dersem bağkur borcu işlemleri için nereye gitmem lazım?

3) hiç ödenmeyip birike birike düz hesap 200 olduğunu varsayacağımız bir borç için şimdi pazartesi ödüyorum dersem gerçekçi olarak bir indirim vs. alabilir miyim, yakın zamanda benzer işlem yapmış olan var mı?
+1
der meister
(12.12.25)
şu an çalıştığım yer bu konuda sorun çıkarıyor ve mevcut işimi kaybetmek istemiyorum. zaten ben paylaşmadığım sürece erişemeyecekleri bir şeyle ilgili niye böyle bir durum yaşadık onu da anlayamadım da neyse. aylardır aramama rağmen başka bir şey bulamadım zaten. bunu kapatır, işe devam edeceğim için maaşımla da aldığım borcu öderim dedim hem borçlu hem de işsiz evde oturmaktansa.
0
🌸der meister
(12.12.25)
SGK ilçe müdürlüğüne giderek detaylı bilgi alabilirsin. İçeri girişte derdini sorup ona göre bir sıra numarası veriyorlar. Bankalardaki gibi sıran gelince numaran yazan bankoya gidiyorsun, hele de ilgili bir memura rastlarsan kafanda hiç soru işareti kalmaz.

'sağlık sorunun yoksa' lafını ben gerçekten çok ilginç buluyorum. Kalbinizin bu gece beyninize pıhtı atmayacağını, yarın sabah engelli olarak uyanmayacağınızı nereden biliyorsunuz?
0
Mirket
(12.12.25)
(7)

mesem hakkında ne düşünüyorsunuz?

messina123
ben mesem projesi hakkında bayağı olumlu düşünüyorum. bizim bir stajyer var. 4 yıl önce mesem sayesinde bize geldi. çocuğun doğup büyüdüğü mahallede köpek bağlasan durmaz. abisi uyuşturucudan hapiste. bu çocuk stajyer olarak bize gelmeseydi şu an it kopuk olacaktı. şu an ise pırlanta gibi aslan gibi
ben mesem projesi hakkında bayağı olumlu düşünüyorum. bizim bir stajyer var. 4 yıl önce mesem sayesinde bize geldi. çocuğun doğup büyüdüğü mahallede köpek bağlasan durmaz. abisi uyuşturucudan hapiste. bu çocuk stajyer olarak bize gelmeseydi şu an it kopuk olacaktı. şu an ise pırlanta gibi aslan gibi bir çocuk oldu. sene sonu yüksek ihtimalle şirkette işe başlayacak.

siz mesem hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
messina123
(12.12.25)
mesem hakkında duyduğum tek olumlu şey sizden.
başka kimseden olumlu duymadım. bizzat mesem'le ilgili tecrübem yok, sadece duyum bendeki bilgiler.

çocuklar 6bin gibi maaş alıyor.
ama tam zamanlı işçi gibi çalıştırılıyor.
maaşlarınını devlet veriyor (işveren çocuklara maaşlarını verecek, çocuk okula gidip maaş aldım diyecek, kağıdı işverene verecek, işveren de bu şekilde devletten tahsil edecek. ama herkes için böyle ilerlemiyormuş, işveren bazen o 6bin liralık ücretin bile üstüne yatıyormuş)
her ay en az 1 çocuk mesem yüzünden ölüyor üstelik (diğer çocuk işçi ölümlerinden farklı olarak)
inanılmaz bir sömürü var.

www.youtube.com
+3
biseysorcaktim
(12.12.25)
Sizin ortam iyilikte istisnaymış burada mesemli bir çocuk konuşuyor youtu.be
0
grimavi
(12.12.25)
bizimki kurumsal şirketin arge departmanı. açıkçası bizim burası oldukça rahat. lehim yapmayı falan geçiyorum elektronik komponentlere en az mühendislik öğrencisi kadar hakim şu anda. pcb bile çizmeyi öğrettik çocuğa. arduino verdik, bilgisayar verdik kendi yaşına uygun yazılım tecrübesi edindi. doğru kullanılırsa mükemmel bir sistem olduğunu düşünüyorum.
0
🌸messina123
(12.12.25)
Aslında çocuk sömürülmese, ezilmese, tam gün canı çıkarılmasa, doğru dürüst yemek verilse, kısacası temiz, dürüst, insani şartlarda iyi bişey. Ama türkiye'de çok zor.
+1
rodeocu
(12.12.25)
ne düşünmemizi bekliyorsun ki sermayenin kölesi çocuk işçi çalıştırma platformu işte.

genç yaşta birilerine iş öğreteceksen o çocuğu 20-25 saat çalıştırıp cebine 4 bin lira koymazsın. mesleki gelişimine, yaşına göre risk düzeyi çok daha düşük işleri yaptırırsın. rodeocu'nun dediği gibi insani koşulda çalıştırır, gözün gibi bakar, kişisel ve mesleki gelişimine yatırım yaparsın.

şu anki haliyle haydutluktan başka bir şey değil. ulan ezmeyi, sömürmeyi geçtim öldürüyorlar çocukları bu kaçıncı artık.
+3
der meister
(12.12.25)
Sadece bu yıl mesem'de 85 çocuk ölmüş.
+3
gnosis
(12.12.25)
gereksiz eleştirilen bir proje. Almanya'da ausbildung adı altında yıllardır uygulanıyor ve alman kalkınmasının temel taşlarından birisi. Orada da ausibildung yapanlar tam maaş almıyor. Yani herhalde istenilen al akademik eğitim istemeyen çocuğu okula tık iş öğretme mezun et iş bulamıyor de sonra.

önlemler arttırılmalı evet.
denetimler sıkılaşmalı evet.

kaldırılmalı? hayır.
-2
biravekahve
(12.12.25)
(5)

Dünya Kupasına kesin gittik gibi bir hava var?

Cesario
Sonu hüzünle bitme ihtimali var mı? Banko katılıyoruz gibi bir hava var. 2 tane farklı rakiple oynayacağız. Futbol bu. Saçma sapan rakiplere puan kaybeden bir ülkeyiz hem milli takım olarak, hem kulüpler olarak. Andorra bile gelse rakip kesin yeneriz gözüyle bakmam. Tecrübeyle sabit.. Şimdiden kural
Sonu hüzünle bitme ihtimali var mı? Banko katılıyoruz gibi bir hava var.

2 tane farklı rakiple oynayacağız. Futbol bu. Saçma sapan rakiplere puan kaybeden bir ülkeyiz hem milli takım olarak, hem kulüpler olarak. Andorra bile gelse rakip kesin yeneriz gözüyle bakmam. Tecrübeyle sabit..

Şimdiden kuralardaki rakiplerimizle Dünya kupasında saat kaçta maç yapacağımız bile yazılıyor. 13 Haziran Avustralya 5.00. Kurun alarmları. :))

Hayırdır abi gittik mi kesin kupaya, girelim mi havaya?
+3
Cesario
(06.12.25)
0
kizil karga
(06.12.25)
Mevcut takım seviyesi kendinden düşük takımlarla karşı çok başarılı, o yüzden sürpriz ihtimali bildiğimiz milli takıma göre daha az. Bir de ölüm kalım maçlarını da iyi oynuyoruz. Havaya girip artislenecek bir ekip yok, hoca da bunu iyi kontrol ediyor.

Yine de son maçı dışarıda oynamak sorun, ben %70 diyorum gitme ihtimalimize.
0
Bruce
(06.12.25)
2020 avrupa şampiyonasına giderken fransayı grupta perişan ederek gitmiştik, beklenti çok yüksekti. sonuç avrupa futbol şampiyonasında perişan olduk.
talihsizlik o ki dünya kupasının en rahat gruplarından birine gitme ihtimalimiz var, hatta yarı finale kadar da çok rahat olabilecek bir kupa.

play off rakiplerimiz aslında bize ters takımlar. özellikle kosovayla finalde deplasmanda oynamak en zoru olur. ama bu milli takım şimdiye kadarki milli takımlarımıza göre kazanması gereken her maçı kazandı. içimde gene de rahat kuradan dolayı korku yok değil. inşallah milli takım bizi mahçup eder.
0
mikahakkinen
(07.12.25)
dünya kupasına gidersek dahil olacağımız grup belli, grubun fikstürü belli. Sadece bizim de içinde bulunduğumuz avrupa play off serisinden 4.takım gidecek o gruba. Diğer üçü zaten belli. Her şey belli. Dolayısıyla tüm tahminler dünya kupasına gidersek diye yapılıyor. Bunda anormal bir durum görmüyorum.
Kağıt üstünde play off rakiplerine de mevcut gruba da bakıldığında gayet tercih edilebilir takımlar olduğunu düşünüyorum. Bu kesin gideriz veya gidersek kesin grup birincisiyiz anlamına gelmiyor. Futbol bu.
Dünya kupası çok büyük bir organizasyon. Bu aşamada kolay maç zaten olamaz ama rakiplerimizi yenebiliriz. Bir aksilik olmadıkça abd’de olacağımızı düşünüyorum ben.
0
ezkaza
(07.12.25)
kadro bence ideal değil, eksikleri var (özellikle mesela net santrfor) ama yakın tarihin en güçlü jenerasyonlarından birine sahibiz ve montella'yla belli bir istikrar da yakalandı. rakiplerimiz fena değil. şu noktada "kesin katılırız" düşüncesinin olması en azından vatandaş düzeyinde şaşırtıcı değil. futbolcular elbette böyle bir lükse sahip değil, çıkıp iyi oynamaları ve kazanmaları gerekiyor ama kağıt üstünde rakiplerimiz gerçekten uygun. o açıdan şu anki heyecanı doğal buluyorum.

iş topçularda bitecek. çıkıp kendi seviyelerinde oynar, üzerlerine düşeni yaparlarsa sorun yaşamayız. yok eğer "biz zaten çıktık" derlerse problem olur. neticede bunların hepsi üst düzey liglerde oynayan profesyonel sporcular. romanya'da bir arda güler yahut kenan yıldız yok belki ama bu oyuncular eğer oynamazsa romanya bizi pekala yenebilir, neticede kalecileri saymazsak 10'a 10 oynanan bir spor bu.
0
der meister
(07.12.25)
(11)

Bütün okul hayatı boyunca başarılı olmuş insanlar

pembediken
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
Sonrasında başarılı ,hayatında doğru kararlar alan, mantıklı düşünüp hareket eden vb. kişiler mı oluyor?
0
pembediken
(06.12.25)
Okul başarısı akademik zekanın iyi bi göstergesi ama duygusal zekanın değil. Okul başarısına ek olarak duygusal zekası da fena değilse iyi kararlar alır. Değilse ne olduğunu bile anlamadan kuyuda bulabilir kendini.
0
benim bir gizli bildiğim var
(06.12.25)
Tanı konmamış ADHD'li çocuklar var mesela, planlı programlı düzenli okul yıllarında çok başarılı oluyorlar. Zamanlarını daha serbest düzenleyebilecekleri üniversite ve sonrasında bütün sistem çöküyor, iş hayatında bocalıyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Kobuzchu kiz +1
Okul hayatım başarılıydı ama iş hayatına girdiğimde en çok bu konuda zorlanmıştım. Özmotivasyon ve zaman yönetimi yeteneklerimi geliştirmek için hala uğraşıyorum.
0
Bruce
(06.12.25)
ortaokul/lise tayfasina bakiyorum da, bu cocuk iyi yerlere gelecek dediklerim cogu ya beyaz yaka kole oldu, ya da bir baltaya sap olamamis sekilde dolasiyorlar.
bundan bir bok olmaz dediklerimin de cogu zengin oldu, patronluk yapiyorlar.
ozetle, akademik basari=para denklemi patlayali cok oldu, bitti o is.
okullar robot yetistiriyor, yetistirdekleri robotlar da kalitesiz isin kotu tarafi.
0
cooperr
(06.12.25)
Okul başarısı kişiden bağımsız bir çok koşula bağlı. Aile ortamı, ekonomik durum, sağlık gibi kişinin elinde olmayan başarı üzerinde etkili birçok değişken var.

Günümüzde okul başarısının ilerideki hiçbir davranışla veya parayla pek ilişkisi kalmadı. Herkes kendine göre bir üniversite veya bölüm bulabiliyor. Türkiye'de bulamayan parasıyla avrupada okuyor.

Benim gördüğüm fazla okul takıntısı gerçek hayattan koparıyor. Adam bir bölüme girmiş iş bulamamış bulma şansı da yok ama halen zorluyor. Bir zanaat edineyim demiyor. Falanca teknisyen veya ticaret yapan okumamış bu aptal falan diyor.
0
michael harddd
(06.12.25)
Evet öyle oluyor. Aksini iddia edenler istisnaları sayıyor/görüyor.
-3
gabe h coud
(06.12.25)
Herkes başarılı olacak diye bir kural yok ama kendi çevreme baktığımda doğru bir önerme olarak görüyorum bunu.okul arkadaşlarımdan başarılı olanların hayatada aynı şekilde devam ettiklerini gördüm.beraber büyüdüğüm iki yakın arkadaşım farklı okullarda başarılı bir eğitim hayatları oldu.birisi ülkedeki en büyük holdinglerden birisinin yönetim kurulunda,diğeri en bilinen bankalardan birisinin gmy pozisyonundan yurtdışına gitti.geriye gm olarak gelmesi bekleniyor.

Ama buradaki başarı kıstasımız kurumsal hayatta bir başarı,iyi maaş gibi gözüküyor.ben buna çok sıcak bakmıyorum.corporate hayatlar çok benlik değil.kıskandığım iki arkadaşım var.birisi lisede dans ediyordu ,hala dans etmeye devam ediyor.diğeride bütün hayatını sporla uğraşarak geçirdi.çok güzel işlere imza atıyor.

Burdan yola çıkıp asıl önemli olan istikrar demeyi tercih ederim.
0
duptıs
(07.12.25)
turkiye'nin en iyi anadolu liselerinden birinde okudum. herkes kendi sosyal sinifindan devam etti. orta ust sinif cocuklari ya yurtdisinda okudu, ya da tr'de guzel kariyerleri oldu. mutevazi ailelerden (ogretmen, memur vs) doktor olanlar kuyrugu dik tuttu, digerleri sallantida. alt siniftan ufak istisnalar disinda bir yol olan gorulmedi.

okulda alinan puanlar ile hayat basarisi arasinda dogrudan bir iliski oldugunu sanmiyorum. sosyal beceriler en az zeka kadar onemli hayatta bir yerlere gelebilmek noktasinda.

zaten siniflara gore insanlarin basarili olma sebebi de bu. ust siniftan geliyorsan ailenin tanidigi ve sana is imkani vs verecek insanlarla dogrudan bir network'un icine doguyorsun. okuldan mezun olunca is bulamazsan babanin tanidigi ayarliyor en kotu bi mulakat. alt siniftan gelen kisi kendi networkunu olusturmak zorunda kaliyor yoksa isi zor.
0
antikadimag
(07.12.25)
Türkiye'de akademik başarının hayatta başarının garantisi olduğuna inanılıyor. Yok öyle bir şey.

Çok basit bir ölçeği var bunun. türkiye'nin en prestijli okullarının en prestijli bölümlerinden mezun olanlara bakın. Koç economics, Boğazisi işletme, hacettepe tıp...

Aynı dönemde aynı sınıftan, aynı not ortalamasıyla mezun olan insanların bile çok farklı yaşamları var.

Aynı bölümden aynı sene mezun 2 doktoru alın mesela.
Doktor a bölüm birincisi,
doktor b ortalama altı bir öğrenci.

Ama notları düşük olan doktor b gider nişantaşı'nda ve dubai'de estetik kliniği açar. Botox yapa yapa porsche alır kendine.

Notları yüksek olan doktor a kredi kartı ekstresine bakıyordur asgariyi mi ödeyeyim, tamamını mı diye.

Bir insanın hayattaki başarısını (maddi, manevi, artık nasıl belirliyorsunuz o başarıyı fark etmez o size kalmış. Ona siz bakarsınız) belirleyen bir sürü faktör var:

-Akademik başarı
-Aile
-Maddi durum
-Kişisel network
-Bilişsel yetenekler
-Duygusal yetenekler
-Öngörü
-Cesaret
-Genel kültür
-İletişim becerileri
-Psikolojik durum
-Kişisel finansman yönetimi

Akademik başarı bunlardan sadece biri. Önemli. Ama tek başına yeterli değil.
+1
anten
(07.12.25)
Hayır bu iş öyle olmuyor. Daha doğrusu böyle bir korelasyon kurmak mutlak bir veri vermez bize.

akademik hayatı çok iyi olup iş hayatında çakılan veya silik sıradan bir tip olan çok insan gördüm. Tam aksi olupta, okuldaki akademik becerileri vasat olup iş hayatında çok başarılı ve parmakla gösterilen kişileri de.

Akademik başarı mutlak iş/hayat başarısını getirmez. Getirmiyor. Biraz da Kendimden biliyorum.
0
ezkaza
(07.12.25)
31 yaşındayım, annemle yaşıyorum, hiçbir başarım yok.

herkes benim gibi değil tabii, istikrarlı bir şekilde hayatta başarılı olup iyi yerlere gelenler de oluyor hatta bunların çoğunluk olduğunu söyleyebiliriz ama okul başarısı dünyadaki en abartılmış şeylerden biri. çünkü en başta günümüzün ekonomik gerçekliğiyle ve iş hayatının dinamikleriyle uyuşmuyor.

adam çok zeki veya çalışkandır, gider manyak bir mühendis olur filan evet iş hayatında da başarılı olur ama özellikle sosyal bilimlerde öyle bir şey yok. zaten bu tür bölümlerde spesifik bir alandaki beceri/eğilim insanı çok fazla öne çıkarabiliyor. ben dilciyim mesela her zaman çok başarılı bir öğrenciydim, lisede arkadaşlarımın b1 ingilizce bildiği yerde ben 8-10 sayfalık hikâye çıkarıyordum, üniversitede başka bir dili öğrendim ve orada da bölümün en iyilerindendim vs. ama sonuçta diploma bile alamadım.

alıp çok iyi yerlere gelen arkadaşlarım da oldu ama ben alsam bile bir şey olmazdım muhtemelen. bilmiyorum yani belki ben yanlış düşünüyorumdur, belki "zaten hiçbi şey başaramadın konuşmak senin ne haddine öküz" dersiniz ama ben okul başarısının gerçekten çok abartılı bir kıstas olduğunu düşünüyorum ya.

tabii bir de başarı kriteriniz nedir, o önemli. kimi insan var bir alanda doktora yapıp kıt kanaat geçiniyor. hiçbir şeyi yoksa "ben bu alanda uzmanım" diyebiliyor. kimisi var ki okulu hocalara daha fazla zorluk çıkarmasın diye ZORLA mezun edilerek bitiriyor, işlek yerde tekel işletiyor. şimdi hangisi başarılı, kime göre ve neye göre?

ilkokulda çok yaramaz, cips vermediği için başka bir arkadaşımızın kafasında o cips paketini parçalayan bir arkadaşım yönetmen olmuş mesela. ben bunu televizyonda adamın klibini izleyince gördüm. ben parmakla gösterilen bir öğrenciydim, bi bok olamadım. çünkü istikrarsızım, çünkü disiplinsizim, çünkü sosyal becerilerim yeteri kadar kuvvetli değil.

benim çok iyi bildiğim birkaç şey vardı, öğrencilik hayatım bu sayede çok rahat geçti ama okuldan çıktığımda ya da okul gerçekten zorlaştığında bunun için bir çözümüm, alternatifim vs. yoktu.

çocuklara disiplinli olmak ve çaba göstermek öğretilmeli bence en başta. zihinsel, fiziksel engeli olmayan her insan yeteri kadar disiplinliyse bir yere varır çünkü. benim gibi kendini rockstar zanneden tek yönlü sığırlar da bir yerde duvara toslar, hayatı boyunca başka hiçbir şey görmediği için ne yapacağını bilemez.

velhasıl okulda başarılı olmuş insanların bir kısmı gerçekten çok donanımlı, zeki, yetenekli kişilerdir ve hayatlarının geri kalanında da başarılı olurlar. bir kısmı ise oyunu kolay modda oynuyormuş gibi takılır, 8-16 yaş arası için "çok güçlü"dür ama ondan sonrası için hiçbir fikri ve donanımı yoktur, onlar çakılır.
0
der meister
(07.12.25)
(12)

Annemizin ölecek olması gerçeği hakkında

dedeminhirkasi
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
0
dedeminhirkasi
(05.12.25)
Çok bilmişlik gibi olmasın ama annemin bir gün ölecek olması değil mutsuz ölecek olması beni mahvediyor.
+3
sekizdokuzon
(05.12.25)
böyle düşünmek acı veriyor ama ben ölürse annemin rahatlayacağını düşünüyorum artık. geçim sıkıntısı, anksiyete, geçmişinde yaşadıkları vs. derken çok yıprandı. evlatları olarak biz de ona hiçbir şekilde rahatlık sunamadık maalesef. bize salladığı zaman hiç gocunmuyorum, o kadar şeyden sonra bunları talep etmek en doğal hakkı ama ben yapamadım işte yani ne yapayım, bir şey becerdim de görmezden mi geldim ihmal mi ettim? hiçbir şeyim yok. üstüne "hayırsız evlat" olmanın artık kökleşmiş ağrısı var. "kendini salarsan daha da kötü olur, sen iyi ol ki başkalarına faydan olsun" diyorum filan ama yok abi.

annem inançlı bir insan. öldüğünde rahata ereceğini düşünüyor. ben de o ölürse en azından artık hayal kırıklığına uğratmam diye düşünüyorum. bu tabii ki "ölsün" demek değil, ben sağlıkla daha nice yıllar görmesini ve hatta ona daha da güzel bir gelecek sunabilmeyi çok istiyorum ama yok işte olmuyor.

eskiden ben de annemin öldüğünü düşününce perişan olurdum. benden önce ölürse zaten yine olacağım, hiç şüphem yok. "öldü rahatladı" deyip hayatıma devam edebileceğimi sanmıyorum. boşluğu hiçbir zaman dolmayacak, muhtemelen bugüne kadar yaşadığım hayat tümüyle boşmuş ve artık yeni ve çok daha zor bir döneme başlıyormuşum gibi gelecek...

ama evet itiraf etmem gerekirse ben en azından "rahata erdi" diyebileceğim. öyle bir "iyi tarafından bakma" diyelim. ilişkimiz o kadar bozuldu ki artık karşılıklı birbirimizi intiharla tehdit etmeye başladık. napiyim amk benden bi bok olmadı işte gidip kendimi assam, gözden uzak kalsam yine üzüleceksin. e böyle yaşıyorum okumadın paran yok şöyle böyle napiyim 150 bin maaş mı talep edeyim, vermiyolar işte.
+1
der meister
(05.12.25)
o yüzden güzel anılar biriktirmeye bakın anneniz ile...
+1
sweetoffice
(05.12.25)
beni hiçbir şey delirtmezse bu acı delirtir gibi geliyor bazen.
sadece 3 saniye düşünsem bunu ağlamaya başlıyorum.
tek çocuğum ben ve mükemmel bi anne babaya sahibim ama anneme daha çok düşkünüm. babama da bir şey olmasını asla istemem de hele anneme bir şey olacak olması fikri mahvediyor beni. oyuncu falan olsam sırf bunu düşünerek her sahnede ağlayabilirdim işi çok kolaylaştırırdım. canım gidiyor annem ölecek diye.
onsuz nasıl yaşarım bilmiyorum hayatım bomboş olur.
0
matilda
(05.12.25)
olmamis olaylar hakkinda uzulmuyoruz. yoksa yasamin dinamikleri tokat gibi vuruyor boyle. duygusal, arabesk, melankolik takilmak bizi geri atmak disinda biseye yaramiyor. bunu idrak ettigimden beridir sadece ileri bakiyorum. ha bir yakinim olurse hayvan gibi uzulecegim, aglayacagim; ama o vakit bu vakit degil.
+4
buenosdias
(05.12.25)
evlat acısı gibi büyük bir acı yok. umarım herkes sırasıyla vefat eder.
0
gercekdunya
(05.12.25)
mücadele etmiyoruz, kabulleniyoruz. gözden yaş kalpten sızı eksik olmuyor. hayat işte. acısıyşa tatlısıyla derler ya acı kısmını tatmış oluyorsunuz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(05.12.25)
Benim de en büyük korkumdu ve maalesef başıma geldi. Tek tesellim iyi bir ilişkimizin olması, onu çok sevdiğimi bilmesi, onu isteyerek asla kırmamış üzmemiş olmam. En çok canımı yakan şey (ölmüş olması dışında) öldüğü gün onu aramamış olmam. Ölüme çare yok. İyi yaşamak, pişman olacağımız şeyler yapmamak lazım
0
mezzosprite
(05.12.25)
Kanserin son evresinde doktorlar artık eve götürün huzur içinde ölsün dedikten sonra ve ölmeden birkaç gün önce, Artık konuşamaz ve genelde bilinç kapalıyken tek kolunu kullanamaz, tek ayağını sürür vaziyette, kalkıp, öbür odadan battaniye alıp sürükleyerek getirip yatağın başucundaki koltukta uyuyakalmış oğlunu örten ve bu son kalkıştan üç gün sonrada ölen kadın.
Uzun yıllar geçti ve ben hala aklıma geldikçe ağlarım.
Üç oğula vakfedilmiş hayatında ona daha fazla zaman ayırmamanın, onu güzel yaşatamamanın ezikliğini hep yaşıyorum.
Burada erkek anasına tavırlı gelin duyuruları görünce hep içim sızlar.
Mekanı cennet olsun.
+3
Mirket
(05.12.25)
Bir arkadaşım zamanında bununla ilgili çok güzel bir söz aktarmıştı. İnsanın içinde 100 tane mum yanar, 99 tanesi söner ama bir tanesi hep yanmaya devam eder diye. Evet insan bütün ölümlere zamanla alışıyor, zamanla cenaze görevlisine dönüyorsun hatta. Ama şu acı gerçek baki: giden geri gelmiyor ve bazen o kişilerin hayatta olduğu günler aklına geldikçe delirecek gibi oluyorsun. Bir gün biz de öleceğiz mesela.

Ölümlerinden önce annemin de babamın da çok hayır duasını aldım. Bazı şeyler elinde değil ama sevdiklerini kaybetmeden önce onlarla vaktini nasıl geçirdiğin ve onlara nasıl davrandığın da çok önemli.
0
trixi
(05.12.25)
yıkayıp toprağa veriyor, yarım saat sonra lahmacunla ayran gömüyorsunuz, endişelenecek bir şey yok.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
ölecek olmasından ziyade gün yüzü görmeden yani aslında yaşamadan ölecek olması gerçeği çok üzüyor beni bazen.

ne bileyim deniz görmeden, ankara dışında bir ile gitmeden, bir oh demeden yaşamak ve ölmek... boşa geçmiş bi ömür cidden.
0
elorelia
(05.12.25)
(13)

sıradan bir burgere 16 dolar vermek normal mi?

istististist
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi? şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün? bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi?

şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün?

bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı oluyor? gerçi bahsettiğim yer, o şehirde yıllardır var olan, çok şubeli bir yer.
0
istististist
(04.12.25)
Tr standardı için fazla, Avrupa için eh işte.
0
adivar
(04.12.25)
Normal değil. Abd için bile çoğu bölgede pahalı denilebilecek bir fiyat.
0
michael harddd
(04.12.25)
five guys bu fiyatlarda sanırım. bence normal değil ama hem avrupada hem trde böyle çok fiyat var.
bence bi hamburger 10 euroyu geçmemeli.
0
jelly bear
(05.12.25)
Covid sonrası fiyat algımız iyice bozulmuş anlaşılan.
Yeme içmenin fiyatı üzerine benzeri başka duyurular da vardı burada.
Örneğin bir kahveye 200-250 TL vermekte anormal bir durum.
Bazı harcamalarınızı, marka veya aylık gelirimizin çokluğu üstünden düşünüyoruz. O da yanlış.
Ayda 100bin de alsak o 16 doları vermek doğru değil.

İşletmeye sorsak kira, işçilerin sigortası , serbest piyasa.. falan diye konuşurlar ama o kazancına göre vergisini gereketiği gibi vermiyorsa ayrıca yasa dışı yoldan kazandıklarını düşünebiliriz .
+1
diyecevaplandı
(05.12.25)
Avrupa’da neresi olduğuna göre değişir.

Bizim burda 15urodan fazla vermem.
İtalya’da 50 euroya kadar çıkabilir.
-4
suicides underground
(05.12.25)
New York’ta dün orta halli bir burgercide burgere $24+tax verdim. çok iyi bir restoranda ise $28+tax ve $38+tax (wagyu bu) arasında değişiyor.

düşüncemi yazayım: eti daha doğru dürüst medium rare pişiremeyen İstanbul mekanları için $16 bence çok.
+1
eileengray
(05.12.25)
gittiğim hemen her yerde hamburger yemeye çalışırım. kopenhag’da gasoline grill’de içeceksiz sadece cheeseburger ve patatese 21 dolar vermiştim geçen yıl. budapeşte’de aynı dönem lucky 7’de içecekle birlikte 14.5 dolar ödemiştim. fakat bunlar sıradan değil şehrin en iyi burgercileri denebilir. bu sene helsinki’de friends & brgrs’ta yedim ama pek butik gibi değil zincir burgerci bi nevi, refill içecekle verdiğim para 15.5 euro. Benim için gasoline gibi deneyim adına gidebileceğim bir yerse 25 usd/eur, ortalama bir burgerciyse 15 usd/eur seviyesi üst sınır oluyor.
0
phoarbix
(05.12.25)
amerika icin uygun bir fiyat. turkiye'de genelde patates de servis ediliyordu degisti mi bilmiyorum. ama seattle'da mahalle burgercisinde burger + patates + tax + mekanda yenilecekse de tip ile en az $25'e gelir zaten.

duz hamburger de tax dahil en ucuzu $15'tir.
0
antikadimag
(05.12.25)
ya bu tarz karsilastirmalar hatali.

turkiye'de isim yapmis bir yerde yedim diyorsun, tadi super olmayabilir zaten orda sen markaya para veriyorsun. turkiye'de kac tane isim yapmis balikciya gittim tadi yavandi.
karakoy'de bir balikci var, iceriye girmeye korkarsin ama o lezzeti baska yerde bulmasi zor. turkiye 2. sinif esnaf lokantasi ulkesi.

obur taraftan yurtdisinda isim yapmis yerler de pahali, ama lezzet her zaman fiyatla ayni orantida olmayabiliyor. ny'de "cooook iyi" denilen bir yere gitmistim, sinitzel soyledim aydinger kagidi gibi bisey geldi, havaya kaldirinca karsi duvar gozukuyordu o kadar inceydi. $50 vermistim o tabaga unutamiyorum o kazigi.

medium rare olayina gelince, o biraz kultur meselesi. bizde pirzola dovulur, et pisirilir aga. amerikalilari biraksan hayvani canliyken servis edecekler, hala sinirleri oynuyorken isiriyorlar, et seven adamim ama heriflerin yedigi eti gorunce istahim kapaniyor.
+1
cooperr
(05.12.25)
Almanyada bulunduğum şehirde googleda 4.9 almış bir homemade burgercide mesela 160 g sığır etli klasik bir burger (beraberinde hiçbir yan ürün yok) 12 eur.

Gramaj arttıkça (220 g + patates kızartması) fiyat da 20 euroya kadar çıkabiliyor.
0
truf
(05.12.25)
Çok butik iyiyse olabilir ama mcdonaldse 2 3 dolar en fazla.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
şaşırdınız mı ya berlinde amsterdamda mcdonalds 15-20€ iyi menüler. çok normal fiyat bunlar artık. 30€ ya burger satan sıradan yerler var amsterdamda yanında azıcık patatesle. berlinde sıradan burgermeister burgerler sadece 7-8€ patates içecekle oluyor 15-20€. nerede yaşıyosunuz 2-3 dolar yazmış mcdonaldsa şaka gibi
0
zozjotejmnk
(05.12.25)
kendi alım gücümüze göre mi değerlendiriyoruz yoksa genel bir standart mı olacak?

şu an benim için tokluğu maksimum 8 saat sürecek herhangi bir yemeğe 16 dolar vermek kesinlikle normal değil ama çok parası olan ve lüks yerlerde yemeye alışmış birisi için sıradan bir öğünde 16 dolar gayet harcanabilir bir para.

mesela ben bazı şeylere çok zengin olsam da para vermek istemem. sırf hak etmediğini düşündüğüm için. bu örnekte hamburger öyle değil ama. şu an vermem. zengin olsam sıradan hamburgere 16 veririm, düşünmeye değer bir meblağ olmaz. ama milyoner de olsam oturup sıradan hamburgere o an mecbur veya alternatifsiz filan değilsem 200 dolar vermem örneğin.
0
der meister
(05.12.25)
(12)

Freddie mercury yaşayan son yıldız mıydı?

luluki
Belki michael jackson. Bu kadar yetenekli biri daha çıktı mı? Merak edenler youtube freddie mama live yazabilir.
Belki michael jackson. Bu kadar yetenekli biri daha çıktı mı?
Merak edenler youtube freddie mama live yazabilir.
-1
luluki
(03.12.25)
James Hetfield ikisinden de yetenekli bence, biraz sıksam en az kişi daha sayarım böyle.
0
kizil karga
(03.12.25)
yetenekten kastınız nedir?

sahne karizması + ses + enstrüman + bestecilik ?!?

bu tarz bir yıldız çıkması artık çok çok zor çünkü hem sahne karizması olacak, hem sesi olacak, hem de iyi şarkı yazacak.. madonna olmadı, Justin Timberlake olmadı, Rihanna olmadı, lady gaga olmadı.... en tepede ayrı bir yere konumlanma anlamında Beyonce ve Taylor swift'i saymak mümkün belki. Taylor swift, hem şarkı yazıyor, ortalama söylüyor ama bu şekilde bir karizması yok. Beyonce'de karizma var, ses var, ama besteci değil. Elton john, şarkı söyler, karizması var, beste yapar ama çok niş bir yerde. eminem rapçi falan ama kendi dalında çok yukarıda .. tartışmasız en tepede. Ozzy Osbourne olabilir mi acaba, şarkı yazar, karizma en tepede, tartışmasız tepe heavy metal vokalisti..

ama şunu net söyleyebilirim. james hetfield'ı Freddie mercury ya da Micheal Jackson'la aynı cümle içinde karısı bile kullanmıyordur.
+7
co2s2
(03.12.25)
bence hayır.
yorumuyla, sahnedeki duruşu, performansı ve müzik türleri arasında zahmetsiz ama tam hakkını vererek geçişleriyle beyonce kanlı canlı bir örneği olabilir. ölmeden dünya gözüyle görmek istediğim sanatçılardan biri.
0
m e b
(03.12.25)
Taylor Swift'i en tepede konumlandırabilen tipe bak ya James Hetfield'i beğenmiyor ıfıfıf abi sen müzik konusunda fikrini her yerde açıklama lütfen :)
-2
kizil karga
(03.12.25)
Nejat Yavaşoğulları
saygılar
0
HellKeePer
(03.12.25)
Değerlendirme parametresi tam olarak nedir bilemedim ama Iggy Pop, Axl Rose ve Tarkan sahnesi gayet iyi sanatçılar.

Freddieye yetişirler mi, tartışılır tabi.
0
yurtsuz john
(03.12.25)
lady gaga da var mesela şuan. belki fredie mercury seviyesnde değil (belki de seviyesinde) ama her haliyle dört dörtlük star.
0
whatdreamsnevercome
(03.12.25)
belki michael jackson mı?
michael jackson freddie'den daha büyük star?
0
deranzo1
(03.12.25)
Belki mi? Michael Jackson dediğiniz adam dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük starıdır. İnternetin olmadığı bir dünyada afrikada insan yiyen kabileler bile onu tanır, tshirtüyle gezerdi. Freddie tabi ki muazzam bir yetenekti, biz de çok seviyoruz falan ama mesela müzisyenlik yeteneği konuşuyorsak Prince ondan daha multi bir müzisyendir ve muhtemelen daha popüler bir stardır.
+1
thracia
(03.12.25)
Yaa Allah aşkına Freddie ile James’i nasıl aynı kefeye koyabiliyorsunuz, neyin kafası bu? :)) james iyi bir sanatçı ama Freddie “ikonik” bir sanatçı. Adam sanatıyla da cinsel yönelimiyle de hareketleriyle de ikonik bir sanatçı. Hatta adam hem rock hem opera takılıyor. Sembol olmuş artık. Freddie gibi kim olabilir peki? Michael Jackson tabi ki olabilir. O da sembol isimlerden birisi.
+1
yankee jumping
(03.12.25)
abi ne diyon yav aşk olsun, beni ne ara öldürdün
0
der meister
(03.12.25)
(bkz: Davil Gilmour)
(bkz: Paul Mccartney)
(bkz: Slash)

Bunlar sayılıyor mu
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
(13)

İnsanlar neden sürekli dışarıda?

messina123
Türkiye’de insanlar neden artık sürekli dışarıda? Gece 12’de 1’de insanlar dışarıda ne yapıyorlar? Avrupa’da akşam 7’de sokaklar bomboş. Çocuklar neden geç saatlere kadar uyumuyorlar ve hatta sokaktalar? Eskiden 9’da 10’da yatağımızda olurduk. Annemiz babamız kızardı. Eskiden dediğim de çok değil 15
Türkiye’de insanlar neden artık sürekli dışarıda? Gece 12’de 1’de insanlar dışarıda ne yapıyorlar? Avrupa’da akşam 7’de sokaklar bomboş. Çocuklar neden geç saatlere kadar uyumuyorlar ve hatta sokaktalar? Eskiden 9’da 10’da yatağımızda olurduk. Annemiz babamız kızardı. Eskiden dediğim de çok değil 15-20 sene öncesi.

Neden herkes sürekli para harcıyor? Kahvenin hayvan gibi pahalı olduğunu hepimiz bilmemize rağmen neden gidip o kahveye para ödüyoruz? Neden kimse para biriktirmiyor?

Gece 10’dan sonra biz nasıl evimize sipariş verebiliyoruz ve bu neden yasal? 7/24 çalışan işletmeleri devletin denetleyemediği gün gibi ortadayken neden buna izin veriyorlar?

Kapitalizmin başkenti amerika falan değil türkiye oldu farkında mısınız bilmiyorum ama 3-5 ay para harcamasak o çakal esnaf 200 liralık kahveyi 20 liraya düşürecek.
+3
messina123
(26.11.25)
Ulaşamıyoruz, birçok tatmin dışarı çıkılarak çözülmüş oluyor. Temelinde de sosyal medyada hypelanan şeyler var bence. Misal çok lüks bir hesaba bakıp iç geçiriyoruz ama yapabileceğimiz hiçbir şey yok, napıcaz kafeye pub’a gidip kısa vadeli bir rahatlama yaşıyoruz.
+1
olaylar olaylar
(26.11.25)
abi kapitalizme ürettiğin çözüm vatandaşın kahve içmemesi mi? kapitalizm zaten tam olarak bizi kahve içmenin lüks sayıldığı, insanların lezzetli veya farklı yemek (ne kadar iyi hazırlandığı ve kurallara uygun olduğu şüpheli onun da) yemesinin ayıplandığı yere getirenin ta kendisi. eleştirdiğin nokta tam olarak nedir, onu anlamadım. eğer kapitalizmse bunu örgütlenerek, çok güçlü ve en küçükten başlayıp yerel ağlar kurarak aşma şansımız olabilir. üç ay kahve içmeyip en fazla küçük dükkanları batırırız, kapitali olan onların parsayı da toplar. işleyişe kökünden müdahale edemedikten sonra bireysel olarak pek bir şey yapmak mümkün değil. kaldı ki günde 10 saat çalışıp lüksü "kahve içebilmek" olan adamdan böyle bir adanmışlık beklemek de çok gerçekçi değil bana sorarsan.

insanların sürekli sokakta olması da eksik veya yetersiz gözlem olabilir. sonuçta nerede yaşadığını, sokakta kaç kişi gördüğünü, bunun saat kaçta gerçekleştiğini vs. bilmiyoruz. normalden çok daha tenha bir gün senin canın sıkkın olduğu, kalabalığın içinde kaldığın için rahatsız edici görünebilir. yahut 5 bin kişinin yaşadığı bir mahalledeki bir park veya kafede 20 kişi "fazla" gelebilir ama istatistiksel olarak dünyanın en normal olayıdır.

"kriz varsa her şey nasıl satılıyor" demek gibi olmuş bu değerlendirme biraz... 85 milyon insanın içinde 1-2 milyonunun lüks tüketim ürünlerine erişebiliyor olması o toplumda işlerin yolunda olduğunun göstergesi değil. şu veya bu semtte sokakta oynayan çocuklar, geç saatte dışarıda olan insanların olması da gece gezildiğinin göstergesi olamaz. kaldı ki bu durum tek başına hiçbir şeye işaret etmiyor bence, biz temelde barınma & güvenlik ihtiyacımız için korunaklı yapılara ihtiyaç duyarız. bu yönde endişemiz veya kapalı alanda bulunmak için spesifik sebebimiz yoksa "dışarıda" oluruz zaten bunda garip olan bir şey yok ki.

garip olan artık sokakta bulunmanın, gezip dolaşmanın hatta boş vakit değerlendirmenin bile "parasal" aktiviteye dönüştürülmüş ve bunun kanıksanmış olması dersen onu anlarım ama işte o noktada da çözüm önerisi bence yetersiz. kapitalizmin tekerine kahve içmeyerek çomak sokamayız. kişisel olarak güzel bir aksiyon olabilir ama toplumsal düzeyde uzun vadeli etkisi, mevcut sistemin işleyişine teması vs. olmaz yani.
+1
der meister
(26.11.25)
??????????

2000li yillarin baslarinda, cocukken eve 12de gelmem gerekiyordu. herkes de boyleydi ve akilli uslu cocuklar denilen gruptuk.

avrupa'da her yer 7de bombos ama 9da geri aciliyor her yer.


diger sorulara cevap vermeye tenezzul etmeyecegim. o kadar yazi arasinda degindiginiz tek mantikli sey var, o da ucretsiz vakit gecirilecek yer olmamasi.

eskiden meydanlarda banklar, parklar, cesmeler vs. vardi. akp doneminde hepsi temizlendi. para harcamadan oturulabilecek yer birakilmadi. son 3 4 senedir chpli belediyeler bu tarz alanlari hizli bir sekilde tekrar diriltiyor ama.
+2
aguen
(26.11.25)
dışarda sürekli bi yerlere giden insanların %80’i minimum harcamayla sadece dışarıda vakit geçiriyor. öyle çılgın bir harcama yok biçok insanda. nüfus kalabalık (istanbul) ve harcayan azınlık insanların gözüne görünüyor.

kahveye para veriyoruz çünkü birçok insanın başka hiçbir hobisi yok. 150 liraya kahve alıp 3-4 saat oturabiliyorsun, 150 liraya başka şekilde böyle zaman geçiremezsin.
+2
asap raki
(27.11.25)
bunlari balkonda beyaz atletinle sigara icerken karsindaki ogrenci cafesine bakarken yazmadin ins
0
ala09
(27.11.25)
Nufus farki da var, buyuk avrupa sehirlerinin cogu 2-3 milyon, en kalabalik olanlarin bile 2-2,5 kati insan var istanbul’da. Eskiden ozellikle geceleri trafiksiz olurdu, artik gece 1’de bile kopru trafigi oluyor mesela.
0
lallala
(27.11.25)
yahu bu konuda avrupa niye kistas olsun, ezik misiniz? avrupalilar oyle seviyormus, biz de boyle seviyormusuz.
0
ghilleinthemist
(27.11.25)
aklı selim birkaç cevabı ayrı tutarak söylüyorum. siz bu kafayla devam edin kazandığınız 3 kuruşla esnafı zengin ediyorsunuz. 18-35 yaş arası çoğu insanın ruh hali bozuk ve pek çoğu farkında bile değil
-3
🌸messina123
(27.11.25)
Benim gördüğüm bu 2000 ve sonrası doğan nesil dünya genelinde bile bize göre daha sosyal bir nesil ve son derece haklı sebeplere dayanarak da umutsuz bir nesil.
Genel olarak sürekli bir şeyler yapma ve bunu paylaşma takıntısı oluştu, eskiden cep telefonları internete bu derece bağlı değilken bizim kuşak da geceleri sabaha kadar evde bilgisayar başındaydı, şimdiki kuşak da aynısını telefonu alıp, dışarıda yapıyor.
Ha mekanlar dolu olayı bence de yanlış bir örnek evet avrupada belli bir saatten sonra sokaklar boş çünkü evet 4'den sonra işletmeler kapatıyor. Fakat genç nüfus az, şehirlerde bölge kavramı var, şehirler daha az nüfuslu, yatay yerleşimli. Akşam 8-9'dan sonra gayet de gençlere hizmet eden mekanlar doluyor
0
denizgonen
(27.11.25)
nüfusun %10-20 seviyesinde dışarı çıkması tüm mekanların dolup taşmasına sebep oluyor bunu gören insanlarda baksana herkes ne güzel yaşıyor herkeste para var diye imreniyor. yani ortalama 10milyon insan, dışarılarda geziyor sadece. diğerleri yine evlerinde dizilerdeki hayaller ile yaşıyor.

bizim gibi gelir adaletsizliği fazla olan ve fakir olan ülkelerde ev, araba gibi şeyler lüks sınıfına giriyor. bir kesimde bunlara hiç ulaşamayacağı için ve yüksek enflasyondan dolayı bir aldığını bir daha aynı fiyata almayacağı için son kuruşuna kadar harcıyor birde üstüne borçlanıyor.

avrupa da araba alıyorsun 300 euro taksitle. telefon alıyorsun 50 euro taksitle. ev alıyorsun 1500euro taksitle. çöpçüysen zaten 2000 euro maaş alıyorsun mühendissen 2500-3000 euro yani arada uçurumlarda yok. ve herkes böylece rahat şekilde yaşayabiliyor. bu sayade insanlar dışarıya da gerçek anlamda sosyalleşmek için çıkıyor. orda görünüp hava yada story atmak için değil.
+2
gercekdunya
(27.11.25)
Akşam eve 90 dakikada giden bir sürü insan yaşıyor istanbul'da.

Hadi spora falan gitmedin desen bile 7'de evde olmak imkansız. Bir çok kişi zaten akşam 19:00'da işten çıkıyor. eve varması zaten 20:00 - 20:30 gibi oluyor.

İstanbul malesef bu kalabalıgı kaldırmıyor. Anadolu şehirlerinde sizin dediginize örnekler görüyorum. Akşam 19:00 olmasa da 22:00 sonrası epey sakin oluyor kış aylarında.
+3
liberal
(27.11.25)
çünkü gürültü yapmaya aşık olmuş, yapmasa ölecek hastalığına kapılmış milyonlarla bir arada yaşıyoruz. çoğu parazit kümesi gibi yaşıyor. parası olup da bunları yapması dünyanın en doğal şeyi, yapılması gerekeni yapıyor denilen kesime özenen diğer kesim ve hatta bunlara da özenen başka kesimler de var. üç beş kuruş eline geçince gidip bir yerlerde bir şeyler içmese ölecek hastalığına yakalanmış gibiler adeta. şimdi şöyle diyecekler; bir şeyler içmesin de ölsün mü yaşamasın mı?

ayağını yorganına göre uzatmak denilen kavram çoktan unutulmuş. toplum yozlaşmış, sevgisiz. çok iyi arkadaş grubuymuş gibi kafelerde boy gösterip sarmaş dolaş olanlar bir gün bile bir evde, bir balkonda beraber bir şeyler hazırlayıp bir araya gelebilmiş insanlar değil.

herifin biri gece 03:00'te motoruna atlayıp mahalle arasında son ses gaza basıyor umurunda değil dünya, hasta mı var, çocuk mu uyuyor, çünkü ona ne? paşam sosyalleşiyor. ne yani parası var motoru var evde mi otursun? bunu bir de it sürüsü gibi yapanlar var. pazar sabahı inşaata başlayanlar, mahalle arasında düğün yapıp şikayet gelene kadar devam edenler, hatta polis gidince tekrar başlayanlar, inatla. bu tarz tipler evinde veya herhangi bir yerde duramazlar g.tlerinde kurt var bunların, dışarıda olmaları gerek.

iktidarın tasarruf edin deyip de itibardan asla tasarruf etmediği bir durumda millet de zaten iyice zıvanadan çıkar, imam cemaat ilişkisi hiç şaşmaz. bu durumda iş ailede bitiyor ama aile kavramının da artık eskisi gibi olmadığını düşünüyorum. belki de hiç yoktu, biz her aileyi kendi ailemiz gibi sanmışız. ölseler de mirasa konsak kafasında aile birliği mi olur. kendi kurdukları ailede de hiçbir halt olmayınca atıyor insanlar kendini dışarı. yanlış evlilikler, kavgalar gürültüler. evde olup yapamadığı kavgayı dışarıda yapıyor çoğu, genelin psikolojisi bozuk. yoksa bu kadar hır gür, kavga dövüş, öldürme yaralama haberi olmazdı. ülkede herhangi bir sistem olmayınca çok normal, adalet bitik, caydırıcı bir ceza sistemi yok, serbest piyasanın aşırı serbest mallarıyız hepimiz. bazılarımız çok gezen ayağa b.k bulaşır düsturunu şiar edinmişiz o kadar.
+3
Improbable
(27.11.25)
istanbul özelinde konuşacaksak ne kadar yakın yer olursa olsun işe gitmek için çok erken kalkıp gidiyorsun, günün ve mevsimin en güzel saatlerini/günlerini sevmediğin bir işte belki de sevmediğin kişilerle çalışarak geçiriyorsun, çalışma saatleri çok uzun, ekonomik özgürlüğün olmadığı veya çok kısıtlı olduğu bir ülkedeyiz ve doğal olarak ailenle birlikte yaşıyorsun, özgürlüğün sıfıra yakın. evde "rahatça kitabımı okuyayım, kahvemi içeyim, kafamı dinlendireyim" ortamı oluşmuyor. e benim bu kafayı nasıl dağıtmam lazım? kendimi nasıl deşarj edeceğim? kıytırık americano 150-180 tl olamaz ama ne yapayım? ya kendi başıma ya da arkadaşlarımla tabii ki o kıytırık kahveyi içeceğim. amaç kahve değil, zorunlu veya kaçınılmaz kısıtlamalardan azıcık da olsa sıyrılmak. bunun neresi yanlış?
+1
m e b
(27.11.25)
(11)

Yaşlılar nasıl ölüyorlar? Biz nasıl öleceğiz?

trablon
arkadaşlar soru basit ve net. yaşandıktan sonra nasıl ölüyoruz bu konuda detaylı bilgisi olan paylaşabilir mi?
arkadaşlar soru basit ve net. yaşandıktan sonra nasıl ölüyoruz bu konuda detaylı bilgisi olan paylaşabilir mi?
0
trablon
(24.11.25)
Annem alzheimerdan öldü, annemin anne ve babası ise kanserden öldü. Çektikleri acıları gördükten sonra kendim için ani ölüm istiyorum. Bir gün yatak ikinci gün toprak derler. En iyisi.
Soruyu tekrar okudum, yazdıklarım sorunuza tam cevap değil galiba. Ama benim çevremdeki yakından gözlemleyebildiğim yaşlı ölümleri bunlar.
0
gnosis
(24.11.25)
hücreler ve bileşenlerinin yenilenme ömrü var ve telemore shortening.

pmc.ncbi.nlm.nih.gov
www.meresearch.org.uk
en.wikipedia.org

sonrası organ yetmezliği, çoklu organ yetmezliği.

www.the-scientist.com
+2
gabe h coud
(24.11.25)
eğer hasta yatağındaysa bir sabah gözlerini boşluğa bakarken buluyorsunuz.

sesleniyorsun cevap vermiyor.

elini tutup öpüyorsun ama sonra düşüyor.

hemen soğumuyor. ağır ağır yavaşça.

hala saati işliyor kolunda...
+4
yurtsuz john
(24.11.25)
anneannem 88 yaşındayken yaşlılığa bağlı organ yetmezliğinden öldü. son 4-5 ayına kadar çok iyiydi. her işini kendi görürdü. birden bire gelişti.
babaannem de ben bildim bileli tansiyon hastasıydı. anjiyo yapılırken işlem esnasında kalbi dayanmadı öldü. 80 var mıydı bilmiyorum yaşı ama 70lerinin 2. yarısıdır herhalde.
2 dedem de genç yaşlarda öldüler. ikisi de kalp.
babamın babası kalp krizi geçirdi ben 7 yaşındaydım.
annemin babasına kalp pili takmışlar ama bünyesi kabul etmemiş dayanamamış ölmüş. annem 12 yaşındayken.
0
matilda
(24.11.25)
kanser, kalp krizi(en yaygını), çoklu organ yetmezliği.

genelde bunlardan ölünür.
0
jelly bear
(24.11.25)
dostum nasıl kanserden çok acı çekecek öldüler? ağrı kesici fayda etmiyor muydu
-4
🌸trablon
(24.11.25)
bazı kansere ağrı kesici fayda etmez. babam su isteyerek öldü. boğulma riski olduğu için su içiremiyorduk. şükür "çabuk" kurtuldu, kanser olduğunu öğrenmemizden cenazesine 3 ay bile yoktu. normalde "allah ölümün de hayırlısını versin" lafına çok sinirlenirdim, ulan ölümün hayırlısı mı olur derdim ama babamı gördükten sonra bu fikrim değişti tabii. çocukken mesela yengemin annesi çok acı çekerek öldü, ben o zaman anlamıyordum pek, sadece "sinir bozucu" buluyordum. kadıncağıza hiçbir şey fayda etmiyordu, öldüğünde sevinmişlerdi.

kimisi bir anda küt diye, kimisi ihtiyarlığında hasta yatağında, kimisi de acı içinde ve bazen senelerce uğraşarak ölüyor. herhangi bir yaşlının da kendisinin de nasıl öleceğini bilemiyor insan.
+4
der meister
(24.11.25)
Doktor değilim ama anladığım kadarıyla ileri evrede ne yazık ki ağrı kontrolü kolay olmuyor. Özellikle ölmeden önce son bir aylık dönemleri çok kötüydü.
0
gnosis
(24.11.25)
genetik olarak baskılanmış hastalıklar ortaya çıkıyor, bünye bunları tolere edemiyor veya bir yere kadar ediyor. sonrasında süreç diğer organları da etkileyerek devam ediyor.
0
duyurukullanıcısı
(24.11.25)
Anne annem ben diyeyim 89, siz diyin 92 küsür yaşında, bir miktarda da çekerek öldü.
o yaşlarına kadar akli melekeleri ve fiziksel sağlığı yerindeydi; ancak ne zaman 90'a yaklaştı.
bizim ölümlere gelince... yemek yemeği sevdiğimden ve pekte sağlıklı beslenmediğimden bence kolestrol'den ya da kalpten giderim gibime geliyor.
ama tabii bilinmez. bugün ankara'da hava kapalı. bakarsın şimşeğin biri isabet eder ve "game over."
ha tabi gönül ister ki şöyle sağlıkla; elden ayaktan kesilmeden 350 yaşlarına kadar yaşayalım...
gerçi ileride hücreleri felan diri tutacak teknolojiler keşfederlerse bu gerçekleştirilebilir diye düşünüyorum; ancak biz göremeyiz.
0
pangea
(24.11.25)
Anneannemi ve annemi pankreas kanserinden, babamı akciğer kanserinden kaybettim. Ölüm döşeğindekiler (kanser hastaları) son birkaç ay çocukları ve yakınları için daha çok endişeleniyor. Son bir haftada, ölüm kapıyı çaldığında ise o kadar çok acı çekiyorlar ki-veya ölüm korkusu o kadar agir basiyor ki, sadece kendileri için endişelenmeye başlıyorlar. Ölüm doğal ve evet, belki ölüm sonrası acı tamamen bitiyor; hatta belki de huzura erdiğimiz sonsuz bir hayat başlıyor. Ama maalesef bazı durumlarda ölüm süreci çok zor bir süreç ve acısız veya ani ölüm bence büyük bir lütuf.

Kanser hastaları için ağrı kesiciler bir yere kadar fayda ediyor. Babam son 1-2 gününde hastanede morfin diye inliyordu. Acısı ne kadar büyükse…”
+1
trixi
(24.11.25)
(5)

Karadağ’ı işgal etsek

messina123
Max ne olur? https://x.com/haskologlu/status/1984288324027097459?s=46
Max ne olur?

x.com
-2
messina123
(31.10.25)
Karadağ çok dağlık, işgali zor. Osmanlı'nın yükselme ve duraklama döneminde Karadağ bizde görünüyor haritalarda ama onlara sorsan tam bir kontrol sağlayamamış Osmanlı aslında, onlar boyun eğmezmiş falan.

Malum artık işgal etme işleri 100 yıldır falan pek olmuyor. Olsa da uluslararası anlamda kabul görmüyor. II. Dünya Savaşı sonrası mı karar verildi tam bilmiyorum. Birkaç istisnası var tabii, İsrail bir örnek sayılır, detayları karışık tabii kime sorsan farklı şeyler söyler, bir de ABD demokrasi getiriyordu eskiden, onu bile bıraktılar, artık yerel taşeronlarla falan hallediyorlar işlerini, ya da şu anki gibi tehditle falan.

Soruya cevap vereyim, işgal etmeye gücümüz yeter ama direk tepemize binerler. Zaten her ülke kendi gücüyle var olsa Macaristan'a kadar kayda değer bir güç yok önümüzde, Yunanistan kağıt üstünde epey teçhizata sahip ama gene de bize karşı çok dayanamazlar.
+1
mbond
(31.10.25)
uzak. lojistik ciddi problem.

faydası yok. karadağ'ı niye işgal edesin? herhangi bir devletin/hükümetin üç beş tane vatandaşını umursadığını mı zannediyorsun? abd'nin öyle şov yapması filan da tamamen batı propagandası. hiçbir yerleşmiş güç/iktidar, şu ya da bu vatandaşı için uğraşmaz.
0
der meister
(01.11.25)
vize lazım, zor.
+5
duyurukullanıcısı
(01.11.25)
bağcılar karadağ'ı teke tekte yenebilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.11.25)
Zamanında Osmanlı fethedememiş. Aşiret liderlerini haraca bağlayabilmiş, onlar da sürekli isyan etmiş.

Şu anda nato üyesi oldu zaten işgal etsek ne olur etmesek ne olur
0
Hallegadola
(02.11.25)
(4)

Devlet dairesine (Ilce nufus mudurlugu) valizle girebilir miyim?

freedonia
Ucaktan iner inmez ilce nufus mudurlugune ugrayim diyorum, elimde kabin bagaji boyutunda valizim, sirtimda kabin olculerinde sirt cantam olacak. Sorun olur mu giriste vs.?
Ucaktan iner inmez ilce nufus mudurlugune ugrayim diyorum, elimde kabin bagaji boyutunda valizim, sirtimda kabin olculerinde sirt cantam olacak. Sorun olur mu giriste vs.?
0
freedonia
(31.10.25)
girersin
+3
jelly bear
(31.10.25)
Kallavi bir sırt çantasıyla (kamp çantası boyutunda, yarı dolu) girmiştim. Valize de bir şey deneceğini sanmıyorum
+1
yadigar
(01.11.25)
girersin abi, sorun olmaz. x-ray cihazı var zaten girişte, en fazla oraya koymanı rica ederler.
0
der meister
(01.11.25)
Sorun olmaz, girebilirsiniz. X-ray’den geçirirsin, çantanı da açtırabilirler o kadar.
İlçe nüfus müdürlüklerinde havaalanı güvenliği gibi bir prosedür yok, sadece girişte çantanı kontrol ederler.
0
dijitalritm
(01.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.